--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Biyoloji müfredatı: Dağ fare doğurmasın

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
20

 

Biyoloji müfredatı yayınlandı, yeni programa göre evrenin yaratılışı, bin bir çeşit canlının ortaya çıkışı anlatılırken ispatlanmamış teoriler bir tarafa bırakılacak, yaratılış felsefesi esas alınacak. 

Yıllardır beklediğimiz, özlediğimiz adım. Prof. Yusuf Tekin’i ve ekibini tebrik ediyorum.

Hemen belirteyim ki müfredatın başlangıç bölümünde vurgulanan yaratılış felsefesi anlayışı, programın içine yansımamış. Programın ileriki bölümlerinde MUHTEŞEM TASARIM anlayışının izine rastlanmıyor. 

Bürokrasi göz mü boyuyor? 

Kıymetli bakanımız Prof. Yusuf Tekin’in gayretini boşa çıkarma oyunuyla mı karşı karşıyayız?  

Önce müfredatın başlangıç bölümündeki ifadeleri okuyalım: 

Biyolojik olaylar; bir plân ve programın gereği olarak ortaya çıkar, kâinat ve içindeki canlı cansız tüm varlıklarda görülen mükemmel dengeye ve düzene işaret eder. Canlılar hem kendi yapı ve işleyişlerinde hem de birbirleriyle tam bir uyum içinde mükemmel bir denge oluşturur. Biyoloji bilimi ise yaşamın bu kusursuz düzenini, canlılığın ince detaylarını ve yaratılışın muhteşem tasarımlarını anlamaya kapı açar. 

Biyoloji dersi öğretim programında yer verilen her bir konu; öğrencilere tabiatın, canlıların ve yaşamın birbirine bağlanmış muhteşem uyumunu, yapısını, hikmetini gösterme fırsatı sunmaktadır. Bu derste; öğrencilerin sözü edilen yapının kodlarını keşfetmeleri, işleyişini ve düzeni anlamaları ve canlıların bu düzen içindeki yerini, birbirleriyle olan ilişkilerini anlamlandırmaları hedeflenmektedir. 

Biyoloji dersi öğretim programı; öğrencilere yaşamın derinliklerine dair kapsamlı bir anlayış kazandırmayı hedeflemektedir. Öğrencilerin; biyoloji biliminin sağladığı bilgilerle, varlığın derinliklerini sorgulayarak, yaşamın anlamı üzerine düşünmeleri, aynı zamanda da yaşamın ve varlığın, canlı, cansız varlıkların mükemmel yapılarının ve işleyişinin arkasındaki büyük resmigörmeleri amaçlanmaktadır. 

Öğrencilere, canlıların ve ekosistemlerin olağanüstü uyumunu ve düzenini gözlemleme ve bu gözlemleri daha geniş bir bağlamda değerlendirme fırsatı sunan biyoloji bilimi sayesinde öğrenciler biyoloji derslerinde; canlıların muazzam çeşitliliğinin, emsalsiz bir sanatın yansıması olarak nasıl anlaşılabileceğini keşfedecek ve kâinatta örgülenen muhteşem yapıyı görmeleri ve anlamaları mümkün olacaktır. 

Ayrıca öğrenciler, bilim ve yaratılış arasındaki ilişkiyi anlamlandırarak daha derin bir kavrayışa sahip olabileceklerdir. Bu doğrultuda canlıların varoluşuyla ilgili doğruluğu ispatlanmamış teroriler olmakla birlikte Türkiye Yüz Yılı Maarif Modeli kapsamında geliştirilen biyoloji dersi öğretim programıyla yürütülen eğitim öğretim süreçlerinde yaratılış teorisi benimsenmektedir.”

Giriş bölümündeki “BÜYÜK RESMİ GÖRME, MUHTEŞEM TASARIM” ifadelerine rağmen ileriki bölümler materyalist, Darwinist, evrimci bakış açısı ile anlatılmaya devam ediyor.

Programı yazanlar, yaratılış tezini görmezden geliyor, eski bildiklerini okuyorlar. 

Şu cümleler, evrimci bakış açısının yansımaları:   

Bir bitki fotosentez yaparken hangi maddeleri kullanır ve hangi maddeleri üretir?”

Köprü kurma öğrencilere vücutta olgun alyuvarların çekirdeklerinin olmadığı bilgisi verilerek “Buna göre alyuvarlar hangi metabolik faaliyetleri gerçekleştiremez?” sorusu sorulur ve öğrencilerin DNA’nın hücredeki rolünü ön bilgileriyle tahmin etmeleri beklenir.” (BİY.12.2.1). 

“Öğrencilere deri kesildiğinde oluşan yaranın kapanması için hücrelerin bölündüğü bilgisi verilerek “Sizce yeni oluşan deri hücreleri, hasar gören hücrelerle aynı özelliklere mi sahiptir, cevabınız evetse bu nasıl mümkün olur?” soruları yöneltilir. Sorular aracılığıyla öğrencilerin hücre bölünmeleri ile DNA replikasyonu arasında bağlantı kurmaları beklenir.” (BİY.12.2.2).

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Programın hiçbir yerinde yaratıcı, Tanrı, Allah kelimelerinin geçmemesi dikkat çekici. 

Varlık âlemini, canlıları, hücreyi, DNA’yı, mikroskobik varlıkları anlatıyorsunuz; yaratanın adı geçmiyor.

Böyle bir çelişki kabul edilemez!

Fen bilimlerinin tevhidi bakış açısıyla yazılmasında Kur’an örnek alınmalı. Müslümanın bakış açısını Kur’an belirler. Kur’an, varlıkları anlatırken doğrudan Allah’ın yarattığını ifade eder:

“GÖKTEN SU İNDİRDİK YERDE ÇİFT 

ÇİFT FAYDALI BİTKİLERİ BİTİRDİK”

“O, gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yarattı, sizi sarsmasın diye yere de ulu dağlar koydu ve orada her çeşit canlıyı yaydı. Biz gökyüzünden su indirip orada her faydalı nebattan çift çift bitirdik. Bunlar Allah’ın yarattıkları. Şimdi ondan başkasının ne yarattığını bana gösterin! Hayır (gösteremezler)! Zalimler açık bir sapıklık içindedirler.” (Lokman,10-11)

Kıymetli Bakanım, programı yazanlar ve ders kitaplarını yazacaklar “muhteşem tasarımı” tasarlayana inanan, büyük resmi gören yazarlar olmalı. Yoksa dağ fare doğurur.    

 

Yorumlar

(20)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hakan

7 Mart 2024 18:58

Bu evren mükemmel bir tasarımla yaratıldı ancak Sami dinlerin masallarına inanmamızda gerekmiyor evrim teorisi ispatlanmadı tamam ancak Sami dinlerinde doğruluğu ispatlanmadı bu sebeple Tevrat’ın incilin kuranın bilimde yeri yoktur

Muro

7 Mart 2024 18:23

Seçim öncesinde Merkez Bankası rezervlerinde düşüş sürüyor. TCMB'nin rezervi geçen hafta brütte 0,9 milyar dolar, nette 2 milyar dolar azaldı. Net rezervde on haftada düşüş 19,6 milyara dolara ulaştı.

Okul

7 Mart 2024 16:01

Sayın yazar öyle anlattığınız gibi insanlık mükemmel değil. Sayın yazarınız Gülümseyene göre Türkiyede yüzde oniki engelli vatandaş var. Yani onmilyona yakın vatandaşımız kimisi kolu, ayağı, gözü sakat doğmuş. Hastanelerde çare arıyor. Dünya desen şu anda bir ateş mağması üzerinde yaşıyoruz. Depremler, seller, yanardağlar her sene binlerce vatandaşımız ölmektedir.

Erzincanli.

7 Mart 2024 14:59

Biz de dava adamı az koltuk adamı çoktur.Bakandan çok şey beklemeyin,geçmişine bakın ne yaptı ki ne yapsın.Devleti Bürokratın eline bırakmayacaksın,devleti siyasetci yönetmelidir.Bize yürekli adamlar lazım.

Eskidn okul mu varmış

7 Mart 2024 14:17

Biyoloji,Fizik,Kimya,Matematik vs derslere ne ihtiyaç var . Bize egitimli, bilgili, sorgulayan insan degil biat edip şükreden insan lazım.hem biz niye okuyalım başımızda bizi yönetenler okusun

Ahmet Tâlib Çelen

7 Mart 2024 14:05

Muhterem hocam, ikazınız için teşekkür ve tebrik ederim. Ben de Pazartesi günkü yazımda müfredât meselesine temas ettim. Bundan önceki bir müfredat değişikliği çalışmasında ortalığı velveleye veren kemalistleri teskin etmek için bir MEB bürokratı "Aslında bir şey değişmedi." deyivermiş. Eğitim sâhasındaki bütün iyi niyetli çabaları bu cümle ile özetleyebiliriz. Nedense "aslında" bir değişiklik yapılamıyor eğitim alanında. Her seferinde ateist, laik, kemalist, dünyaperest, materyalist bir el dokunuyor ve yine her şeyi o el şekillendiriyor. Yusuf Tekin Hoca'nın bu hamlesi başarılı olur diye küçük bir ümidimiz vardı (endişemiz daha büyüktü) ama sizin de tespitinizle değişiklik yine Müslüman halkın gözünü boyayıp "Aslında bir şey değişmedi" ile neticelenmiş galiba. Allah bu millete acısın. Selam ve hürmetler.

Hikmet Yılmaz

7 Mart 2024 11:00

21 Yıldır iktidar olan AK-PARTİ malasef eğitime istenen desteği ( sinsi el verdirmedi ) veremedi. Milli Eğitim Bakanlığı ile Dinayet Başkanlığı hiç MİLLİ olmadı ki !. Kendi diliyle kendini ifade edemeyenler ile dininimizi cemaatlere teslim Dinayet istenilen gayreti hiç göstermedi,hep kulağının üstüne yattı. Halâ aynı hata devam ediyor.

Muhammet

7 Mart 2024 09:45

Biyolojiye ibni sina, gazali diğer ilk dönem islam alimleri gözü ve imanıyla bakmak amaç olur ise sonuç mükemmel olur.

Abdullah

7 Mart 2024 12:49

İbna Sina ve Farabi müslüman olarak doğdu ama islamı terkettiler. Çocukken müslümandı bunlar, eğitim aldıktan sonra islamı bıraktılar. Biraz araştırın yazmadan önce.

SENE

7 Mart 2024 13:19

muhammet BU ANLAYIŞLA MRI GELİŞTİRE BİLİRMİYDİN SİTTİN SENE ÜFÜRÜKCÜ

Muhammet

7 Mart 2024 14:33

Bu dinden çıktı hikayeleri islam alimlerini degersizleştirmek için uyduruluyor. Bunlara inanarak ilim ve islam düşmanlarına pirim vermeyelim.

Şaban

7 Mart 2024 08:21

Yol gösterici yazılar ne kadar güzel. Allah razı olsun.

YOL

7 Mart 2024 13:16

şaban GERÇEKTEN ŞABANMİŞSIN ADIN ÇOK YAKIŞMIŞ ZİFİKARALIK BEYİNLİ BİRİ NASIL YOL GÖSTERİCİ OLUYOR

Okur

7 Mart 2024 08:17

Bunları okuyan sanki mucit ve kâşif olacak! Asırlarca bunlar okutuldu da kaç mucit veya kâşif ortaya çıktı Müslümanlar arasından? Yaratılış felsefesine karşı olan yok, okutulsun... Adam çıkar mı dersin? 200 üniversitede şimdiye kadar bir alamet belirmedi, hepsi somun tosunu, donunu toplamaktan aciz, diploma yığını toplamış, eski gazete tomarı gibi.

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle