Bir şeyi yaratabilmek için her şeyi yaratmak şart
Serik Çayı, Antalya Serik’ten Akdeniz’e dökülüyor. Çayın buz gibi soğuk ve bir pınar kadar berrak suları Köprülü Kanyon’unikitarafından püskürüyor.
Sabun köpüğü gibi beyaz, billur suların taşların arasından fışkırdığı bölgeye botla ve kürek çekerek gittim. Kanyon’un iki tarafındaki kayaların yüksekliği nerdeyse 50 metre var. Torosların Akdeniz cephesinde yaz günü böylesine bol ve soğuk su bulmak kelimenin tam anlamıyla mucize.
Bu yıl kış kurak geçti. Toroslara çok az kar ve yağmur düştü. Buna rağmen Serik Çayı üzerinde yerli ve yabancı turistler rafting yapmaya devam ediyorlar. Çayın suları bol, soğuk ve berrak.
Kayaların arasından su püskürtmek...
Kayaları üst üste yığıp kanyon yapmak...
Kaya, taş ve mermerleri üst üste koyduktan sonra üzerine toprak örterek Toroslar gibi muhteşem dağlar inşa etmek...
Hepsi mucize, insan gücünü aşan harikalar...
Yanımda Almanya’da yaşayan mühendis arkadaşım vardı, onun gözüyle kanyona baktık. Buna benzer bir kanyonu Torosların kuzey cephesinde yani Seydişehir tarafında inşa etmeyi düşündük.
Zira kanyondaki suların temizliğine, soğukluğuna, berraklığına imreniyor ve hemen her sene 300 km yol katederek buraya rafting yapmaya geliyoruz.
Eğer Torosların kuzey cephesine de bir kanyon yapabilirsek her yıl Torosları aşmak ve uzun bir yolculuk yapma zahmetinden kurtulmuş olacağız. Ayrıca kanyonu yapabilirsek rafting yapmaya gelenlerden bir dünya para kazanabiliriz.
Elli metre derinliğindeki ve en az bir kilometre uzunluğundaki kanyonu inşa edecek kayaları bulsak bile bu kayaları kaldırıp üst üste koyacak vinç bulmak imkânsız. Bu kadar muhteşem kayaları kaldıracak vinçler henüz icat edilmedi.
En önemli olanı da bu kadar çok, berrak ve soğuk suyu bulmak...
Coğrafya bilgimize göre pınar, çay, dere, ırmak ve nehir sularının kaynağı deniz suları. Denizi kaynatmak ve buharlaştırmak lazım.
Ayrıca havaya yükselen buharı atmosferin bir yerinde toplamak gerekir. Buharlaşıp kaybolmamalı bulutlar. Sonra soğuk bir tabakaya rast getirip buharları yeniden suya, daha doğrusu yağmura dönüştürmek şart.
Haydi bu yapıldı diyelim. Yere indirilen suları bir havuzda biriktirmek gerekir.
Denizlerin buharlaşması ve yağmurun yağma mevsiminde de mühendis mantığını zorlayan bir durum var.
Sular en çok yazın buharlaşıyor. Akdeniz bölgesinde yağmur en çok yazın yağıyor.
Denizin buharlaşabilmesi için Güneş’e ihtiyaç var.
Bir pınardan su akıtabilmek için Güneş’e, Güneş’i havada tutmak için Güneş sistemine, o sistemi ayakta tutabilmek için Samanyolu galaksisine ihtiyaç var.
Bir pınardan su akıtabilmek için kâinattaki sistemi kuracak bilgiye, iradeye, plan ve proje yapacak akla ve sonra da bu muhteşem projeyi yerine getirecek güce ihtiyaç var.
Kâinatı yaratıp düzene koyamayan bir pınardan bir bardak su akıtamaz.
Kâinatta her şey, her şey ile bağlı.
Kanyondaki mucize sadece suyun akması değil.
Kanyonun iki tarafı taş ve kayalık.
Kayaların tam ortasında çınar, defne, çam, katran, ardıç ağaçları var. Çeşit çeşit otlar ve yosunlar yeşermiş.
İncecik ve zarif ağaç köklerinin kayaları delmesi harika ve mucize.
Kayaların üstünde tutunmaları, sonra taş ve sulardan beslenerek dal, yaprak, çekirdek yapmaları harika.
Ot ve ağaçlar canlı, yani hayat sahibi.
Cansız ot ve taşlardan hayat sahibi bitki ve ağaçlar inşa etmek, insan gücünü aşan bir şey.
Her ot, bitki ve ağaç mucize.
Hayat bütünüyle Yüce Allah’ın Hay isminin tecellisi ile meydana geliyor.
Cansız varlıkların canlı bir varlık meydana getirmesi imkân harici.
Kanyondaki bir kayanın üzerinden buz gibi sulara atladık ve yüzdük. Suyun içinde beş dakika kalmak nerdeyse imkânsız. Kayadan atlayıp karaya çıkana kadar donuyoruz.
Suyun içinde gece gündüz, kış ve yaz o soğuğa dayanabilen balıklar yaşıyor.
Hey kurban olduğum Allah’ım senin gücün her şeye yeter.
Tuzlu deniz suyunu buharlaştırıp gökyüzüne savurmak, oradan saf ve tatlı sular indirip toprağa serpmek, sudan her canlı şeyi yaratmak...
Mühendis arkadaşım Said Erkan ile Torosların kuzey cephesinde kanyon inşa etme projemiz şimdilik yattı.
Onun yerine Torosların güneyinde kanyon inşa eden yaratıcıya hayranlık duymayı ve ona secde etmeyi tercih ettik.
Kâinatta her şey, her şeyle bağlı. Birini yapabilmek için hepsini yaratabilecek ilim, irade, güç ve akla sahip olmak gerekir.







