--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

En büyük felaket tefrikadır…

Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu

Gerçek manada İslam birliğini bozan, engelleyen hastalık ve tehlikelerin en başında tefrika gelmektedir.
Tefrika kelimesi Arapça asıllı bir kelimedir. Feraka fiilinden türemiş olup; eşyayı birbirinden ayırmak insanlık arasına düşmanlık sokmak, bölüp parçalamaya ayırmak demektir.

Kâinatı yoktan var eden Hz. Allah (c.c) insanlar arasında ayırım yapmayı yasaklamıştır. İnsanların özellikle ehli imanın birlik ve beraberlik içinde olmaları tavsiye edilmiştir.

Devletlerin, milletlerin zayıflayıp icabı halinde kürre-i arzdan silinip, yok olup gitmeleri çok kere ayırımcılık ve tefrika sebebi iledir. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Allah (c.c) mealen şöyle buyurmaktadır: “Allah’a ve resulüne itaat edin! Birbirinizle çekişmeyin.. Sonra gevşersiniz. Gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal 46). Bu ayet-i kerimeyi Konyalı Vehbi Efendi şöyle açıklamaktadır: “Tefrika, fikirlerin dağılmasını ve cemaatin zaafını mucip olduğundan tefrika (Ayrılık) helak olmaya sebeptir.

Ayet-i kerimenin genişçe izahını şu şekilde yapabiliriz;

“Siz Allah ve resulüne itaat edin de aranızda ihtilaf etmeyiniz ki, size korku ariz olup devletiniz zeval bulmasın. Eğer ihtilaf ederseniz cemiyetinizin rabıtasına (Birlik, beraberlik) halel gelir.. Düşmanınızdan korkarsınız. Kuvvetiniz ve devletiniz zail olur” demektir.

Bu ayet-i kerimenin sırrı her zaman zuhur etmektedir. Zira inkıraz bulan bilumum hükümetlerin inkırazlarına başlıca sebep her milletin ileri gelenleri arasında ihtilafın zuhuru, ahlakın fesadı ve birbirleri ile uğraşmaktan tevellüt ettiği inkâr kabul etmez bir hakikat tır.” (Ahkamı Kur’aniye S. 340)

Elbette ki, birlik çok önemlidir. Kur’an-ı Kerim’de “İnkâr edenler de birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunların gereğini yapmazsanız yeryüzünde bir karışıklık ve büyük bir bozulma olur.” (Enfal 73) şayet kâfirler kendi aralarında birlik olur da, Müslümanlar birlik olamazlarsa yeryüzünde bozgunluklar, huzursuzluklar ve zulümler meydana gelir.. Yeryüzündeki dinleri ve kitapları ayrı olan küfür ehli esasında birleşik durumdadır. (El küfrü milletun vahidetun) küfür bir millettir. Irkları, dinleri, renkleri ayrı olsa da.

Ne yazık ki, günümüz dünyasında Müslümanlar tefrikaya düşürülmüş, paramparça haline getirilmişlerdir. Şöyle dönüp dünyaya bir baktığımızda Müslüman, Müslümanın kanını akıtıyor. Birlikten kuvvet doğar. Bu hususu bakınız Sadi Şirazi nasıl açıklıyor; “Şu koca dağlar ufacık taşlardan meydana gelmiştir. Görmez misin, karıncalar birleşince yırtıcı aslanı zebun ederler. Bir saç telinin elbette bir ibrişim kadar metaneti yoktur. Fakat bir kaç tel bir araya gelince, zincirden daha kuvvetli olur.” (Bostan 53)

Birlik ve beraberlik en zor işlerin bile başarılmasına vesiledir. Bütün başarılı çalışmaların temelinde birlik ve beraberlik vardır.
Binanın duvarları birbirlerinden ayrı olsa, tavan havada nasıl tutacak?

“Kâtibin kaleminin yardımı olmazsa kâğıt üzerine yazı yazılabilir mi?” Birlikten kuvvet doğar herkesin kabul ettiği bir gerçektir bu.
En zor şartlarda bile birlik ve beraberlik şuuru ile hareket etmekle zaferler kazanılmış, hürriyetler korunmuştur. Düşmana Çanakkale’yi geçirmemek bu ruhla elde edilmiştir. Daha bugünlerde kahraman ordumuzun Afrin zaferi birlik, beraberlik sayesindedir. Kahraman Türk Milleti askeri ile sivili ile hükümeti ile el ele, gönül gönüle vererek ırk, renk, mezhep, yöre ayırımı yapmadan askerinin, polisinin arkasında dimdik durdu. Birliğin neticesi de Cenab-ı Hakk zafer nasip eyledi. Allah (c.c) birlik, beraberliğimizi daim eylesin. Kahraman ordumuza da güç kuvvet versin. Biliyoruz ki, tek bir ses birlik halinde bütünleşir ve o zaman etkili bir seda haline gelir.
Birçok batılı devletler, hatta bazı Müslüman devletler bile Türk milletinin kalkınmasını, ilerlemesini hazmedemiyorlar, istemiyorlar. Onun için bugün ve önümüzdeki günlerde gerçekten millet olarak daha çok birlik ve beraberliğe ihtiyacımız vardır. Fitnecilere kanmayalım. Sahte kahramanlara ve attıkları yalan nutuklara inanmayalım. Aramıza tefrika illeti girmeden birliğimizi koruyalım. Elimizden geldiği kadarı ile bu yönde çalışmalar yapalım.
Merhum Yahya Kemal Beyatlı “Süleymaniye’de bayram sabahını” anlatırken bu birliği ne de güzel ifade etmiştir.

Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını
Görüyor varlığının bir yere toplandığını.
Büyük Allah’ı anarken bir ağızdan herkes
Nice bin dalgalı Tekbir oluyor tek bir ses.
Milli şairimiz Mehmet Akif ise şöyle diyor:
Müslümanlık sizi, gayet sıkı, gayet sağlam,
Bağlamak lazım iken, anlamadım, anlayamam.
Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize?
Fikr-i kavmiyeti şeytan mı sokan zihninize?
Birbirinden müteferrik bu kadar akvamı,
Aynı milliyetin altında tutan İslam’ı,
Temelden yıkacak zelzele, kavmiyettir.
Bunu bir lahza unutmak ebedi haybettir…
Hani milliyetin İslam idi…Kavmiyet ne!...
Sarılıp sımsıkı dursaydın a milliyetine.
Arnavutluk ne demek? Var mı şeriatta yeri?
Küfür olur başka değil, kavmini sürmek ileri!..
Arab’ın Türk’e, Laz’ın Çerkez’e yahut Kürd’e,
Acem’in Çinliye rüçhanı mı varmış? Nerde!
Müslümanlıkta “Anasır” mı ölmüş? Ne gezer!
Fikri kavmiyeti telin ediyor peygamber.
En büyük düşmanıdır ruh-u Nebi tefrikanın!
Adı batsın onu İslam’a sokan Kaltabanın.
(Namussuz, hileci, düzenci, yalancı, şarlatan).

Tarihimizden bir örnek vererek yazımızı bitirelim;

1571 yılında İnebahtı savaşında donanmamız batırılmıştı. Sokullu Mehmet paşa, Kılıç Ali Paşaya; hemen bir donanma yapmasını emir etti. Kılıç Ali Paşa kısa zamanda bu işin mümkün olamayacağını padişaha söyledi. Bunun üzerine Sokullu; “Paşa, paşa! Sen bu milleti tanımamışsın. Bu millet öyle bir millettir ki, donanmanın bütün gemilerinin kısa zamanda direklerini gümüşten, yelkenlerini atlastan, halatlarını da ibrişimden yapar. Sen hele bir başla! Gerçekten üç ay gibi bir zamanda 132 parelik gemilerden oluşan koca bir donanma meydana gelir.

İşte bu birliğin, beraberliğin, dayanışmanın en güzel örneklerinden birisidir. Zaman tefrikaya prim verme zamanı değil, birlik ve beraberlik zamanıdır. Çok şükür Elhamdülillah milletimizin çok, çok büyük bir bölümü bu birlik ve beraberliği askeriyle, polisiyle, memuruyla, işçisiyle şehirlisi ile köylüsü ile yaşlısı, genci, kadını erkeği on beş temmuz menfur harekâtında olduğu gibi, Afrin harekâtı sebebi ile de bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Rabbim bu asil ve necip milletimizin yardımcısı olsun.

Herkes birlik için elinden geleni yapmalı, mutlaka tefrikadan kaçınmalıdır.
Hz. Allah (c.c) milletimizin, alem-i İslam’ın ve cümlemizin yardımcısı olsun. Bu vesile ile üç ayların ikincisi Peygamber Efendimizin; (s.a.s) “Benim ayım” dediği; ŞABAN-I Şerif ve inşallah yakında kavuşacağımız BERAT kandiliniz mübarek olsun. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

Ali Sandıkçıoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle