--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bazı “sağcı” gazete ve dergiler için

Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
12

Değerli kardeşlerim, bugünkü yazımda gerçekten üzüldüğüm bir konuyu ele almak istiyorum. Şu tartışılmaz bir gerçektir ki herkesin kendine göre bir görüşü vardır. Kimi beyazı sever kimisi siyahı, zevkler, renkler tartışılamaz. Siyasete gelince kimisi A partisini kimisi de B partisini sevebilir. Ancak bir Müslüman olarak hepimizin ortak noktaları vardır ki bunlardan asla taviz verilemez. Eğer dinim İslam’dır diyorsan kılamazsan da farzı ayın olduğu için İslam’ın beş temel esasından biri olan namazın aleyhine olamazsın. Orucu, haccı, zekâtı inkâr edemezsin. Affedersiniz zinayı, içkiyi ve İslam’ın yasakladığı bütün haramları hoşgörü ile karşılayamaz ve mubah sayamazsın. İlk yayına başladıkları günden beri bazı yazarlarını okuduğum ve takip ettiğim, şu an için de internet üzerinden okumaya çalıştığım bir kısım gazete ve dergiler U dönüşü yaparak, günümüzde siyaset için, dün karşı çıktıklarını, bugünlerde ise savunur ve alkışlar duruma geldiler. İsim vermiyorum hemen hemen bakınca bu gazete ve dergilerin hangileri olduklarını her feraset sahibi Müslümanın anlamakta zorluk çekmeyeceğinizi zannederim. Acil bir işim olmadığında, hemen her sabah internet üzerinden gazetelerin manşetlerine bakarım. İmkânlarım ölçüsünde de internet sayfalarına bir göz geçiririm. Nedendir bilinmez, gazeteleri ilk çıkaranları tanıdığımız, iman noktasında hiç şüphemiz olmayan bir kısım gazeteler gerek manşetlerde gerek haberler muhtevasında gerekse makalelerinde nerede ise din ve bayrak düşmanlığı üzerine yayın yapmakla ünlü gazetelerin saflarında yer alır gibi benzerlikler göstermektedirler. Yayınları birçok noktada örtüşmektedir (Hele hele bunların büyük bir kısmı hükümet ve Tayyip Bey düşmanlığında nerede ise en sağdaki ile en soldaki birbirleri ile yarışma halindedirler. Pek tabii samimi olarak yol göstermek için ikazda tenkitte bulunanları tenzih ederiz.). Bazen sağcı bildiğimiz bu gazeteler öyle başlıklar atıyorlar ki, azılı olan gazetelere bile nerede ise taş çıkartacak duruma geliyorlar. Karalama, karalama ve sadece tenkit… Neden böyle oldu? Anlayamıyoruz. Gazetelerin yönetimlerinde mi bir değişiklik var? Onlar kendi başlarına birer buyruk mu? Kimseleri dinlemiyorlar mı, istişareye kapalılar mı? Yoksa bir yerlerden talimatlar alarak mı hareket ediyorlar? Yoksa işin içinde büyük paralar mı dönüyor? Doğrusunu ancak Cenab-ı Hakk bilir. Bizler elbette ki bilemeyiz. Sadece dün yazılarını zevkle okuduğumuz yazarların, gazetelerin bugünkü halleri bizleri üzüyor.

Hepinizin yakinen tanıdığı kitapları olan ünlü, imanlı, değerli ve dürüst bir yazar arkadaşla telefonla görüştüm. Gazetelerin isimlerini de vererek sordum. Neden bu gazetelerde bu kadar eksen kayması oldu? Neden bu gazeteler bu kadar değişti? Gerçekten üzülüyorum. Sağ kulvarda olan şu gazetenin sol kulvarda yıllarca Müslümanlara saldıran şu gazete ile bu kadar benzerliği neden? Çoğu kere manşetleri birbirleri ile örtüşüyor… Gerçekten dürüst, iman ve amel sahibi yazar arkadaşım bana aynen şöyle dedi “Ali Bey, yapacak bir şey yok. Ben de akıl erdiremiyorum. Bu değişimin sebebi siyaset mi, para mı bilemiyorum.”. İstirham ediyorum. Sakın beni siyaset yapıyor diye hemen mahkûm etmeyin. Hepimiz beşeriz, doğru ve yanlış işlerimiz olabilir. Doğruları alkışlar, yanlış olanları da belli ölçüler içinde tenkit edebilir, istişare babında şöyle şöyle olsa daha iyi olurdu diyebiliriz. İnternet üzerinden sağcı diye bildiğimiz, tanıdığımız bazı gazetelerin manşetlerine ve yazarlarının makalelerine bir göz geçiriniz. Göreceksiniz ki hemen hepsinin odaklandığı tek bir hedef var hükümetin A’dan Z’ye bütün icraatlarını tenkit etmek ve ülkemizde meydana gelen bütün olumsuzlukları hükümete yüklemek. İşte bu doğru değil. Elbette ki, bir gazete veya gazeteci gördüğü eksikleri veya yapılması gerekenleri yazacak. Ancak her şey ortada. Yapılanlar, yapılamayanlar. En azından iyiler, doğrular tenkitlerin dışında tutulur. Size samimi bir soru sormak isterim. Neden birçok batılı ülke ve batılı ülkelerin kuklaları durumunda sözde Müslüman(!) ülkeler yahut liderleri, Tayyip Bey’e düşmandırlar? Bunlar Türkiye’nin kalkınmasını istemiyorlar, önünü kesmek istiyorlar. Türkiye’yi parçalayıp bölüp yutmak, yerüstü ve yeraltı servetlerine avam tabiri ile çökmek istiyorlar. Bu durum güneş kadar aşikâr olan bir gerçektir. Ülkemizde öyle insanlar vardır ki, Tayyip Bey ve hükümeti gitsin de doğudan, batıdan kim gelirse gelsin Türkiye’yi idare etsin diyecek kadar alçalmışlar. Böyle kin, böyle nefret dili ilim, kültür sahibi aydın bir insana yakışır mı? Güreş minderi ortada pehlivan olarak mindere çıkacaksın ya yeneceksin ya da yenileceksin. Minder millet hakem de milletin vereceği oylar ve takdir edecekleridir. Milletin takdirini kazanmak lazım. İşte bizleri üzen de milliyetçi, muhafazakâr daha doğrusu dindar diye tanıdığımız bazı gazete ve yazarların Tayyip Bey’e olan düşmanlıklarından dolayı, bebek katillerinin yanında yer alarak, vatanımızı bölmek isteyenlerin değirmenlerine su taşımalarıdır. Hepimiz siyasi ihtiraslarımız bırakalım. Fanatik olmayalım. İyiye iyi, güzele güzel, kötüye kötü, çirkine de çirkin diyebilelim. Bizim başka vatanımız yoktur. Bizim bizden başka dostumuz da yoktur. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

Ali Sandıkçıoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle