--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Devlet ve milletin vicdanı Meclis’e sesleniyorum”

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
22

Ceza infaz yasaları; katilleri, tacizcileri, suçluları koruyor. Geçen hafta ceza yasalarındaki yetersizlikleri, eksikleri ve suçlular lehine yapılan ceza indirimlerini yazdım. Kanayan bir yaraya parmak basmışım. Okuyuculardan düzinelerce mail aldım. Mevcut ceza kanunlarına milletin tepkisi anlatılır gibi değil, mutlaka yeni düzenlemelerin yapılması lazım. Cezaların caydırıcı hâle getirilmesi şart. Mahkûmların ıslahı için projelerin yapılması zaruri. Suç işleyenin hapishanede pişman olması, kendisini ıslah edip iyi bir adam olmaya karar vermesi için ciddi bir eğitim programı yapılmalı ve uygulanmalı.

Kıymetli okuyucum ve değerli dostum Cemal İnan Bey, bir makale genişliğinde mail yazmış. Devletin adaletle ayakta durduğunu, adaleti sağlayacak yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini anlatan maili iktibas etmek istiyorum. 

Avrupa’dan kanun ithal etmekle adaletin sağlanamadığı ortada. Her milletin örf, âdet, gelenek, görenekleri, dini ayrıdır. Her milletin kendisine göre sosyal yapısı ve sosyolojisi vardır. Kendi sosyal yapımıza uyan kanunlar yapmak zorundayız.

Cemal İnan’ın maili şöyle:

“Devletlerin varlık sebebi nedir? Neden insanlar böyle bir yapıya, teşkilata ihtiyaç duyarlar ve bu teşkilatın, örgütün koyduğu kurallara itaat ederler? 

Sebebi açık... Güvenlik ve adalet için. Asırlardır devlet denen mekanizma toplumun güvenliğini sağlar, adalet mekanizmasını işletir, böylece insanların can ve mal emniyeti güvenceye alınmış olur. Devletlerin günümüzdeki fonksiyonları olan eğitim, sağlık, sosyal yardımlar son yüzyılın politika araçlarıdır ve günümüz dünyasında ortaya çıkmış görevlerdir.

Vatandaş canının ve malının korunması için devlete, otoriteye boyun eğmektedir. Peki, devletimiz bugün bu fonksiyonunu ne kadar yerine getirebilmektedir? 

Gazeteleri açtığımızda, haberleri izlediğimizde bu işlevini yerine getiremediği görülüyor. Her gün onlarca kişinin katledildiği, uyuşturucu kullanıcılarının ve satıcılarının sokaklarda caddelerde parklarda cirit attığı, bilmem kaçıncı hırsızlığı yaparken kişinin yakalandığı, cinsel tacizci ve sapığın infaz yasasından yararlanıp dışarı çıktıktan sonra bilmem kaç yaşındaki çocuğa istismarda bulunduğu, bilmem kaç tane kadının bıçaklanarak öldürüldüğü haberlerini içimiz parçalayarak okuruz veya bunlarla ilgili haberleri televizyonlardan seyrederiz.

Bir vatandaş olarak bu tür haberleri izleyince veya okuyunca dehşete kapılıyorum! Çocuğumla parkta gezerken, caddede yürürken ürküyorum ve tedirgin oluyorum.

Peki neden?

Her an bir balicinin, hapçının, uyuşturucu kullanıcısının veya hırsızın bıçaklı veya silahlı saldırına uğrayacağım diye.

Gazete ve televizyonlarda böyle haberleri görünce uykularım kaçıyor ve ürküyorum. Peki, devleti idare edenlerin, Meclis’teki vekillerimizin uykuları kaçmıyor mu? 

Merak ediyorum ve şöyle düşünmeye başlıyorum: Bütün bunlar sorumlu mevkilerdekileri rahatsız etse herhalde tedbir alırlar. Demek ki benim gibi rahatsız olmuyorlar. 

Mevcut infaz ve ceza yasasından hâkim, savcı, güvenlik kuvvetleri, masum vatandaşlar, basın rahatsız, mutsuz ve bu durumdan ıstırap duymaktalar. 

- Peki, bu yasalardan kim memnun? 

- Suçlular, sapıklar, bıçak ellerinde dolaşanlar, hırsızlar, baliciler, tinerciler, hapçılar, uyuşturucu tacirleri, dolandırıcılar... 

Daha sayayım mı? Bunlar ceza yargılama ve ceza kanunundan memnun olmalılar.

Milletin vicdanı olan Meclis’teki vekillerimiz! Siz de hâlâ rahatsız değil misiniz? Rahatsızsanız harekete geçin. Rahatsız değilseniz maaşlarınızı almaya, şoför, danışman, sekreter imkânlarınızla mutlu yaşamaya devam edin. 

Adliyeye gidip de “Allah devletime zeval vermesin, yargıda hakkımı aldım” diyen bir Allah’ın kuluna rastlamadım. 

Bu sorun yargının kusuru değil, mevcut yasalar haksızlıkların kaynağı. 

Yasalara göre suçlu; aldığın hapis cezasının üçte ikisini yatıyor. 

Yasalara göre adam bıçaklama, adam yaralama (öldürmediğin sürece) suçlarına tutuklama verilmiyor. Bilmem kaçıncı defa hırsızlıkta yakalandı haberlerinin, yüz kişiyi dolandırdı haberlerinin sebebi bu kişilerin tutuksuz yargılanmaları. 

Bu yasalar bizim toplumumuza, kültürüne uygun olmadığı gibi, caydırıcı ve önleyici değil. Biliyorsunuz ki devletler küfür ile yıkılmaz lakin zulüm ile yıkılır. Bu kadar mazlumun ahını almak zulümdür.”

Sözün özü, vatandaşlarımızı vekillerini adalet ve huzur için göreve çağırıyor. 

 

Yorumlar

(22)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Vatandaş

16 Ağustos 2019 01:28

Ben acık yazayım sayın yazar adam pisliğin şerefsizin haysiyetsiz in teki 20 kere ceza evine girmiş cıkmış elinde satır belinde silah sokakta her türlü pisliği yapıyor DEVLETİMİZ BU GİBİ ŞAHISLARIN CEZASINI BAŞKA BİR VATANDAŞDAN Bekliyor ZİHNİYET NASIL OLSA BU PISLİK BİRİNE BELA OLACAK MUTLAKA BİRİ GEBERTECEK OZAMAN DEVLET OH CEKECEK coluğumuzla çocuğumuza sokağa cıkamaz olduk açaba nerede bir psikopat karşımıza çıkacak diye nasıl olsa bizi idare edenler üstten en alta 10 larça korumayla geziyor bakın bu ülke öyle bir hale gelecekki koruma kiralama şirketleri türeyecek 2 saatı 100 lira eşinizi sokağa cıkarınca arayacaksınız 2 koruma 2 saatlığına ala bilirmiyim diye belki gülüyorsunuz ama bu olacak sen b.k kuyusunun önünü kapatmassan onu arıtmassan sokağa salarsan sokak af edersin b.k kokacak özür diliyorum bu gün malatya avm de 3 cocuk yaşları 10 /11 /9 inanın ağızlarında sigara bakıp dona kaldım üstelik ben 40 yaşındayım bana ne bakıyorsun lan diye beni tehdit ediyorlar durum bu Sayın yazar o üçünün 20 yaşındaki halini sen düşün

İşsiz

15 Ağustos 2019 23:14

Sorun sadece adalette mi zannediyorsunuz? MEB'in TOBB'a devrettiği meslek liselerinin TOBB tarafından yabancı kuruluşlara devredildiğine hatta görevli personele "ya sözleşme ya da tayin" seçeneğini sundunuğuna dair söylentiler var.

Hayrettin Hatunoğlu

15 Ağustos 2019 22:59

Sayın Kavaklı, Halkın birkaç yıldır gördüğü gerçekleri nihayet görmeye başlamanız sevindirici. Şimdiye kadar AK Parti küser, morali motivasyonu bozulur diye üstünü örttüğünüz gerçeklerin üzerinden örtüleri kaldırmaya başladığınızı görüyorum. Siz gazetecilerin vebali büyük. Hak etmeyen kişileri hak edilmemiş başarısızlıkları görmezden gelip övdüğünüz taktirde iktidarda bulunanlar şımarıyor, ne oldum delisi olup hatalar yapıp suçlar işliyor bunun cezasını da millet çekiyor. Lütfen çok rica ediyorum bir gazeteci olarak gerçekleri yazmaktan çekinmeyin, başarısızlıkları başarı olarak görmeyin ve göstermeyin. 18 Yıldır AK Partiye oy vermiş başarılarını alkışlamış ama yanlışlarını da söylemekten yazmaktan çekinmemiş biri olarak söylüyorum. Ben tanınmış biri değilim. Sesimi uzaklara ve yetkililere duyuracak gücüm yok. Sadece bir yaprak üzerinde bir damla suyu Hz İbrahim'in atıldığı ateşe doğru götüren bir karıncayım. Ama siz itfaiyesiniz ateşlere müdahale edecek gücünüz var. Hak etmedikleri halde iktidarda bulunanları övmeyin, överseniz şımarır ve yanlış yaparlar. Bunun vebali de sizin üzerinizde kalır. 18 Yıldır iktidarda olan ve milletvekillerinin çoğunluğunu hukukçulardan seçme sebebini Anayasayı ve çarpık halkın vicdanını yaralayan kanunları değiştireceğim şeklinde açıklayan, mecliste ezici çoğunluklar elde eden AK parti bunu neden gerçekleştirememiştir. Bu konuda ikna edici bir açıklaması neden yok? Bakın AK Parti iktidara geldiğinde doğan bir çocuk bu gün 17 yaşında cadde ve sokaklara bir bakın anadan üryan arzu endam o genç müslüman genç kızlarımız AK Parti eğitiminin eseri. Bu hayasızlığı, edepsizliği, utanmazlığı durdurmak için ne yapmıştır.? Hiç bir şey Başörtüsü serbestliği için bir SERBEST KIYAFET uygulaması getirmiş başını örtmeyenlerin k....nı açmasının yolunu açmıştır. Öğretmenler resmen AK Parti döneminde sindirilmiş, yetkisizleştirilerek etkisizleştirilmiştir. Tembellik eden, ödevini yapmayan öğrencilikle ilgi ve alakası olmayan öğrenci müsveddelerine bile zayıf not veremiyoruz. AK Parti'nin atadığı Liyakatsiz ve yalaka amirler öğretmenlere sürekli "başarıyı yüksek gösterin. Kimseye zayıf not vermeyin herkes takdir, teşekkür alacak şekilde yüksen not verin" baskı yapıp tehdit ediyorlar. Eskiden öğrenciler bir parça da olsa öğretmenden, zayıf not almaktan korkar ve çekinirler ve çalışırlardı. şimdi o korkuyu da AK Parti yok etti. Siz bütün öğrencileri o konferanslara gittiğiniz nitelikli okullardaki öğrenciler gibi mi zannediyorsunuz? Okullarda öğrencilerin birbirlerine de öğretmenlerine de sevgisi saygısı yok edildi. Ben bir kız imam hatip lisesinde çalışıyorum. Okulumuz, sınıflarımız, donanımımız harika buna diyecek yok yaSınıflarda akıllı tahtalar var ama bize akıllı tahta değil akıllı öğretmen lazım. Öğrenciyi akıllı tahta değil akıllı öğretmen yetiştirir. öğretmenler gelin bir öğretmenler odasına görün o serbest kıyafet uygulaması öğretmenleri ne hale getirmiş,Kot pantolonu lime lime etleri dışarı fırlamış göbeği göğüsleri, sırtı açık bayan öğretmenler. Baş örtülüler de var tabii. O çarşı pazarda üryan gezen öğrencilerin bir çoğu imam hatipli dersem sakın şaşırmayın. Milli Eğitim müdürleri okullara gelip sadece öğrencilerin bulunduğu idareci ve öğretmenlerin alınmadığı toplantılarda öğrencileri öğretmenlere karşı kışkırtıyorlar. Öğrencilere: "Size kızan, bağıran baskı yapan öğretmenleri bize bildirin arkanızda biz varız" diyebiliyorlar. Bunu neden yapıyorlar sizce Demokrat görünmek, kendini halka öğrencilere sevdirerek ya daha bir üst makama yükselmek ya da milletvekili veya belediye başkanı adayı gösterilmek için. Halkın sevdiği bir kimseyi parti aday gösteriyor ya onun için yapılmadık ihanet kalmıyor. Bu 17 yılda atananan öğretmenlerin çoğusunda öğretmen vasfı yok. Bakın Özel okulların birçoğunda yapılan uygulamayı anlatayım. Özel okul yöneticiler velileri arayıp eğer sayısal alanda eğitim gören öğrencinizi getirin bize kaydettirin biz sizin çocuğunuza Türk Dili ve Edebiyatı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Felsefe ,Beden Eğitimi, Tarih, Coğrafya, Resim, müzik. benzeri dersleri okutmayacağız onlardan yazılı ve sözlü sınavlara da girmeyecekler biz o derslerden sanal yüksek notlar vererek ortalamasını yüksek tutacağız.'' gibi sözler verip öğrenci kaydediyorlar. Lütfen özel okul ve kolejlere giderek bir sayısal öğrencinin Türk Dili ve Edebiyatı dersi yazılı kağıdını isteyin yüksek bir notun olduğunu ama yazılı kağıdının olmadığını görürseniz hiç şaşırmayın. Bu bazı özel okullar devletin üstünde bir konuma mı sahipler? Başına buyruk hareket ediyorlar. Bazı dersler gereksiz ise milletin çocuklarına boşu boşuna neden MEB neden okutuyor? Bazı özel okullar İnsan değil android yetiştirme gayretindeler. AK Parti MEB artık teftiş ve denetimleri kaldırmış saldım çayıra mevlam kayıra sistemini uyguluyor. Asıl tehlike eğitimde çalışmayan, üretmeyen her yaptığı sorumsuzluk işlediği suç yanına kar kalan kanun kural tanımaz bir gençlik geliyor. Bu gençler her şeye çaba göstermeden sahip oluyorlar. Okullarda işledikleri her suç ve sorumsuzluk örtbas ediliyor. Ceza çözüm değil sevgi ve anlayışla yaklaşın yaklaşımı gençliği çığırından çıkarıyor haberiniz ola. Biz bu gençliği Gezi olaylarında tanıdık, Diyarbakır olaylarında tanıdık. Beterin beteri yolda haberiniz ola. Bunları Yaşlı bir öğretmenin gereksiz hezeyanları olarak da algılayıp tınmayabilirsiniz. Benden söylemesi. sizden duyurulması

Süleyman Sırrı Dinçer

15 Ağustos 2019 21:29

Güzel..bir..yazı..Kaleminize..sağlık..Sil..baştan..bazı..şeylerin..yenilenmesi..şart.

saygı

15 Ağustos 2019 18:30

Sokrat “ suç varsa adalet yok adalet varsa suç yok” diyor. Memlektimizin hali ortada haklı hakkını alamıyor haksız korunuyor. İnsanlar kendi adaletlerini sağlamaya çalışIyor. Devlet yok gibi. Hakkı gözetip adaleti sağlaması gereken devlet yok. "Ceza infaz yasaları; katilleri, tacizcileri, suçluları koruyor. " "Meclis’teki vekillerimizin uykuları kaçmıyor mu? " "- Peki, bu yasalardan kim memnun? - Suçlular, sapıklar, bıçak ellerinde dolaşanlar, hırsızlar, baliciler, tinerciler, hapçılar, uyuşturucu tacirleri, dolandırıcılar... " "“Allah devletime zeval vermesin, yargıda hakkımı aldım” demişsiniz. HOCAM ALLAH RAZI OLSUN kanayan en önemli bir yaramıza parmak basmışsın. CUMUK BAŞLI BAŞINA BİR SKANDAL İDİ. İSMİNİN BAŞINDA ADALET OLAN PARTİ ÇIKARMIŞTI. ŞİMD DE İSMİNİN BAŞINDA ADALET OLAN PARTİ HIRSIZLIĞI ZİNAYI KATLİAMI YOLSUZLUĞU SERBEST ETMEYE ÇALIŞIP İSMİYLE ÇELİŞİYOR. ÖZELLİKLE YENİ ADALET REFORMUNU İNCELEMİŞSENİZ. DURuM DAH DA VAHİM OLACAK. YAŞLILAR HAMİLELER ÇOCUKLARA SINIRSIZ SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ GELİYOR. SUÇU BUNLAR İŞLET KEFFİNE BAK. KAMUDA RÜŞVET YOLSUZLUĞUN ÖNÜ AÇILIYOR. KAMU DAVASI SAVCININ TAKDİRİNE BIRAKILIYOR. YANİ SİYASETİN EMRNE VERİLİYOR. Şu anda kiracılar yıllarca kiraya yatırmayıp yakıt giderlerini de ev sahiplerine ödetiyor. Durum çok vahim avukatlar kiracı tahliye davaları almıyor. Alçak namuSsuz bazı kiracılar iktidar sağ olsun emekli maaşına da haczi kaldırdı. Başka mal varlığım yok deyip yıllarca bedava oturuyorlar. Allah cezalarını versin. Kanunlar Hırsızların katillerin lehine iki gün yat üçüncü çık alçaklığa devam et. Dediğiniz gibi güya bizi temsil etmesi gereken vekiller hırsızların namussuzların temsilciliğini yapıp yasaları onları lehine düzenliyor. Aldıkları helal olmasın. Rabbim iki cihanda da sorsun hesabını.

Ferhat

15 Ağustos 2019 18:22

"Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kâfirlerin ta kendileridir." (Maide, 5/44). Kısacası rabbimizin bize izzetimizin ve onurumuzun yegane teminati olan Tevhid nizamini beğenmeyerek sapkin ve azgın bir kurum olan AB ve Avrupa konseyinin ölçüleri ile hükm etmenin aslında adaletsizligin ve ahlaksızlığın yayılmasının bir delilidir. Dolayısıyla izzet ve onur sadece rabbimizin bize talimatı olan Tevhid nizamını hayata geçirmek ile mümkündür. Kısacası bizim tabi olmak zorunda kaldiğimiz LIBERALIZM merkezli düzen, ceza yasalari ile, aile hukuku ile ve eğitim sistemi ile tamamen siyonist ve masonik derin güçlerin vesayeti altinda olan bir düzenden ibaret oldugu idrak etmeliyiz. Karanlığın zilletinden kurtulmanın yegane çaresi Rabbimizin ipine sımsıkı sarılıp siyonizmin ve onlarin bize zorbalık ile kabul ettirdiği nizamı red etmek ile mümkün olacaktır. Aksi takdirde müminler iblisin yeryüzündeki varisleri masonik ve siyonist güçlerin maskarası olmaktan kurtulamayacaklardir.

Ömer Çakan

15 Ağustos 2019 16:59

Umulur ki makalenizle ilgili Müslümanların yorumlarını göz önünde bulunduruyorsunuz! Hepsinin ortak özelliği "Bir dokun ; bin ah işit." le eş anlamlıdır. Aklı selim Müslümanlar AKP' yi yıllarca iktidarda tutarak baş tacı yapmışlar ; gelgelelim iktidar Müslümanlara hayatı çoğu alanda kolaylaştırmıyor. İktidar, Müslümanları laik devletin egemenliği altında tutma coşkusuyla yaşayıp her hususta kendi kendine gelin güvey olmaktadır. Müslümanlara İslam her alanda zorlaştırılmıştır. Mebuslar, Allah nezdinde haramla beslendiklerinden ötürü kalpleri, kulakları, gözleri mühürlenmiş vaziyetteler. Müslümanların dertlerine karşı duyarsızdırlar. AKP döneminde sadece yöneticiler ve yakınları devlet imkanlarını en iyi tarzlarda kullanıyorlar. İslam lehine yapılmış fazla bir gelişme de göze çarpmıyor. Devlet ; muhtelif kanun ve yönetmeliklerle bize hala zulüm eden bir müessese halinde çalışıyor. Ülkemizde iktidar sahipleri ve yakınlarının hariç olmak üzere Müslümanların refah seviyesi en düşük seviyede seyrediyor. Avrupa`lı gavurların her gün ayyaş olmalarına karşın bizdeki gibi sıkıntıları hiç yok. AKP'li Müslüman yöneticiler ayyaş gavurlar kadar basiretlere sahip değiller ki millet inlemeye devam etmektedir. Mübarek insanların yaşadığı bereketli ülkemizde her bakımdan cehalet hüküm sürmektedir. Mucize Kur'an ve din kitaba hapsedilmiş devlet önderliğinde iblisin arkasına takılıp dünyevi ve uhrevi cehenneme gidiyoruz. Demokrasi putperestliği ve bataklığının içine düşün de kendini kurtaramadığı gibi bizi de kurtaramaz. Ancak kıyamete kadar orada debelenir, debelendikçe de yeni kurbanları kendine dahil eder. Ulema mükemmel dini de Hz. Peygamber'den (s.a.v) sonra zamanla kendileri gibi yamultup İslam kisvesi altında münafıklık türettiler. Eğer bir iş İslam'a ugun yapılırsa Müslümanların kalpleri o hususta hemen mutmain olur. AKP'nin yaptığı siyasi uygulamaların çoğuna Müslümanların kalpleri mutmain olamıyorlar. Zira iblis işlerine ortak olmuştur. Kur'an'da muhtelif ayetlerde belirtildiği gibi, Allah nefis ve iblislere tabi olanlara Ashabı Kiram dahi olsalar yardım etmemiştir. Müslümanlar olarak ne kendimizin ne de AKP'li yöneticilerin nefislerine tapma, mükellefiyetimiz vardır. AKP'li yöneticiler Avrupa ve Amerika'lı gavurların ve kendilerinin nefislerine şahsi olarak tapıp rehber edinebilirler. Bizleri ilgilendirmiyor. Görevleri beklentilerimize en iyi şekilde yasal cevap vermek. Haklı İslami ve insani beklentilerimize duyarsız kalırlarsa hakkımız evren var oldukça kendilerine haram olsun!

ahmet koçak

15 Ağustos 2019 15:59

ahbe sayın kıymetli hocam adalet için arsızdan,hırsızdan bahsetmişsin de fetö haininden dolayı hiç bir suçu olmayanların mahkemelerde uğraşmalarını,suçlu kabul edilenlerin haklarını savunamamalarını,atıldıkları sebeplerin kanuna nizama uymadığını,mahkemece suçu ,irtibatı yoktur kararını almalarına rağmen devletin kişiyi hala suçlu kabul etmesini,gerçekten bir çok insanın sebepsiz,suçsuz hapislerde tutulmalarını ve bunların kalb den gelen "AH"LARINI yazmamışsınız .asıl ahlar buralardan çıkıyor fakat kimse görmek istemiyor.adalet varsa dua vardır,adalet yoksa AH vardır,suçsuz insanın suçlu kabul edilip ahının dinimizdeki yerini herkes biliyordur.

Yakup

15 Ağustos 2019 14:35

Korkarim bu ülkeyi batiracaklar batidan ithal kanunlarla.Acik bir sekilde Kültürlerimiz taban tabana ters.Bir örnek bir Avrupaliya küretseler güler gecer,birde vatandasimiza küfretseler kan gövdeyi götürür olay bu kadar net.Yillardir Avrupada yasayan biriyim.Her ne yaparsak nasil yaparsak Milletimizin özüne uymali yapilan.

“Devlet ve milletin vicdanı Meclis’e sesleniyorum”

15 Ağustos 2019 14:09

Başvurunuz alınıp arşivimize kaldırılmıştır. Temizlikçi abla Nezahat Hanım, zaman zaman tozunu alacaktır, meraklanmayın..

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle