Araziden eğitime bakış, imkânlar ve teklifler

21 Şubat 2019 Perşembe

Eğitimde çok güzel gelişmeler oluyor. Sinop’un Durağan ilçesinde seminerler veriyorum. Çerçiler Şehit Recep Geçer Yazılı Bölge Okulu’nda sınıflar 20-25 kişi. Eğitim cenneti. 

Gaziosmanpaşa’da okula giden torunlarım 45 kişilik sınıflarda okuyor, üstelik ikili eğitim görüyorlar.

Durağan’da ilk defa bir yazar gördüğü için çok mutlu olduğunu söyleyen öğrencilere rastladım.  İlk defa kitap alıp imzalatanlar oluyor.

İlk defa hafıza teknikleri, hızlı okuma ve zekâ geliştirme metotları semineri dinleyip mutluluk duyduklarını söyleyen öğrencilerle tanıştım.

Merkezi sınavlar stres kaynağı.

Sınavlara hazırlanmak ve başarılı olmak hayli emek istiyor.

Yoğun bir şekilde sınava hazırlanma semineri alıp zorlukları nasıl aşabileceğini öğrenince çocuklar çok seviniyorlar.

Anadolu’daki birçok bölgede okullar özel okul gibi, 20-25 kişilik sınıflarda eğitim yapıyor. 

Her okulda bilgisayar, internet, akıllı tahta var.

Köy ve kasaba çocukları yatılı bölge okullarına taşınıyor.

Devlet servisle öğrenciyi taşıyor, taşımalı öğrencilere öğle yemeği veriyor.  Öğleyin dört çeşit yemek çıkıyor, yatılı okullarda sabah kahvaltısında sekiz çeşit yiyecek var.  

Devlet, eğitime epeyce yatırım yapmış.

Taşrada bulunmanın avantajlarının yanında eskileri de var.

Öğretmen sıkıntısı hat safhada.

En büyük eksiklik branş öğretmeni yokluğu. 

Durağan’da öğretmenlerin üçte biri ücretli.

Ücretli öğretmenlerin çoğu branş dışı derse giriyor.

Fakülte mezunu bulunamadığı takdirde iki yıllık yüksek okul mezunları ders veriyor.

Eğitimci branş dışı derse girerse verimli olamaz. Hele iki yıllık yüksek okul mezunu olursa verim daha da düşer.

MERKEZİ SINAVLAR EŞİTSİZLİK 

VE HAKSIZLIĞA YOL AÇIYOR

Çankaya, Beşiktaş, Kadıköy, Bakırköy gibi şehir merkezlerindeki eski yerleşim yerlerinde öğretmen bolluğu var.  Buralarda çalışan öğretmenler oldukça tecrübeli.

Ayrıca şehir merkezlerindeki öğrencilerin anne ve babaları da çoğunlukla eğitimli insanlar.

TAŞRAdaki okullarda branş dışı öğretmenlerden veya iki yıl yüksek eğitim almış eğitimcilerden ders alan bir öğrenci de LGS, TYT, AYT’de Ankara’dan hazırlanan soruları çözmek zorunda. Şehir merkezindeki öğrenci de.

Bu öğrenciler eşit ve aynı kalitede eğitim almıyorlar ama aynı soruyu çözmek zorundalar.

Bu anlamda ülkenin doğusundaki okullar ile batısındaki okullar arasında da ciddi manada eşitsizlikler var.

Eğitim seviyesindeki farklılıklar merkezi sınavlarda dikkate alınmıyor.

Fırsat eşitliğini sağlayacak adımlar atılmalı.

MEVZUAT DEĞİŞMELİ

Şehir merkezlerinde bankamatik memurlar var. Eş durumunda şehir merkezlerine veya batı bölgelerimize gidiyorlar. Taşradaki okullar branş dışı öğretmenlere kalıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı derhal mevzuat değiştirmeli ve merkezlerdeki ihtiyaç dışı öğretmenleri ihtiyaç olan okullarda görevlendirmeli.  Şehir merkezine uzak okula görevlendirilen öğretmen, bölge idare mahkemesine gidip geri dönememeli. 

Ayrıca uzak okullarda görev yapan öğretmenlerin ders ücretleri ve maaşları iyileştirilmeli.

En önemlisi Bakanlık bir an önce öğretmen açığını kapatacak adımlar atmalı.

MESLEKİ EĞİTİM

Üniversitelerin önündeki yığılma, meslek eğitim cazip hâle getirilerek önlenebilir. Meslek liseleri daha donanımlı hâle getirilmeli. 

Bu okullarda teorik dersler bir senede bitmeli, dört yıllık meslek liselerinde en az üç sene uygulamalı eğitim verilmeli. Meslek lisesinin bitiren öğrenci mesleğini adam akıllı öğrenmeli.

Meslek liselerinin bölümleri yerel ihtiyaçlara ve istihdam imkânlarını göre açılmalı.

İstihdam alanı olmayan bölümler kapatılmalı.

Esnaf Odaları, Sanayi ve Ticaret Odaları, yerel işverenler ile işbirliği yapılmalı. İhtiyaç duyulan alanlarda eğitim verilmeli. 

Meslek yüksek okullarının birçoğu işlevsiz. Meslek liseleri ile birleştirilmeli ve mesleki kaliteyi sağlamayan bölümler kapatılmalı.

Bilişim, yazılım gibi bölümler beş seneye çıkarılabilir.

Meslek lisesi öğrencileri üniversite sınavlarında alanları ile ilgili bölümler tercih ettikleri takdirde ek puan almalı.

Branş öğretmen açığı en kısa zamanda giderilmeli. 

Prof. Ziya Selçuk ve yetkililere arz ederim. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • AHMETAHMET3 ay önce
    Muhterem hocam, eğitimde kırıntı iyileştirmelerle yetinme devrinde değiliz. Biz büyük bir zihniyet inkılabına mecburuz. Aksi hâlde geleceğimiz yoktur. Bu büyük zihniyet inkılabı da kemalistlerin baskısı ve korkusundan dolayı bir türlü gerçekleştirilemiyor. Demek ki ilk inkılap kemalizmin baskı ve korkusunu kaldırmaktır. Bu gerçekleşmeden diğer büyük inkılapları yapamayacağız. İman köklerimizden neş'et eden büyük inkılap gerçekleşmedikçe eciş bücüş kıpırtılara medhiye düzmeyiniz, lütfen...
  • Ali Lale Ali Lale 3 ay önce
    Sn. Hocam çok güzel tespitlerde bulunmussunuzbölgeler arasında eğitimde farklılığı kaldıracak güzel bir modeldir yüreğine sağlık
  • Ali Lale Ali Lale 3 ay önce
    Sn. Hocam çok güzel tespitlerde bulunmussunuzbölgeler arasında eğitimde farklılığı kaldıracak güzel bir modeldir yüreğine sağlık
  • MüslümMüslüm3 ay önce
    Bir fabrikanız olsa, işçi işe erken de gelse geç de gelse ücretini tam verseniz, çalışsa da çalışmasa da ücretini tam verseniz, işini düzgün yapsa da bozuk yapsa da ücretini verseniz........ ve işci işe girerken deseniz ki "sen ne yaparsan yap işten atmıycam".....Sonuç ne olur?
  • Kocasolak Kocasolak 3 ay önce
    Meslekokulu mezunlarının maaşlarını artırın, bakın nasıl tercih ediliyor.
  • hüseyinhüseyin3 ay önce
    Eğitim felaket, her gelen bakan tüy dikiyor, Dünya sıralamasında nal topluyoruz, çok yazık.
  • Recep ÜlgerRecep Ülger3 ay önce
    Hoca devlet eğitime nasıl bir yatırım yapmış? Okullar dökülüyor, bilgisayar laboratuvarı yok, ödenek gelmiyor. Kutu gibi binalar yapılıyor ve çocuklar buralara okul diye gidiyor
  • TahsinTahsin3 ay önce
    46 yaşındayım , iddia ediyorum günümüzün çocuklarına göre biz çok daha bir eğitim aldık
  • birolbirol3 ay önce
    HÜKÜMETLERİN BAŞARISIZ OLDUĞU EN ÖNEMLİ ALAN MEB......ört ki ölem

Günün Özeti