• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Şu Rahip Brunson olayı

11 Temmuz 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Şu Rahip Brunson olayı

ALİ KARAHASANOĞLU

“Giderken yine papazı hatırlattı” diye başlık atmış Sözcü gazetesi.

Ne yapsınlar.

“Türkiye battı, bitti, mahvoldu. İflas etti” yalanları ile her gün manşet atıyorlar.

Türkiye her gün ihracat rekoru daha kırıyor.

Laf olsun diye söylemiyorum. Türkiye Haziran 2026 itibari ile bir rekor daha kırdı..


Türkiye’nin havalimanları her gün yeni bir rekor kırıyor.

“Laf olsun, torba dolsun” diye şablon cümle tekrarı yapmıyorum..

Sabiha Gökçen Havalimanı da, Antalya Havalimanı da, İstanbul Havalimanı da, hem uçuş sayısında, hem de yolcu sayısında yeni yeni rekorlar kırıyor..

Hani Türkiye bitmişti.


Hem de “Türkiye bitti, iflas etti” söylemi, yeni bir söylem değil.

AK Parti iktidara gelişinin senesinde, bu söyleme başladılar, 23 yıldır papağan gibi tekrarlayıp duruyorlar..

Çaresizlik içinde kıvranan ABD Başkanı Trump da, bunlara bir malzeme verince.

Hemen o can simidine yapışıp, “Rahip Brunson” diyerek başlıyorlar konuşmaya, “Bir telefon ile tahliye edilmişti” diye devam ediyorlar..

O zaman tane tane..

Gargaraya getirmeden.


Tekrar anlatalım, Rahip Brunson olayında ne olmuştu?

ABD Başkanı Trump’ın son açıklamasından yola çıkarak anlatalım.

Sözcü gazetesinin haberini esas alarak aktaralım.

“Trump, F-35 sorusuna da rahip Brunson’la yanıt verdi: Hiç para ödemedim.”


Aslında Sözcü şunu önce haber yapmalı idi..

“Kamu bankamıza 20 milyar dolar ceza vereceklerini iddia eden ve bu yönde algı oluşturan ahlaksızlar.. Yıllardır bu haberlerle defalarca o kamu bankasının hisseleri üzerinden spekülasyon yapan namussuzlar.. Rezil oldular. Türk kamu bankası, tek kuruş ödemedi.”

Evet, önce bunun haberini yapmalı idi, Sözcü gazetesi..

Bunu yapmadılar.

Şimdi Trump’ın “Para ödemedim” açıklamasını yapıyorlar..

Kim bilir, Trump’ın da kafasında, kamu bankamıza kesilmek istenen, ama kursaklarında kalan o ceza yer etmiştir. “Beş kuruş ödemeden, adamlar dosyayı bize kapattırdılar” ezikliği ile, kendine rol biçip, “Para ödemedim” diyor olabilir..

İçimizdeki hainlerin de ABD’ye destek vermesine rağmen, o cezayı kesemedikleri için de, şimdi ilgisiz konularda, “Hiç para ödemedim” cümleleri kurmaya başlamış olabilir.

Haberin içindeki, ilgili bölüme bakıyorum.

Trump demiş ki:

“(Brunson) 35 yıl hapse mahkum edilmişti. Milyarlarca dolar ödeme yapmadım, sadece serbest bırakılmasını istedim. Ertesi gün Rahip Brunson oval ofise geldi.”

Hukukun zirvede olduğu, bizim muhalefet tarafından dillendirilen ABD’de, demek ki işler böyle yürüyormuş..

Birisi cezaevine girince, milyarlarca dolar ödenerek çıkarılıyormuş.

Yoksa, durup dururken, Trump niye böyle bir cümle kuruyor ki?

Niye Rahip Brunson’un cezaevine girmesi sonrasında ‘milyarlarca dolar ödemediği’ni belirterek kendisini övüyor ki?

Yine de benim esas dikkat çekeceğim husus, yerli hainlerle işbirliği yapan Trump’ın, kendisine müthiş bir propaganda aracı bulduğunu ve bu noktada da hiçbir yalandan kaçınmadığını gösteriyor..

Ne diyor Trump?

“35 yıl hapse mahkum oldu..”

Sözcü de bunu aynen alıp, kullanıyor..


“Dur arkadaş, sen ne saçmalıyorsun. Ne 35 yılı? Adamın aldığı ceza 35 yıl değildi. Bu adam hakkında verilen değil, istenilen ceza 35 yıldı” demiyor..

“Trump söylemiş, buradan bizim cumhurbaşkanımıza saldırabilirim, haydi saldıralım” diyorlar..

Saldırıyorlar..

Peki ne ceza almıştı, Rahip Brunson?

“3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası” almıştı..

Biliyorum, makineli tüfek gibi, bu hatırlatmama da hemen saldıracaklar:

“35 yıl hapis istenen kişi, nasıl olur da 3 yıl ceza ile kurtulur.”

“Türkiye’de istenilen cezalarla, verilen cezaları karşılaştırın, sadece bu olayda değil, bütün dosyaların ortalamasında benzer oranları görmezseniz, o zaman konuşun” diyor ve bu itirazı geçiyorum.

Sözcü’nün ağzının suyu akarak haberleştirdiği Trump’ın sözleri arasında, başka ne yalanlar var?

Buyrun Sözcü’nün de yalana ortak olarak aktardığı haberin içinden alıntılayayım:

“Sadece serbest bırakılmasını istedim. Ertesi gün Rahip Brunson oval ofise geldi.”

Peki öyle mi oldu?

Sözcü’nün utanmaz muhabirlerine soralım..

Yüzlerce defa aynı yalanı tekrarlayan editörlerine soralım.

Öyle mi oldu?

Brunson tutuklandı. Trump telefon etti. Ertesi günü Brunson serbest kaldı ve Oval Ofis’e mi gitti?

Süreci vereyim..

Tarihe not düşülsün.

Yalancılar ifşa olsun..

ABD başkanlarına yağdanlık yapanlar rezil olsun..

Rahip Brunson, 2016 Ekim ayında, sınır dışı edilmek üzere gözaltına alındı. 2016 yılı Aralık ayında ise tutuklandı.

Şimdi bekliyorsunuz ki.. Trump istedi ve Brunson ertesi günü Oval Ofis’te olduğuna göre..

Aralık ayı sonunda. Bilemediniz 1 Ocak 2017’de Brunson serbest kalmış olsun..

Kalmış mı? Kalmamış..

Şubat 2017? Yok, henüz tahliye yok..

Birileri şimdi hemen arama motorlarına sarılıyor..

“Trump o zaman başkan mıydı? Başkan olmadığı dönemde nasıl serbest kalmasını isteyebilir ki? Ali bey olayı çarpıtıyor. Trump başkan olur olmaz istedi ve tahliye odu” diye beni mahcup edecek cevabı vermeyi büyük bir arzu ile dillendirmek için hazırlık yapıyorlar..

Yorulmayın arkadaşlar..

Trump 2016 Kasım ayındaki seçimlerde başkan seçildi. Ve 20 Ocak 2017’de resmen göreve başladı.

Trump göreve başladığında, Rahip Brunson 1 aydır tutuklu idi.

Peki resmi görev başlayınca, Trump Türkiye’yi aradı, Brunson serbest mi kaldı?

Hayır..


2017 yılının kışı bitti Trump başkan koltuğunda, ama Brunson da cezaevinde. İlkbahar geldi, ilkbahar bitti, yaz mevsimi geldi. Yaz mevsimi bitti, sonbahar geldi, sonbahar bitti..

“Hah işte şimdi tahliye oldu” diyecekler..

Acele etmeyin arkadaşlar. 2018 yılı geldi..

Brunson hâlâ cezaevinde..

Hani “telefon ettim, ertesi günü Brunson Oval Ofis’e geldi” hikayesi, hani nerede.

2018 Mart ayında iddianame yazıldı. Duruşmalar başladı..

Hatta bu arada, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “Ver papazı, al papazı” çıkışları konuşuldu.

“Fetullah Gülen ile Brunson’ı takas edelim” teklifi tartışıldı..

Yok öyle, “Telefoın ettim, çıktı, geldi”

Temmuz ayındaki duruşmada, cezaevindeki hapisliği, ev hapsine çevrildi..

Ve en nihayetinde 12 Ekim 2018’de 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ceza verildi, hapiste yattığı süre dikkate alınarak, tahliye oldu..

Kimse, “35 yılla yargılanırken, onda biri oranında cezaya niye inildi” demesin..

Bana, ABD vatandaşı papazlardan bir tanesine, eski yıllarda bir ay hapis cezası verildiği dönemi göstersinler, “AK Parti döneminde az ceza verilmiş” diyeyim..

Diğeri iktidarlar döneminde, papazlar gözaltına bile alınamıyor iken, Brunson bir de 2 yıl hapis yattığı halde, Erdoğan’a saldıracaksanız, bu numara tutmaz beyler. Benden söylemesi.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23