• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI

NATO, 1.0’dan 3.0’a nasıl geldi?

09 Temmuz 2026
A


Ahmet Varol İletişim: [email protected]

NATO, 1.0’dan 3.0’a nasıl geldi?
AHMET VAROL

II. Dünya Savaşı tarihin en kanlı savaşı olarak kayıtlara geçti. Kesin rakamlar bilinmemekle birlikte bu savaşta tüm dünyada ölenlerin sayısını 80 milyon olarak tahmin edenler var. Saldırıların ve çatışmaların hedefi olarak yani doğrudan savaşla bağlantılı sebeplerle ölenlerin sayısı bu kadar olmasa da, dolaylı sebeplerle ölenlerin de dahil edilmesi durumunda ölen insan sayısının bu rakamın çok da altında kalmayacağını tahmin etmek mümkündür.

Savaşı bitiren de nükleer silahların kullanılması suretiyle gerçekleştirilen iki korkunç katliam oldu. Bu katliamlar bir yandan savaşı bitiriyor ama bir yandan da dünyaya hükmetmeyi gaye edinmiş bazı güçlerin, kendilerini bu amaçlarına ciddi şekilde yaklaştıran bir zafer kazanmaları anlamına geliyordu. Bu güçlerin başını da ABD çekiyordu. ABD bu sayede hem tüm dünyayı etkileyebilecek bir küresel otorite haline geliyor hem de İngiliz emperyalizminin yüzyıllar süren sömürgeci, kolonyalist politikalar yoluyla elde ettiği kazanımları devralıyordu.

Dünyanın II. Dünya Savaşı’nda yaşadığının benzeri bir felaket yaşamaması ve tüm dünyada barışın hakim kılınması iddiasıyla savaşın sona ermesinden hemen sonra, 1946 yılında Birleşmiş Milletler teşkilatı kuruldu.

Bu teşkilatın dünya kamuoyuna açıklanan amaçları gayet insancıl ve olumlu şeylerdi. Ne var ki bu teşkilatta da otoriteye ve tahakküm gücüne sahip olanlar II. Dünya Savaşı’nda korkunç katliamlar yapan küresel güçlerdi. Onlar yeni dönemde strateji değiştirmiş ve kendilerinin dünya hakimiyetlerini meşrulaştırmak ve tüm dünyanın onayladığı küresel bir sistem haline getirmek için insanlığın benimseyeceği bazı değerlerden yararlanma yoluna gitmeyi tercih etmişlerdi.


Ancak bu süreçte uluslararası sistemi kontrol etme konusunda bir güç kavgası ve kutuplaşma başladı. II. Dünya Savaşı’nda Hitler fırtınası karşısında ittifak halinde olan güçler, savaş sonrası kurulan küresel sistemde otoriteyi paylaşma konusunda anlaşamadı ve rekabet etmeye başladı.

Bu rekabette bir taraf demokrasi, özgürlük ve insan hakları gibi kavramları siyasi savaşının malzemesi yaparken diğer taraf işçi hakları, emeğin kutsallığı ve sömürgecilik karşıtlığı gibi değerlerden yararlandı. Bir taraf savunduğu değerleri Max Weber gibi düşünürlerin görüşlerinden yararlanarak, diğer taraf da Karl Marks’ın görüşlerini tartışılmaz inanç sistemi haline getirerek ideolojik kimliğe kavuşturmaya çalıştı.


Böyle bir rekabet beraberinde askeri tehdit getirdiği gibi bir soğuk savaş dönemi başlattı. Bunun üzerine başını ABD’nin çektiği kamp, komünist ve sosyalist doğudan gelen tehditlere karşı hazırlıklı ve tedbirli olmak amacıyla 1949’da kısa adı NATO olan Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü isimli askeri ittifakı; buna karşı Doğu bloku da 1955’te Varşova Paktı adını verdiği ittifakı kurdu.

Bu iki ittifakın kurulması aslında BM’nin kuruluşunda öne çıkarılan amaçlara tamamen tersti. Bir tarafta yeni bir savaş felaketi yaşanmaması ve insanlığın barış içinde yaşaması amaç olarak öne sürülürken diğer tarafta tüm insanlık açısından ciddi savaş tehditlerini özünde barındıran kutuplaşmalara ve bloklaşmalara gidiliyordu.

1991’de SSCB’nin dağılmasından sonra Varşova Paktı sahipsiz kaldığı için kapandı. O zaman “Varlık gerekçesi ortadan kalkan NATO da kapanacak mı?” sorusu sorulmaya başlandı. Ama NATO örgütsel varlığını sürdürmeyi tercih etti ve bu kez varlık gerekçesi olarak “uluslararası terör” olgusundan yararlanmaya çalıştı. İşin gerçeğinde bu olgu kısmen bir gerçekliğe sahip olsa da büyük ölçüde kurgusaldı.

2022 yılındaki Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan sonra ise terör vakıası ikinci plana itilerek Batı bloğunun askeri ittifakı için yeni gerekçeler tanımlanmaya başlandı.


Bu gelişmeler ışığında da NATO’nun kuruluşundan 1991’de kuruluş gerekçesinin ortadan kalktığı döneme kadarki süreci için 1.0, terörü varlık gerekçesi haline getirdiği dönem için 2.0, Ukrayna Savaşı sonrasında ortaya çıkan şartlarla bağlantılı yeni süreç için de 3.0 tanımlaması yapıldı.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23