• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

“Özür diliyorum” diyen Özgür’ün rezilliğinden kim özür dileyecek?

31 Mart 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

“Özür diliyorum” diyen Özgür’ün rezilliğinden kim özür dileyecek?

ALİ KARAHASANOĞLU

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın iki metres tutması, birisi ile Ankara’daki otelde suçüstü olmasına CHP Genel Başkanı’nın ilk değerlendirmesi,  “O rezillik için özür diliyorum” şeklinde oldu..

İyi de, Özkan Yalım’ın belediye çalışanı bayan ile ilişkisinden özür dilendi de.

Özgür Özel’in, son günlerde yüksek sesle dillendirilen Şehzadeler Belediye Başkanı ile (Daha sonra vefat etti) benzer bir ilişkisinden dolayı kim özür dileyecek?

Özgür Özel, Özkan Yalım için, “Ben milletimden utandım o görüntüler adına. Ben özür diliyorum milletimden. Bu rezillikler olduğu için ve maalesef bu kadar kirli bir savaşta bunlara bu rezilliği yapacak bir alan açtığımız için büyük sıkıntı içindeyim” sözlerini sarfetti.

Bir yandan Özkan Yalım’ın fiilini rezillik olarak nitelendirirken..



Bir yandan da bunun ortaya çıkarılmasını rezillik olarak tanımladı..

Şöyle düşünelim..

Polis rüşvet suçlaması ile gözaltı işlemi yaparken, yaşanılanların tamamını kamera kaydı ile tesbit etmeseydi..

Fakat otel giriş çıkışlarına şahit olan haber kaynakları, “Polis gözaltı işlemi yaparken, aynı odada belediye başkanının metresi de vardı” diye medya organlarına bilgi sızdırsaydı..



Yaşanılacakları biliyorsunuz..

“Yalan. İftira.. Büyük bir oy farkı ile, yıllar sonra Uşak Belediyesi’ni sağ partilerden çekip alan başkanımıza iftira atılıyor.. Bu iftirayı kendilerine yedireceğiz.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel için, hem de aynı belediye başkanının, Uşak’taki otelinde gizli buluşması iddia edildiğinde..

Devamında Şehzadeler Belediye Başkanının babasının, olaya kızarak, Özgür Özel’i dövdüğü ve bu sebeple CHP Genel Başkanının ayağının kırıldığı haber yapıldığında.


Kamera görüntüsü o an için olmamasından cesaretle, olay inkar edilmedi mi?

Özkan Yalım gözaltısında da, polisin kamera kaydı olmasaydı. Otel odasında bir metres ile yakalandığı inkar edilecek, tıpkı Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı gibi, “Hak, hukuk, adalet” sloganları ile “başkanımızı yedirmeyiz” gösterileri yapılacaktı..


Nitekim, ilk gün Uşak’ta, çadır kurularak, “Başkanımızı istiyoruz” diye bir gösteri başlangıcı yapıldıysa da..

 CHP’nin içinde hâlâ aklı başında birkaç kişi olmalı ki..

“Siz kafayı mı yediniz. Rezaleti daha fazla büyütüyorsunuz. Çabuk o direniş çadırlarını terkedin, daha fazla rezil olmayalım” demiş olmalılar ki..


Çadırlar hemen birinci gün tamamlanmadan terkedildi, direniş bitirildi.. 

Kamera kayıtları olduğu içindir ki, CHP Sözcüsü Zeynel Emre de Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın disipline sevk edildiğini açıklamak zorunda kaldı..

Özgür Özel bir yandan, belediye başkanını fiilini rezillik olarak tanımladı.. Bir yandan da o görüntülerin çekilmesini ve basında yer almasını rezillik olarak niteledi.

Şimdi, görüntülerin çekilmesini ihbar kabul edip, disiplin soruşturması başlattı.


Oysa, önce Özgür Özel hakkında disiplin soruşturması yıllar önce başlatılmalı idi..

Özgür Özel olayında, polis kapıya dayanmamış..

Otel kayıtları polis nezaretinde incelenmemiş..

 Otelin yakınlarındaki MOBESE kameraları incelenmemiş..

Özgür Özel’in düştüğünü öne sürdüğü eve saat kaçta geldiği, evde düşerek ayağını kırdığı iddia edilen saatte hemen hastaneye gidilip gidilmediği.. 


Hastaneye gitmeden olayın kapatılmak istendiğine ilişkin iddiaların, kamera kayıtları ile doğrulanıp doğrulanmadığı araştırılmadı..

Bundan sonra araştırma, bulma imkanı var mı, bilmiyorum..

Ama, o tarihde bunlar yapılmadığı için, Özgür Özel polisi tebrik etmedi.

Basın dünyasını, “Gizlice o görüntüleri temin edip, yayınlamadınız. Sizlere müteşekkirim” diyerek tebrik etmedi..

Şimdi Özkan Yalım görüntüleri üzerinden, “ Bugün basılan o tüm paçavraları basanlar utanmaz, bastıranlar utanma.” diyerek, özür dilediği rezilliğe imza atan belediye başkanına dolaylı destek çıkmayı da elden bırakmıyor..


Ve geldiğimiz son noktada, Giresun Görele’deki CHP’li belediye başkanının, bir küçük kıza yönelik geceyarısı gönderdiği cinsel temalı mesajlar sonrasında yaşanılanlar, yürekleri burktu..

O kız önceki akşam trafik kazasında ağır yaralanmıştı..

Dün vefat etti..

Soru şu:

Bir küçük kıza, cinsel taciz var..


Tacizde bulunan CHP’li belediye başkanı..

Belediye başkanına, CHP teşkilatından milletvekilleri, hatta bayan milletvekilleri destekçi oluyorlar..

Ama hiçbirisi, “Bu mesajlar başkana ait değildir” demiyorlar..

“Olur böyle şeyler” modunda, tacizi meşrulaştıran açıklamalarla olayın üzeri örtülmeye çalışılırken, bir yandan da tacizde bulunulan kız ve ailesi tehdit ediliyor..

Taciz de delilli..


Tehditler de delilli..

Şimdi trafik kazası gibi gösterilmek istenilen ve sonuçta ölen kızın akıbeti de delilli..

Ben yazımı kaleme alırken, CHP Genel Merkezi’nden, bu ölüm ile ilgili herhangi bir mesaj yayınlanmamıştı..

Küçük kız ağır yaralı olarak tedavi görürken, Sözcü TV’den Özlem Gürses, taciz sanığı Hasbi Dede’nin AK Partili bir belediye başkanı olduğunu öne sürerek yaptığı karalama amaçlı haber yayına çoktan girmişti..

Sosyal medyada da bu söylemi tekrarlayan binlerce trol, tacizin AK Partili bir isim tarafından yapıldığını, trafik kazasının da yine AK Partili ismin yakınları tarafından gerçekleştirildiğini utanmazca yaymakla meşgul idi..

Aklıma, yine Giresun’da Rabia Naz isimli kızımızın vefatı geldi..


Evinin önünde yaralı bulunmuş polis kayıtlarına göre intihar, babaya göre ise bir başka yerde trafik kazasında yaralanıp, evin önüne getirilip bırakılmıştı..

Acılı baba, yıllarca bu iddiayı dile getirip, AK Partili bazı isimleri suçlamıştı.. Birçok araştırma yapıldı, TBMM’de komisyon bile kuruldu..

Soldan çarklı birçok gazeteci kılıklı tip, acılı babanın üzüntüsünü de istismar ederek, “Türkiye’de mahkemelerin bazı yetkili isimlerin oyuncağı olduğu, her türlü dosyada istenilen şekilde karartma yapılabilindiği”ni, aylarca, yıllarca iddia ettiler..

Peki aynı soldan çarklı, marksist gazeteciler, Görele Belediye Başkanının tacizi hakkında...

Sonrasında da taciz mağduru kızın şaibeli trafik kazasında vefatı hakkında, tek satır kaleme alabildiler mi?


Şu ana kadar yazamadılar.

Bugünden sonra da yazabileceklerini hiç sanmıyorum.

Çünkü paralarını verenler, CHP’nin etkili isimleri.

CHP’lilerin delilli tacizini de görmezler.

Kasıtlı öldürme olabilecek trafik kazası görünümlü olayı da görmezler..

Ve gazeteci değil, trol olduklarını ispatlamış olacaklar..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23