• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
TÜM YAZILARI
31 Ocak 2019

Beş vakit huzur ve iyi insan

Beş vakit huzura durmak ve hayatın hesabını Yüce Allah’a sunmak…

Erdemli ve kâmil insandan beklenen nitelik.

Mithat Cemal Kuntay, Mehmet Akif’i anlatırken der ki:

“Hayatını hiç yalan söylemeden anlatabilirdi.”

Mehmet Akif’in Safahat’ı kadar hayatı da güzel bir eserdi. Yeryüzünde hayatını hiç yalan söylemeden anlatacak kaç insan bulabilirsiniz?

Yani kaç evliyanız var?

Jan Jack Russeau’nın “İtiraflarım” adlı hatıralarını okuyan Henrich Heine şöyle demiş:

“İtiraflarında Russeau kendisine epeyce iftirada bulunmuş.”

Eğitimin amacı erdemli ve hünerli insan yetiştirmek. Hem elinden bir iş gelsin ve onu en iyi yapsın, kimse el açmasın, kimsenin malında gözü olmasın; hem de ahlaklı, dürüst, kâmil insan olsun.

Kur’an, Peygamber Efendimize (sav) hitap ederek şöyle der:

“Ahiret senin için elbette dünyadan hayırlıdır.” (Duha, 4)

Dünya zevkleri ve nimetleri çekici, süslü, tatlı, zevkli, gönül ve göz alıcı.

Kur’an’ın Müslümanlara tavsiyesi şu: “Dünya aldatmasın, ebedî hayatı unutmayın, fanî olanı ebedî olana tercih etmeyin!”

İnsanoğlu aceleci, sabırsız, zevkperest…

Yakın olanı uzak olana tercih etmeye meyilli. Hele nefis ve şeytan insana dünyayı tavsiye eder, ebedî hayatı unutturur, hesap gününü hatıra getirmesini istemez. İyiliklere itiraz, kötülükleri tavsiye eder.

Dünyayı arkasına atıp günde beş vakit Yüce Allah’ın huzuruna duran insan bir başka âlemin kapısını çalar. Tahiyyatta her şeyin yaratıcısına selamların en güzelini takdim eder, onu över, verdiği nimetlere şükreder, onun huzurunda hiçliğini hatırlar, varlığını ona borçlu olduğunu itiraf edip ebedî cenneti ister. Böyle biri, kâmil insan olma yoluna düşmüş demektir.

Kendisini yeryüzü halifesi ve kâinatın temsilcisi olarak görür; hem âlemdeki varlıkların hem bedenindeki hücrelerin ve zerrelerin hem bütün müminlerin ibadet ve dualarını Yüce Mevla’ya arz eder.

Kâinattaki bütün varlıkların Allah’a ibadet ve dua ettiği bilincindedir. 

Rahman Suresi’ni okumuştur: 

“Güneş ve Ay hesap ile hareket eder. Yıldız ve ağaç Allah’a secde ederler.”(5-6)

“Yerde ve gökteki her şey Allah’ı tespih eder.” (Teğabün, 1)

Kıyametin bir emirle, göz açıp kapayacak kadar kısa bir sürede gerçekleşeceğini, her şeyin kitaplarda kayıtlı olduğunu, küçük büyük her şeyin satır satır yazıldığını, Allah’tan hakkıyla korkanların her şeye gücü yeten Hükümdar’ın huzurunda, doğruluk meclislerinde, cennette ırmak başlarında nimete kavuşacaklarını bilir. (Kamer, 50-55)

Diz çökmüş, ellerini dizi üstüne koymuş, kalbi ile Allah’ın huzuruna varmış olan insan; kâinattaki varlıkların ibadetlerini, dualarını, tekbirlerini, zikirlerini ve şükürlerini Yüce Allah’a arz eder.

Her şeyi yoktan var eden, her şeye şekil veren, canlılara hayat veren Allah’tır. Nimetleri veren odur ve o her türlü şükre layıktır.

Bu arzdan sonra Yüce Mevla’nın Miraç gecesi Peygamberimizi (sav) selamladığını hatırlar:

“Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun ey Nebi!” der.

“Bizim ve salih kullarının üzerine olsun, Rabbim!” niyazında bulunur.

Miraç gecesi, Allah Rasulü (sav) ile Yüce Mevla’nın selamlaşmasını görüp şahadet getiren Hz. Cebrail gibi şahadet getirir:

“Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve yine şahitlik ederim ki Muhammed (sav) Allah’ın kulu ve rasulüdür.”

Yüce Mevla’nın huzuruna kabul edildiği, yeryüzü halifesi olacak nitelikte nimetlerle donatıldığı ve kâinatın ibadet, tesbihat ve dualarını Yüce Allah’a sunma nimetin mazhar olduğu için sevinen insan insanlığa Allah’a kulluk ve ibadeti öğreten Peygamberimize (sav) salavat ve duada bulunur. 

Kur’an’da öğretilen en güzel dualarla Rabbine yalvarır:

“Rabbim, bana dünyada da ahirette de iyilik ver, beni cehennem azabından koru!”

“Rabbim, beni, anne ve babamı ve bütün müminleri kıyamet günü bağışla!”

Sonra sağında ve solundaki melekleri, cemaatle huzura durmuşsa müminleri selamlayarak huzurdan ayrılır.

Günde beş kere huzura durup yaptıklarını Yüce Mevla’ya sunan, sunabilen, sunabilecek berraklıkta bir hayat yaşayan insan iyi insandır.

Eğitimin amacı iyi insan yetiştirmektir.

Milli Eğitim Bakanlığı iyi insanın tarifini yeniden yapmalı ve iyi insan yetiştirecek öğretmenler yetiştirme hedefine odaklanmalı. 

Çocuklarımız ve gençlerimiz hem dünyada alnı açık, başı dik yaşayacak şekilde yetiştirilmeli hem de kıyamet günü hayatın hesabını kolayca verebilecek şekilde eğitilmeli.

Davet: Bu akşam saat 19’da Ensar Vakfı Sultanbeyli şubesinde “Zekâ Geliştirme Metotları” konulu sohbeti yapacağım. Dostlarımız davetlidir. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23