Sevmek Zamanı’ndan Neşeli Hayat’a
Sevmek Zamanı’ndan Neşeli Hayat’a
ALİ OSMAN AYDIN
90’lı yıllarda, yani dergilerin kültürel hayata egemen olduğu zamanlarda, yüzyılın 100 filmi listesinde hangi filmlerin yer aldığı görebilmek için dergilerin yeni sayılarının çıkmasını beklerdik.
İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte artık kısa zamanlı dev anketler yapılabiliyor. Sonuçlar için de sonraki ay derginin çıkmasını beklemiyorsunuz.
Geçenlerde yine böyle bir anketle karşılaştım. Bu kez 100 yılın en iyi 10 filmi seçkisi yapılmıştı.
Bu tip listelerde normal izleyicilerle, sinemayı daha yakından takip edenlerin değerlendirmeleri farklı olur. Sinemayı yakından takip edenlerin listelerinde Anayurt oteli gibi filmler yer bulabilirken, normal izleyiciler Neşeli Günler, Hababam Sınıfı gibi Ertem Eğilmez filmlerini ön plana çıkarırlar.
Fakat ne olursa olsun Yılmaz Güney’in Umut filmi bu tip listelerde hep başı çeken filmlerden biri olur. İzleyici bu konuda haksız sayılmaz. Umut çok rafine bir sinema örneği olarak Türk sinemasındaki dönüm noktalarından biridir.
Yılmaz Güney’in yer yer otobiyografik özellikler kattığı Umut benim de listemin başlıca filmlerinden biri olurdu. Güney’in şimdilerde ağır melodram olarak görülebilecek Baba filmi ya da Seyithan listeyi zorlayabilirdi tabii.
Böyle bir listeye Lütfi Ö. Akad’dan Düğün, Yaralı Kurt ya da Vesikalı Yarim değil ama Gelin’i muhakkak yazardım. Bana göre sade anlatımı, gerçekçi karakterleri, dönemin düşünce ve sosyolojisini bir roman gibi tasvir eden sahneleri ile Gelin şüphesiz listede olurdu.
Böyle bir liste yaparken Metin Erksan konusunda kafam karışırdı doğrusu… Yılanların Öcü, Suçlular
Aramızda, Acı Hayat, Kuyu son derece önemli filmler. Fakat Erksan’ın aykırı sanat anlayışını perdeye taşıyan, benim favori filmlerimden biri olan Sevmek Zamanı kesinlikle listenin en başındaki filmlerinden biri olurdu.
Atıf Yılmaz denince akla gelen ilk filmlerden Selvi Boylum Al Yazmalım’ı izleyici böyle bir listede görmek isterdi kesin. Ama bence Haşmet İbriktaroğlu karakteri ve buram buram nostalji kokan atmosferi ile unutulmazlar arasına giren Ahh Güzel İstanbul bu listeye daha çok yakışırdı.
Zeki Ökten’den bir seçki yapmak da zor olurdu. Kişisel favorim Çöpçüler Kralı olurdu. Ama Kapıcılar Kralı, Sürü, Bir Demet Menekşe gibi filmler de listeyi zorlarlardı.
Usta yönetmen Şerif Gören’den Yol’u listeye kesinlikle alırdım. Yavuz Turgul’dan Eşkıya değil Muhsin Bey muhakkak listede olurdu. Züğürt Ağa’nın başarısını Nesli Çölgeçen’ e mi yoksa Yavuz Turgul’a mı yazmak gerektiği konusunda kararsızlık yaşardım. Halit Refiğ ise bence Teyzem ile değil siyah beyaz klasiği Gurbet Kuşları ile listede olurdu.
Yeni dönemin usta yönetmenlerinden Semih Kaplanoğlu Bal ile liste girerdi. Zeki Demirkubuz’dan Masumiyet değil de Kader listede olurdu.
Nuri Bilge Ceylan filmografisinin bence en güzel eseri Bir Zamanlar Anadolu’da filmidir. Filmin en iyi Ceylan filmi olmasında, Ercan Kesal’ın senaryoya katkısı büyük bence. Listede Bir Zamanlar Anadolu’da kesinlikle olurdu.
Erden Kıral’ın Hakkari’de Bir Mevsim veya Bereketli Topraklar Üzerine filmlerini listeye alacağımı zannetmiyorum. İki filmin de beğendiğim yönleri olmakla birlikte politik duruşlarını bir kenara bırakırsak bu listeye girecek kadar iyi olduklarını düşünmüyorum.
Böyle bir listede Yılmaz Erdoğan’ın ne işi var demeyin. Bence Erdoğan son derece samimi ve finaliyle insanın içini ısıtan Frank Capra filmlerini andıran Neşeli Hayat filmi ile listeye girerdi. Çağan Irmak küçük ama güçlü filmi Babam ve Oğlum ile kuşkusuz listede yerini alırdı.
Derviş Zaim’in Tabutta Röveşata’sını da muhakkak listeme eklerdim.
Elbette kayda değer daha birçok film ve yönetmen var Türk sinemasında. Ertem Eğilmez’in, Kartal Tibet’in, Memduh Ün’ün kitleyi tam kalbinden yakalayan eserlerini de ayrıca ele almak ve anmak gerekir… Ben kendi tercihlerimle ilgili bir çırpıda akla gelen bazı filmleri saymış oldum.
Sizin listenizde hangi filmler var?