--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Keşif, icat, buluş ve yenilik yapan, patent üreten gençler yetiştirmek için YGS ve LYS’den vazgeçmek şart

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı

Birkaç haftadır İstanbul’daki okullarda yoğun şekilde motivasyon, zekâ gelişimi, başarı konferansları veriyorum. Erbaa Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nün davetlisi olarak Erbaa’daki liselerde zekâ gelişimi, beyni verimli kullanma sanatı ve başarı prensipleri konusunda konferanslar veriyorum.

Erbaa Fen Lisesi’nde son derece verimli iki konuşma yaptım. Öğretmen ve öğrenciler heyecanla dinlediler, soru sordular, konferans sonrası kitaplara ilgi gösterdiler. Bütün okullarda öğrencilerin heyecanı, merakı, öğrenme ve başarma azmi oldukça yüksek.

Peki, neden eğitimde kalite yok?

PİSA sonuçlarından neden başımız önümüze eğiliyor? 

Ülkede patent sayısı neden düşük? Neden keşif, icat, buluş yapan adam yok?

Konferanstan sonra meslektaşlarla çay içerken dedim ki:

Fizik, kimya, biyoloji laboratuvarlarınız, yazı atölyeleriniz harıl harıl çalışıyordum, tahmin ediyorum. Türkiye’nin geleceğini inşa edecek öğrencileri eğitiyorsunuz. Araştırma, deney ve proje merkezli eğitim çok önemli.”

Öğretmenler bıyık altı güldüler. Felsefe öğretmeni Hacı Hasan Bey şu tespiti yaptı:

“Hocam, laboratuvarda yapılacak çalışmaların YGS ve LYS’de karşılığı yok. Sanatsal etkinliklerin, enstrüman çalmanın, sporda başarılı olmanın test sınavlarında değeri yok. Çocuklar üniversite sınavlarında iyi puan alıp istedikleri bir fakülteye yerleşmek istiyorlar. Dersler teorik işleniyor, bol bol test çözülüyor. Cumartesi-pazar okullarda üniversite hazırlık kursları var. Soru bankası bulunan kurumlarla anlaştık, onlardan test kitapları alıyoruz. Her ay okula gelip deneme testleri yapıyorlar. Çocukların deneme sınavlarındaki başarısını artırmak için yarış hâlindeyiz.”

Acı gerçek bu. Güya dershaneler kapatıldı. 

Kültür liseleri üniversiteye öğrenci hazırlayan okul-dershane oldular. Pek çok lisenin son sınıfları bu okullara kaydı. Zengin çocukları gitti. Öğrenci başı 9-10 bin lira para alıyorlar. Ders anlatıp test çözüp para kazanıyorlar.

Test usulü merkezi sınav sistemi devam ettikçe üniversiteye hazırlanma kaygısı bitmez. Test kitapları bütün kültür kitaplarından fazla satar. Okullar okul-dershane olmaya devam eder.

AÇIK ÜNİVERSİTE SAYISI ARTIRILMALI

Üniversite ve yüksek okullarda okuyan öğrencilerin % 40’ı Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakülte ve Yüksek Okullarına devam ediyor.

YÖK, üç-beş tane daha açık öğretim üniversitesi kurmalı.

Dersleri en iyi anlatan hocalara anlattırıp videoya almalı ve üniversitenin sitesine koymalı. 

Günün belli saatlerinde ders hocaları online ders vermeli ve öğrencilerin sorularını cevaplamalı.

Üniversite sınav yapmalı, dersi veren üniversiteyi bitirmeli.

Hukuk, tıp, dişçilik, sağlık gibi uygulama gerektiren alanlarda uygulama fakülteleri açmalı, öğrencilerin staj ve uygulama yapması sağlanmalı.

Lise mezunları istedikleri üniversiteye kayıt yaptırabilmeli. Dersleri verir, sınavlarda başarı sağlarlarsa üniversiteden mezun olmalılar.

Çok tercih edilen üniversitelere giriş, lise ders notları, öğrencinin katıldığı sosyal etkinlikler, yaptığı veya katıldığı projeler puanlanarak yapılmalı. 

Her üniversite bir bölgeye ait olmalı, notların adil verilmediği durumlarda sıkça ve sıkı denetim yaparak promosyonlu notların ötekilerin önüne geçmesi önlenmeli.

Şöhretli üniversitelerin ülkenin her yerindeki en iyi öğrencileri bünyesinde toplayarak başarılı öğrenciler üzerinden reklam yapıp prestij sağlaması önlenmeli.

Üniversite önündeki yığılmalar, açık üniversitelerle önlenebilir.

Not ortalaması, sosyal etkinlikler ve proje notları ile üniversitelere girilirse YGS, LYS’ye ihtiyaç kalmaz. 

O zaman okullar ve öğretmenlerin verdiği notlar önem kazanır.

Kültür liseleri de test çözüp sınava öğrenci hazırlayarak para kazanma çabasından vazgeçerler. 

Okullarda özellikle fen liseleri, Anadolu liseleri ve sosyal bilimler gibi okullarda laboratuvar çalışmaları, projeler, araştırmalar, atölye çalışmaları önem kazanır.

O zaman keşif, icat yapan, yenilik düşünen, hayal kuran, proje yapan, sanatsal etkinlikler yapan sağ beyin etkinlikleri önem kazanır; okullarda yetenek geliştirmek mümkün olur.       

Ülkede araştırma ve geliştirme çalışmaları hız kazanır. Yenilik düşünme, yenilik yapma, patent alma, marka ürünler üretme gayretleri artar.

Kalkınmış ülkeler ilmi araştırmalara, ar-ge çalışmalarına önem vererek, patent çalışmalarını artırarak, keşif, buluş, icat yaparak ve bunları sanayiye dönüştürerek kalkınıyorlar.

Test kitapları okuyarak, hızlı test çözerek kalkınan ülke yok.

PISA SONUÇLARI UZAKDOĞU ÜLKELERİNİN KALKINMA SIRLARI

Milli Eğitim Bakanlığı, PISA sınav sonuçlarını iyi analiz etmeli. 

Güney Kore, Honkong, Şangay, Japonya neden matematik ve fen bilimlerinde bütün dünyanın önüne geçti? Çin, Japonya ve Güney Kore’nin hızlı kalkınmasının sebebi nedir?

Uzakdoğu ülkelerinin kalkınma sırları iyi araştırılmalı.

Akademik çalışma yapacak liselileri test makinesi yapmaktan vazgeçmeliyiz.

Test sistemi ezberlenebilir bilgiyi ölçüyor. Mimar Sinan gibi proje çizen, Mehmet Akif gibi şiirler yazan, Itri gibi beste yapan, Arda gibi futbol oynayan, Ömer Seyfettin gibi hikâye yazan veya keşif, icat, buluş yaparak zihinsel yeteneklerini geliştiren öğrenci YGS ve LYS’de sıfır çeker.

Test tekniklerini önemseyen ezberci eğitimden vazgeçmeli.

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle