--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir elin nesi var

Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
1

Ecdadımızdan bizlere miras olarak çok güzel atasözleri kalmıştır. Bunlardan bir tanesi de “Bir elin nesi var iki elin sesi var” atasözüdür. İnsanlar bir ana ve bir babadan, yüce Rabbimiz tarafından yaratılmıştır. Hz. Allah (CC) inananların daima birlik içinde olmalarını emretmiş, dağılıp, parçalanmalarına asla rıza göstermemiştir. İnsanların tek başlarına hayatlarını idame ettirmeleri zor, hemen hemen imkânsızdır. İnsanların öyle ya da böyle her zaman birbirlerinin yardımlarına ihtiyaçları vardır. Bu gerçeği bakınız şair ne güzel ifade etmiştir: “Zen merde, civan pire, keman tirine muhtaç, / Ecza-yı cihan cümle birbirine muhtaç.” (Kadın erkeğe, genç yaşlıya, keman da okuna muhtaçtır. Dünyada bulunan her bir parça hep birbirlerine muhtaçtır.).

Hayatta tek başına kimse bir şey yapamaz. Mukaddes kitabımız tek bir insandan değil, insanlardan bahsetmektedir. Ayeti kerimeler, hadisi şerifler birlik ve beraberlikte ilahi rahmetlerin olduğunu ifade etmektedir. Hz. Peygamber Efendimiz (SAS) bir hadisi şerifinde: “Toplulukta rahmet, ayrılıkta azap vardır” buyuruyor (Camiussağır, 1- 125). Birlik ve beraberlik içinde olan ailelerde, cemiyetlerde, memleketlerde huzur ve saadet olur. Birliği ve beraberliği bozulan aileleri, cemiyetleri ve devletleri çok tehlikeler bekler. İnsanlık tarihi birlik ve beraberlikleri bozulan aile, cemiyet ve devletlerin karşılaştıkları birçok ibretli vaka ve hadise ile doludur. Bu gerçeği Peygamber Efendimiz (SAS) şöyle ifade etmektedir: “Şeytan sürünün peşindeki kurt gibi insanların peşindedir. Sürüden ayrılıp ileri gidenleri ve geri kalanları kurt kapar. Sakın tefrikaya düşmeyin. Birlik ve müminler topluluğuyla bir arada olun.” (Müsned, c. 5 s. 243). Yalnız yaşayan insanlar destek ve himayeden mahrum kalırlar. Bu tip insanlar ilahi himayeden de nasiplerini alamazlar. Bu hususla alakalı olarak da Resulullah Efendimiz (SAS) şöyle buyurmaktadır: “Allahu Teala’nın himayesi, cemaatle beraberdir. Şüphesiz şeytan, cemaatten ayrılanla koşar.” (Müslim). Allah’ın himayesi olmadan insan şu üç günlük dünyada nasıl korunabilir? Mübarek Peygamberimiz (SAS) bir hadisi şerifinde de şöyle buyurmaktadır: “Cemaatten bir karış ayrılan kimse İslam bağını koparmış olur.” (Ebu Davud).

Yeryüzünde değişik ırk, renk, dil ve dinde insanlar vardır. Bunları bir araya toplayacak olan güç veya sistem yüce İslam dinidir. İnsanların gönüllerini birbirlerine bağlayacak, insanları birbirlerine ısındıracak olan Cenab-ı Hakk’ın kelamı kadimi, Kur’an-ı Azimüşşan’dır. Rabbimiz; bütün insanlığı, bütün fikir ayrılıklarını bir tarafa atacak her türlü hırs ve hasetten kurtaracak olan Kur’an-ı Kerim ve İslam’a birlik ve beraberliğe çağırıyor. İnsanlık ve bütün dünya ancak bu sayede gerçekten birliğe erer, huzur ve saadeti ancak böyle bulabilir. Bu birlik sağlanamadığı için dünya ateş çemberine dönmüş, görüldüğü gibi birçok ülkede kan akıyor. Açlık, sefalet ve zulümler devam ediyor. Birlik ve beraberlik içinde olmak her hususta, bereketin ve huzurun sebebidir. Resulullah Efendimiz (SAS) bir hadisi şerifinde “Birlikte yemek yiyin. Ayrılmayın. Şüphesiz bir kişinin yemeği iki kişiye, iki kişinin yemeği üç ve dört kişiye yeter. Birlikte yiyin. Ayrılmayın. Şüphesiz bereket cemaattedir” buyurmaktadır (Ettergib, 3/134). Toplumdan ayrılan tek başına kalan insanlar yanlışlar yapar ve onlar için tehlikeler başlar. Yanlışını düzeltecek, onu gerçek hidayete erdirecek, yolu gösterecek kimsesi bulunmaz. İyilikleri telkin edecek dostu da olmaz. Böyle insanlar birçok değer ve faziletten mahrum kalarak, şeytanın vesveselerine kapılırlar. Yalnızlığın verdiği bunalım sonunda şeytan ve nefis onu her türlü fenalığa iter. Allah (CC) korusun bu tip insanlar artık şeytanın elinde birer oyuncak haline gelirler. Şeytan onları dilediği gibi hem kendisine hem de insanlığa zararlı işlerde kullanır.

Bid’at ve hurafelere kaçmadan, sıratı müstakimden, İslam şeriatının ölçülerinden ayrılmadan, Allahu Teala hazretlerinin emirleri, Resulümüz Hz. Muhammed (SAS) Efendimizin sünnetleri, milli, manevi değerlerimizin etrafında birlik ve beraberlik şuuru içinde yaşamalıyız. Şartların çok ağırlaştığı şu son günlerde özellikle birlik ve beraberliğimizi korumalıyız. Ufak tefek görüş ayrılıklarımızı bir kenara bırakarak, milletimizin, memleketimizin çıkarlarını ön planda tutmalıyız. Birlik ve beraberlik içinde kardeşçe yaşayabilmeyi Rabbim hepimize nasip eylesin. Milletimizi, memleketimizi her türlü kaza, bela ve musibetlerden muhafaza eylesin. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

TEBRİK:

Türkiye genelinde bütün camilerimizden sıra, sandalye ve koltukları kaldırtan Diyanet İşleri Başkanlığımızı tebrik eder teşekkürlerimizi sunarız.

Ali Sandıkçıoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle