THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Antalya İzmir

Eğitimde kalite nitelikli öğretmenle

06 Eylül 2018 Perşembe

Milli Eğitim Bakanı Prof. Ziya Selçuk doğru noktadan başladı. Eğitim nitelikli öğretmenle kalite kazanır. Sınıfın kralı öğretmendir. Öğrenci onun gözüyle dünyaya bakar; ufku onun çizdiği kadardır; bilgisi onun anlattıkları, becerisi onun öğrettiklerinden ibarettir. Öğreten bahçıvandır, ne kadar emek verirse ağaçlar ve çiçekler o oranda gelişir.

Öğretmeni sınıftan alırsanız geriye curcuna kalır.

Öğretmenleri önemsemeli, onlara değer vermeliyiz.

En önemlisi öğretmenler kendilerine değer vermeli, kendilerini değerli hâle getirecek çalışmalar yapmalı.

Öğretmen, öğrencilerini sevdiği, onlara değer verdiği, onları hayata hazırladığı ölçüde değerlidir.

Öğretmen kendini iyi yetiştirmeli, düzenli okumalı, araştırmalar yapmalı, proje yapmalı, proje yönetmeli; öğrencilerini nitelikli yetiştirmek için gayret etmelidir.

İnsanları harekete geçiren şey hedefleri ve idealleridir. Öğretmenlerimiz şu iki hedefi öğrencilerin zihnine nakşetmeliler:

Okul bitince ne olacaksın?

Hayat bitince nerede olmak istiyorsun?

Hedefi olmayan yelkenliye hiçbir rüzgâr yardım etmez. 

Cennete ulaşma hedefi olmayan insan ahlaklı olmaz.

Prof. Ziya Selçuk’un 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı Mesleki Çalışma Programı konuşmasında verdiği örnekler çok önemli ve anlamlı. Şöyle diyor Prof. Selçuk:

“Mevlâna sema yaparken, akşam olsa da eve gitsem diye dönmüyordu.

Yunus şiir yazarken, bu iki kıta da böyle oluversin, nasıl olsa okuyan olmaz demiyordu.

Mimar Sinan, nasıl olsa ben öldükten sonra yıkılır diye bina inşa etmiyordu.

Bize yaptığımız işi aşkla, layıkıyla, neşeyle yapmak düşer. İltifat beklemeden marifete talip olmalıyız.”

Öğretmen uzmanlık mesleğidir, alanını iyi bilmesi gerekir. 

Dersi çocukların seviyesine inerek, onların anlayabileceği şekilde ve etkili anlatmalıdır.

Yarının Mimar Sinan, Yunus Emre, Mevlâna ve Fatihlerini yetiştirdiğini unutmamalıdır.

Çocukların gönlünde büyük adam olma, büyük işler başarma azmi ve şevki uyandırmalıdır:

Arif Nihat Asya gibi öğrencilerinin yüreğinde fetih rüzgârları estirmelidir:

“Sen de geçebilirsin anadan, yardan, serden;

Senin de destanını okuyalım ezberden;

Haberin yok gibidir taşıdığın değerden…

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin, baştasın;

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini;

Göster kabaran sular, nasıl yıkar bendini!

Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini…

Şu kırık âbideyi yükseltecek taştansın;

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

Bırak bozuk saatler yalan, yanlış işlesin;

Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın;

Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın!..

Yürü, hâlâ ne diye oyunda oynaştasın;

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..”

Büyük hedef seçmek öğrencinin azmini kamçılar. Küçük hedefler peşinde koşanın gayreti küçülür. 

Kendini değerli hissetmek için derslerini ve işini en iyi yapmak azmi; milletini ve vatanını yükseltme hedefi; cennete gitme ümidi insanı harekete geçirir ve bu sayede öğrenci yeteneklerini geliştirir.

Almanya’da öğretmen iken bir gün okuldan çıkıyordum. Laboratuvarda çalışan görevli ile karşılaştık. Ayaküstü sohbet ederken vakit uzadı, bir kahveye oturup çay içelim ve sohbet edelim, nasıl olsa mesai bitti, dedim.

Armin’in yüzü gerildi:

- Olmaz, yarının malzemelerini hazırlamam gerekir, daha işim bitmedi.

- Mesai bitti.

- Günde en az iki saatte devletim için çalışırım. Ben 2. Dünya Savaşı yıllarını yaşadım. Savaş kıtlık ve yokluk demek. Senelerce patates yedik, başka yiyecek yoktu. Bu zenginliğe çalışarak kavuştuk. 

Öğretmen arkadaşım Münker, Almanlar çalışırken yanındaki iş arkadaşını unutur, derdi.

Büyük hedefi ve ideali olan insanlar büyük işlere imza atar.

Öğretmenlerimiz, yavrularımıza ne kadar büyük hedefler gösterirlerse Türkiye o kadar büyüyecektir. 

Beyin Vitamini: Öğretmenlik tecrübelerimi ve nitelikli öğretmende bulunması gereken özellikleri anlatan ÖĞRETMENİ BAŞARIYA GÖTÜREN YOL VE NİTELİKLİ ÖĞRETMEN isimli kitabım, ENSAR yayınları arasında yeniden basıldı. 17. baskısını yapan kitabımı meslektaşlarıma tavsiye ederim. Bilgili, hünerli ve bilge öğretmen olmak isteyen mutlaka okumalı. 

İletişim: Ensar, 0212-4911903-04; 

sipariş@ensarnesriyat.com.tr 

 

YORUM YAZ

  • engin karakoyunengin karakoyun2 ay önce
    Evet, itibar verilmez, kazanılır.
  • Azat_toprakAzat_toprak2 ay önce
    Ayrıca, yorumlarda cennet ve ahlak ilişkisine saldıran gerillaları uyandırdığınız için teşekkür ederim! Çıkar saçmalığından tutupta zatı muhterem bir kaç şahsı dirilten bu gerillaların alarmlarını çaldırdınız bir iki sihirli kelimeyle. Yaradılıştan gelen Ahlak kavramını insanın sahiplenmesi ve nedenini de kendinde araması ne tuhaf. O yaratıcı ki (haşa) yemeyi insana ahlak diye nasip etseydi kant ta, ben de, sen de farklı sebepler ve motivasyonlarla o yiyecektik. Sen buna insani ve evrensel bir olgu de, ben buna emir...
  • Azat_toprakAzat_toprak2 ay önce
    Bugünlerde bir şey satmak için toplumun kanayan yaralarına parmak basar gibi yapıp, adam doğru söylüyor alkışını kapıp, kendince niyetini de sağlama aldığını sanıp tohumsuz yeşermeye çalışanlar türedi. Evvela sizin yazdığınız kitabı okuyan sizin yazınızda öncelediklerinizi yapamaz. Bir köşe başında haftalık yazını yaz babam yaz, kitabına da vakit ayır biraz, sürekli üret, kazandığını tüket... Meyveyi sebzeyi bile gereğinden fazla üretmek hem beyhude bir çaba hem onların muhtevasında bozulma olacakken, yazınsal fikir üretmek ne kadar kolay, yaz babam yaz, satıldığı kadar okunmasını ne zararı var. Kolay gelsin...
  • Bayram GökkayaBayram Gökkaya2 ay önce
    Hocam güzel konuşuyorsunuz. Fakat bu ülkede eğitime önem verilmiyor. Ben iki yıllık yüksek okul sınıf öğretmeniyim. Dört yıla uzatayım bekleyeyim dedim. Olmaz dediler. Bölüm dört yıla çıkınca okula gidip baktım. Değişiklik ne acaba diye. Birde baktım ki bizim iki yılda gördüğümüz dersleri dört yıla dağıtıvermişler. Okul olmuş dört yıllık. Değişen hiç bir şey yok. Okul mezun vermiyor öğretmen sıkıntısı var dediler. Üniversite okumuş olan gelsin öğretmen olsun dediler. Siz bir mimara muayeneye gider misiniz. Bizim çocuklarımız zorla gitti. Öğretmene üç kuruş vermeyi düşünüyoruz dediklerinde medya vs ler öğretmen çok para alacak biz öğretmene bakıyoruz diye vermeden vermiş gibi psikolojik rencide ettiler. Öğretmene vermeden çok şey istediler. Olmayıncada günah keçisi olarak öğretmeni öne sürdüler. Şimdi ise okullarda öğretmenlik dadılığa döndü. Çocukları oyalamaya döndü. Çocuklara elini süremezsin, laf söyleyemezsin, veliyi başının üzerinde taşırsın fakat öğretmene gelince senin işin bu derler. Öğretmenlerin hemen hemen çoğu dar gelirlilerin, işçi memur çocukları, Bunu bir araştırın neden acaba sizce. Şimdi öğrencilerin çoğu büyüyünce öğretmen olacağım demiyor. Doktor mühendis polis asker olacağım diyor. Diyelim ki öğretmende suç var. Diğerlerinde hiç mi suç yok. Önce öğretmene itibarı geri verilsin.
  • Mustafa DuranMustafa Duran2 ay önce
    Öncelikle hocanın tespit ve teklifleri gayet doğru ve insana ve topluma yol gösterici. Açık, anlaşılır ve net. Anlamadığım mesele ismini yazma cesareti olmayan ve aynı kalemden çıkmış intibaı veren bazı yorumlar... İyi ahlaklı olmanın cennetle özdeşleştirilmesinin neresi yanlış. Allah cenneti kimlere vadetmiş. Allah için olmayan güzel ahlakın ahirette kurtarıcı olmayacağını herkes bilir. Ayrıca eğitimin hem dünya hem de ahiret hayatı için planlanmasından daha güzel ne olabilir
  • Ers61Ers612 ay önce
    Yusuf Toygun, bir öğretmen olarak söylüyorum: ağzına sağlık...
  • mehmet yıldızmehmet yıldız2 ay önce
    "Cennete ulaşma hedefi olmayan insan ahlaklı olmaz."sözü bize de çok tuhaf geldi.çok sıkıntılı bir cümle ve yazar sık sık sıkıntılı cümleler yazar oldu bugünlerde.ayrıca bir kaç netle mühendis olanlardan bahsedilirken bir kaç doğru soru çözmekle savcı hakim avukat olanları ve ekonomist,işletmeci olanları görmezden gelmemek gerek.belki sosyal branşlar diğer braşlardan daha da önemli olabilir.yanılmıyorsam mahkemelerin verdikleri hükümlerin neredeyse yarısı yanlış.adalet yoksa hiç bir şey yok.ve ekonomistler.her yıl tahminleri %25-50-100 şaşıyor.thhmini demek atmak tutmak demek değil.ve sonuç ortada.
  • KatalanKatalan2 ay önce
    Eğitim mı hangi eğitim güldürmeyin korkudan doğru bile soylenemiyor 5-10 netle mühendis olunuyor kalite yerin altında sınıfta kalma zaten yok eğitimi özelleştirmek için eğitimi bitirdiler ulkenin geleceğine dinamit koyuldu her sene sistem değişti tık yok.. neymiş öğretmenlere yol gösterelim önce öğretmen yetiştirelim sadece öğretmen mi adı üniversite mezunu olsun diye etrafı mezun doldurdular içi boş.. dolu olmasının ne önemi var ki zaten 3-5 net yap bir yerlerde okursun sonra torpil hop memurluk ondan sonra 3 maymunu oynuyoruz uretim yok ekonomi kötü yetişmiş eleman yok diye acaba neden öğretmenlere yol gosterene kadar her bakan ile değişen sistemler için bakanlara yol gosterseydiniz ya komedi filmi gibi biri gelir okul öncesi öğretmeni alır diğeri iptal eder norm fazlası.. ornek verilen ahiret ahlak durustluk gibi kavramları bu duruma getirenlere demek gerekmez mi.. ama dediğiniz gibi ahirette bu duruma sessiz kalanlar da hesap verecek mesuliyeti öğretmene atıp gitmek var mı bu hale gelene kadar gözlerini kapatan medya hesap vermeyecek mi öbür dünyada. Bu 
  • imamarüzgarimamarüzgar2 ay önce
    Çok önemli bir konuya hassasiyet göstermek öncelikle MİLLİ EĞİTİM deniliyor ya öncelikle bunun derinliği çok iyi anlaşılmalı. Gerçeğin yaşandığı durum dabaktığınızda bir eğiticinin öğrencisine bir durumların örneklemesini yaparken acaba milli olan örnekler mi yoksa gelişmiş ülkelerin örneklerimi veriyor.Durmadan bir yönetmelik içinde bir anlam kargaşası yaşan bir eğitici sistemimiz var mı yok mu çözdük mü bakalım. Laf olsun diyeolan projeler adı altında okullara sağlanan imkanlara bakıldığında kaynak aktarımı doğru yerlerde kullanılıyormu kullanılmıyormu gerçek eksiklerin tespiti varmı yok mu en iyi okulların dahi yetersiz arac ve gerec durumları neler tespiti doğrumu yanlışmı yapılıyor.İnsanı yolundan çıkaran ve yoluna sokan Ahlak ve İnancı ile azmi ise yoldan çıkmaya meyilli olanı tespiti varmı yok mu bakmalı ozamanMİLLİEĞİTİMi yeniden inşası söz konusu olacak durumlara adımlar atmış olacağız. Çağdaşlığı dışarıda değil içimizde aramalıyız dışarıda özenti heveslisi bir yapı olarak aramak yanlış olur. Bunun için Tarimizin derinliklerine bakmalıyız yol almamız için. Çağdaşlığın ancak teknolojik yönünü Milli çıkarlar boyutunda düşünmenin faydası olacaktır.
  • yusuf toygunyusuf toygun2 ay önce
    "Eğitimde çok geri" miyiz?Eğitimin gerisi ilerisi olmaz, tavuğun olur. Eğitimin başarılı yahut başarısızı olur...Eğitim eğmek demektir. İstediğiniz tarafa eğmek.Eğitimin başarısı da milleti ve kendilerini kandırdıkları gibi sınav notlarına bakarak değerlendirilmez.Eğitimin kalitesi iki şeyle ölçülmelidir:1: Memlekete iyi insan yetişiyor mu2: Memleket bilim ve teknolojide liderliğe oynuyor mu?Bu iki şıkkın dışındakiler boş langırtı ve milleti uyutmadır...100 bir rakamdan ibarettir. Bütün öğrenciler yüz alınca maksat hasıl olmuş olmaz...YKS den yüz alan bir öğrenci ya bir doktor olur, yahut öğretmen ve maaş alır...Eğitimin amacı bu değildir...O yüz alan öğrenciler teknolojik ve insanlık anlamında yüzümüzü ağartıyor mu?
  • Emanuel KantEmanuel Kant2 ay önce
    "Cennete ulaşma hedefi olmayan insan ahlaklı olmaz." yazmışsınız ya, Almanların Kant isminde bir filozofu var hiç işittiniz mi? Kant'ın ahlak felsefesinde der ki bir kişi ahlaklı bir davranışı herhangi bir amaç uğruna yapıyorsa, örneğin günahtan kaçmak ya da cennete gitmek gibi bir emel ile yapıyorsa bunun özünde ahlaklı bir davranış olduğu söylenemez. Yani hedef cennete gitmek bile olsa yapılan iyilikte bir çıkar varsa o davranış ahlaklı olmuyor. E nasıl olacak o zaman? Cehennemden kurtulup cennete gitmeyeceksem ben dünyada niye iyilik yapayım ki, hergün kötülük yaparım. Öyle mi olur gerçekten? Bir iyilik sadece öyle olması gerektiği için yapılamaz mı, insan kendine sadece ahlaklı davranışı yakıştırdığı için öyle davranamaz mı? Kant mı haklı, sen mi haklı?
  • TozerTozer2 ay önce
    .....
  • AkpartiliAkpartili2 ay önce
    Yeni Milli Eğitim bakanı Ziya Selçuk, eğitimin reçetesini bulmuş! Aynen komunist ülkelerde olduğu gibi, şatafatlı curcunalı ulusal bayram kutlamalarına geri dönmek, Gazi M.Kamali eğitimin temel direği ve tek endeksi haline getirmek! Avrupa ve tüm medeni ülkelerde eğitim bu şekilde şahlanıyor!!!
  • Uğur KartalUğur Kartal2 ay önce
    Cennete ulaşma hedefi olmayan insan ahlaklı olmaz demiş yazar.Yani ahlaklı olmak cennet rüşvetinin bir karşılığımıdır?Cennet beklentisi olmayan ,öteki dünya tasavvuru olmayan felsefeciler niye ahlakı en üst noktaya koyuyor o zaman? ..
  • veliveli2 ay önce
    nitelikli öğretmenden önce, nitelikli eğitim sistemi ile. Tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan çıkar misali. Sınıf sistemi, sanayi devriminin dünyaya bi dayatması, seri (fabrikasyon) üretim benzeri bir icat. Hala sıkıntısını çekiyoruz. çok zengin olsam, çocuğumu okul gibi pislik bir ortama göndermem...
  • MücahitlerMücahitler2 ay önce
    Azim varsa çözümde vardır.Eğitim üç temel ayak üzerinde inşa edilirse mükemmel olur.Aile,okul ve öğrenci eğer aile eksik olursa tüm yükü öğretmenler karşılayacaktır ki işte o zaman meslek aşkı olanlar başarıyı yakalayacaktır.
  • Ahmet Faruk ÇarıkcıoğluAhmet Faruk Çarıkcıoğlu2 ay önce
    Büyük medeniyet olmanın yolu eğitimden geçer.