Okul merkezli eğitim
Merkezi sınavlar okulu ve öğretmenleri etkisiz; dershane ve kursları belirleyici hâle getiriyor. Her çocuk, aynı yetenek ve aynı kabiliyetlere sahip olmadığı gibi aynı kalitede eğitim almıyor. Urfa, Bitlis, Hakkari, İstanbul’un Bağcılar, Sultangazi, Arnavutköy ilçeleri ile Kadıköy, Beşiktaş; Bakırköy, Burdur, Kayseri, Aydın’da eğitimin niteliği ve kalitesi aynı değil.
Harran, Adilcevaz, Ahlat, Şemdinli gibi ilçelerde öğretmen bir veya iki sene kalıyor. Tecrübeli öğretmenler şehir merkezlerinde gidiyor.
Güroymak, Hizan, Adilcevaz, Harran gibi kimi yerlerde çocuğun ana dili Kürtçe ve Arapça. Bu öğrenci okulda önce dil, sonra bilgi öğreniyor. Merkezi sınavlar bu farklılıkları görmüyor. Herkesi aynı yeteneğe sahip ve aynı kalitede eğitim almış kabul eden merkezi sınavlar yanlış ve adaletsiz.
Ülkemizde yaklaşık öğrencinin % 40’ı akademik eğitim yapan Anadolu liselerine gidiyor ve sonra üniversite eğitim alıyor. Bu oran gelişmiş ülkelerde gittikçe artıyor. İsveç, Norveç gibi ülkelerde % 50’yi geçmiş durumda.
ANADOLU LİSELERİNE GİRİŞ
Anadolu liseleri okul notu ile öğrenci almalı.
Sekizinci sınıf öğrencisinin Anadolu lisesine gidip gidemeyeceğini sınıf öğretmenleri belirlemeli.
Not ortalaması 65 puanın üzerinde olan öğrenci Anadolu lisesinde okuyabilir.
Not ortalaması 55 puanın altında kalan öğrenci, meslek lisesine gitmeli.
56-64 puan arasındaki öğrencilerin durumunu sınıf öğretmenleri; öğrencinin üniversite okuyup okuyamayacağını göz önünde bulundurarak değerlendirmeli.
Sınıf öğretmenleri kararına veli itiraz edebilmeli. Böyle öğrenciler en yakın Anadolu lisesine geçici kayıt yaptırabilmeli ve 15 günlük dersten sonra sınav yapılmalı. Bu sınav belirleyici olmalıdır.
Açık Anadolu liseleri açılmalı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi gibi uzaktan eğitim veren yeni üniversiteler açılmalı, Anadolu liseleri ve üniversitelerde yer olmadığı için okuyamayan öğrencilere fırsat hazırlanmalı.
Merkezi sınavlara, Anadolu liseleri ve üniversitelerde kontenjan olmadığı için ihtiyaç duyuluyor.
ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ LİSE NOTLARI İLE
Lise notlarının ortalaması ile üniversiteye girilmeli.
Not ortalaması en yüksek öğrenci tıp, mühendislik vb. çok tercih edilen fakültelere girebilmeli.
Öğrencilerin tercihlerine göre öteki üniversiteler yerleştirme yapılmalı.
Not ortalaması ile Anadolu lisesi ve üniversiteye girildiği takdirde dershaneler belirleyici olmaktan çıkar. Belirleyici unsur okul olur.
DERSLER TECRÜBELİ ÖĞRETMENLERE ANLATTIRILIP MEB’İN SİTESİNİ KONMALI
Dersler tecrübeli ve donanımlı öğretmenlere anlattırılıp MEB’in internet sitesine konmalı. Öğrenci okulda anlayamadığı dersleri evde tekrar dinleyebilmeli.
Öğretmen hastalandığı, sevk aldığı zaman boş derslerde nöbetçi öğretmen, müdür yardımcısı, hatta sınıf başkanı MEB’in sitesinden o dersi açıp öğrencilere dinletebilmeli.
Buna rağmen öğrenci ihtiyaç duyarsa okullarda kurslar açılabilir, halk eğitim merkezleri kurs açabilir, etüt merkezleri veya dershaneler okullara yardımcı olabilirler.
Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen ihtiyacını tamamlamalı, 125 bin öğretmen açığı derhal kapatılmalı.
ÖĞRETMENLERİN PERFORMANSI ÖLÇÜLMELİ VERİMLİLİĞİ DÜŞÜK OLANLAR HİZMET İÇİ EĞİTİME TABİ TUTULMALI
Okul notları Anadolu liseleri ve üniversiteye girişte belirleyici olunca öğretmen önem kazanacaktır. Notu adaletli ve hakkaniyetli veremeyen hatta istismar edebilecek öğretmen çıkabilir. Olumsuzluklara meydan vermemek için performans kriterleri belirlenmeli ve öğretmenlerin verimliliği ölçülmeli.
Notunu adaletli ve hakkaniyetli vermeyen öğretmen hizmet içi kurslarda eğitilmeli.
İstenen performansı gösteremeyen ve bu sorumluğu taşımayan öğretmenler ayıklanmalı, başka memurluklara kaydırılmalıdır.
Sağlık Bakanlığı’nda olduğu gibi öğretmenler sözleşmeli yapılmalı ve performanslarına göre ücretlendirilmelidir.
DERSHANEYE İHTİYAÇ DUYULMAMALI
Sistem öğrencinin aldığı notlara göre düzenlenirse Fen liseleri, Anadolu öğretmen liseleri, sosyal bilimler liselerinde okuyan öğrencilerin dershaneye ihtiyacı kalmaz.
Anadolu liselerinde okuyan ve notları iyi olan öğrencilerin de ek ders alma ihtiyacı ortadan kalkar. Dershaneleri önemli hâle getiren, merkezi sınavlardır.
Merkezi sınavlar öğrencilerdeki farklı yetenekleri dikkate almıyor.
Spor, resim, müzik, hafızlık ve farklı sanatsal alanlardaki kabiliyetleri yok sayıyor.
Bir öğrenci Mimar Sinan gibi planlar, Pablo Picasso gibi resimler, Dede Efendi ve Itri gibi besteler yapsa; Hakan Şükür veya Arda gibi top oynasa; Mehmet Akif Ersoy gibi şiirler; Ömer Seyfettin gibi hikâyeler kaleme alsa merkezi sınavlarda sıfır çekebilir. Merkezi sınavlar; keşif, icat, buluş yetenekleri yok ediyor.
Alman eğitim sisteminde, öğretmen notu ile gymnasiumlara (Anadolu lisesi benzeri okullar) ve üniversitelere öğrenci yerleştirilir. Benzer bir sistemi uyguladığımız takdirde belirleyici unsur, dershaneler değil okul ve öğretmen olacaktır.
Sevgi ve muhabbetlerimi arz ederim.
Harran, Adilcevaz, Ahlat, Şemdinli gibi ilçelerde öğretmen bir veya iki sene kalıyor. Tecrübeli öğretmenler şehir merkezlerinde gidiyor.
Güroymak, Hizan, Adilcevaz, Harran gibi kimi yerlerde çocuğun ana dili Kürtçe ve Arapça. Bu öğrenci okulda önce dil, sonra bilgi öğreniyor. Merkezi sınavlar bu farklılıkları görmüyor. Herkesi aynı yeteneğe sahip ve aynı kalitede eğitim almış kabul eden merkezi sınavlar yanlış ve adaletsiz.
Ülkemizde yaklaşık öğrencinin % 40’ı akademik eğitim yapan Anadolu liselerine gidiyor ve sonra üniversite eğitim alıyor. Bu oran gelişmiş ülkelerde gittikçe artıyor. İsveç, Norveç gibi ülkelerde % 50’yi geçmiş durumda.
ANADOLU LİSELERİNE GİRİŞ
Anadolu liseleri okul notu ile öğrenci almalı.
Sekizinci sınıf öğrencisinin Anadolu lisesine gidip gidemeyeceğini sınıf öğretmenleri belirlemeli.
Not ortalaması 65 puanın üzerinde olan öğrenci Anadolu lisesinde okuyabilir.
Not ortalaması 55 puanın altında kalan öğrenci, meslek lisesine gitmeli.
56-64 puan arasındaki öğrencilerin durumunu sınıf öğretmenleri; öğrencinin üniversite okuyup okuyamayacağını göz önünde bulundurarak değerlendirmeli.
Sınıf öğretmenleri kararına veli itiraz edebilmeli. Böyle öğrenciler en yakın Anadolu lisesine geçici kayıt yaptırabilmeli ve 15 günlük dersten sonra sınav yapılmalı. Bu sınav belirleyici olmalıdır.
Açık Anadolu liseleri açılmalı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi gibi uzaktan eğitim veren yeni üniversiteler açılmalı, Anadolu liseleri ve üniversitelerde yer olmadığı için okuyamayan öğrencilere fırsat hazırlanmalı.
Merkezi sınavlara, Anadolu liseleri ve üniversitelerde kontenjan olmadığı için ihtiyaç duyuluyor.
ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ LİSE NOTLARI İLE
Lise notlarının ortalaması ile üniversiteye girilmeli.
Not ortalaması en yüksek öğrenci tıp, mühendislik vb. çok tercih edilen fakültelere girebilmeli.
Öğrencilerin tercihlerine göre öteki üniversiteler yerleştirme yapılmalı.
Not ortalaması ile Anadolu lisesi ve üniversiteye girildiği takdirde dershaneler belirleyici olmaktan çıkar. Belirleyici unsur okul olur.
DERSLER TECRÜBELİ ÖĞRETMENLERE ANLATTIRILIP MEB’İN SİTESİNİ KONMALI
Dersler tecrübeli ve donanımlı öğretmenlere anlattırılıp MEB’in internet sitesine konmalı. Öğrenci okulda anlayamadığı dersleri evde tekrar dinleyebilmeli.
Öğretmen hastalandığı, sevk aldığı zaman boş derslerde nöbetçi öğretmen, müdür yardımcısı, hatta sınıf başkanı MEB’in sitesinden o dersi açıp öğrencilere dinletebilmeli.
Buna rağmen öğrenci ihtiyaç duyarsa okullarda kurslar açılabilir, halk eğitim merkezleri kurs açabilir, etüt merkezleri veya dershaneler okullara yardımcı olabilirler.
Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen ihtiyacını tamamlamalı, 125 bin öğretmen açığı derhal kapatılmalı.
ÖĞRETMENLERİN PERFORMANSI ÖLÇÜLMELİ VERİMLİLİĞİ DÜŞÜK OLANLAR HİZMET İÇİ EĞİTİME TABİ TUTULMALI
Okul notları Anadolu liseleri ve üniversiteye girişte belirleyici olunca öğretmen önem kazanacaktır. Notu adaletli ve hakkaniyetli veremeyen hatta istismar edebilecek öğretmen çıkabilir. Olumsuzluklara meydan vermemek için performans kriterleri belirlenmeli ve öğretmenlerin verimliliği ölçülmeli.
Notunu adaletli ve hakkaniyetli vermeyen öğretmen hizmet içi kurslarda eğitilmeli.
İstenen performansı gösteremeyen ve bu sorumluğu taşımayan öğretmenler ayıklanmalı, başka memurluklara kaydırılmalıdır.
Sağlık Bakanlığı’nda olduğu gibi öğretmenler sözleşmeli yapılmalı ve performanslarına göre ücretlendirilmelidir.
DERSHANEYE İHTİYAÇ DUYULMAMALI
Sistem öğrencinin aldığı notlara göre düzenlenirse Fen liseleri, Anadolu öğretmen liseleri, sosyal bilimler liselerinde okuyan öğrencilerin dershaneye ihtiyacı kalmaz.
Anadolu liselerinde okuyan ve notları iyi olan öğrencilerin de ek ders alma ihtiyacı ortadan kalkar. Dershaneleri önemli hâle getiren, merkezi sınavlardır.
Merkezi sınavlar öğrencilerdeki farklı yetenekleri dikkate almıyor.
Spor, resim, müzik, hafızlık ve farklı sanatsal alanlardaki kabiliyetleri yok sayıyor.
Bir öğrenci Mimar Sinan gibi planlar, Pablo Picasso gibi resimler, Dede Efendi ve Itri gibi besteler yapsa; Hakan Şükür veya Arda gibi top oynasa; Mehmet Akif Ersoy gibi şiirler; Ömer Seyfettin gibi hikâyeler kaleme alsa merkezi sınavlarda sıfır çekebilir. Merkezi sınavlar; keşif, icat, buluş yetenekleri yok ediyor.
Alman eğitim sisteminde, öğretmen notu ile gymnasiumlara (Anadolu lisesi benzeri okullar) ve üniversitelere öğrenci yerleştirilir. Benzer bir sistemi uyguladığımız takdirde belirleyici unsur, dershaneler değil okul ve öğretmen olacaktır.
Sevgi ve muhabbetlerimi arz ederim.







