--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Öğretmeni başarıya götüren yol

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
8

-Bana iyilik yapınız, dedi meslektaşım. 9- D sınıfında ders yapamaz oldum. 

Meslekte yeni idi, 9-D’de çıkmaza girmişti. Tavsiyelerde bulunacak oldum:

-Hocam, ben bittim, tavsiyelerinizi uygulayacak biri yok.

-Size bir iyilik yapacağım fakat kimseye söylemeyin. Sınıf değişelim. Müdür konuya olumlu yaklaştı, sınıf değiştik. Beni ciddi bir sınav bekliyordu, arkadaşımın havlu attığı sınıfta başarılı olabilecek miydim? Öğrencilere olumlu yaklaşmaya, dersi başarabileceklerine inandırmaya karar verdim, motive edici, güzel bir konuşma hazırladım, daha doğrusu birkaç gün o konuşmayla yattım o konuşmayla kalktım. İyi başlarsam iyi bitirebilirdim.  Derse girdim, kimsede kitap defter yok. Edebiyat, metinsiz işlenmez. Kitaplarımı masaya bıraktım, sınıfı dolaştım. Öğrencilere hâl hatır sordum. Sınıfın önüne geçip ikna konuşmasına başladım:

“Benim dersim kolay. İsteyen herkes başarır ve sınıfı geçer. Her sene milyonlarca öğrenci lise birden ikiye geçer. Milyonların yaptığını siz de yapabilirsiniz. Kimseden eksiğiniz yok! 

Kendinize hedefler koyun. Birinci dönemki notlarınızı bir kâğıda yazın, karşısına yükseltmek için hedefler yazın. 

Kendinize söz verin, sözünüzde durun!

Hedefi olmayan yelkenliye hiçbir rüzgâr yardım etmez.

Bizi harekete geçiren düşüncelerimiz, inançlarımız ve aldığımız kararlardır.

Karar almazsanız harekete geçmezsiniz.

Arabanız yepyeni de olsa gideceğiniz yer yoksa işe yaramaz, garajda çürür.

Çalışmak yeteneklerimizi geliştirir ve onurlu kılar, mutlu eder. 

Mehmet Akif Ersoy ne güzel söyler:

Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası;

Dostunun yüz karası; düşmanın maskarası!” 

Beyin öğrenme programlıdır. Allah gözü görme, kulağı duyma, ayağı yürüme programlı yaratmış. Göz görünce, kulak işittiği zaman, ayak yürüyünce mutlu olur ve güçlenir. 

Beyni yaratan Allah, kitap göndermiş ve oku emrini vermiş, okumak ve öğrenmek beyni besler, zekâyı geliştirir. Dünyayı yönetenler eğitimli, bilgili ve çalışkan insanlardır. Cahiller yükselmez, topluma yön veremez. Herkes yeteneklerini geliştirebilir ve yükselebilir. Şansınızı kullanın. Kullanılan organ güçlenir. Sık kullanılan el, ötekinden güçlüdür. Çoğunluk sağ eli sık kullanırız, sağ elimiz soldan daha güçlü.

Kullanılmayan organ zayıflar.

Bedenimizi üç öğün gıdalarla besliyoruz. Beynimizi de ilim ile beslemeliyiz. Yemek saatleri olduğu gibi ders çalışma saatlerimiz de olmalı. Her gün 3.5 saat ders çalışmalıyız. Her gün ders çalışmalı. 

Günlük akşam 17-18’den 23-24’e kadar vaktimiz var. Bu 6-7 saati çoğu insan televizyon, bilgisayar ve cep telefonu ile geçirir. Bu sürenin yarısını ders çalışmaya ayıran, dersteki başarısını iki kat artırır. Cep telefonu oyunları, tv, bilgisayar notları yükseltmez, sizi geleceğe hazırlamaz, zamanınızı çalar. Faydası olmayan işleri terk edin.

Akıllı insan işlerini önem sırasına göre yapar, der Stephen Covey.

Öğrencinin en önemli işi dersi. Zamanı harcamayın, değerlendirin. Yüksek not alın, başarılı ve mutlu olun!” 

Sonra derse geçtim.  

Kitaptaki sıraya göre Yahya Kemal’in “Sessiz Gemi” şiirine gelmişler. Şiiri ezbere okudum ve ezbere okuyana yüz vereceğimi söyledim.

Sınıfta 4.5 şiddetinde deprem oldu. Herkes birbiri ile konuşmaya başladı. Şaşırdım, sınıfın kontrolünü kaybettiğimi düşündüm, tansiyonum yükseldi, telaşlandım. Birkaç öğrenci, yüz verecekmiş deyip gülüştüler. 

Ön sıralarda oturan Seda arkadaşının teşvikiyle tahtaya çıktı, şiiri ezbere okudu. 

Not kâğıdı çıkardım: 

“Seda 100!” dedim ve notu yazdım. Sınıftaki depremin şiddeti 7.9’a çıktı, sınıf çalkalandı.  Seda’nın sıra arkadaşı Fatma, onun bu şiiri öteki hocaya da okuduğunu, yarım artı aldığını anlattı. Meğer sınıfta hiçbir dersten hiçbir öğrenci yüz almamış. Sınıftaki depremin sebebi buymuş.

Sena oturduğu yerden bağırdı:

-İltifatlar hep ona mı? Biz neyiz?

Sınıfa döndüm: 

“Şiiri ezberleyip okuyanlara yüz vereceğim. Kitap okuyup özetleyen, konu hazırlayıp sunu yapan yüz alacak. Çalışın, denizde kum, ben de not.”

Fatma, ben de yüz alacağım, dedi. 

Güven duygusu artmış, ümitler çoğalmıştı. Sınıf birden canlandı. Seda’nın yüz alması sınıfta şiir ezberleme yarışması başlattı. 

Bir öğrenci teneffüste yanıma geldi, gülümseyerek:

-Çok iyi bir öğretmensiniz. Notunuz çok bol.

-Önceki öğretmeniniz nasıldı?

-Sizin gibi cömert değildi.

Teneffüslerde öğretmen odasına gitmedim, öğrencilerle kantine inip birlikte çay içtik, onları cesaretlendirdim, ne yapabileceklerini buldum. Tabii çay paralarını ben ödedim. 

Kimi şiir ezberledi kimi kitap okudu kimi duvar gazetesine yazı yazdı kimi konu hazırlayıp sınıfta anlattı. Bahşiş verir gibi 100 dağıttım. 9-D’nin hepsi sınıfı geçti. 

Aşk, şevk ve idealizmle çalışmak zorlukları aşmak için çok önemli. 

Beyin Vitamini: Öğretmeni Başarıya Götüren Yol kitabımı özellikle meslektaşlarıma tavsiye ederim. Tecrübe yolu kısaltır, ufuk açar. 

(Ensar Neşriyat, 0212- 4911903; [email protected])

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

öğrenciye bak öğretmeni bil

24 Kasım 2023 00:11

...

Yazan

23 Kasım 2023 17:39

Aslında tüm pedagojik araştırma ve kitapları yakıp yazarın bu yazısını tüm eğitim fakültelere ders olarak konmalı. Ne gerek var ki bu kadar arstirma kitap vb.ne.

Murat

23 Kasım 2023 11:34

38 sene öğretmenlik yaptım. Öğretmenin ve öğrencinin başarılı olmasının yolu.Ögretmen ciddi olacak ve öğrencileri ciddiye alacak.

Hikmet Yılmaz

23 Kasım 2023 10:56

22 yıldır iktidar olan AK-PARTİ milli Eğitim Bakanlığını; Milli Eğitim ile taçlandıramadı. Onlarca Bakan göreve geldi "boş teneke" tınkırtısı yapıp gittiler. Öğretmen ve öğrencilerin kılık ve kıyafetleri ile tam bir çıkmazdayız. .. Çare yaz çare.

Hayrettin HATUNOĞLU

23 Kasım 2023 10:36

Artık devir değişti. Eskiden öğrenciler ve veliler öğretmene saygı sevgi gösterirlerdi. şimdi öğretmenler öğrencilere yalakalık yapmaya başladılar. Yapmazlarsa görürler günlerini pabuç pahalı artık.

Hacı

23 Kasım 2023 10:16

Hocam ağzınıza sağlık değişik bi açıdan yaklaşımla ortalama bi hikaye başlığı görünce bi an namaz oruç falan yazacaksınız zannetim ama öğrenci psikolojisini iyi analiz ederek güzel yerden yakalamışsınız

Cengaver

23 Kasım 2023 05:12

Öncelikle hocamın bu anısı baya eski. Evet o günlerde okunarak bir yere gelinebiliyordu aldığınız diplomanın bir geçerliliği vardı. Artık öğrencinin hedefi yok çünkü iyi bir lise için 100 de 2 de olmanız gerekiyor. (%90 küsür öğrenci atıl olduğunu anlayınca havlu artıyor)Tıp ve mühendisliklerin (ilk 5 binde olanları)haricinde iş bulabilmek çok zor ,avukatın asgari ücretle çalıştığı yüz binlerce öğretmenin atanamadığı. Eczacıların asgari ücretle kalfalık yaptığı bir süreçteyiz. Not silahını olumlu yönde kullanmışsınız ama o da bitti. Kolej kavramı mantar gibi artınca, okulla alakasız öğrenci tüm derslerden yüz almaya başlayınca devlet okulları da notları şişirdikçe şişirdi. Hoş şu an not ister olumlu ister olumsuz öğrenci için (amacı olan azınlık hariç) birşey ifade etmiyor. Öğretmene gelirsek iktidar asgari ücretin altında ücretli öğretmen çalıştırdığı için ek derse zam yaptı ama hala binlercesi perişan. Şu an ola ki şansınız yaver gitti İstanbul a (ya da herhangi bir il merkezine) atamanız oldu. 22 bin lira ile geçinme şansınız 0. hele çalışmayan eşiniz ve çocuğunuz varsa tamamen bitiksiniz. (Takım elbise 10 bin lira olmuş Allah'tan sivil kıyafete geçildi) Eskiden öğretmenin ya da memurun ikinci bir işte çalışması yasaktı şimdi ses çıkaran yok. Deri fabrikası, beyaz eşya dükkanı, dershanesi, kırtasiyesi.... olan öğretmenler var. Özel ders peşinde koşanlar zaten malum.. Diğer garibanlar ise borsa ile vakit geçiriyor. Sahadan çok uzak kalmışsınız sayın hocam. Kurulan bu kapitalist düzende başarı yazdığınız kitap ya da makale ile değil altınızdaki araba ile yaşam standartınız ile ölçülüyor maalesef.

Gggg

23 Kasım 2023 09:42

Aynen öyle çok doğruları yazmışsınız ben de ekleme yapayım Almanya da yeni goc yasasi yürürlüğe girdi şimdi sınır kapılarında tüm gençler . Ve bu gencler Avrupa'nın maaş kriterlerini de düşürecek Eskiden kendi uzman oldugun dalda gitmek zorundaydin ve aylık 4850 Euro brüt ycret anlasman olmaliydi şimdi göç yasası bunu 3350 ila 3650 Euro ya kadar indirdi ve kendi uzmanlık dalı zorunluluğunu kaldırdı Ayrıca Türkiye'de dil sınavları merkezini cogaltti Almanya ya dil bilmeden de gelme hakkı verdi aile birleşiminde dil şartını kaldırdı hatta anne ve babasına gelme hakkı verdi Şu anda 180 meslek grubunda açıkları var ve burada sömürülen gençler şu anda kosarcasina gidiyor ozellikle bir yabancı dille eğitim almış okullardan mezunlar Yaş skalasi da yok eğer devlet önlem almazsa ciddi düzeyde emek gücümüz kan kaybedecek zaten usta bulunamıyor daha da bulunamayacak O asgari duzeyde çalıştırılmaya kalkilan avukat mimar mühendisler maalesef burada aranır olacak Ayruca Almanya nin vereceği mavi kartla AB ülkelerinde calisma ve yaşam hakkı alacak Yol yakınken ülkemiz devlet büyükleri bir silkelensin kendine gelsin o vatandaşlık verilen Suriyeliler de zaten amaç buydu aynen ülkemizi merdiven kullanıp bu haktan yararlanacak ki yatarlaniyor Şu anda Almanca kurslarinda yer yok sınav siralari dolu Yarın iş verenler işçi uzman usta bulsmsyacak dışardan da kimseyi getirmezler gelen de ülkemizi merdiven kullanır Acilen keskin cozumler için bugünden adım atılmalı

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle