Sınav kaygısı yönetilebilir, öğrenmek mutluluk verir

10 Ocak 2019 Perşembe

Sinop Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği eğitim seminerlerine katıldım. Bir salon dolusu öğrenciye sınav kaygısını yenmeyi ve stresi şansa çevirmeyi anlatacaktım. Öğrencilerin bir kısmı salonda yerlerini almış bir kısmı da yeni yeni geliyordu. Ön taraftaki öğrencilerle sohbete başladık. 

Son sınıf öğrencisi 4-5 kız kaygılarını anlatmaya başladılar:

“İki de bir sınav sistemi değişiyor. Bizi denek yerine koyuyorlar. Daha önce bilgi ezberlemeye dayalı sorular soruluyordu, şimdi anlama-yorumlama-bilgiyi kullanma odaklı sorular çıkmaya başladı. Öğrendiğimiz bilgiler bir şeye yaramayacak…”

Gençleri dinledikten sonra şöyle dedim:

Beyin öğrenme programlıdır. Göz görme, kulak duyma, ayak yürüme programlı. Beyin öğrenerek gelişir. Faydalı bilgiler beyin vitaminidir, beyni besler.

Allah beyni yaratmış, kitap göndermiş, seni yaratan Rabbinin adıyla oku, buyurmuş.

Yeni bir şey öğrendiğiniz, yeni bir şey düşündüğünüz, yeni bir hayal kurduğunuz veya proje geliştirdiğiniz hatta bir iyilik yaptığınız beyin mutluluktan dört köşe olur, keyfinden uçar. Dopamin, endofrin, serotinin denilen ve mutluluk veren sıvılar salgılar; sizi mutlu eder.

Yeni şeyler öğrenmemek beyin için ıstıraptır. Başarısızlık hâlinde beyin dopamin sistemini durdururuz. Sistem çalışmadığı zaman insanın canı sıkılır. Can sıkıntısıyla yaşanmaz, insan can sıkıntısını unutmak için eğlenceye yönelir; sigara, alkol, uyuşturucu bağımlılığı, gereksiz internet programları, sosyal medyada kaybolma, obeziteye yol açan çok yeme, çok uyuma ve saatlerce televizyon seyretme hastalıkları böyle başlar.

Can sıkıntısını gidermek ve kötü alışkanlıklar edinmemek için beynimize faydalı bilgiler göndermeli, kendimizi faydalı şeyler öğrenerek meşgul etmeliyiz.

İmam-ı Şafi der ki:

Kendini Hak ile meşgul et yoksa batıl seni istila eder.”

Hz. Ali (ra) faydalı meşguliyetin önemini şöyle ifade eder:

“İşi olan insan kötülük düşünmeye fırsat bulamaz. Olmayan kimse kendini kötülük düşünmekten alıkoyamaz.”

Amerikalı Prof. Booker Washington, zenci çocuklarının kötü alışkanlıklara bulaşmalarını önlemek ve meslek edinmelerini sağlamak için yatılı bir okul açar. Öğrencilere marangozluk, tuğla yapımı, tavukçuluk, hayvancılık gibi meslekler öğretir. Öğrencinin 24 saatini programlar. 

Şu önemli tespiti yapar: 

“Boş kalan öğrenci yaramazlıklar yapar.”

ÖĞRENMEK BEYNİ BESLEMEK VE 

YETENEKLERİMİZİ GELİŞTİRMEKTİR

Bilgiye önem vermeli. Faydalı bilgiler öğrenerek beyin hücrelerimizi aktif hâle getirmeliyiz.

Kullanılan organ güçlenir.

Seminerlerde sordum:

“Sağ kolunuz mu güçlü, sol mu?”

Çoğunlukla sağ kol cevabını verdi, bazıları da sol kolunun güçlü olduğunu söyledi.

“Hangisini daha çok kullanıyorsanız o kolunuz daha güçlüdür” dedim. 

Herkes gülümsedi.

Beyin ve hafıza kaslar, kol ve bacak kaslarına benzer. Spor yapan insanın vücut kasları güçlenir, yapmayanın da zayıflar.

Beynini kullananın öğrenme kasları, bilgi ezberleyenin hafıza kasları güçlenir; kullanmayanın beyin ve hafıza kasları zayıflar. İleriki yaşlarda alzheimer, unutkanlık ve bunama gibi hastalıklar baş gösterir.  

Matematik, fizik, kimya, biyoloji, edebiyat, tarih, coğrafya, Kur’an, siyer, din kültürü… Dersler zihin kaslarımızı güçlendirir; şiir, vecize, hadis, ayet vb. ezberler hafıza kaslarımızı güçlendirir.

Beyinde hücre pınarları var, her gün yeni hücre doğar, yeni öğrenilen bilgileri bu hücreler yüklenir ve beyne yerleşir. Eğer yeni bir şey öğrenmez ve yeni doğan hücreleri kullanmazsak bu hücreler sabun köpüğü gibi kaybolup gider. Her gün yeni bir beyin faaliyeti yapmayan o gün doğan hücrelerin cenazesini kaldırır.

Peygamberimiz (sav), iki günü eşit olan zarardadır, buyurmuş.

Beyin ömür boyu öğrenir. Gözün hayat boyu gördüğü, kulağın işittiği, ayağın yürüdüğü gibi.

Öğrenmeyen beyin olmaz. Öğrenme metotları, öğrenme hızı, öğrenme biçimi farklı olanlar var. Prof. Howard Gardner farklı zekâ türleri olduğunu ortaya koydu. Her türlü zekâ geliştirilebilir, beyin beşikten mezara öğrenir.

Bu sebeple Sevgili Peygamberimiz (sav) şu tavsiyelerde bulunmuş:

“Beşikten mezara ilim öğreniniz.”

“İlim Çin’de de olsa gidip öğreniniz.”

Okumak, öğrenmek ve okudukları üzerine düşünmek beyin faaliyeti olmanın yanı sıra ibadettir ve sevaptır. 

“Bir saat tefekkür, bir sene ibadetten hayırlıdır” buyurur Hz. Muhammed (sav).

İslamiyet; okumayı, öğrenmeyi, düşünmeyi, iyi şeyler yapmayı emreder. Müslümanlar ilim, fen ve iyilik yapma konularında dünya ile yarışmalı. Para kazanmak, zengin olmak, güç elde etmek amacıyla bilim ve teknolojiye yönelen Batılıları, Çin, Japonya, Güney Kore gibi ülkeleri geçmeli. İlim öğrenmek ve iyilik yapmak hem sevap kazandırır hem de insanları üstün hâle getirir. 

Sınav sistemlerine gelince… PISA gibi uluslararası sınavlar gösterdi ki ezber bilgileri ölçen sınavlar yeterince verimli değil. Asıl olan bilgiyi nerede bulacağını öğrenmek ve kullanmak.

Ayrıca yapılan değişiklikler bütün öğrenciler için geçerli. Avantajlı veya dezavantajlı biri yok.

Neticede üniversite sınavları sıralama sınavı. Ne bildiğinizden çok kaçıncı olduğunuz önemli. Sıralamaya göre istediğiniz üniversitelere yerleşeceksiniz. 

Sınav kaygısı bilgisizlik veya tecrübesizlikten doğar. Sınavda çıkacak konuları çalışır, bol bol test çözüp hazırlanırsak sınavlar bizi hedeflerimize ulaştıran şans arabasına döner. Sınav kaygısı, çalışarak şansa çevrilebilir.

Öğrenciler seminerden memnun ayrıldılar. Konferans sonrası kitap imzalarken bir öğrenci şöyle dedi:

“Gereksiz bilgi yokmuş, öğrenmek mutluluk veriyormuş. Çalışmaya devam edeceğim.”

Beyin Vitamini: Sınav kaygısını yönetemeyenlere; Sınav Stresini Yenme ve Dehanı Keşfet, Zekânı ve Hafızanı Geliştir isimli kitaplarımı tavsiye ederim. (Hayat yayınları, iletişim: 0212 6131100) 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • AlperAlper5 ay önce
    Yediklerimiz,içtiklerimiz de beyinle alakalı,mesela asgari üçretle,4 kişilik bir aile bırak kira ödemeyi simit çay alabilir.Zaten asgari üçret de alamayan milyonlar var,demek ki simit ve çayla kalkınacağımızı sanan lar da var.
  • CemilCemil5 ay önce
    Yani sınav olmazsa hucrelerimiz olur mü. Sinav olmadıgında beynin ögrenmeye devam etmeyecegini yalnız sınav durumunda ogrenmenin olacağını soylemek ne kadar doğru. Sınav merkezli yuzeysel ogrenme ile derin ogrenme arasında ki farkı bilmek lazım.
  • AHMEDAHMED5 ay önce
    Kaleminize sağlık Hocam. Eğitim sistemimiz maalesef 50 yılda 30 defa değişikliğe uğradı.Bizim zamanımıza göre soru sistemlerini değiştirdiler ama insan beyniçalışma sistemi yıllardır aynı değil mi? Torunum ilkokul ikinci sınıfta.Test oldular geçenlerde. Soruları inceledim. İki tane soruda ben bile takıldım. "Cevap aşağıdakilerden hangisi OLAMAZ, hangisi ""Hangisi yapılmamalıdır"Torunum ve ben bunu yapılmalıdır diye okuduk. Matematiği süper bir öğrenci bu tür sorudan başarısız olursa geri zekalı mı oluyor şimdi. İnsan beyni olumlu yönde düşünmez mi daima? Çarşıya çıkıyorum:"Şunu , şunu, şunu ALMAYACAĞIM""gömlek alıp geleceğim" diye mi düşünürüz. Bilim adamları 8 türlü zeka olduğunu söylüyorlar.Bunu kim ortaya çıkaracak."Hangisi doğru diye sorulsa "ÖĞRETMENLER BAŞARIYI ÖLÇMEKTEN ACİZ Mİ KALIYORLAR?"
  • Kunta Kürde Kunta Kürde 5 ay önce
    Hocam yazdıklarınızdan bi anlamadım . Beyine ne lazım ? serotinin , endorfin, dopamin ? Bunlar eczane de var ki ' ! Alsak mi ? Hani vitamin sonuçta ! Beyine de lazım ' ! Ben bi koşu nöbetçi eczaneye gideyim ...

Günün Özeti