• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Sinan Ateş’in eşi, HDP ile hatta Kandil ile ne zaman görüşecek!

15 Haziran 2024
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

 

Ülkü ocakları eski Genel başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesi üzerine 20’den fazla kişi cezaevine alındı.

Tetikçi içeride. Gözcüsü içeride..

Uzatmayayım, motosikleti sağlayandan, tetikçiyi Ankara’ya getirene kadar, hatta İstanbul’a geri götürene kadar hepsi içeride.

Kim bilir belki de cinayetin gerçek azmettiricileri, bu olay üzerinden oluşturacakları algı operasyonlarını yürütmek için, bugün yaşadığımız gelişmeleri de önceden planlamışlar, yazmışlardır.

Nedir o planlanan?

“Şu an cezaevinde olan, sorgulanan kişilerin dışında, birileri var ki, cinayeti onlar azmettirdi?” algısını kamuoyuna hakim kılmak.

Diyoruz ki “Tamam böyle birisi varsa, söyleyin savcı takip etsin..”

Cevap veriyorlar, “Biz bilmiyoruz. Ama savcı takip etsin.”

Savcı kimi takip etsin, belli değil.

Ardından acılı eş, Ülkücü düşmanlarına ziyaretlerde bulunuyor onlarla görüşmeler yapıyor..

Gazetesinden televizyona dergisinden sosyal medya hesabına kadar ne kadar ülkücü düşmanı varsa hepsine demeçler verdiriliyor.

Siyasi parti genel başkanlarıyla özel görüşmeler yaptırılıyor.

CHP’den Saadet’e, Muharrem İnce’den Remzi Çayır’a, görüşmediği siyasi parti genel başkanı kalmadı.

Ben kalmadı diyorum ama, tam o sırada aklıma geliyor, HDP var.

O zaman soralım acılı eşe.. HDP Genel Başkanı ile Sinan Ateş cinayeti üzerine görüşmeyi ne zaman yapacaksınız.

Hasan Cemal, “Kimse Kızmasın Kendimi Anlattım” kitabında anlatıyordu..

1980 öncesindeki sol-sağ kavgalarında, sol cenahta yer alan bir isim olarak, kendi arkadaşlarını yani solcuları vurup, sonra da ardından “Ülkücüler vurdu” diyerek nasıl algı yaptıklarını, kendi yazdığı kitapta itiraf ediyordu.

Şimdi de benzeri olmasın sakın.

Solcular vurup, suçu başkalarına atıyor olmasınlar.

Solcular öldürüp, şimdi öldürdükleri ülkücünün eşiyle görüşmeler yapıp, suçlu olarak “cezaevine konulanların dışında başka suçlular da var” şeklinde algı operasyonları düzenliyor olmasınlar.

1980 öncesinde kendi arkadaşlarını öldürenler, şimdi bir ülkücüyü öldürtüp suçu o ülkücünün arkadaşlarına atmaktan niye çekinsinler ki! Cinayet sonrasındaki gelişmeleri güzel istismar edecekleri bir ortamı yakaladıysalar, bir ülkücüyü öldürüp, ardından da ülkücüleri suçlamaktan niye geri dursunlar ki.

Sinan Ateş’in eşi, görüştüğü siyasi parti genel başkanlarına aktardığı bir bilgi varsa, bunu kamuoyundan niye saklıyor.

Eğer o parti genel başkanlarına aktardığı bir bilgi yoksa, bu görüşmelerden neyi umut ediyor.

Birileri Sinan Ateş’in eşini bu görüşmeleri yapmak üzere etki altında mı tutuyor?

Sadece Sinan Ateş’in eşi değil, ablası ve ailesinin diğer fertleri de aynı çerçevede sürekli gündeme taşınıyor.

Son vukuat, Sinan Ateş’in ablasının belediye sosyal tesisinde kahvaltı yapması ve sonrasında dönüşü sırasında takip edildiği iddiası.

İlginçtir, abla evden sosyal tesise kadar kendisinin takip edildiğini, kahvaltı ederken yine aynı kişilerin kendisini izlediğini, sonrasında da takibin devam ettiğini iddia ediyor.

Bu size inandırıcı geliyor mu?

Kardeşi cinayete maruz kalan bir kişi, evinden çıkıp bir sosyal tesise kahvaltı için gidiyorsa ve o sırada izlendiğini fark ediyorsa, ya gideceği yeri değiştirir ya vazgeçer veyahut da şüphelendiği kişilere hissettirmeden polisi arar.

Bunların hiçbirisini yapmayan abla, sonradan birileri kendisine böyle bir şikayeti yapması için etkilemede bulunduğu için olsa gerek, şikayetçi oluyor.

Bursa Valiliği güzergah üzerindeki kameraları inceliyor, iddia fos çıkıyor.

Ama önemli olan iddianın boş çıkması değil, günlerce tartışılması.

“Vay canına, sadece Sinan Ateş’in kendisi değil, sadece eşi değil, ablası da takip ediliyor, o da baskı altında” havası oluşturmak.

Sürekli gündemi Sinan Ateş ismi üzerinden oluşturmak.

Türkiye’nin nüfusunun yarısını Sinan Ateş cinayeti sebebiyle tutuklasanız, yine bu kişiler şu soruyu sormaktan geri durmayacaklar: “Sinan Ateş’in katili nerede?”

Savcı “katili burada” diyor tutuklatıyor.. 

Hakim, “katil şu şu şu kişiler” diyor tutukluyor.

Bunlar hâlâ “katil nerede” diyorlar.

O zaman kendilerine soruyoruz, “Katili siz biliyor olmalısınız, söyleyin onu da sorgulasınlar, gerekiyorsa tutuklasınlar”.

Cevapları şu: “Biz bilmiyoruz devlet bulsun.”

Beyler bayanlar siz kafayı mı yediniz, yoksa bize mi yedirmeye çalışıyorsunuz.

Ömürleri boyu ülkücü düşmanlığı yapan CHP’ye gidip dert anlatıyorsunuz.

22 kişinin tutuklanmasını yetersiz bulup, “daha fazla tutuklama olsun” diyorsunuz.

O zaman ben size bir öneride bulunayım.

Bu işlerde çok mahirdirler.

HDP’ye gidin, onlardan yardım isteyin.

Ortalığı birbirine katarlar.

“Kobani’ye niye yardım gitmiyor” diyerek, tüm Türkiye’yi ateşe verdiler.

Eğer Sinan Ateş’in hayatta iken savunduğunu iddia ettiğiniz ilkelerin, sizin gözünüzde hiçbir değeri yoksa, HDP’den de yardım isteyin..

Hatta bir zararı yok, Kandil’e de ziyarette bulunup azmettirici hayali katil hakkında destek talebinde bulunun.

Belki onların da size tavsiye edeceği bazı şeyler olabilir.

Hatırlatmamız muhafazakar olduğunu söyleyen herkese.

Sizin acılarınızı, sizin duygularınızı, sizin mağduriyetlerinizi istismar edenlerin oyunlarına gelmeyiniz.

Başınızdaki örtüyü bile yasaklayan vicdansızlara, eşinizin katilini bulacakmış gibi bel bağlamayın.

Onlar sizin eşinizin katilini bulmak bir yana, ellerinden gelirse, katilleri dışarıda olsa kaçırırlar, hatta avukatlığını yaparlar.

Tıpkı savcı Selim Kiraz’ın katillerinin avukatlığını yaptıkları gibi.

Bakınız, Sinan Ateş’in hakkını arıyormuş gibi görünen siyasilerin en önde olanı CHP’ye..

Selim Kiraz şehid edildiğinde, “mecbur bırakıldığımız eylem şeklidir” diyerek teröristlerin övgüsünü yapan cumhuriyet gazetesini, bugün reklamlarıyla destekliyorlar.

Bakın DHKP/C’nin, PKK’nın avukatlığını yapan Birgün gazetesine, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş reklamla para transferi yapıyor.

Bu CHP, bu Cumhuriyet gazetesi, bu Birgün gazetesi… Sinan Ateş’in acılı eşinin sözlerini manşete taşıyorlarsa.

Acılı eş kendisine sormalı: “Ben nerede hata yapıyorum”

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

!!??!!

Acılı eş kendisine sormalı: “Ben nerede hata yapıyorum” demiş yazar. Doğru(!) Tabi kocası kişi vurulan hesap etmeli şu gazete 80 lerde de şöyle yazmıştı belki sözümü çarpıtır amam konuşmayim, şu parti başkanı şu görüşten ama görüşmeyeyim. Sizin eşiniz de kapının önünde vurulduğunda böyle düşünür müsünüz? Bilemiyorum.!

şüayıp

Kişi davasının düşmanı olanlara malzeme vermemelidir
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23