Bazı hayır kurumlarında kurban çalışmaları...
Bilindiği gibi kurban kesmek dinimizde önemli mali bir ibadettir. Kurbanla alakalı fazla detaya girmeyeceğim. Sadece Hz. Peygamber Efendimiz’in birkaç hadis-i şerifinin mealini yazımın başına alacağım. Hz. Peygamber Efendimiz (S.A.S) buyuruyor ki: “Allah (C.C.) katında günlerin en muazzamı Kurban Bayramı günüdür.”, “Kurban kesiniz ve ona iyi muamele ediniz. Muhakkak bir kimse kurbanını alır, onu kıbleye çevirip keserse, kıyamet gününde o kurbanın kanı ve tüyü onu koruyan iki kale olur. Muhakkak kurban kanı Hz. Allah’ın muhafazasında toprağa düşer. (Kurban keserek) azıcık bir infak (Allah rızası için harcama) sebebiyle çok mükâfata nail olursunuz.” Bu hadis-i şeriflerin meallerinden sonra esas konumuza dönelim.
Yaklaşmakta olan mübarek Kurban Bayramı dolayısı ile kurban toplama ile alakalı olarak bir kısım özel kurumlar tarafından hummalı ve gayretli çalışmalar göze çarpmaktadır. Ülkemizde birçok özel hayır kurumu bulunmaktadır. Bunlar hizmetlerini yürütebilmek için çeşitli maddi çalışmalar yapmaktadırlar. Hatırlarsınız bir zamanlar ülkemizde bir “Post kavgası” vardı. O zamanlar devlet ille de kurban kesen Müslümanlar kurban derilerini “Hava kurumuna” verecek diye Müslümanları zorlardı. Bekçiler, polisler vasıtası ile vatandaşın mali bir ibadet olarak kestiği kurban derisini zorla elinden almaya çalışırlardı.
Neyse o günler çok şükür geride kaldı. İsteyen kurban keser, isteyen kesmez. İsteyen kestiği kurbanın derisini kendi kullanır, isterse de herhangi istediği bir hayır kurumuna kendi istek ve rızası ile verir.
Bugünlerde göze çarpan önemli hususlardan birisi de yürütülen kurban toplama faaliyetleridir. Bir kısım televizyonlarda ve bir kısım gazetelerde akıl almaz derecede kurban kampanyaları için reklamlar var. Eğer bu gazeteler bu ilanları bedava basıyorlarsa ne ala… Şayet bu reklamların paraları kurban paraları ile ödenecekse cidden çok yazık. Büyük vebal olur...
Bu yazıyı kaleme alırken kesinlikle niyetim hiç bir dini cemaati, kurumu, derneği, vakfı hedef almak değildir. (Sırf rıza-i ilahi için, kılı kırk yararak, beytülmal ahkâmına riayet ederek hizmet edenlerden Allah razı olsun. Onları her zaman tenzih ederim.) Ancak bizler bazı kurumların topladıkları kurban derileri ile içki sofraları hazırladıklarını, dış ülkelerden yabancı sanatçılar getirterek açık saçık göbek attırdıklarını da basından okuduk ve biliyoruz.
15 Temmuzda, hizmet diyenlerin, himmet diyenlerin, inançlı gençlik yetiştiriyoruz diyenlerin, inananların kurbanlarını hizmetlere aktaracağız diyerek milletin sadece kurbanlarını değil; fitre, zekât ve sadakalarını toplayanların alçaklıklarını, şerefsizliklerini, vatan, bayrak düşmanlıklarını, dış güçlerle nasıl işbirliği yaparak ülkemizi büyük bir felakete doğru atmak istediklerini hep birlikte gördük.
Yine bizler Türkiye’nin bazı önemli özel hayır kurumlarının topladıkları kurbanları kesmediklerini, kâğıt üzerinde büyük bir mezbahada kesilmiş gibi gösterildiklerini yine basından öğrendik. Mahkemelere sevk edildiklerini radyo ve televizyon haberlerinden izledik. Senelerce bu hileli işlerin mahkemelerinin devam ettiğini de bu ülkede maalesef üzülerek gördük ve şahit olduk.
Şimdilerde de birçok sosyal grubu, kurumu, vakıf ve derneği li-hikmetin bir Afrika aşkı ve sevdası sardı. Afrika’ya kurban toplama faaliyetleri yurt içinde ve yurt dışında devam ediyor... Akıl almaz paralarla hazırlanan ilanlar, reklamlar, broşürler dağıtılıyor... İnsanı bakınca üzecek iki üç siyah, fakir çocuk resmi koyuyorlar. Onlara et torbaları teslim edilirken gösteriliyor. Pek tabi insan o resimlerden etkileniyor. Yardım duygusu kabartılıyor. Bir değil birkaç kurban birden veriyor. Yardım toplayan hayır kurumlarının kurban fiyatlarına bakarsanız hiçbirinin fiyatı diğerininkine uymuyor... Her grubun kendine göre açıkladığı bir kurban fiyat var. Çok değişik rakamlar var... Tabii ki, Afrika ülkelerinde yaşayan fakir Müslümanlar da bizim kardeşimizdir. İmkânlarımız olduğunda elimizi oralara uzatalım, buna kim ne diyebilir? Ancak birilerinin Müslümanların kurbanlarını istismar ettiklerini, kesmediklerini az miktarda kesip diğerlerini sattıklarını (Bunun için kendi kurumları içinde kendilerine has fetvalar verdiklerini işitiyoruz. Hâlbuki kurbanda “Irakei dem” asıldır. Kan akıtmak şarttır.) Artık milletin hayır ve hasenatını nasıl çarçur ettiklerini devletin dili ile de 15 Temmuz sonrası öğrenmiş bulunuyoruz. Unutmayınız ki, bugün Türkiye’de gerçekten fakir insanlar vardır... Önce kendi fakirlerimizi düşünelim, sonradan dışarıya açılalım.
İşin birde nazik ve hassas noktası var... Birçok Afrika ülkesinde otuz dolara, kırk dolara hatta daha az fiyatlarla kurban almanız mümkün. Diyelim ki iyi niyetle toplanan bu kurbanlar gerçekten kesildi... O halde Müslümanlardan toplanan 100-150 dolardan artan para ne olacak? Kime gidecek? Makbuzu kesilecek mi? Kesiliyor mu? Bilen varsa anlatsın... Biz de öğrenelim… En güzel kılıf hizmet… Hizmet… Fitreni, zekâtını, yardımını, kurbanını ver. Nereye gittiğini ve nerede hangi şartlarda kesildiğini sorma… Sakın fitren için, zekâtın için, kurbanın ve yaptığın yardımlar için makbuz talep etme. Bize itimat ediniz. Biz hizmet ehliyiz. Bizde asla (!) yanlış iş olmaz. Bu bir hizmettir (!). Nedir, ne değildir, nerede, nasıl kurbanım kesildi diye sorarsan manen cezalanırsın ha! Dikkat et. Sonra sana yazık olmasın…
İkinci ve önemli bir husus Afrika’nın hangi ülkesinde bir iki günde beş bin on bin hatta daha fazla kurbanı kesecek tesis vardır? Üç-beş kurban resmini keserken göstermek on binlerce kurbanın kesildiğine delil olabilir mi? Sadece bir hayır kurumu yok ki, yurt dışı için kurban toplayan, Türkiye’de ve Avrupa ülkelerinde onlarca kurum, dernek ve vakıf vardır. Bunlar topladıkları kurbanları hep aynı yerlerde mi kesiyorlar? Oradaki tesisler bu kadar kurbanın kesilmesi için müsait midir?
Bir başka önemli husus Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde çeşitli kurumlar Türkiye’de fakirlere ve yurtlarda kalan öğrencilere dağıtılmak üzere kurbanlar toplanıyor. Bir araştıralım ülkemizin neresinde Avrupa’dan hangi hayır kurumu ne kadar kurban göndermiş veya kestirmiştir? Bir de hiç dini hizmetle alakası olmayan kurumlar yurt içinde ve yurt dışında kurbanlar topluyor ki, bunlar doğrudan anarşiye ve teröre yardım olarak gidiyor... Çok uyanık ve dikkatli olmak lazım. Kurbanı kime veriyoruz? Onlar kimleri destekliyorlar?
Bir küçük hatıra ile bitireyim. Son haccımda arkadaşlara dedim ki, biz Mina’da kestiğimiz kurbanları atmayalım. Arabalarla Mekke’nin dış mahallelerine götürelim. Tonlarca etin çöpe atıldığı Mina’dan biz o fakir insanlara kurban etleri götürdüğümüz zaman nasıl sevindiklerini inanın anlatamam... Bu duruma yurtiçindeki, yurtdışındaki birçok arkadaşım şahittir. Siz zannedersiniz ki, Mekke’de fakir yok. Hacca, umreye gittiğinizde lütfen kenar mahalleleri bir dolaşınız. Neler göreceksiniz neler… Buradan hayır yapmak isteyen bütün kardeşlerime samimiyetle sesleniyorum. Ülkemizde de çok fakir, et yüzü görmeyen insanlar vardır. Dışarıya, hayır kurumlarına vereceğimiz gibi, kendi fakirlerimizi de arayıp bulalım ve onları da bu kurbanda sevindirelim.
Şunu hiçbir zaman unutmayalım ki, TBMM’yi bombalayanlar, yüzlerce kardeşimizi şehit, yüzlerce kardeşimizi gazi edenler bu kurbanda da yine çok gizli bir şekilde, el altından kurbanlarımıza ve derilerine talip olabilirler. Çalışmalarını çok gizli bir şekilde el altından bir başka cemiyet adına yürütebilirler. Kurbanımızı vereceğimiz kişileri mutlaka tanıyıp öyle verelim. Karşılığında resmi makbuz alınması icap eder. Nerelere gidiyor, kime hizmet ediyorlar? Kurbanlarımız, dönüp dolaşıp kiliselere yardım olarak mı veriliyor? Yoksa bir kısım hazretlerin saltanat sürmesine vesile mi oluyor? Veya Müslümanlar fakir talebeler yesin diye verdikleri kurbanlar bazı marketlere özel sucuk mu oluyor? Lütfen iyi araştıralım. (Bilenler ne demek istediğimi çok çok iyi bilirler. Elbette ki Kadir-i Mutlak Cenab-ı Hak da biliyor.) Çok dikkatli olalım. Mevla’m, hepimizin ibadetlerini ve hayırlarını şimdiden kabul buyursun inşallah. Âmin... Bütün Müslüman kardeşlerimizin kesecekleri veya vekâlet yolu ile kestirecekleri kurbanlarının kabul olmasını niyaz eder, şimdiden Kurban Bayramları mübarek olsun derim. Dualar eder, dualar beklerim. Cümleniz Cenab-ı Hakk’a emanet olunuz.







