Kapı erken açılmadı, salon daha büyük olsun.. Bu mu itirazınız?
Kapı erken açılmadı, salon daha büyük olsun.. Bu mu itirazınız?
ALİ KARAHASANOĞLU
Terörsüz Türkiye için adım atılırken..
Türk siyasetinde ciddi bir iddiası olmayan bir partiden gelen itirazlar var..
Önce, “İmralı gördü, biz görmedik” dediler.
Oysa yaptıkları algı operasyonu idi..
Kanun teklifini, İmralı görse ne yazar, görmese ne yazar?
Kanunu çıkaracak olan, TBMM..
Bunun için de, dün komisyonda görüşmelere başlandı.
“İmralı bu kanun teklifini görmüştür, onay vermiştir, yürürlüğe girmiştir” denildi de, bizim haberimiz mi yok?
İşte kanun teklifi için görüşmeler başladı.
Görüşmeleri kim yapıyor?
Anayasa’da yetkili gösterilen milletvekilleri..
Bahsini ettiğimiz o “siyasette iddiası olmayan” parti, “Özür dileriz.. Biz, İmralı’nın kararı ile, kanun yürürlüğe girecek sanmıştık. Oysa öyle bir şey yokmuş” dediler mi?
Hayır..
Daha vahimi.
Milletvekillerine ait olan yetki, şimdi dışardan birileri ile ortak kullanmaya çalışıyorlar.
Özellikle İYİ Partilileri kastediyorum..
Komisyon görüşmeleri öncesinde, kapının erken açılmamasına itiraz ile kılçıklığa başlamışlar..
İstemişler ki, toplantı saati öncesinde salonun kapıları açılsın..
İstedikleri olmayınca, İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş ile İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı tepki göstermişler..
İnsan haliyle merak ediyor, “toplantı salonunun erken açılmasını istemek de nedir? Kanun teklifinin içeriği ile ne ilgisi vardır?”
Şunu söyleseler, anlarım..
“Biz salona normal kapıdan girmek üzere beklerken, arka kapıdan teröristbaşı Abdullah Öcalan, ayrıcalıklı olarak salona girip, yer kaptı.”
Var mı böyle bir şey?
Yok..
Ne salonda Abdullah Öcalan var..
Ne de, Abdullah Öcalan’ın heykelini dikme sözü veren Selahattin Demirtaş var..
Oysa dün salon kapısının erkenden açılmamasına itiraz eden Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun partisinin genel başkanı, 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde cuhurbaşkanı yardımcısı olabilmek için, Selahattin Demirtaş’a kahvaltı hazırlamaya kalkışmıştı..
Hayrola Selçuk bey?
Seçime girerken kanka olduğunuz isimlerle, niye bozuştunuz?
Seçimde belediyelerde HDP ile ittifak yapmamış mıydınız?
CHP’yi birlikte desteklememiş miydiniz?
Ne oldu, şimdi PKK silah bırakma kararı alınca ittifak ortağınıza düşman mı oldunuz..
Teröristbaşı Apo’nun heykelini dikme sözü veren Selahattin Demirtaş’a destek çıkan İYİ Parti Genel Başkanı sadece Meral Akşener değil.
Yeni Genel Başkanları Müsavat Dervişoğlu da, “Selahattin Demirtaş’ın eylemlerine ve söylemlerine katılmıyorum ama bir insanın hürriyetini sınırlamak ya da onu hürriyetine kavuşturmak işleminin ya da işlevinin siyasilerde değil, hukukta ve adalette tecelli etmesinin doğru olacağı kanaatini taşıyorum.” diyerek, terörist destekçisinin serbest kalmasını istiyordu..
Hem de, seçim ittifakının da ötesine geçerek, ufukta seçim yok iken, bunu söylüyordu..
Şimdi ise sözü şu: “Cesedimizi çiğnersiniz.”
Ben de hodri meydan diyorum Müsavat’a..
“PKK silah bırakmadan, Selahattin Demirtaş’ın tahliyesini isteyenler, ancak cesedimizi çiğneyerek bunu sağlayabilirler.”
Ne oldu, Selçuk Türkoğlu..
Ne oldu Ayyüce Türkeş. ne oldu Selan Taşçı?
Genel başkanlarınızın, teröristbaşının heykelini dikme sözü veren adamlara desteği ortaya konulunca, moraliniz mi bozuldu?
Durun, bu daha sizin iyi günleriniz..
Nasıl bir kirli siyaset izlediğinizi gören bu millet, seçimde size öyle bir tokat vuracak ki, “Cesedimizi çiğneseydiniz daha iyiydi” diyeceksiniz.
Terörsüz Türkiye için atılacak adımları gösteren kanunun komisyon görüşmelerinin yapılacağı salonun kapıları birkaç dakika önce açılsın diye yapılan İYİ Parti protestosu, salonun büyüklüğüne itiraz ile devam ettirilmiş..
Sorsak, “Komisyon üyesi milletvekilleri salona sığmamışlar mı? Salondaki sandalye sayısı, üye milletvekili sayısından az mıydı?”
Verecekleri cevabı tahmin edebilirsiniz: “Yok biz onu söylemiyoruz. Tabii ki üyelerin her biri için koltuk var. Ama üye olmayan milletvekilleri, görüşmeleri izlemek isteyen gazeteciler, Selahattin Demirtaş cezaevinden çıksaydı, Meral Akşener’in vereceği kahvaltıya katılacak İP’li milletvekillerine yer kalmamış. Bizim itirazımız buna” diyeceklerdir..
İyi de, İYİ Parti’nin acar vekilleri, kapının erken açılmaması ile başladınız, salonun çok daha büyük olması için devam ediyorsunuz..
Daha büyük salon olunca, ne yapacaksınız, provokasyona mı soyunacaksınız?
Salon nizami olunca, bunu yapamayacağınızı mı düşünüyorsunuz?
Kimler gelecek o salona?
Üye milletvekilleri zaten orda. Diğer milletvekilleri de olsun, onların danışmanları da olsun, sonra her bir vekilin emmisi, dayısı, ninesi, ebesi, dedesi tüm ceddi de olsun, bunu mu istiyorsunuz?
DEM’liler de, “Abdullah Öcalan da olsun” derlerse, ne cevap vereceksiniz?
Hatırlatayım, DEM demek, 2023 ve 2024 seçimlerinde sizin ittifak yaptığınız parti” demektir..
Komisyon toplantılarını, kanundaki zorunlu katılımcıların dışındaki isimleri de katarak yapmaya başlarsanız..
Provokasyonların da biri bitmeden, diğeri başlayacaktır..
Biz kanun teklifini değil, İP’li vekillerin ebelerinin, dedelerinin, ninelerinin yaptığı provokasyonla uğraşmak zorunda kalacağız..
İYİ Partililere soralım, “Sizin kapıların erken açılmaması ve salonun büyüklüğü dışında, kanun teklifinin içeriğine bir diyeceğiniz yok mu?”
Samimi olarak soruyorum, salon kapısından, salonun büyüklüğüne kadar her konuda itiraz ettiğiniz toplantının ana konusu kanun hakkında bir görüşünüz yok mu?
“Ne diyorsunuz, kanun teklifinin maddelerinde yanlış olanlar nelerdir” bunu bize anlatır mısınız?
İYİ Partilileri yalnız bırakmamak için, CHP listesinden seçilip, sonra (ne demekse) Yeni Yol Grubu’na geçen eski AK Partili İdris Şahin de, “Aynı tarih ve saatte komisyona gündem dayattınız. Bir kanun görüşmesi yapılırken, siz komisyona iş yükü yaptınız.” eleştirisi getirmiş..
Dayatılan gündem nedir, iş yükü nedir bilmiyorum.
Ama İdris bey, “Bu angaryaya girer” diyorsa..
Bu millet, 2,3 trilyon dolara mal olan terörü tasfiye etmek için, İdris beyin isteyeceği fazla çalışma mesaisini de ödemeye hazırdır..
Dert bu ise, karşılığı hazır.
Ama bence dert çok daha büyük..
Dert; 50 yıllık terör belasının tasfiye edilecek olması.
İstismarın, silah üzerinden oy toplamanın son bulacak olması..
Onun içindir ki, İYİ Parti kapıdan başlıyor, salon büyüklüğünden çıkıyor.. Kanun teklifi içeriğine hiç girmiyor..
CHP’li vekiller bile, “bir an önce kanun geçsin” diyerek, görüşmeleri baltalamamaya çalışırken, bir bakıyoruz CHP listesinden seçilen AK Parti eskileri, kafayı çıkarıp, kıldan tüyden gerekçelerle, kanunu geciktirmenin yollarını arıyorlar..
Son söz, İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, birlikte seçime girdikleri DEM’lilere hitaben demiş ki; “Cumhurbaşkanına, Bahçeli’ye, sivil toplum örgütlerine, kurum ve kuruluşlara teşekkür etmişken; sanıyorum İmralı’daki terör hükümlüsü Abdullah Öcalan’a reçetesi ve yöntemi açısından teşekkürü eksik bıraktınız.”
Kandan beslenen söylemi görüyor musunuz?
Maddelere, somut bir itiraz yok.
Ama “PKK’nın silah bırakması”na itiraz, gırla..