--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Enez Vakıfköy’de görüp dinlediklerim…

Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
30

Yaklaşık bir aya kadar kaldığım Edirne ili- Enez ilçesi -Vakıf köyde birçok insanla temas etme imkânım oldu.

Ülkemizin değişik yörelerinden tatil için buraya gelen, Avrupa ülkelerinden izne gelenlerle, köydeki esnaf, muhtar, imam ve bir kısım köy halkı ile çok güzel sohbetler edip fikir alışverişlerinde bulunduk.

Bu yazıyı yazmamdaki niyetim tamamen objektif olup, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, devlet yetkililerimize sokağın, kahvenin, cami cemaatinin, emeklinin, gurbetçinin, köylünün durumlarını, seslerini, iyi niyetle, samimi olarak duyurmaktır.

Bütün dünyanın bir pandemi belasından geçtiğini hemen her durumdaki vatandaşımız biliyor ve hükümetimizin çalışmalarını takdir ediyor.

Hükümetimiz çok güzel yöneltti. Pandemi dönemini.

Sayın Sağlık Bakanımız ve hükümetimiz pandemi döneminde güzel hizmet örnekleri verdiler.

Birçok dünya ülkesine bile yardımcı olmaya çalıştılar…

Ancak, aynı Sayın Sağlık Bakanımız yine görevde. Fakat hastanelerde çok büyük sıkıntı var. Vatandaş hastası için randevu alamıyor.

Randevu alanlara da aylar sonra gün veriliyor. Şu an birçok devlet hastanesinde bir başıboşluk devam etmektedir…

Devlet hastanelerimizde de birçok hizmet maalesef paralı oldu.

İlaç fiyatlarının aşırı artışı ise başka bir şikâyet konusu.

Siteden bir komşumuz (………) isimli ağrı kesici aldı. Eczacıya 100 TL verdi para üstü beklerken, eczacı kendine 20 TL geri verdi.

İlaç alan komşumuz sormuş bu ne? Eczacı cevap vermiş aldığınız o ağrı kesici hap 80 TL olmuş…

Bir süre önce 10 -12 TL’ye satılan ilaç şimdi 80 TL.

Pandemi belasından sona (Allah bir daha göstermesin) ülkemiz çok büyük bir deprem felaketi geçirmiş binlerce insanımız ölmüş (Hepsine Cenab-ı Hakk rahmet eylesin). Binlerce konut ve işyeri yıkılmış. Elbette ki bu depremin bütün milletimize bir faturası olacak…

Başta hükümetimiz ve milletimiz çok büyük fedakârlık göstererek yaraları sarmak için çok ciddi çalışmalar yaptılar ve halen yapıyorlar.

Ülkemizdeki birçok büyük ve küçük firma sahipleri seferber oldular önce çadır, sonra konteyner daha sonra kalıcı konutlar için cömertçe yardım ettiler.

Halen ülkemizin insanları tarafından güçleri nispetinde herkes yardım etmeye çalışıyor.

Aş evleri kuruldu. Ayni ve nakdi yardımlar cömertçe yapıldı.

Devletimiz söz verdiği gibi, bir kısım depremzedelerin evlerini peyderpey teslim etmeye başladığına TV ekranların dan şahit oluyoruz.

Ancak bu arada vatandaş geçim sıkıntısı içinde olduğu bazı sıkıntılar yaşadığı da bir gerçektir.

Her ne kadar Sayın Milli Eğitim Bakanımız okullarda kayıt parası alınmayacak diyorsa da, normal bir ortaokula çocuğunuzu kaydettirebilmek için 10-20-30-40 bin TL ve daha yukarı okula yardım adı altında kayıt parası istenmektedir.

(Doğruluğunu tesbit için Sayın Bakanımız İstanbul -Ankara ve Türkiye genelinde tanınmayan elemanlarını çocuklarını kaydını yaptırmak için herhangi bir okula yönlendirsin… Kayıt için kaç bin liradan kapı açılacağını bizzat kendileri görsünler.)

Hele kiracılar için sorunlar hiç bitmiyor. Mal sahipleri akıl almaz zamlar istiyorlar.

Hemen her gün TV’lerde kiracı mal sahibi kavgaları haberlerini izliyoruz.

Vakıfköy’deki insanların büyük bir kısmı tarım işleri ile uğraşıyor, ayçiçeği, buğday, meyve ve sebze çeşitleri…

Hepsi çok dertli, çünkü mazot ben bu yazıyı yazdığım gün 37 TL idi.

Bir ay önce giderken mazot 20 küsur lira iken dönerken 38-39 lira olmuş. Bilmem bizim gibi bir ayda zam uygulayan başka ülkeler var mı?..

İsmi mahfuz Vakıfköylü bir çiftçi (Geniş çaplı çalışıyor) aynen şöyle diyor: “Benim traktörümün deposu beş bin TL’lik mazot alıyor. Ben ektiğimin karşılığını bu pahalı mazotu kullanarak alamıyorum. Çiftçinin durumu hiç de iyi değil.

Her sene kendinden taze yumurta aldığımız köydeki tavuk çiftliği işini tasfiye etmiş. Sorduk: Yemler çok, çok pahalı, ilaçlar pahalı. İşin içinden bir türlü çıkamadım. Verdiğimi alamaz oldum. Daha fazla zarar etmemem için çiftliğimi kapattım.

Aynı köyde oturan Almanya’dan uzun kalmak üzere izne gelenler de var.

Kendilerine göre onlar da dertli. “Bizim yurt dışında çeşitli ülkelerde ikametimiz var. Altı aydan fazla kalmak üzere izine geldik. Ancak devletimiz bizden de telefonumuzu kullanabilmemiz için yirmi bin TL istiyor. Bu durum hiç adil değil. Ya geldiğimiz ülkenin hattını kullanmamıza izin verilmeli. Ya da bizlerden bu maddi yük tamamen kaldırılmalıdır. (Dünya ülkelerinden Avrupa’da çalışan milletler arasında bizim gibi mağdur olanlar yok).

Tüm aile fertlerinize pasaport çıkartmaya konsolosluğa gittiğiniz zaman nerede ise bir servet ödeyeceksiniz.

Devletimiz bizlerin bu pasaport harçlarını biraz olsun azaltamaz mı?...

Kendisiyle yıllardır tanıştığım Danimarka’da çalışan ve Vakıfköy’de evi olan bir gurbetçi (…….) vatandaşımız hem telefon vergisinin, hem de Türkiye’de izine geldiği zaman kullandığım Türkiye plakalı arabam için iki defa vergi isteniyor. Gerçekten biz gurbetçilerin durumu da zor.

Eskisi gibi değiliz. Dünyanın birçok yerinde az çok enflasyon var.

Şayet Avrupa’da tek adam olarak çalışsak geçinmemiz ve izine gelmemiz mümkün olmaz.

En zor şartlarda çalışıyoruz. Biraz birikim yapıyoruz güzel ülkemize gelelim diye…

Burada da gerçekten her şey çok pahalı… Biz gurbetçilere tanınan en küçük bir maddi ayrıcalık yok…

Bir ömür gurbetlerde geçirdik. Ülkemizin her dara düştüğü zaman elimizden geldiği kadar maddeten yarımcı olduğumuz ülkemize devletimizden bize en ufak bir kayırma ve kollama yok.

Yıllarca Avrupa’da “Yabancı”, Türkiye de ise “Almancı” adları ile yaşadık, yaşıyoruz. ( Bizler nerede ise döviz makinesi gibi görülüyoruz.)

Değerli kardeşlerim;

Bu yazıyı yazmamdaki maksadım. Hükümeti kötülemek için değildir.

Sokağın durumunu samimi olarak yansıtmaktır.

Düşünün; her şeyin burada yetiştiği Enez Vakıfköy’de size günlük fiyatları sunmak isterim:

Domatesin kilosu: 20-30 TL

Patlıcan 20-25 TL

Yeşil biber 30- -35 TL

Kırmızı biber 35-40 TL

Salatalık 30-35 TL

Bir bidon içme suyu 60 TL

Karpuz kilo 8 TL

Kavun kilo 20 TL

Taze fasulye 60-70 TL

Siyah-beyaz üzüm kg 50 TL

Şeftali 30-35 TL

Yumurta adet 5 TL

Taze mısır adet 7- 8 ve 10 TL arası.

 (Bu fiyatlar 10.08.2023 Perşembe günü Enez Vakıfköy’de kurulan köy pazarının fiyatlarıdır.)

Gramını bilmiyorum bir ekmek köy yerinde 35 TL.

07.08 2023 günü Evren’den büyük bir gaz tüpü aldım. 510 TL.

Gelinim aynı gün ve aynı yerde kasaptan et almaya gitti. Eti alıp arabaya geldi. Bana: “Baba çok üzüldüm. Neden? Kasaba orta yaşlı bir kadın geldi. Köylüye benziyordu. Kasaptan 150 gram kıyma istedi. Demek ki durumu müsait değil ki, o kadar az kıyma aldı. Veya alabildi.”

Köy pazarından bir kalıp beyaz peynir aldım 180 TL.

Burada da market zincirlerinin şubeleri var. Onlarda da etiket yarışı var… Herkes kendi kafasına göre fiyat uyguluyor.

İnsaf kaybolmuş, kanaat kalmamış.

Gerçekten vatandaş geçim sıkıntısı çekiyor…

Belki tuzu kuru olanlar bu yazımı beğenmeyecektir. Ancak ben görüp dinlediklerimi aktarmaya çalışıyorum.

Hiç zaman kaybetmeden hükümetimiz tüm kadroları ile bu pahalılığın önlenmesi, aşağı çekilmesi, ateşin düşürülmesi için tedbir almalı, çareler açıklamalıdır.

Bu zamları fırsat bilip bazı insanlar devamlı Sayın Cumhurbaşkanımız ve hükümetimiz aleyhine menfi propagandalar yapıyorlar.

Ara, ara sayın yetkililerimiz; TV ekranlarına çıkıp market zincirlerine şu kadar ceza kestik diyorlar. Bu tip konuşmalar vatandaş tarafından hiç hoş karşılanmıyor.

Vatandaş marketler zincirine veriler cezadan bize ne? Diyor.

Onlar yapılan zamları tüm şubelerinden sattıkları kalemlere ufak bir zam yaparak zaten geri alıyorlar.

Biz devletimizden ciddi bir kontrol ve ucuzluk, hatta fahiş fiyat uygulayan market ve esnaflara kapatma ve teşhir cezalarının verilmesini bekliyoruz…

Vakıfköy’ün kahvesinde otururken Kahveciler Cemiyetinden tasdikli kahvelere fiyat listesi “Levha” geldi. Ben de gördüm. Köy gibi yerde bir bardak çay 5 TL. Gerisini sizler lütfen hesap ediniz.

Bizimki sadece iyi niyetli bir hatırlatmadır.

Vatandaş ekonomik zorluklar içindedir.

Birileri bu durumları istismar etmek istese de; Yine gerektiğinde soğan ekmeğe razı olacak olan milletimiz devletinden, vatanından, dininden ve bayrağından yanadır.

Milletimiz umutla ve sabırla beklemektedir. İnşallah bu zor günleri de devlet-millet el ele vererek Allah’ın izni ile en kısa zamanda aşacağız. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

Ali Sandıkçıoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle