--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Gelen yoğun arzular üzerine

Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
10

Değerli kardeşlerim, ülkemizin zor bir dönemden geçtiğini biliyorum. Dış ve iç düşmanlar amansız şekilde planlar hazırlıyor. Ülkemizi bölüp, parçalamak ve kalkınmamızı engellemek istemektedirler. Böyle bir zamanda elbette ki devletimizin, hükümetimizin yanında yer alıp, fitne ateşi yakmak isteyenlerden, odun taşıyıcılardan olmayacağız. Bizler dinini, vatanını, bayrağını, devletini seven insanlardanız çok şükür. Samimi ve iyi niyetle cereyan eden bazı olumsuzlukları da devlet büyüklerimize iyi niyetle arz etmeye çalışacağız. Son ayda ülkemizin bir kısım vilayetlerini ziyaret etme fırsatım oldu. Bir süre doğup büyüdüğüm Rize’de kaldım. Birçok eski dost, komşu ve yaşlı insanlarla, esnafla konuşma imkânım odu. Bu konuştuğum insanların hepsi devletini, dinini, bayrağını, vatanını şek ve şüphesiz seven insanlardı. Ankara’dan, İstanbul’dan başta olmak üzere ülkemizin birçok vilayetinden telefon edip “Ali Bey, müsait bir zamanda şu sıkıntılara da bir yazınızda değinebilir misiniz?” diye yoğun telefonlar geldi. Bazı arkadaşlarla uzun uzun konuştuk. Bu isteklerden izninizle birkaç tanesine değinip sayın devlet büyüklerimize arz etmeye, duyurmaya çalışacağım.

Bu isteklerin başında Sayın Cumhurbaşkanımızın kurucusu olduğu on dokuz yıldan beri de iktidarda olan AK Parti ile alakalı bize ulaşan dostlarımızın dilek ve temennileri vardır. Her insanın kusuru ve eksiği olabilir. Çok gençtim, Cevdet Sunay Besmele çekerek koltuğa oturduğu için, laiklik elden gitti diye kıyametlerin koparıldığı bir Türkiye’den bugün nerelere geldik? İnsafla, kıskançlık ve haset yapmadan bakmak lazım. Hep birlikte bardağın hem dolu hem de boş tarafına bakalım. Hükümlerimizi ona göre verelim. Tenkit en kolay iştir. Ancak yapılacak tenkitlerin de bir ölçüsü veya gerçeğe dayanması icap etmez mi? İlkokul üçüncü sınıfta iken Rize -Kalkandere - Kayabaşı Camiinde imamlık yapan Molla Muhammed’den (Kayabaşı Köyü) Kur’an dersi almaya giderken bir jandarmanın elimden Kur’an’ı aldığını bugünkü gibi hatırlıyorum. Orada esnaf olan babamın arkadaşları araya girip Kur’an’ı alıp elime verdiler oğlum sen git dersini al dediklerini hiç unutmuyorum. Peki, sıkıntı ne? AK Parti kurulduğu zaman Türkiye genelinde AK Partiye birçok insan şans vermiyordu. Ben o zamanlar Almanya’da idim. Çok samimi bir arkadaşımı telefonla arayarak oğullarımızı hemşerimiz Tayyip Beyin kuracağı partiye verelim edim. Arkadaşım kesinlikle olmaz dedi. Ancak ben büyük oğlumu verdim. O zamanlar birçok siyasetçi ve insanlar Tayyip Beye hiç şans vermiyorlardı. Ancak şartlar zor olsa da ülke çapında birçok insan Tayyip Beyin yanında yer aldı. Onunla beraber yola çıktılar. AK Parti iktidar oldu. Sayın Erdoğan başbakan, cumhurbaşkanı ve devlet başkanı oldu. Bakan yaptıkları, altına koltuk verdikleri bir kısım sözde yol arkadaşlarının(!) dün bakanken, başbakanken hiç sesleri çıkmazken, (Bugün dahi Erdoğan’ı metheden konuşmaları internet ortamında dolaşırken) bu zevatın altlarında milletin verdiği sandalyeler alınınca bir numaralı Erdoğan düşmanı kesildiler. Çok adi ve iğrenç iftiralar yapmaya kalktılar, iftiralar şöyle dursun. Bayrak düşmanı, vatan düşmanı, ezan düşmanı, bebek katilleriyle, teröristlerle “ittifak” kurmaya çalışır oldular. Bugünkü sıkıntı her ne kadar Sayın Cumhurbaşkanımız AK Partili yetkililere, milletvekillerine, belediye başkanlarına, il ve ilçe başkanlarına; bütün vatandaşa ulaşacaksınız dese bile, dün AK parti kurulurken çok büyük fedakârlık yapan insanların büyük bir kısmı; suyu alınmış bir limon gibi bir tarafa atılmıştır. Her nasılsa AK Parti kadrolarında yer alan özellikle Anadolu’daki bir kısım yöneticiler AK Partiyi kuran, yöneticilik yapan, o tarihte siyaset yolu ile alan, cebini doldurmaya çalışan değil, davası uğruna imkanları ölçüsünde veren olan, içtikleri çayın, şekerin paralarını kendi ceplerinden ödeyen eski kurucu AK Partililerin büyük bir kısmı bir kenarda unutulmuş vaziyetteler. İçleri yanarak, hasretle bugün kendilerinin hatırlanmalarını bekliyorlar. Hiç zaman kaybetmeden Türkiye genelinde eldeki belgelere, partiye, vatana, devlete bir ihaneti olmayan hayattaki kurucu AK Partililerle “Gönül alma seferberliği” başlatılmalıdır. Ölenlerin eşi ve çocuklarına da mutlaka uğranılmalı, şayet yuvadan uzaklaşanlar, oraya, buraya kayanlar varsa, mutlaka gönülleri alınarak yuvalarına döndürülmelidirler. Yeniden AK Parti ilk kurulduğu ruha dönmelidir.

İkinci olarak benden yazmam istenilen husus: birçok devlet dairesinde sinsice hükümete karşı insanların kin beslenmelerini temin için bazı ehil olan insanların tenzili rütbe edilerek iş yerlerinin değiştirilmesi hususudur. Bizim düsturumuz: “Emaneti ehline veriniz”dir. Şayet bir insan çeşitli şartları yerine getirdikten sonra herhangi bir devlet dairesine işe yerleşmiş ise ilgili kanun, tüzük ve yönetmenliklere uygun olarak işini başarı ile yapıyorsa böyle bir kişiyi amiri, müdürü, kaşını, gözünü beğenmedim, seni buradan aldım, şuraya görevlendirdim demesi doğru değildir. Günümüzde hâlâ birçok devlet dairesinde normal işler için bile kasten vatandaşa zorluk çıkartılıyor. Vatandaşla hükümetin arasını soğutmaya çalışıyorlar. Çok çok uyanık olmalıyız. Haksız yapılan bütün tasarrufların önüne geçilmelidir. Biraz özele girecek ancak size kendimden bir örnek vermek isterim. Kızımın bir tanesi sekiz on senedir göğüs kanseri tedavisi görüyor. Doktoru profesör oldu. Çok temiz Anadolu tabiri ile helal süt emmiş bir insan. Hastaları üzerine tabir caiz ise titriyor. Gece gündüz hangi saatte ararsanız telefonunuza döner. Mailinize cevap verir. 01 Ekim 2021 günü özel bir hastanede senelik kontrolü için kızım doktorundan randevu aldı (Hastanenin ismi mahfuz). Hastaneye gitti. Kan tahlili yaptıracaktı. O bölüme gitti. Kızdan tam yirmi bin TL istediler. Kızım beni aradı. Ben de ona doktorunu ara bir yanlışlık var dedim. Kızım doktorunu aradı. Doktor devreye girdi. Yirmi bin lira istenen kan tahlili için bu defa yedi yüz elli TL ödedi. Bunun gibi daha çok belediyelerde özel hastaneler ve devlet dairelerinde vatandaşa boş yere sıkıntılar çektirilmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızdan, sayın bakanlarımızdan bu konuların üzerine acilen eğilmelerini arz ederim. Ağacın gövdesini kurtlar sarmadan ağacı kurtarmalıyız. Unutmayalım ki, şer güçler akla hayale gelmez iftiralar atıyor, yalan propagandalar yapıyorlar. Medine hurmalıkları için AK Partili olanlar, çıkarları için AK Partide, gönülleri başka yerlerde olanlar çok iyi araştırılmalı, samimi olanlarla, samimi olmayanlar birbirlerinden mutlaka ayrılmalıdır. Tarihen sabittir ki “Düşenin yarı olmaz.”. Allah korusun. AK Parti iktidarı kaybederse; gemiyi en önce en çok hararetli, çıkar ve menfaati için AK Partili gözükenler terk edecektir. Birliğin, dirliğin muhafazası için her ne türlü olursa olsun haksızlıkların önüne geçilmelidir. Sıkıntıda olanların seslerine kulak verilmelidir. Bilindiği gibi doğru birdir. İki olmaz. Çatal kazık yere geçmez. Tamamen kardeşlerimin arzularına tercüman olarak bu yazı yazılmıştır. Asla düşmanlık veya düşmanlık tohumları ekmek için değil. İstikametimiz, durduğumuz nokta bellidir. Hiçbir zaman: “Papaza kızıp oruç bozanlardan” olmayız. Allah devletimizin, milletimizin, hükümetimizin yardımcısı olsun. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

NOT:

04.10.2021 günün İstinye vapur iskelesinden büyük oğlum İsmail ile diş problemim nedeni ile Beşiktaş’ta merhum dişçi Ali İslamoğlu’nun oğullarının devem ettirdiği İslamoğlu diş kliniğine gittim. Oğulları Dr. Şemsi ve Ceyhun, Yeğeni Dr. Emre İslamoğlu bizleri çok samimi bir yüzle karşıladılar. Merhum babalarına tekrar rahmetler dilerken, kendilerine teşekkürlerimi sunarım.

 

Ali Sandıkçıoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle