Ertuğrul Özkök, bunama semptomu ya da vicdansızlık

15 Haziran 2019 Cumartesi

Fen Bilimleri kitaplarında Allah yerine özne olarak “doğa” kelimesinin kullanılmasını eleştiren üç yazı kaleme aldım.

Ünlü ve yaşlı köşe yazarı Ertuğrul Özkök dünkü köşesinde bana çakmış.

Hızını alamamış, eleştirilerini kehanete vardırarak benim fen kitaplarının okutulmasına karşı çıkacağımı söylemiş.

“İki kere iki dört eder” ile meselem varmış.

Konunun aslı şu:

6. Sınıf Fen Bilimleri kitabında suyun donması olayı anlatılırken “Doğanın canlılara yaptığıgüzel bir sürpriz” ifadesi kullanılıyor; doğa, Tanrı yerine konuyor.

Dün köşesinde Ertuğrul Özkök, yazımın bir bölümünü almış ve şu ithamlarda bulunmuş:

Ben bu güne kadar bunların sadece Darwin ile meselesi var zannediyordum. Meğer bunların “İki kere iki dört eder” ve “Su sıfır derecede donar, 100 derecede kaynar”la da meseleleri varmış.

Bakın şuraya yazıyorum. Ak Parti’nin bundan sonraki yıllarda asıl meselesi, fen kitaplarında fizik kanunlarının okutulmasına bile karşı çıkan bu kafalarla olacaktır.”

Ertuğrul köşe yazarı değil kâhin, geleceği biliyor(!)

Yazarın fizik bilgisi ile yorum ifade eden sözleri ayıramamasına şaştım.

Metni tekrar yazayım ki Özkök’ün metin ile yorumu neden ayırmadığını sorgulamak kolay olsun:

“Su 0 derecede dışarıya yeterince ısı verirse katı hâle yani buz hâline geçer. Suyun bu şekilde hâl değişimi su altındaki yaşamı etkilemez. Bunun nedeni suyun buz hâline geçtiğinde yoğunluğunun azalmasıdır.

Buz kütleleri, yoğunlukları suyun yoğunluğundan küçük olduğu için donma gerçekleştikçe su yüzeyine çıkar.

Doğanın canlılara yaptığı bu güzel sürpriz çok soğuk havalarda göl, akarsu, deniz gibi yaşam alanlarında su içindeki ve altındaki canlılığın devam etmesini sağlar.”

Yukarıdaki metinde hem fizik bilgisi var hem yorum.

Doğanın canlılara yaptığı bu güzel sürpriz” ifadesi yorum. Bu kısmı çıkarıp metni şu şekilde yazsak anlamda hiçbir eksilme olmaz:

“Çok soğuk havalarda göl, akarsu, deniz gibi yaşam alanlarında su içindeki ve altındaki canlılık devam eder.”

Suyun sıfır derecede donması ve donan suyun yoğunluğunun suyun yoğunluğundan küçük olması son derece bilgece ve canlıların hayatını kurtaracak bilinçli bir düzenleme.

Taş, demir gibi maddeler yoğunlaşınca ağırlığı artar.

Suda durum tam tersi. Su donunca yoğunluğu azalıyor.

Evrenin ve evrendeki varlıkların hepsinin birer eser olduğuna, eser sahibinin Allah olduğuna inanırım. İslam inancı budur. Doğadaki varlıklar bilinçli, bilgili, düzenleme fikrine sahip değildir. Güneş, toprak, su, hava, ağaç, bitkiler, hayvanlar… Kâinattaki düzeni kuracak bilinç ve bilgiye sahip değildir, yaratıcı olamazlar.

Fizik, kimya, matematik, biyoloji, kimya, astronomi, geometri, coğrafya kâinatı inceleyen bilim dalları.

Bilginin kaynağı vahiy ve kâinat kitabıdır. İlk insan ilk peygamberdir, Hz. Adem’e kitap verilmiştir. Allah, evreni kitap gibi yaratmış; okunmasını, araştırılmasını, ilim sahibi olunmasını emretmiştir.

Özkök’ün iddia ettiği gibi Müslümanların bilim ile bir problemi yoktur, olamaz da.

Sayın Özkök,yorum ile bilgiyi neden ayırmadı?

Ben yazımda suyun donma yasasını koyanın “doğa” olmasını eleştirdim. Kanunları koyan ve yürütenin Allah olduğunu ifade ettim. Darwinciler ve ateistler, yaratıcıyı kabul etmeyip Allah yerine doğa yaptı, kendi kendine oldu dedikleri için Müslümanlarla aralarında yorum farkı var.

Özkök hayli yaşlandı. Bilgi ile yorumu ayıramaması bunama semptomu mu?

İkinci bir ihtimal, ayırmak istemedi, çarpıtma yaparak benim bilime karşı olduğum imajını vermek istedi.

Yazısının başlığı “Bunların sadece Darwin’le meselesi var sanıyordum.”

Sayın Özkök, benim gibi 52 kitap yayınlamış; hikâye, roman, makale ödülleri almış bir yazarın adını anmıyor. “Bunlar” diyerek güya bütün Yeni Akit yazarlarını karalama kurnazlığını seçiyor.

Yeni Akit’teki her yazarın köşesi var ve herkes kendi yazdıklarından sorumlu. Tıpkı Hürriyet’te olduğu gibi.

Vicdanlı bir eleştiri yapacaksak Özkök’ün yazdıklarını “bunlar” diyerek bütün Hürriyet yazarlarına mal etmek en azından insafsızlık ve vicdansızlıktır.

Özkök ya vicdansızlığı tercih etti ya da bilgi ile yorumu ayıramayacak derecede bunama semptomu gösteriyor ya da benim yazıyı okurken kafa kıyaktı.

Ya da “Muhtar bile olamaz”, “Kaosa kalkan 411 el” manşetlerini attığı günlerdeki gibi kini, mantığının önüne geçti. Akıl tutulması yaşıyor.

Vahap Munyar Bey’e Özkök’ün yazı odasını kontrol etmesini, alkollü iken yazdırmamasını öneririm.

Bunama semptomu ihtimalini de düşünerek Özkök’e ünlü psikiyatrist Prof. Sefa Saygılı’yı ziyaret etmesini tavsiye ederim.

Yaşlandım deyip köşeye çekilmesini de salık veririm.

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • fetösavarfetösavar1 ay önce
    ne demek güzel sürpriz. herşey ince bir ayar ince bir hesap ince bir matematik... anlaşılması imkansız giriftlik içinde yaratılmıştır. hala doğa masalları mı anlatılıyormuş bu sözüm ona ders kitabı hurafelerinde. tam bir din düşmanı nesil yetiştirme üzerine siyonist bir oyun. eee vadedilmiş topraklar tanzanyanın yanında moritanyanın komşusu değili. aha tam burada...
  • Molla NiyaziMolla Niyazi1 ay önce
    Her şey ve her olay, Yaratan'dan/Allah'tan gelen bir mektuptur, okuyabilene... "İmandır o cevher ki, İlahi, ne büyüktür!../ İmansız olan paslı yürek, sinede yüktür..." (M.A.Ersoy). Kalbi paslı olanlar/imandan nasibi olmayanlar, zerrelerden-kürrelere, her şey ve her olayın altındaki İlahi mührü görmezler, göremezler; ve "doğa"yı putlaştırırlar... Allah, "İnsanı en güzel surette yaratan, ve bilmediklerini öğreten"dir. İnsana bahş'edilen güzelliklerin en güzeli de, "beyin, akıl, ve engin düşünce kabiliyeti"dir... Ama, aklını, yaratılış hedefine uygun kullanamayan, ve hayvanlardan aşağı seviyelere düşenler, ne yazık ki çoğunluktadır... Yasin Suresi'nin son ayet meali: "Her şeyin mülkiyeti ve yönetimi Kudret-Eli'nde olan Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir; ve dönüşünüz O'nadır"...
  • Tuncay hacaloğluTuncay hacaloğlu1 ay önce
    Size yürekten katılıyorum.hele son cümleniz en önemli tesbit.bende bir inşaat yüksek mühendisi olarak sizi kutluyorum.siz ona safa saygılı yı tavsiye ediyorsunuz.bence o MAZHAR OSMAN ilk oda maalesef yaşamıyor.
  • Lütfiye Lütfiye 1 ay önce
    Bir proteinin bile kendi kendine oluşma ihtimali 0'dır. Kaldı ki evrendeki her şey düzenli, kompleks, simetriktir...Evrimcilere göre başıboş mutasyonlar ve tesadüfler sonucu bütün evren oluştu ve bu düzene kavuştu. Oysa evrimin bilim ile alakası yoktur. Evrim pagan bir inançtan başka bir şey değildir. Yaratılışı kanıtlayan milyonlarca delile rağmen evrimi savunanlar Allah'ın varlığını kabul etmek istemeyen kişilerden başkası değildir... Okul müfredatlarında ise bilim görüntüsü altında çocuklara bu tür pagan bir inancın empoze edilmesi çok vahim bir durum. Sizi Hakkaniyetli davrandığınız, bu duruma sessiz kalmadığınız ve bu konu ile ilgili ele aldığınız yazıdan dolayı tebrik ediyorum.
  • takiitakii1 ay önce
    GAZETECİ DÜRÜST DOĞRU OLMALI KALEMİNİ SATMAMALI
  • Rasim DUMANRasim DUMAN1 ay önce
    Hocam elinize ağzınıza sağlık; hissiyâtımıza tercümân oluyorsunuz. Cenâb-ı ALLAH (C.C.) ilminizi artırsın, zihninize ve dimâğınıza sâlâbet, lisânınıza kuvvet, belâgat ve fesâhet versin, ferâsetinizi keskin, sıhhâtinizi dâim, ömrünüzü uzun eylesin inşallah.
  • ayşe gülayşe gül1 ay önce
    ben çocuklarımıo manasız özneler yerine ALLAH ı dahil ederek anlattım yaratılan her şeyi ,olan olayları. yıllardır ve mesela dün hava çok yağmurluydu ,şimşek yıldırım falan. ben onları rad suresine göre anlattım ergenlikdeki kızımaama dedim sana böyle anlatmayacaklar tabiki doğa yaptıartı eksiler gibi terimlerle anlatılacak dedim. yani biz bildiğimizi okuyoruz sayın hocam.
  • GerçekGerçek1 ay önce
    Herşeyi yaratan Allah buna inanmayani bende sevmem.
  • Meral çiftçiMeral çiftçi1 ay önce
    Allah razi olsun.hemde binlerce isim vere vere yazdiginiz icin başörtüsü magduruyum.sizin acik yazdigiz o isme ve o zihniyete asla hakkimi helal etmiyorum.Allah büyük biz yine sabredenlerden olalim.butun duam inşaallah şaron gibi olsun sonlari.vesselam
  • kibarcikkibarcik1 ay önce
    adam gnl yayın mmd lugunden malulen arızalı faaal olarak oda deşitirdıler yaz dedıler salya sümük besmlesız bırzıhnıyetın bey namaz tezahürü veselam
  • Mehmet Ay Mehmet Ay 1 ay önce
    Türkiye de fen, biyoloji, felsefe dersleri okutulmamali.Bu dersler genclerimizi ateistlige dinsizlige ögretiyor.Ilk önce genclerimizi islam düsüncesiyle donatmaliyiz. Ondan sonra üniversite Son sinifda ihtiyaca göre bu dersleri itikatli hocalar nezaretinde kontrollü olarak vermeliyiz.Islam cografyasinda bu dersler yüzünden insanlar islamdan uzaklasiyorlar.Allah yar ve yardimcimiz olsun.

Günün Özeti