Havama, suyuma dokunma.. Ben varım, siz de var mısınız?
Havama, suyuma dokunma.. Ben varım, siz de var mısınız?
ALİ KARAHASANOĞLU
Maden işçisine alacağını tahsil etmesi için, diğer işçilere göre ayrıcalık tanıyalım.. Onlar gösteri yaptıklarında, manşetten verelim..
Alacaklarını, diğer işçiler gibi dava açarak değil, gösteri yaparak, kolay yoldan alsınlar..
Almasınlar demiyorum. Alsınlar..
Ama aynı gün, lütfen, ama lütfen..
“Maden talanı” diye manşetler de atılmasın..
“Maden ruhsat sayısı binlerle ifade ediliyor, ormanlarımız talan ediliyor” da denilmesin..
Yoksa, Ankara’da gösteri yapmaları için kışkırtılan maden işçileri de, o talanın, o sömürünün bir aparatı mı?
Bunu mu söylüyorsunuz?
Talan dediğiniz, sömürü dediğiniz operasyonlardan para kazanan işçiye elinizi uzatıyorsunuz.
Ama devlet o madenden para kazanmak istediğinde, itiraz ediyorsunuz.
Nasıl olacak bu?
Madenlerin hepsini kapatalım mı?
Var mısınız?
Ama ilah kabul ettiğiniz Atatürk’ün madenlerle ilgili sözleri için de, “Bunlar saçma sapan sözler” diyerek eleştiren çıkarsa, saldırmayacaksınız..
Bir yandan maden aramalarına itiraz ediyorlar.
Bir yandan maden işçilerini kutsal insanlar (Yerin altında çalışanlar için, gerçekten cesaret isteyen bir iş tanımlaması yapılabilinir. Ama maden aramasına karşı çıkıp, maden işçisine övgü, çelişkidir.) gibi takdim ediyorlar..
Her şeyi istismar eden sol kafa, “Akbelen Ormanlarına sahip çıktığı için tutuklandı” diye tanıttığı Esra Işık’ın, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” afişi ile birlikte fotoğrafını yayınlıyor..
Hodri meydan diyelim..
Esra Işık da dahil olmak üzere, solculara çağrıda bulunalım:
“Havamıza, suyumuza, toprağımıza kimse dokunmasın, biz de varız. Siz de var mısınız?”
Var mısınız beyler..
Villaların en güzelinde siz otururken..
“Toprağa dokunma” diye bir slogan yok..
Sahil şeritlerini işgal ederken, “Doğaya dokunma” diye bir slogan yok..
Ki, İstanbul’dan örnek vereyim.
Son mahalli seçimlerde emeklilerin küsmesi ve sandığa gitmemesi sebebi ile, başka ilçelerde de sol kafa seçim kazandı ama.
İstanbul’da çok uzun yıllardır, Kadıköy’ü hep CHP kazanır. Bakırköy’ü hep CHP kazanır. Büyükçekmece’yi hep CHP kazanır.. Avcılar’ı CHP kazanır..
Nerede sahil varsa, deniz kıyısı varsa..
Ege’ye inin..
Ege sahillerinin tamamını, İzmir başta olmak üzere CHP kazanır..
Sahilleri yağmalayanlar CHP’li olmalı ki, seçimlerde de CHP kazanıyor..
Ama..
Hem sahilleri işgal ediyorlar..
Onların tanımlaması ile doğayı katlediyorlar..
Hem de “Doğaya dokunma” diyorlar..
Muhteremler, nehirde akan su üzerinden elektrik üretimine karşılar.
Rüzgar enerjisine karşılar.
Güneş enerjisine karşılar..
Ama adam başına tüketilen elektrik hesabı yapsanız. Tuvaletine bile klima yerleştirenler de onlar..
O tuvaletlerinize varıncaya kadar koyduğunuz klimaların elektriğini nereden temin edeceğiz, solcu kardeşler?
Esra Işık’a soralım..
“Dokunmayın toprağıma” diyor da..
“Dokunmayın havama” diyor da..
Köyüne yol istemiyor mu?
Köye yol yapılırken, arabanın girebileceği nitelikte yol isterken, “Toprağıma dokunma” demiyor..
CHP’li vekiller, Ege sahillerinde villalar edinirken.. Ekrem İmamoğlu villalar edinirken.. “Toprağıma dokunma” denilmiyor..
Ali Mahir Başarır, hem de Antalya’da, teleferik kazasında bir vatandaşımız, CHP’li başkanın kusuru sebebi ile öldüğünde, onlarca vatandaşımız da mahsur iken.. Yatta eğlenip, pisliklerini de denize atarken, “Doğama dokunma” diyen yok..
Ekrem İmamoğlu, Sarıyer sırtlarında, hem de rüşvet olarak iki villaya çökerken “toprağıma dokunma” yok..
Ama yerin altındaki milletin zenginliği olan maden çıkartılmak istendiğinde..
“Oralar bizim. Oraların yanı da bizim. Yanının yanı da bizim. Akbelen de bizim. Yanındaki bölge de bizim. Köyler de bizim. Ovalar da bizim. Dağlar da bizim..” diyerek itiraz ediyorlar.
Devletin, maden çıkarma konusunda bile karar almaya yetkisi yok ise..
O zaman yaşadığınız alanda konfor istemeyin.
Yolunuzu, elektriğinizi, suyunuzu devletin getirmesini istemeyin..
Var mısınız?
Tabii ki kimse doğayı istismar etmesin, çevreyi kirletmesin, üç kuruşluk fayda için 100 kuruşluk zarara sebebiyet vermesin..
Ama lütfen bakar mısınız, “hangi şartlar altında olursa olsun, biz buraya dokundurtmayız” söylemi, iyi niyetli bir söylem olabilir mi?
Zihniyet, öyle kirli bir zihniyet ki..
Yol yapılırken, “Oh oh.. Bizim villalara geniş yollar yapılıyor” diye ellerini ovuşturuyorlar..
Yüzbinlerce insanın yaşadığı şehirlerin bile altyapıları dört dörtlük yapılamamış iken..
İn cin top oynadığı alanlarda, halkın yoğun yaşadığı yerlerden uzak bölgelerde, her birinde sadece bir ailenin kaldığı villaların önüne kadar giden yollardan bahsediyorum.
Ege sahillerindeki denize nazır noktalara yapılan yollar..
“Oooh, kebap” diye o devlet hizmetini talep eden, geldiğinde sevinen oligarşik yapı, aynı devletin o hizmetleri herkese yapabilmesi için enerji bağımsızlığında en küçük bir adımı atılmasına, “Havama dokunma, toprağıma dokunma” diye itiraz ediyorlar..
Veli Ağbaba, “2024’teyiz, 13 Nisan, Göcek Merdivenli Koy.” derken..
Hemen 150 km ya var ya yok, Akbelen Ormanlarından niye seslenmedi Esra Işık:
“Teleferikte insanlar yardım beklerken, siz nasıl oluyor da, burda yatta viski içiyorsunuz? Denizimizi kirletmeyin. Denizimize dokunmayın.”
Zihniyet öyle bir zihniyet ki..
Yalanın bini bir para..
Yatlarda gezerler, viski içerler, videoları çıkınca, “Devlet bizi takip ediyor” diye, bir de devleti suçlarlar..
Oysa, milletvekillerine tahsis edilen çakarlı araç hakkını, avanta karşılığı verdiği adam, yatta borcunu öderken o videoyu çekmiş.
Büyük ihtimalle çakarlı araç deşifre olduğu için, altından alınmak zorunda kalınmış.
“Yenisini vermezsen, ben de senin videonu, böyle açık ederim” diyerek, çakarlı aracın verildiği adam videoyu piyasaya sunuyor.
Ama adamlar, “Devlet bizi takip ediyor. Bizi kayda alıyor. Bizi ifşa ediyor” diye, yine devlete hakaret ediyorlar..
Yanlış bir şey yapmadı iseniz, devletin sizi takip etmesinden de şikayetçi olmamanız gerekir ama.
Bunları takip edecek devlet nerde?
Bunların yedikleri haltları deşifre edecek devlet nerede?
Devlet bunları takip edemediği için de, yalanlar eşliğinde, algı üzerine algı yapıyorlar.
Suçüstü olduklarında bile, üste çıkmayı başarabiliyorlar..