Azap Osman ve Kızı
Azap Osman ve Kızı
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Azap Osman’ın azaplığı, İstiklal Savaşı’nda vatanımızı işgal eden İngiliz ve Fransızlara karşı verdiği mücadeleden dolayı Azap Osman’dır.
Azap Osman ve kızının hikâyesi, İstiklal Savaşı özelinde bütün bir Müslüman milletimizin ortak hikâyesidir.
Fransız ve İngilizler Gaziantep’i, Adana’yı, Maraş’ı yakarken; sokakları, evleri, hanları, hamamları, çarşıları kan gölüne çevirirken; elinde avucunda, hatta üstünde başında giyeceği bile olmayan Osman, bu vahşete dayanamaz ve harekete geçer.
Evinde yiyecek ekmeği bile olmayan Osman’ın tüfek alıp, düşman üzerine yürüyecek mecali yoktur.
Çanakkale Savaşında çarpıştıktan sonra memleketi Antep’e dönen, “Tüfekçi Yusuf’a” varır ve derdini anlatır. Tüfekçi Yusuf, Antep kuşatmasına karşı silah tamiratı yapmakta ve halka mermi temin etmektedir.
Azap Osman da Yusuf ustaya varır:
-“Yusuf usta! Fransız ve Ermenilerin zalimliklerine karşı elimde ne silahım ne barutum var, ne olur bana yardım et” der.
Tüfekçi bu istek karşısında çaresizdir. Çünkü elinde yeterli tüfek ve mermi yoktur. Halk sadece silahsızlıkla değil, açlıkla da mücadele etmektedir.
•
Aradan bir müddet geçtikten sonra Azap Osman elinde bir tüfekle, Yusuf ustanın dükkânına gelir ve:
-“Usta tüfeğim var ama mermim yoktur, buna bir çare” der. Yusuf usta şaşkındır. “Hele sen önce bu tüfeği nasıl buldun, onu deyiver” diye sorar. Azap Osman anlatır:
-“Altı yaşında bir kızım vardı. Elinden tuttum, Halep’e götürdüm. Varlıklı bir aileye 5 altın karşılığı evlatlık verdim. O beş altınla da bu tüfeği aldım. Lakin mermi almaya param yetmedi, kapına geldim”.
Tüfekçi Yusuf ustanın nutku tutulur ve elinde bulunan mermileri ve barutu verir. Yapılan araştırmalarda Azap Osman Fransız ve Ermenilerle savaşır ve gazi olur.
Rivayete göre bu vakıayı, Tüfekçi Yusuf ustanın kızı Şule Yıldırımdemir şiirle anlatır. Uzun olduğu için özetleyelim:
•
KINALI KIZ
Anamın kucağından aldın…
Tut elimi gidiyoruz dedin…
Nasıl sevindim baba…
Daha dün anam,
Parmaklarımı tek tek öpüp,
Kına yakmıştı…
Kınalı ellerim ne güzeldi…
Bir elinle beni tuttun…
Diğer elinle anamı savurdun…
Sahi, anam niye çok ağladı baba?
Ben yeni öğrendim yürümeyi…
Ne olur biraz yavaşla…
Bütün evler arkamızda kaldı…
Bir başka diyara geldik…
Beni öptün kokladın…
Geldik kızım dedin…
İşte yeni evin burası…
Bir tüfek parası berdelin olsun,
Kızım Antep’e kurban olsun….
Kınalı ellerim ne güzeldi…
Sen görmedin baba…
Bilirim, sevgini koydun gittin bana…
Fakirliği onuruna yediremedin…
Herkes çabalarken, sen durup seyredemedin…
Anladım artık neden kınalı ellerim?
Bir haksız savaşa kurban oldum baba…
•
Ezcümle:
Azap Osman ile kızının vakıasına benzer hadiselerin, İstiklal Mücadelesi tarihimizde çok örnekleri vardır. Niye anlatılmaz ve okutulmaz bilmiyorum.