• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
TÜM YAZILARI

BATI VAHŞETİ VE İSLAM BİRLİĞİ

22 Mart 2026
A


Ali Erkan Kavaklı İletişim: [email protected]

BATI VAHŞETİ VE İSLAM BİRLİĞİ
ALİ ERKAN KAVAKLI

Cumhuriyetin ilanından sonra yönümüzü bütünüyle Batı’ya döndük, kendi medeniyetimizi ve medeniyet değerlerimizi küçümsedik, ayak altına aldık. İslam medeniyetini uzun asırlar Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı Devleti temsil etti. Biz büyük bir medeniyetin mirasçılarıyız.

İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, hürriyet, eşitlik, kardeşlik sloganlarını bol bol kullanan Batılılar; teknoloji ve silah üstünlüklerini dünyayı işgal için kullandılar; katliamlar yaptılar, yapmaya devam ediyorlar. İnsanlığı mutlu edecek bir medeniyet manzarası hiç olmadı.


Taklit ettiğimiz sözde medeni İngilizler, Fransızlar, İtalyanlarla 14 Kasım 1914’te başlayan ve 9 Ocak 1916’da düşmanın Seddülbahir’den çekilmesiyle biten ÇANAKKALE SAVAŞLARI’nda ölümüne savaştık. İngiliz Savaş Bakanı Winston Churchil, savaşın başında Çanakkale Boğazı’nın 15 günde geçileceğini ve İstanbul’un işgal edileceğini söylemişti. İşgalciler; 4.5 ay Boğaz’da savaş verdiler ve yenildiler. 25 Nisan 1915’te başlattıkları Gelibolu çıkarma harekâtı 8.5 ay sürdü. Sonunda yenildiler ve çekildiler.


Çanakkale’deki muhteşem zafer ve savunma başarısı ne yazık ki öteki cephelerde tekrarlanamadı, Birinci Dünya Savaşı’nı kaybettik. İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar yanlarına Yunanlıları da alarak Anadolu’yu işgal ettiler. Katliamlar yaptılar, yaktılar, yıktılar.

Milletimiz yokluk, yoksulluk, savaş yıkımlarına rağmen İstiklal Savaşı verdi. Batı cephesinde ordu kurup Yunanlılarla savaştık, onları denize döktük.

Güney şehirlerimiz Kahraman Maraş, Gaziantep, Hatay, Adana, Urfa halkı, Kuvayı Milliye ruhuyla milis kuvvetleri kurarak kendilerini savundular. Fransızları Maraş, Gaziantep, Adana’dan kovduk.


Milletimiz, Batı’nın silah ve teknolojisini üstünlük unsuru olarak görmedi; ölürsem şehidim kalırsam gazi inancıyla savaştı ve düşmanı yendi.


Mehmet Akif, İstiklal Marşı’mızda güç karşılaştırmasını şöyle yapar:

Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.


Ulusun, korkma, nasıl böyle bir imanı boğar?

Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar!


Savaşın sonunda iman teknolojiye meydan okudu ve muhteşem zaferler kazandık, düşmanı yurdumuzdan kovduk.

Peki, neden Batı’ya benzemeye çalıştık?

Mukaddime yazarı Sosyolog İbn Haldun müthiş bir tespit yapar:


Yenilgi, mağlupların kendilerinde olmayan meziyetler var zannederek galiplere benzemeye başladıklarında başlar. Çocuklar babalarını, öğrenciler öğretmenlerini, onlarda var olduğuna inandıkları mükemmellik sebebiyle taklit ederler. Nefis, her zaman kendisine galip gelmiş ve boyun eğdiği kimsede mükemmellik olduğuna inanır.” (Mukaddime, 17/200)


Cumhuriyeti ilan edildikten sonra yönetimi ele geçiren CHP zihniyeti, Yunan’ı denize döktüğümüzü, İngiliz ve Fransızları ülkemizden kovduğumuzu unuttu, onları taklide yöneldiler. Hem de her alanda…

Giyimde, kuşamda, yazıda, müzikte, mimaride, içkide, kumarda, çarşıda, pazarda, resimde, heykelde, sporda…

Bu zihniyet; İstiklal Harbi ve Çanakkale’de bize güç veren inancımıza ve mukaddesatımıza düşman kesildiler. Vatanı kurtaran Anadolu insanını köylü, gerici, yobaz, cahil olarak nitelediler.               


Ne mucize ne füsun;

Ne örümcek ne yosun.

Kâbe Arab’ın olsun,

Bize Çankaya yeter!” şeklinde şiirler yazıldı.

Taklit ile medeni olunmaz. Taklitçi kral değil, soytarı olur.


 Esasında Mehmet Akif Ersoy, yüzlerdeki maskeyi Çanakkale Savaşları sırasında görmüş ve milletimizi uyandırmak için haykırmıştı:

Medeniyet denilen maskara mahlûku görün;

Tükürün, maskeli vicdanına asrın tükürün!                

Maske yırtılmasa bize hâlâ afetti o yüz;

Medeniyet denilen maskara, hakikat, yüzsüz!”


Meclis’e hâkim olan taklitçiler, bu muhteşem mısraları yazan Mehmet Akif Ersoy’u ve onun gibi düşünen milli ve manevî değerlere sahip milletvekillerini tasfiye ettiler.

Batı’nın silahlarını tek dişi kalmış canavara benzeten Akif’i “mürteci, gerici” diye yaftalandı, peşine vatan ve millete zararlı bir insanmış gibi polis taktılar, yazılarını kaleme aldığı Sebilürreşat gazetesini kapattılar. Gazeteyi çıkaran Eşref Edip Fergan’ı İstiklal Mahkemelerinde yargıladılar. Bir daha gazete çıkarmamak şartıyla serbest kalabildi

Türkiye yüz sene neredeyse yerinde saydı.


Medeniyet maskeli Batı, dünyayı işgal etmeye, yağmalamaya, insanları katletmeye devam ediyor.

Amerika ve İsrail, dünyayı ateşe verdiler.

Bizim kimsenin burnu kanamadan 400 sene idare ettiğimiz Filistin-Gazze kan gölü, Kudüs işgal altında.

Müslümanlar Sünnî-Şiî, Türk-Arap-Kürt gibi farklılıklara bakmadan, “Müslümanlar kardeştir, Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın!” emrine uyarak bir araya gelirse akan kan ve gözyaşını durdurabilirler.  

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23