• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI

Hırsızı değil ev sahibini suçlamak!

23 Mayıs 2026
A


Ahmet Varol İletişim: [email protected]

Hırsızı değil ev sahibini suçlamak!

AHMET VAROL

Gazze’yle ilgili olarak oluşturulan sözde Barış Kurulu’nun yüksek temsilcisi Nikolay Mladenov, BM Güvenlik Konseyi’ne hitaben video yoluyla bir konuşma yaptı ve kendince ABD Başkanı Trump’ın Gazze’yle ilgili planının uygulanması için “yol haritası” olarak nitelediği bir öneri sundu.

Mladenov, konuşma ve önerisinde Gazze’de durumun çok kötü olduğundan söz ederken İsrail’in ateşkese dair taahhütlerini yerine getirmeye zorlanması için baskı yapılması talebinde bulundu. Konuşmanın bu kısmı doğru bilgiler ve yerinde bir talep içeriyordu. Ama ne yazık ki bu kısım sadece bir göz boyama ve devamında gelecek çarpıtma ve yanıltmaların üzerini bir tülle kapatma oyunundan başka bir şey değildi.

Çünkü devamında ateşkesin uygulanmasında bir ilerleme kaydedilememesi konusunda Filistin direnişini ve özellikle İslami Direniş Hareketi’ni (Hamas) suçlu göstermeye çalışarak tamamen siyonist işgalcilerin ağzını ve üslûbunu kullanmasıyla asıl niyetini ve amacını belli etti.


Mladenov’un ateşkesle ilgili sürecin yürümemesi konusunda Filistin direnişini mahkûm etmeye çalışmasında kullandığı tek malzeme silahsızlandırma hususunda bir anlaşmaya yanaşmak istemedikleri iddiasıydı.

Oysa her şeyden önce bu, sürecin ikinci aşamasına bırakılmış bir konudur ve Filistin direnişinin bu konuda henüz herhangi bir taahhüdü bulunmamaktadır. Buna karşılık işgal rejimi sürecin birinci aşamasıyla ilgili taahhütlerinin hiçbirini yerine getirmiş değildir.


En başta şimdiye kadar, insani yardımların sokulması konusunda taahhüt edilen miktarın yüzde ellisi bile sokulmadı. Belirlenen miktar ise zorunlu ihtiyaçları karşılayacak miktardan ibaretti. Yani işgal rejiminin, uluslararası kurumlar vasıtasıyla sokulmasına imkan tanıdığı insani yardım miktarı zorunlu ihtiyacın ve taahhüt edilen miktarın yarısından daha azdır. Bunun dışında, yine çeşitli insani yardım kuruluşları vasıtasıyla gönderilen paralarla siyonistlere ait firmaların soktuğu ürünlerden satın alınanlarla ihtiyacın az bir kısmı karşılanmıştır. Ama toplam miktar yine ihtiyacın çok gerisinde kalmaktadır. O yüzden Gazze’de hâlâ gıda yetersizliği, tıbbi malzeme ve ilaç sokulmaması ve sokulan yakıt miktarının çok az olması sebebiyle büyük sıkıntılar ve sorunlar yaşanmaktadır.

Bunun yanı sıra Filistin direnişi ateşkese bağlı kalırken işgal ordusu saldırmaya, katletmeye ve yıkıma devam etti. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı en son raporlara göre ateşkesin yürürlüğe girdiği 11 Ekim 2025 tarihinden sonra işgal güçlerinin saldırılarında öldürülen Filistinli sayısı 900’e, yaralananların sayısı da 2700’e yaklaşmış durumda. Güne böldüğünüz zaman bir güne ortalama 4 ölüm 12 yaralanma vakası düşüyor. Bunun savaş halinden ne farkı var?


Üstelik işgalci siyonistler “Sarı Hat” olarak isimlendirilen hattın içinde kalan bölgede askerlerini tutmaya devam ettiklerinden, bu bölgede soykırım savaşı sürecinde ayakta kalmış binaları yıkma işini sürdürüyorlar.

Sözde Barış Kurulu, ateşkes sürecinin birinci aşamasıyla ilgili taahhütlerini yerine getirmesi ve ihlallere son vermesi için işgalci siyonist katillere hiçbir baskı yapmazken bugün kurulun sözde yüksek temsilcisi, ikinci aşamada konuşulması gereken ve henüz üzerinde herhangi bir ittifakın sağlanmadığı bir konuda Filistin tarafının tutumunu, sürecin ilerlemesinin önünde duran engel olarak tanımlamak suretiyle işgalci katilleri haklı ve haklarını, vatanlarını savunmaya çalışanları ise suçlu çıkarmaya çalışıyor. Yani hırsızı temize çıkarırken ev sahibini suçluyor.


Mladenov’un bu arada Hamas’ın, sunulan yol haritasına bağlı kalması durumunda, İsrail’in derhal Şarmu’ş-Şeyh anlaşması kapsamındaki diğer yükümlülüklerini yerine getireceğine dair güvenlik garantileri aldıklarını ileri sürmesi de tamamen saçmadır. Onun bunu söyleyebilmesi için işgalcinin şimdiye kadar verdiği güvencelere bağlı kalma, anlaşmayı takip iddiasındaki kurulun da onu taahhütlerine bağlı kalmaya zorlama konusunda güven oluşturmuş olması gerekir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23