ABD ve soykırım…
ABD başkanı Bay Biden çağın cevherini yumurtladı. Tarihi gerçekleri ters yüz ederek, iç politika hesaplarını düşünerek gerçekle, BM kararlarıyla hiç de uyuşmayan bir açıklama yaparak Türklerin soykırım yaptığını söyledi. İşte sözde müttefikimiz, stratejik ortağımız(!) ABD bir taraftan Türkiye ile iyi münasebetler geliştireceğiz diyor, öbür taraftan Türkleri arkadan hançerliyorlar. Kimdir ABD? Ne zaman dünya devletleri arasında yerlerini aldılar? Tarihçiler, siyasetçiler lütfen açıklasınlar ABD’nin günümüze kadar huzur götürdüğü, refah götürdüğü, kendi deyimleri ile insan hakları ve demokrasi götürdükleri dünyada tek bir ülke var mıdır? Daha birkaç yüz senelik geçmişi olan ABD devlet haline geldiği günden bugüne işleri sömürüdür. Kan dökmektir. Soykırımdır. Türkleri soykırım ile itham eden ABD dönüp aynaya bir bakacak olursa gerçek bir sömürgeci zalimler olarak kendilerini göreceklerdir. Bugün ise dünyanın çobanı benim diye inanan, kibir, gurur batağına batan, hak ve hukuk tanımayan zalim, zorba, işi gücü başka devletlerin içini karıştırıp, fitneler çıkartarak ihtilaller, darbeler tertipleyen, petrol, yeraltı ve yerüstü servetlerinden sömürmek, vampir gibi emmekten başka bir düşünceleri olmayan sözde insan haklarının, demokrasi tam savunucusu(!) ABD’nin yaptıkları zulümleri saymakla bitiremeyiz…
Türkiye’yi soykırımla itham eden ABD: Vietnam’da 4 milyon, Kore’de 3 milyon, Kamboçya ve Laos’ta 1 milyon, Afganistan’da 1,5 milyon, Irak’ta 1 milyon, Hiroşima ve Nagazaki’de 350 bin insanı öldürüp soykırım yapanlar değil midir? 1830 yılında çıkardıkları “Kızılderili Tehcir Yasası” ile bölgede yaşayan tüm Kızılderilileri topraklarından kan ve gözyaşı içinde çıkarmadılar mı, öldürmediler mi (yaklaşık olarak 15 milyon Kızılderili)? ABD’liler tarafından çeşitli işkencelerle öldürülmediler mi? ABD’de halen siyahilere nasıl davranılıyor? Daha düne kadar yakın bir geçmişte Irak’a demokrasi götüreceğim(!) diye giren ABD’li Salamonların, Yankoların, Hansların yaptıkları zulümler, akıttıkları kanlar, genç kadın ve kızlara yaptıkları tecavüzler, insan üzerlerine köpekleri salmaları, Ebu Gureyb ceza evinde sergilenen insanlık dışı zulümler, Irak’ın tüm tarihi eserlerini kaçırmaları, merkez bankasını nasıl soyduklarını gerçekten unuttuk mu? Demokrasi havarisi bidon efendi dönüp bir de yaptıkları rezaletlere baksınlar? Bunlar insan haklarına bağlılık mı? Bunlar demokrasi mi?
Otuz yıldır Türkiye terörle mücadele ediyor. Binlerce vatan evladımız şehit oldu. Bu teröristlerin arkalarında kimler var? Silahlarını kimler veriyor? Teröristlere lojistik destekler kimler temin ediyor?
Hiç şüpheniz olmasın ki, bizlere demokrat ve insan haklarını tam olarak uygulandığı(!) masalını anlatan tüm Avrupa ülkeleri ve ABD’dir bunları yapanlar… ABD yüz binlerce tır silahı Ortadoğu’ya kimlere ne için ve kime karşı gönderiyor? Şu anda Myanmar’da, Suriye’de ve dünyanın birçok mazlum ülkesinde hâlâ kan akıyor. Niçin? Kimler kan akıtıp zulümler ediyor? Bunların arkalarında hangi ülkeler var? Bu kadar sözde dünya kuruluşu var. Neden akan kanları önleyemiyorlar? Sesleri çıkmıyor? Zalimlere dur diyemiyorlar? Mübarek Ramazan-ı Şerif ayında İsraillilerin Filistin’de sergiledikleri zulüm, işkence, baskıya neden medeni(!) Avrupa’dan, demokrasi havarisi ABD’den bir ses çıkmıyor?
Değerli kardeşlerim, ülkemizde at gözlüğü takmış bazı piyon, satılmış, vatan, bayrak ve din düşmanları hayran oldukları ABD ve Avrupa ülkelerini her ne kadar bizlere gerçek demokrasinin var olduğunu göstermeye çalışsalar da gerçek hiçbir zaman onların anlattığı gibi değildir. Avrupa ülkeleri ve ABD hepsi barbardır. Hepsi zalimdir. Hepsi kan dökücüdür. Gerçek demokrasi, insan hakları ülkemizde vardır. Ancak kefereler durmadan ülkemizi karıştırıp, bizi bize düşman etmek istiyorlar. Hep birlikte bizim kiralık kalemlere, yalan haberlerle programlar yapan karanlıkta kalmış aydınlarımıza(!) soralım.
Tarih tarihçilerin işidir. Bizim geçmişimizde, daha doğrusu Türklerin tarihinde hiçbir zaman soykırım olmamıştır. Allah (CC) hile ve tuzak kuran kâfirlerin tüm tuzaklarını kendi başlarına makûs eylesin.
Değerli kardeşlerim, hepimiz dinleyip öğrendiğimiz gibi ABD başkanı Bay Biden’den soykırım safsata beyanı geldi. Onların vazifeleri zaten bu değil mi? Onlar haç tarafında, bizler de hilal tarafındayız. Hilalle haçın kavgası, Peygamber Efendimizin (SAS) ifadesi ile kıyamete kadar devam edecektir. Bizleri üzen Biden’ın açıklamasından daha çok TBMM’de olduğu halde nerede ise zil takıp oynayacak ve Biden’a alkış tutacak bayrak ve vatan düşmanı, vicdanları satılmış, bebek katillerini destekleyen bir kısım milletvekillerinin tutum ve davranışlarıdır. Milli meselelerde parti ve oy hesabı yapılmaz. Devlet ve millet hesabı yapılır. Şunu hiçbir zaman unutmayalım: “Domuzdan post, kafirden dost olmaz.” Bakara suresinin 120. ayetinde Rabbimiz şöyle buyurur: “Dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hristiyanlar senden asla hoşnut olmazlar. Kesinlikle yol Allah’ın yoludur de! Yemin olsun ki eğer sana vahiy yolu ile gelen bu kadar ilimden sonra, onların arzularına uyacak olsan, Allah’tan sana ne bir dost ne bir yardımcı bulunur.” İster müttefik olsun, isterse stratejik ortak olsun gâvur, gâvurdur. Cibilliyetlerinin icabı hakikatleri bildikleri halde, yalan söyleyerek yeri geldiğinde gâvurluklarını yapacaklardır. Biden’ın yaptığı Türklere iftira da işte budur.
Bir zamanlar dünyanın üçte ikisinde hüküm süren ecdadımız, Türk milleti hiçbir zaman zalim olmamış ve adaletten ayrılmamışlardır. Her gittikleri yere imar götürmüşler (Birçoklarını yıkmış olmalarına rağmen dünyanın çeşitli ülkelerindeki hastanelere, hamamlara, köprülere, ibadethanelere, yollara ve kütüphanelere bakınız.). Türkler asla insanları asimile etmediler. Öyle olsaydı bugün dünyada durum çok daha değişik olurdu. Hiçbir zaman da kimsenin diline, dinine karışmamışlardır. “Kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.” İnşallah. Unutmayalım: “At düştüğü yerden kalkacaktır.”. Geçmişleri kan dökmekle, soykırımlarla dolu olan bir kısım devletlerin bütün korkusu da bu… Ya yeniden Türkler ayağa kalkarsa… O bakımdan Biden’ın açıklamasının Türkler için hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Milletçe reddediyoruz. Hz. Allah (CC) dünyayı ve tüm mazlum milletleri zalimlerin, kan döken hainlerin şerlerinden korusun. Âmin… Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.
DEVLET BÜYÜKLERİMİZDEN ARZ:
Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Hükümet yetkililerimiz; birçok küçük esnaftan aldığım rica üzerine şunu söylemek isterim. Son kapanma kararı ile işleri bozuk olan küçük esnaf daha da zor duruma düştü. SGK, vergi ve devlete olan diğer borçları için yapılan borçları ödeme borçlandırma taksitlerinin Nisan, Mayıs, Haziran ödemelerinin sözleşmeler bozulmadan iki ya da üç ay ertelenmeleri birçok küçük esnafı sevindirecektir. Gereğinin yapılmasını saygı ile arz ederim.







