RTÜK’e FETÖ operasyonu ne zaman?
Yıllardır yazıyoruz.
Hukuk dışı kararlar alanlara hatırlatıyoruz.
“Koltuğa oturdunuz diye, kuralları bir kenara bırakıp, kafanıza göre karar alırsanız..
İdeolojinize göre karar alırsanız.
Gün olur, devran döner..
Koltuğunuza falan bakılmadan..
Hesap sorulur..”
Bu uyarıyı, Anayasa Mahkemesi üyeleri için yaptık.
İki üye şu an cezaevinde..
Ki, bu yüksek mahkeme için, zaman zaman “Dokunulmaz bir kurum.. Türkiye Cumhuriyeti’nde herkesin yargılanacağı bir mahkeme var.. Düzenlemeler, yargılama makamını, yargılanacak kişinin dışındaki bir mahkeme olarak belirliyor.. Sadece Anayasa Mahkemesi’nin üyelerini, yine Anayasa Mahkemesi üyeleri yargılıyor. Absürt bir durum” diyorduk..
Absürt düzenlemeye rağmen, Anayasa Mahkemesi üyeleri dahi, yargılanmaktan kurtulamadı..
HSYK üyeleri için aynı uyarıları yaptık..
Dinlemediler..
Onların da üç üyesi cezaevinde..
Yargıya düşen ihtilaflarda, son karar verme makamı, ya Yargıtay ya da Danıştay..
Yargıtay ve Danıştay üyeleri için de birçok defa çağrımız olmuştu..
“Dosyanın taraflarına bakmadan karar verin..
Davacının kimliğine, davalının adı ve soyadına bakarak karar vermeyin” demiştik.
Dinletememiştik.
Yargıtay’dan ve Danıştay’dan 100’den fazla üye şu an cezaevinde..
Şu yüksek kuruldaki isimlere, bu önemli kurumun başındakilere..
Hep hatırlattık..
Koltuğa oturduğunda, önündeki dosyaya değil, gelen telefonlara kulak verip karar alanlara hatırlattık:
“Yaptığınız iş iş değil.. Hukuk bu değil.. Telefonları dinleyip karar almayın. Önünüzdeki dosyaya bakın. Daha önce verdiğiniz benzer dosyalardaki kararlara bakın.. Ona göre karar verin.”
Kulak asmayanlar, şimdi mahkemelerde hesap veriyorlar..
•
Anayasa Mahkemesi’nden HSYK’sına, Yargıtay’ına, Danıştay’ına kadar yargı organlarında bile hukukdışı kararlara imza atanlar için soruşturmalar yapıldığı halde..
TİB’inden tutun, TÜBİTAK’ına kadar birçok kurumda üst düzey yöneticilere dokunulduğu halde..
RTÜK’te 17 Aralık sonrasında da, hiç operasyon yapılmadı..
Oysa..
FETÖ dediğimiz terör örgütünün en büyük özelliği ne idi?
Kendisini farklı göstermek..
Bunu nasıl yapıyordu?
Medya aracılığı ile.
Özellikle de televizyonlar aracılığı ile.
Hem kendisine ait Samanyolu Haber’inden Irmak TV’sine kadar birçok televizyon ve radyosu ile..
Hem de, Fox’undan Doğan medya grubuna kadar birçok kanala yerleştirdiği elemanları aracılığı ile..
Hatırlayın 17-25 Aralık darbe girişiminden hemen sonraki televizyon kanallarının yayınlarını..
Öyle bir hava veriyorlardı ki..
Türkiye’de bütün bakanlar, bütün AK Partili belediyeler, boğazlarına kadar yolsuzluğa batmış gibi bir hava estiriyorlardı..
Kimin talimatı ile?..
Tabii ki Pensilvanya’nın talimatı ile..
Başbakan ile Adalet Bakanı’nın telefon konuşmasının çarpıtılarak verilmesi mi dersiniz..
MİT TIR’larına yapılan operasyonlarla devletin gizli bilgilerini çarpıtarak yayınlamalar mı dersiniz..
MİT Müsteşarı ile, Genelkurmay 2. Başkanı ve Dışişleri Bakanı’nın özel görüşmesinin yayınlanması mı dersiniz..
Devletin tüm gizli bilgileri, “haber” adı altında, FETÖ televizyonlarında ve diğer televizyonlarda çarşaf çarşaf yayınlandı..
Bunlara ne ceza verildi?
RTÜK çıkarsın kayıtlarından, göstersin..
Ne ceza verildi?
Yukarda hatırlattığım her bir olay, bence veren kanalın lisansının iptaline varacak cezaları gerektirirdi..
Ne yaptı RTÜK?
Hiçbir şey..
17 Aralık sonrasında, Samanyolu Haber’i, Bugün TV’yi yakından izlerdim..
“Ne diyorlar, dürüst bir iddiaları var mı?” diye merak ederdim..
Her izleyişimin sonunda, “Bu kadar alçaklık, bu kadar namussuzluk olmaz” diye kahrederek ekranı karartırdım..
Açık oturum türü programlarda çağrılan isimlerin en aşağılık iftiralarla hükümet üyelerine saldırıları mı dersiniz.
Çok açık tehdit içerikli meydan okumaları mı dersiniz..
Hatırlayın, bugünlerde “Beni bitirirler diye haber geldi. Onun için yurtdışına kaçtım” diye kaçışının utanmazca hikayesini anlatan Ekrem Dumanlı, o tarihlerde TV ekranlarından Tayyip Erdoğan’a yönelik “Ya adam gibi gider, ya da gitmek zorunda kalır.. Gider abicim gider..” tehditleri yaparken, RTÜK ne ceza verdi?
Bana “uyarı” türünden kararlar çıkarıp cevap vermiş olacaklarını sanmasınlar..
Bu tehditlerin sonu, 15 Temmuz darbe girişimidir.
Bu tehditlerle cesaret almıştır, TSK’daki FETÖ’cü subaylar..
Ekrem Dumanlı’nın görevi, darbeye gerek kalmadan hükümeti düşürttürmekti..
O başaramayınca..
Kaldığı yerden devam edenler, darbeci generaller oldu..
Dolayısı ile..
Ekrem Dumanlı’nın televizyon ekranlarından yaptığı tehdidi, 15 Temmuz darbesinden bağımsız göremezsiniz..
Sorun sadece Ekrem Dumanlı da değil..
Şimdi unuttuk..
Mehmet Altan’ından, Eser Karakaş’ına kadar..
Ateistlerle, solcularla ittifak kuran FETÖ, tv ekranlarından hükümete yapmadığı saldırıyı bırakmıyordu..
Görev kimindi?
RTÜK’ün değil miydi?
Ne yaptı RTÜK?
15 Temmuz darbe girişimine kadar, FETÖ’cülerin televizyonlarının yayınlarını bile durdurmamıştı..
Hele hele o RTÜK’de..
2009’da kapağı atıp, bugüne kadar aynı koltukta oturanlar yok mu?
İnsan hayretten küçük dilini yutuyor..
Kurulmuşlar tahta..
Türkiye’de solcular bürokrasiye hakim iken RTÜK’te oturabilmişler..
Dönem değişmiş, bürokrasiye FETÖ hakim olmuş.
Yine aynı zat RTÜK’de..
Dönem değişmiş, FETÖ alaşağı edilmiş, bu beyefendi yine RTÜK’de..
El insaf yani..
El insaf..
Bir makamda yıllarca oturunca da..
Kendilerini (haşa) “Küçük dağları ben yarattım” havasına sokuyorlar..
Ama kimse kendisini dokunulmaz sanmasın..
Bir gün RTÜK’e de dokunulacak..
17 Aralık sonrasında yaptıkları ve yapmadıkları ile, çetele ortaya çıkarılacak.
15 Temmuz’a gelinen süreçte, görevlerini yapmayanlardan, gereken hesap mutlaka sorulacak..