• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI

Hak yolda Hakkın yanında olacağız 

15 Mart 2023
A


Akif Bedir İletişim: [email protected]

 

Kılıçdaroğlu’nun adaylık ilanının Saadet Partisi Genel Merkezi’nde yapılması, atılan sloganlar ve sonrasında yaşananlar “şuurlu” Milli Görüş mensuplarını üzdü. 

SP lideri Temel Karamollaoğlu’nun açıklamaları, Erbakan Hocamın kurduğu partinin önünde sol ellerin havaya kalkarak atılan zafer naraları yıllardır mücadele ettiğimiz değerlerin tamamını Saadet Partisi’nin genel merkezinin önünde ayaklar altına aldı.  

Yetmezmiş gibi bir de kendini bilmez bir “boşboğaz”ın Bizansvari entrikalarla, siyasi rüşvetlerle adaylığını ilan eden Kılıçdaroğlu’na övgüler dizip “mücahit” sıfatını yakıştırması iyice mide bulandırdı, partide infiale yol açtı.  

Bu milletin inançlarıyla, değerleriyle, kültürüyle ve tarihiyle kavga etmiş/eden, büyük tahribatlar yapmış/yapan bir parti ve işbirlikçi, küreselci, ihanet şebekeleriyle ortaklık kuran, milli olmak şöyle dursun, yerli bile olmayan, Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atıp, geleceğimizi ipotek altına almaya yeminli bir “dönme” adına birkaç milletvekilliği için masanın maşası olup, Milli Görüş davasının peşkeş çekilmesi yüreğimizi sızlattı. 

Küçük dünyevi çıkarlar uğruna bütün değerleri hiçe sayarak davaya ihanet eden SP yönetimi, kin ve nefretiyle hareket ederek inançlı insanların emeği, gözyaşı, duası ve gayretleriyle vücut bulan yarım asırlık davayı inkâra kalkıştı. 

Öncelik milletin, ümmetin ve insanlığın menfaatidir anlayışındaki bir zihniyetin cihat karargâhı tepesine konan Karamollaoğlu Siyonizme taşeronluk yapan bir partinin Marksist-Leninist çizgide, terör örgütleriyle iltisaklı lideri Kılıçdaroğlu’na payanda olup baba katiliyle aynı safta durdu. 

Vatanın, milletin, ümmetin bekası için mücadele amacıyla kurulan SP’nin tepe yönetimi bugün, dün yoluna taş koyanlarla, davasına savaş açanlarla, Türk-İslam dünyasına yönelik hayallerine ket vuranlarla aynı masadan oturuyor, aynı istikamete yol alıyor, aynı sinsi planları yapıyor. 

Daha dün

Başörtüsü için “bir metrelik bez parçası” diyen,  

Örtü yasağının devam etmesi için Anayasa Mahkemesi’ne koşan,  

Kızlarımızın zorla başlarını açtırmak için “ikna odaları” açan 

Erbakan Hoca’ya verilen hapis cezasının infazının evinde gerçekleşebilmesi için yapılan kanuni düzenlemeyi iptal ettirmek için imza veren

Gezi ve 17/25 sivil darbe girişimini destekleyen

MİT tırları belgelerini sızdıran

PKK’nın siyasi yüzünü milletin meclisine taşıyan Karamollaoğlu’nun taşeronluğuna soyunduğu CHP ve tayfası değil miydi? 

Öncesinde de; 

Adaları Yunan’a peşkeş çeken

Hindistan Müslümanlarının parasını iç eden,  

İstiklal Mahkemelerini kurup önce asıp sonra yargılayan

Hilafeti ilga edip, ümmeti dağıtan, 

Kur’an okumayı yasak eden

Alfabemizi, kılık kıyafetimizi değiştirerek milli değerlerimizi yok eden bu zihniyet ve efradı değil miydi? 

Kurulduğu günden bu güne Türkiye’nin en büyük sorunu olan CHP’ye yamanmak, bugüne kadar Anadolu insanının hayat tarzıyla, inancıyla, maneviyatıyla, kültür ve zevk dünyasıyla alay edenlere ortaklık etmek, düşünen bir Müslüman için züldür, şuurlu bir Milli Görüş mensubu için utanç meselesidir.  

CHP Parti İçi Eğitim Sorumlusu Aytuğ Atıcı’nın “Beğenmediğiniz bir ideolojinin listesinde milletvekili adayı olarak yer almak çok vahim bir şey. Siyasi etik açısından ve ideolojiler açısından doğru değil. Saadet Partili birinin CHP listesinde aday olarak görülmesi insanları rahatsız eder. Ben milletvekili adayı olsam ve deseler ki ‘Saadet Partisi’nden aday olarak gireceksin’ bu beni incitir” beyanı Karamollaoğlu’nun düştüğü içler acısı durumun kısa bir özeti, suratına atılan okkalı bir tokat oldu.  

Tarih de, şuurlu Milli Görüş mensupları da bu hıyaneti affetmeyecektir. Bizden hafızamızı sıfırlamamızı, geçmişi unutmamızı ve her şeyi kabul etmemizi isteyenlere karşı susmayacak, ellerimizi ve gönüllerimizi birleştirerek gereken mücadeleyi yapacağız. 

Diktatörlük eseri, zulüm mesleği, inanç, tarih ve gelenek düşmanlığı ise vazgeçilmezi olan CHP’ye, düne kadar laiklik üzerinden, dindar muhafazakârları ötekileştiren ve kutsalına küfredenlerin yanında olarak Erbakan’ın ruhunu inciten bu kiralık beyinlerin ihanetine bu necip millet ferasetiyle gereken cevabı sandıkta verecektir. 

14 Mayıs seçimleri “milli” olan ittifak ile küresel güçlerin emir ve direktifleri doğrultusunda hareket eden “taşeron” ittifak arasında geçeceği görülüyor.  

Bu bir hak batıl mücadelesi olup hakkın yanında olmak Hakka yakın olmaktır. 

İslam sancağı altında ümmeti birleştirecek, Kur’an ve sünnet ayarıyla gönülleri ve güçleri perçinleyerek büyük İslam birliği idealini gerçekleştirmek için bütün hayatını adayan Erbakan Hoca’mın ruhunu incitenlere meydanı boş bırakmayacak, gücümüz yettiğince hakkı haykıracak, hakkın yanında olacağız.  

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ZINDIK

SEFALETE AÇLIKTA DESBOTİZİMDE BİRLİK BERABERLİK OLURMU  

Hüseyin Subaşı

Yorumu nuzu beğendim.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23