Kardeşlik ve arınma ayı
Ölümü ve ahret hesabını düşünmeyen gafil nefislerin en çok söylediği sözlerden biri “Canım ne isterse yaparım” cümlesidir.
Ramazan iklimine girdik. Nefsin dizginlerini elimize alma zamanı.
İnsan canının istediğini yaparsa nefsin emrine girmiş olur.
“Muhakkak ki nefis kötülüğü emreder ancak merhametli Rabb’im hariç” buyurur Hz.Yusuf (asm).
En büyük hüner, nefsin haram ve günah kokan isteklerine hayır diyebilmektir.
Nefsin terbiye edilmesi, tezkiye edilmesi, saflaştırılması lazım.
Haramlar kırmızı çizgilerimiz olmalı.
Nefis istediklerini yaptırarak şımarır.
Bu ay nefse rest çekme ayı.
“Rabb’im ne emrederse yaparım” diyebilmeliyiz.
Oruç ile gündüz mide kapısına kilit vuruyoruz.
Dilimizi gıybetten, dedikodulardan, anlamsız şeyler konuşmaktan menetmeliyiz. Kur’an okumalı, ilahi okumalı, dualar etmeli, güzel sözler söylemeli.
Gözümüzü harama bakmaktan men etmeli, onunla kâinat kitabını okumalıyız. Gökyüzünü bütün yıldızlarıyla, yeryüzünü bütün mahlûkatıyla birer kitap sahifesi olarak görmeli. Fizik, kimya, biyoloji, astronomi ilimlerinin anlattığı bilgileri Hakîm ve Rahim Rabb’imizin hikmetler sayfası olarak görmeli.
Akıl, her gün Fatiha okurken okuduğumuz, “İhdinas sırâtel mustakîm!” (Bizi doğru yola hidayet eyle!” duasının sırlarını tefekkür etmeli. Kur’an okumak, kâinat kitabını okumak, ilim öğrenmek, tefekkür etmek, nefsi terbiye etmek, haramlardan kaçmak, sevaplara koşmak, iyilik yapmak, kötülüklerden kaçınmak… Bütün bunları yapmanın doğru yolda ilerlemek olduğunu düşünmeli. Bizi Allah’a yaklaştıran ameller yapmak için çırpınmalı.
Kulağımız, bizi Allah’a yaklaştıracak sözler, nağmeler, ilahiler, sûreler dinlemeli. İnsanı günaha sevk edecek veya Kiramen Kâtibin’in sevap yazmayacağı şarkılardan, türkülerden, manasız sözleri dinlemekten kaçınmalı.
Öfke duygumuzu frenlemeli, öfkemizi yönetebilmeliyiz. Öfke, bize hayatımızı korumak için verilmiş, haksızlıklara boyun eğmemeli, kâfirler karşısında zillete düşmemeli; öfkemizi kullanarak cihat etmeli, malımızı, canımızı, dinimizi, vatanımızı korumalıyız.
Nefsimize öfkelenmeli, günahlarımıza kızmalı, şeytanımızla kavgaya tutuşmalıyız.
Rahmetli Prof. Ayhan Songar anlatmıştı.
“Bir hastam ile tanıştık. Adı Süleyman Kavgalı idi.
- Kiminle kavgalısın diye sordum.
- Nefsim ile beyim, kiminle olacak?”
Müslüman kardeşlerimizle, komşularımızla, akrabalarımızla kavgaları bir tarafa bırakmalıyız.
Ramazan nefsi hizaya getirme ayı olmalı.
Duygularımızı Müslüman etme kavgası vermeliyiz.
Organlarımızı Müslüman etmeli, sevap kazanmak için çaba harcamalıyız.
Sevgili Peygamberimiz (sav) geçmiş ve gelecek günahları bağışlanmış olmasına rağmen günde 100 defa tövbe ettiğini ifade buyurur.
Ramazan günahlara tövbe etme ve arınma ayı olmalı.
Müslümanları sevmeli, onlarla iyi geçinmeli, kardeş olduğumuzu nefsimize iyice kabul ettirmeliyiz.
Gönüller Sultanı (sav) ısrarla bu konunun altını çizmiştir. Mekke fethinin ikinci gününde Kâbe duvarına sırtını vererek yaptığı konuşmada şu tavsiyelerde bulunur:
“Müslüman, Müslümanın kardeşidir, bütün Müslümanlar kardeştir.
Müslümanlar kendilerinden olmayanlara karşı bir tek eldirler, elbirliği ile hareket ederler.
Müslümanların kanları birbirine eşittir. Zimmetlerini onların en hafifleri, en uzaktakileri bile yerine getirme gayretini gösterirler.”
Veda Hutbesi’nde de bize kardeş olmayı tavsiye eder:
“Müslüman Müslümanın kardeşidir. Böylece bütün Müslümanlar kardeştir. Allah katında en hayırlınız Allah’tan en çok korkanınızdır.
Arab’ın Arap olmayana, Acem’in Arab’a, sarı ırkın siyah ırka, siyah ırkın sarı ırka üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.”
Tebrik: Bütün okuyucularımızın ramazanını tebrik eder; ramazanın nefsimizi, duygularımızı ve organlarımızı rıza-yı İlahi yolunda kullandığımız zaman dilimi olmasını Yüce Allah’tan niyaz ederim.







