Kâbe mektupları
KUTLU SAFÂ TEPESİ
Kâbe’ye yaklaşık 300 metre mesafede, Kâbe’nin kuzey cephesinde kutlu Tepe.
Tepe dedimse şimdilerde yüksek binaların gölgesinde ezilmiş, rengi maviye çalan, sert kayalardan söz ediyorum. Hemen hemen genişçe bir salona sığacak bahtiyar kayalar.
İhramlı misafirler Safa’dan başlayıp Merve’ye doğru koşuyorlar. İki tepe arasında yedi sa’y… Hz. Hacer’in oğlu İsmail’e su bulmak için çıktığı kutlu mekân… Bahtiyar Safa Tepesi.
Gönüller Sultanı (sav) vahyin üçüncü yılında onun tepesine çıkmış ve Mekkeliler ilk, açık tebliğini bu tepede yapmıştı. Yücelerden, yüce ferman gelmiş, Gönüller Sultanı’na emir verilmişti: “Sana emrolunan şeyi açıkça tebliğ et! Kâfirlerden yüz çevir. Şüphesiz biz seninle alay edenlere kâfiyiz.” (Hicr, 94-95)
Akrabalarını davet emrinden sonra sıra, açık davete gelmişti. Emir net. Gönüller Sultanı(sav) emri harfiyen yerine getirdi.
Araplar arasında bir âdet vardı. Ani bir tehlike ve tehdit karşısında kalan, Safa Tepe’sine çıkar, “Ah, ey sabah!” diye bağırır, tehlikeyi haber verirdi. Sesi duyan, silahını kapar ve düşmana karşı koymak için meydana çıkardı.
Allah Rasulü(sav) kendisine emredilen yüce buyruğu duyurmak için Safa Tepesi’ne çıktı, bir taşın üstüne tırmandı ve Kureyş’e seslendi:
“Ey Kureyş topluluğu!.. Buraya geliniz ve toplanınız! Size mühim bir haberim var!”
Kureyşliler, Safa Tepesi’ne geldiler ve Gönüller Sultanı’nın (sav) etrafında toplandılar.
Kendilerini çağıran aralarındaki en emin insandı. Niçin çağırıyordu, ne diyecekti? Merak içindeydiler. İçlerinden biri sordu:
“Ey Muhammed (sav)! Bizi buraya niçin topladın? Neyi haber vereceksin?”
Emin insan (sav) gelenleri süzdü. Herkesin dinlemeye hazır olduğunu görünce heyecanla ve tane tane konuştu:
“Ey Kureyş topluluğu! Benimle sizin benzeriniz düşmanı görünce ailesine haber vermek için koşan ve düşmanın kendisinden önce varıp ailesine zarar vermesinden korkarak ‘Ya Sabah, ah!’ diye haykıran bir adamın misali gibidir.
Ey Kureyşliler! Size bu dağın ardında veya şu vadide düşman atlıları var. Sabah/akşam hücum edecekler desem bana inanır mısınız?”
Herkes ondan emindi ve yalan söylediğine hiç şahit olmamışlardı. Düşünmeden cevap verdiler: “Elbette inanırız, biz şimdiye kadar sende doğruluktan başka bir şey görmedik. Sen yanımızda yalan ile itham edilmiş bir insan değilsin.”
Gönüller Sultanı(sav), her kabileyi ayrı ayrı andı ve şöyle dedi: “Öyle ise ben size önünüzde gelecek büyük bir azabı haber veriyorum. Yüce Allah bana, ‘En yakın akrabalarını ahret azabıyla korkut!’ emrini verdi. Sizi, Allah bir, ondan başka ilah yok demeye davet ediyorum. Ben onun kulu ve elçisiyim. Eğer dediklerimi kabul ederseniz cennete gideceğinizi taahhüt eder ve kefil olabilirim. Şunu bilin ki Allah birdir ve ondan başka ilah yoktur demedikçe size dünyada ve ahrette bir fayda temin edemem.” (1)
Bu davet, hakikati arayan gönüllere rahmetti.
Lakin taş kalpliler rahatsız oldular.
Ebû Lehep öfkeden deliye döndü. Eline bir taş aldı ve Güllerin Efendisi’ne (sav) fırlattı.
Ağzından çıkan sözler taştan daha sertti:
“Günün kalıntısı, ellerin kurusun! Bizi bunun için mi çağırdın?”
Ebû Lehep’in öfkesi aklının önüne geçmişti. Öfke atına binmiş, dalalet vadilerinde koşturuyordu. Üstelik sabır taşını çatlattığının farkında değildi. Nura düşmanlığın bu kadarı Cenab-ı Hakk’ın gazabını çekmeye yetti. Tebbet Sûresi nazil oldu. Ebû Lehep ve Kutlu Nebi’nin yoluna dikenli çalılar döşeyen karısı Kur’an diliyle lanetlendiler: “Ebû Lehep’in elleri kurusun! Zaten kurudu. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi. Yakında alevli bir ateşe girecek. Karısı da odun hamalı olarak beraber girecek. Boynunda ise bükülmüş bir ip olacak.”
Safa Tepesi’nin şahitlik ettiği kutlu davete bugün milyonlar koşuyor. Safa Tepesi her dakika binlerce insanın şahadetiyle Allah rızası için koşuşturuşuna şahit.
Safa Tepesi…
Kâinatın Efendisi’ni (sav) gören, onu baş tacı eden ve vahiy nurlarını, birinci ağızdan dinleyen kutlu tepe!
Onu bize anlat! İlk tebliği nasıl yaptı?
Mekke’yi fethettiği gün Kâbe ziyaretinden sonra sana geldiğinde insanlara neler tebliğ etti?
Kutlu Tepe!... Bize onu anlat!







