• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

2018’de Akşener, 2022’de Kılıçdaroğlu! Aynısının tıpkısı, utanmazca iftira!

21 Mayıs 2022
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Aklı estikçe “Bana belgeler geldi” diyerek sahneye çıkan ve iftiralarını hiçbir ahlak kaidesine bağlı kalmaksızın ortalığa saçan Kemal Kılıçdaroğlu..

Daha önce, “Göreceksiniz, Tayyip Erdoğan kaçmak zorunda kalacak..” iftirasını, FETÖ’nün televizyon kanalı olan STV’de ortaya atan ve bu iftirasının arkasında, kendisine resmi görevlilerin verdiği özel belgeler varmış havası estiren Kılıçdaroğlu..

“Telefonlarım dinleniyor. Somut belgesi, Atatürk Havalimanı ile ilgili yeşil alan projemize AK Parti’nin sahip çıkması” diyen ama kendisinden 5 yıl önce zaten Tayyip Erdoğan’ın, projede o alanın yeşillendirileceğini açıkladığı ortaya çıkan Kemal Kılıçdaroğlu..

2 milyon üniversite adayının tam da imtihana girdiği gün, “Bizim çocuklar o okullara girebilmek için bütün gençliklerini heba ediyorlar” diyerek, Katarlıların tıp fakültelerine sınavsız gireceğini iddia eden Kemal Kılıçdaroğlu..

Şimdi de SADAT’ın siyasi suikastlar düzenleyeceğini iddia ediyor..

Yetinmiyor, sandık başında SADAT’ın kaos çıkaracağı iftirasını ortaya atıyor..

Soruluyor, “Somut belge?”

O konuya girmiyor..

Tekrar merak edilip, “Delil?” deniliyor..

Yine cevap yok..

Ama, Türkiye’nin çok önemli bir tartışma konusu daha oluyor..

Televizyonlar sabahtan akşama kadar..

İnternet siteleri ana manşetten küçük haberlere kadar..

Gazeteler, birinci sayfalarından son sayfalarına kadar..

“SADAT’ın ne kadar tehlikeli bir örgüt olduğu”ndan başlayıp..

Bin yalan eşliğinde, bin bir uçuk iddiayı ciddi ciddi tartışmaya açıyorlar..

Kılıçdaroğlu’nun dürüst takılan şakşakçıları da..

Sorumluluğu kendi üstlerine almaksızın..

“Kemal Bey, mutlaka elinde çok ciddi bir belge olmalı ki, böyle önemli bir açıklama yaptı” diyerek..

Konuyu daha gizemli bir hale getiriyorlar..

O zaman açalım, şu SADAT üzerinden atılan iftiralar dosyasını..

Kılıçdaroğlu gerçekten kendisine ulaştırılan bir belge sonrasında mı, bu açıklamayı yaptı?

Yoksa; her zamanki gibi, kof çıkacak bir uçuk iddia ile, gündemi meşgul etmeye mi kalkıştı?

Ne diyor, Kemal Bey?

“Önünde bulunduğumuz SADAT paramiliter bir kuruluştur... Burası terörist yetiştiren bir kurumdur!”

HDP’nin önüne gidip, bu ülkede 50 bin insanı öldüren terör örgütü için “Halk hareketidir” diyen parti için bir iki laf etmek zor..

O zaman ne yapsın Kemal Bey..

HDP önünde yapamadığını, SADAT önünde yapsın..

İyi de..

Bu attığı iftira, ilk defa dillendirilen bir şey değil ki..

Yıllar önce, aynı iftira atılmıştı..

Atanlar mahkemeye verilmiş, mahkum olmuşlardı..

Olsun, adamlarda utanma yok ki..

Memlekette hukuk yok ki..

İftira atanlar için, caydırıcı cezalar yok ki..

İşkembeden sallama atıyorlar..

Mahkemeye verildiklerinde, “Ben duyduğumu söyledim” diyerek, kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar..

Nitekim, ceza davalarından kurtarıyorlar..

Tazminat davalarında da, 5 bin-10 bin TL’lik tazminatlarla, “Bize getirisi, giden 10 bin TL’den daha değerli” diyerek, tekrar tekrar aynı yalanları söylüyorlar..

Onların yaptıkları gibi, ben de işkembeden atmıyorum..

Tarih 2 Ocak 2018..

Yani cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinden 6 ay öncesi..

İyi Parti Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı olacak Meral Akşener konuşuyor:

“Örneğin Tokat ve Konya’da silahlı eğitim kampları bulunduğunu duyuyoruz, bu iddialar söyleniyor. Araştırılsın ve bize bilgi verilsin. Bunların seçim döneminde rol alacakları, istenmeyen bir sonuç çıkması halinde karışıklık yaratacakları yolunda yoğun söylentiler var. Bunlardan birisi de SADAT diye bir yapı. Bu malum yapılar insanları çatışmaların içerisine sürükleyecekler. Şimdiden uyarıyorum ve önlem alınmasını istiyorum.”

Kemal Kılıçdaroğlu’nnu iki gün önceki söylemine ne kadar çok benziyor değil mi?

“Bire bir aynı” deseniz, yanlış olmaz.

Akşener’in 2018 seçimleri için attığı iftirayı..

“Sandıkta işler karışacak” diye attığı iftirayı..

2022 yılında, Kemal Bey, 2023 cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimi için söylüyor..

Hemen hemen aynısının tıpkısı..

Peki bu yalanı utanmadan söyleyen Meral Akşener’in sözleri test edildi mi? Edildi..

2018 seçimlerinde, Cumhurbaşkanı seçilen Tayyip Erdoğan’ın beşte biri oyu ancak aldı..

Ertesi günü partisinin genel başkanlığından istifa kararını açıkladı..

Utandı mı? Utanmadı..
Diyebilirsiniz ki..

“Canım SADAT’ın böyle bir çalışması var mı yok mu, niye araştırılmıyor ki..”

Araştırılmış..

O utanmaz siyasetçi Meral Akşener’e sorulmuş..

“Duyumunuzun kaynağını, elinizde var ise belgeleri verin, bu konuyu araştırıp, suç var ise, cezai takibatını yapalım.”

Ne demiş, bir hukuk devletinde yaşıyor olsak, değil parti genel başkanlığı yapmak sokağa bile çıkamaması gereken müfteri Akşener:

“Ben devlet görevi yaptığım için. Tanıdığım bürokratlar bana fotoğraflar gösterdiler. Onu verirsem, kaynak belli olur!”

Peki utanmaz kadın..

Bir gerçeğin ortaya çıkması mı önemli?

Yoksa kaynağının ortaya çıkması mı?

Eğer iddianız gerçek ise, o ispatlandığında, fotoğrafı veren bürokrata kim ne yapabilir ki, korkuyorsunuz?

Aslında korkan kimse yok..

Ortada fotoğraf da yok..

Koca koca yalancılar, iftira atmakdan çekinmeyen utanmazlar var..

Bir de.. İşini yapmayan savcılar..

Ne demekmiş, “Fotoğrafı verirsem, kaynak belli olur.”

Suç delilini gizlemek kimsenin hakkı değildir..

Varsa iddia ettiğiniz kamp.. Varsa elinizde fotoğraf.. Onu vereceksiniz..

Kaldı ki..

Bunlar öyle yalancı, öyle sahtekar ki..

Savcılarımız öyle isteksiz ki..

“Fotoğraf verme, Meral Hanım.. Bize tarif et.. O alana gidelim, önceden veya o gün, orda bir kamp kurulmuş mu, araştıralım” demesi gerekir iken..

Bu da söylenmiyor..

Tokat ve Konya il emniyet müdürlüklerine yazı yazılıp, genel anlamda illerinde böyle kamp olup olmadığı soruluyor. 

“Yok” cevabı gelince de..

“Kamp yokmuş. Dolayısı ile, isnat edilen suç hakkında delil bulunamamıştır. Dosyanın kapanmasına” deniliyor..

Bu kadar mı?

İftira atana hesap sormak yok mu?

Devletin savcısını, emniyetini meşgul eden sahtekarlardan bir hesap sormak yok mu?

Yok..

O zaman, 2022’de Kemal Kılıçdaroğlu çıkar sahneye.

Aynı iftirayı tekrar eder.. Aynı senaryo ile..

Biz de yırtınırız.. Bunlar ne kadar yalancı, ne kadar utanmaz diye..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kasım ışık

Sayın Yazar Yazdıklarınızdz haklı olabilirsiniz sonuçta müddei iddiasını ispatla yükümlüdür ama erdoğan'ın sadatla ilgim yok demesi doğru değil tanrıverdiy le bir sürü fotoğrafı var

Okur

Bütün yalanlar, bütün kışkırtmalar, bütün üstenci bakış sadece kemikleşmiş tabanı konsolide ediyor. Vatandaş görüyor göreceğini. Ama bir kesim var ki sadece ekmegine odaklanmış. Bu sebeple ekonomi gerçek belirleyici bu seçimde.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23