--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Haram olsun…

Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
0

Anadolu’muzda hangi evin kapısını çalarsanız mutlaka o evden bu vatan için birkaç şehit verilmiş olduğunu öğrenirsiniz. Bu topraklar kolay kazanılmadı, vatan olabilmesi için uğrunda nice kanlar akıtıldı. Halen de şehitlerimizin kanları ile vatan toprakları sulanmaya devam ediyor. Her adımında kefensiz bir şehit yatan vatanımız tabir caiz ise şehit kanları ile baştanbaşa sulanmıştır. Bilindiği gibi birçok genç, okul talebeleri savaşmak için Çanakkale’ye gittiler bir daha geri dönmediler. Futbol takımı oyuncuları genç yaşta Çanakkale’ye koştular bir daha geri dönemediler. Nice analar, babalar ciğerpare evlatlarını hem de birkaç tane olmak üzere bu memleket, bu vatan için şehit verdiler. Dimdik ayakta duran o kahraman analar ve babalar çocuklarını şehit vermelerine rağmen: “Vatan sağ olsun” dediler. Bir kısım yaşlı babalar ise: “Devletimiz bizleri cepheye çağırsa seve seve gideriz” diyerek vatana, bayrağa olan bağlılıkların ortaya koydular. Nice eşler kocasız, nice evlatlar babasız, nice ana ve babalar da evlatsız kaldılar. Nice güller açamadan bu vatan için soldu. Anadolu’da birçok gelin hanım ve birçok nişanlı kızımız cepheye gidip geri dönmeyen eşleri veya nişanlıları için yaktıkları türküleri bugün bile dinlediğimizde tüylerimiz diken diken oluyor. “Kışlalar doldu bugün, Asker yolun beklerim, burası muştur, asker oldum vatana, pilav pişirdim yavan, eledim, eledim, yarim sen git askere” ve daha bunlar gibi birçokları…

Tarihi kaynaklarımızdan bilmekteyiz ki, Hz. Fatih İstanbul’u fethettiği zaman fetih salı günü gerçekleşmişti. Hem Fatih hem de askerleri Peygamber Efendimizin (SAS) mehdine nail olmuşlardı. Fetih gününden sonra birkaç gün daha sokak çatışmaları devam etti. Bu çatışmaların en şiddetlileri Saraçhane ve Aksaray taraflarında oldu. İstanbul’un fethine katılan askerlere Peygamberimiz “Nimel ceyş” demişti. Güzel askerler. Fetih sonrası kumandanlar Hz. Fatih’e sorarlar: “Şehitlerimizi nereye defnedelim? Bir yer gösteriniz orasını şehitlik yapalım.”. Fatih emir verir: “Hiçbir askeri yerinden oynatmayınız. Nerede şehit olmuşlarsa oraya defnediniz.”. Bugün belki de evlerimizin, iş yerlerimizin, altında kanlı elbiseleri ile bir şehit yatmaktadır. Bu durum sadece İstanbul şehrine mahsus bir durum değildir. Çanakkale’yi düşünün, Sarıkamış’ı düşünün hem ülkemizin içinde hem de ülkemizin dışında birçok yerde kefensiz yatan şehitlerimiz vardır. Benim rahmetli büyük dedemin amcasının beş oğlu, beş kardeş Sarıkamış’a gitmiş bir daha geri dönmemişlerdir (Rize, Karadere, Silyan karyesinden Sandıkçıoğlu Dursun Çavuşun oğulları). Keza büyük dedem Sandıkçıoğlu Şaban’ın kardeşi Arif Oğlu İsmail Sandıkçı onbaşı rütbesi ile asker olduğu Ertuğrul Firkateyninde idi. Japonya’dan dönerken geminin batması ile şehit olmuştur. Bunu kendimizi tezkiye etmek için yazmadım. Hemen hemen her komşumuzun veya her evde, her ailede bu vatan uğruna çok şehitler verilmiş, vatan böyle kazanılarak bizlere emanet edilmiştir. Bütün şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd eder Cenab-ı Hakk onlardan razı olsun, mekânları cenneti ala olsun deriz.

Gördüğünüz gibi bütün dünya, özellikle batılı devletler ve ABD hepsi birlik içinde günümüzde de Türk devletine diz çöktürmek istiyorlar. Bu devletlerin bir kısmı daha dün dünya devletler sahnesine çıkan, tarihi geçmişleri olmayan, zalim, kan döken ve sömürgeci devletlerdir. Oysa bizim devletimiz dünya sahnesinde binlerce yıldan beri devem etmektedir. Tarihimizde yüz kızartan ne zulüm ne işkence ve ne de soykırım yoktur. Adalet vardır, insanlık ve mazluma yardım vardır. Dış düşmanların Türkiye’ye düşman olmaları hadi ne ise de ülkemizde yaşayan satılmışlara, hainlere ne diyeceğiz? Halen TBMM’de olan ancak bayraktan rahatsız olan, devleti bölmeye çalışan, teröristlere destek veren Türkiye’nin düşmanı yabancılara piyonluk yapan, şehidimize şehidimiz diyemeyen, bebek katillerini öven, alkışlayan, cenazelerine, taziyelerine katılan, milletvekili arabası ile teröristleri taşıyan milletvekillerine alkış mı tutalım? Emekli dede, daha maaş eline geçmeden maaşından vergi kesiliyor. Esnafımızı, iş adamlarımız, şehirlimiz, köylümüz, ziraatçımız herkes en zor şartlarda bile güçleri nispetinde devletine vergi veriyor, vergi kutsaldır diyorlar. Toplanan bu vergilerden binlerce eski tabirle tüysüz yetimin hakkı bulunduğu devletimizin bütçesinden bu devlet düşmanları, vatan hainleri en üst düzeyde milletvekili maaşı alıyorlar… Milletvekillerinin özlük haklarından da istifade ediyorlar… Etsinler ancak bayrağıma saygılı olsunlar. Vatanını sevsinler. Katillerle birlikte olmasınlar. Mecliste yaptıkları yeminlere sadık kalsınlar. İstiklal Marşı’mıza saygılı olsunlar. Biz sırtımızı şuna buna dayadık demesinler. Biz falanın heykelini dikeceğiz demesinler. Dememeliler.

Şu anda meclisteki dört siyasi parti Biden’ın Türkler soykırım yaptı ifadesini kınayan bir metne birlikte imza atmalarına rağmen sözde bir parti bu karara imza atmadı. Yani Türklerden yana değil Ermenilerden yana tavır aldılar. Ermenilere destek çıktılar. İçlerinden bayram ederek Biden’a karşı bildiriyi imzalamaktan çekindiler. Müslüman Kürt kardeşim; sen bayrağına, ezanına, dinine, tüm mukaddes değerlerine karşı hakaretler sergileyen, Kürtlerin haklarını sözde savunan bu siyasetçileri(!) çok iyi tanımalısın. Bizim dinimizde ırkçılık yoktur. Biz İslam kardeşiyiz. Ülkemiz için yurt dışındaki ve yurt içindeki alçak piyonlar, satılmışlar tarafından sergilenen ve oynanmak istenen oyunları iyi okumalı, tavırlarımızı ona göre almalıyız. Bu terör destekçilerine, Ermeni hayranlarına, satılmış vicdan sahiplerine diyorum ki; teröre arka çıkanlara, askerimizi, polisimizi şehit edenlere, milli birliğimizi bozmaya çalışanlara, yurt dışındaki devletimizin düşmanı devlet ve kuruluşlarla iş birliği yapanlara, Türkler soykırım yaptı yalanına karşı çıkmayıp Biden ve Ermenilerin safında yer alan TBMM çatısı altında olup Türkiye aleyhinde faaliyetlerde bulunan hangi partiye mensup olurlarsa olsunlar, Türkleri temsil etmeyen milletvekillerine emekli bir Türk vatandaşı olarak asla ve asla hakkımı helal etmiyorum. Bu devletin bütçesinden boğazlarına ne geçiyorsa ben kendi payıma düşen ne hakkım varsa haram olsun, zehir olsun onlara diyorum.

Bu vicdanları kararmış, vatan, millet düşmanlarından; Rabbim tez zamanda kendilerinden, mazlumların intikamlarını alsın inşallah. Mutlaka ilahi adalet bir gün tecelli edecektir. Ülkemizdeki satılmış, vicdanları körelmiş piyonlar burada doğup büyüyüp, burada okuyup, iş, güç, mevki, makam sahibi olmalarına rağmen bu devlete düşman olanlar, eninde sonunda layık oldukları cezalara çarpılacaklardır. Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

TEBRİK VE TEŞEKKÜR:

Haberlerden dinlediğimiz kadarı ile Bursa Büyükşehir Belediyesi; on binlerce fakir ailenin elektrik, su ve doğal gaz faturalarını ödeme kararı almış. İnşallah lüks, milyarlık arabalara binen, israf batağına batan, vatandaşlarla arasında aşılmaz duvarlar çeken, ulaşılamaz hale gelen belediye başkanlarına bu hareket örnek olur da herkes kendi bölgesindeki fakirleri sevindirir. Bursa Belediye Başkanı ve bütün meclis üyeleri ile tüm yetkilileri tebrik eder, kendilerine bu güzel hareketlerinden dolayı teşekkür ederiz.

Ali Sandıkçıoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle