Hudeybiye barışı ve fetih müjdesi(1)
Bir öğle vakti Mekke’ye 22 km mesafede bulunan Hudeybiye’yi ziyaret etmeye karar verdik. Hem Kâinatın Efendisi’nin ayak bastığı ve Mekkelilerle anlaşma yaptığı mekânı görecek hem de ihrama girip umre yapacaktık.
Yüreğim kıpır kıpır. Gönüller Sultanı’nın (sav) hayatını yazıyorum. O’nun gittiği yerlere gitmek, gördüğü mekânları ziyaret etme heyecanıyla dolup taşıyorum.
Zülal Turizm sahibi Hasbi Tanrıkulu ve umreci arkadaşlarla otobüse dolduk ve yaklaşık yarım saat içinde Hudeybiye’ye ulaştık. Öğle namazını Güllerin Efendisi’nin (sav) namaz kıldığı mekâna inşa edilen Hudeybiye Camii’nde aşkla şevkle eda ettik.
Hudeybiye Camisi, dikdörtgen biçiminde, mütevazı bir yapı. Hemen arkasında Osmanlıların inşa ettiği caminin harabeleri var. Ecdat, Kâinatın Efendisi Hz. Muhammed (sav) nereye gitmiş, nerede konaklamışsa oraya bir cami yapmış ve O’nun aziz hatırasını ihya etmiş.
Caminin güneyinde taştan ibaret dağlar var, üstlerinden tek bir ağaç yok.
Kuzey taraf genişçe bir ova.
Hicretin altıncı yılı, miladi 628’de Kâinatın Efendisi (sav) Fetih Suresi’nde anlatıldığı gibi rüyasında Kâbe’yi ziyaret ettiğini, başını tıraş ettirip kurban kestiğini görmüştü. Bunun üzerine ashabına müjde verdi ve yaklaşık 1.500 kişi ile Kâbe’yi ziyaret etmek için kılıç ve mızraktan ibaret hafif silahlarını ve kurbanlarını alıp Mekke yoluna düştüler.
Ordu, Hudeybiye’ye kadar gelince Mekkeliler yolu kesip Kâbe ziyaretine engel oldular.
Gönüller Sultanı (sav) savaşmak istemiyordu, Kureyş elçilerinin önüne kurbanlık koyun ve develeri sürdürdü ve anlaşma yolunu aradı. Bunun için Hz. Osman’ı elçi olarak Mekke’ye gönderdi.
Hz. Osman, Emevî soyundan ve Mekke reisi Ebu Süfyan’ın akrabası idi.
Mekkeliler inat ettiler, Müslümanları Kâbe’ye sokmayız fakat sen istediğin gibi Kâbe ziyareti yapabilirsin, dediler.
Hz. Osman, Allah Rasulü (sav) ziyaret yapmadıkça ben de yapmam, dedi.
Bu arada münafıklar, Hz. Osman’ın öldürüldüğü şayiasını yaydılar.
Haber, Kâinatın Efendisi’ni (sav) hem çok üzdü hem de kızdırdı. Hemen ashabını savaşmak ve Hz. Osman’a yapılan haksızlığın bedelini ödettirmek üzere kendisine biat etmeye çağırdı.
Sahabe-yi kiram, bir ağacın altında tek tek Allah Rasulü’ne (sav) biat (bağlılık sözü) verdiler. Ordu kararlıydı ve Mekke’ye yürüyecekti.
Yüce Allah, elçisine Hudeybiye’de bağlılık sözü verenleri şöyle övdü:
“Muhakkak ki Allah, ağacın altında sana söz veren (biat) müminlerden razı oldu. Kalplerinde olanı bildiği için Allah onların üzerine sükûnet ve emniyet indirdi ve onları yakın bir fetih ile ödüllendirdi.
Elde edecekleri pek çok ganimetleri ve onlara nasip etti çünkü Allah’ın gücü her şeye galiptir ve hikmeti her şeyi kuşatmıştır.
Allah, size elde edeceğiniz birçok ganimetler vaat etti. Şimdilik bunu, size hemen verdi ve insanların ellerini sizden çekti. Bunu, müminler için bir delil olsun, sizi de doğru yola iletsin diye yaptı. Henüz elde edemediğiniz fakat Allah’ın ilmiyle kuşattığı başka (kazançlar) da var. Allah’ın gücü her şeye yeter.” (Fetih, 18- 21)
DEVAMI YARIN







