Aklı gözüne inenlere; tevhidin delilleri (2)
Aklı gözüne inenlere; tevhidin delilleri (2)
AHMET MARANKİ
Birinci bölümde ilmi delilleriyle Kur’an ve sünnet ışığında; Allah’ın varlığı haricî ve batınî bütün gerçekliliğiyle ortaya konulmuştur! Bediüzzaman işte bu makamda güçlü fikir ve delilleriyle tevhidin delillerini ve meyvelerini MEYVE RİSALESİ’NDE aklı gözüne inenlere ispat ediyor!
“Birinci Meyve: Tevhid ve vahdette cemâl-i İlâhî ve kemâl-i Rabbânî tezahür eder.
“İkinci Meyve: Tevhidle kâinatın kemâlâtı tahakkuk eder.
“Üçüncü Meyve: Bütün kemâlât-ı insaniye ve beşerin bütün ulvî maksatları tevhidle bağlıdır ve sırr-ı vahdetle vücut bulur.”
MEYVE RİSALESİ:
Burada insanlığın fıtraten muhtaç olduğu iman hakikatlerinin tecellisi için Bediüzzaman’ın tevhid hakikatine ne kadar ehemmiyet verdiği anlaşılıyor. “Nasıl bir memleketin anâsırı, memlekete muhit birer maddedir. Onların mâliki de bütün memlekete mâlik bir tek zat olabilir. Öyle de, bütün memlekette intişar eden san’atlar, birbirine benzediği ve birtek sikke izhar ettikleri için, bütün memleket yüzünde intişar eden masnular, herbir şeye hükmeden tek bir zâtın san’atları olduğunu gösteriyorlar.
RNK VE KUR’AN’DA TEVHİD MUCİZESİ!
Bediüzzaman Bakara Suresi’nde bir âyetin tefsirinde, bütün felsefecilerin ve kelâm âlimlerinin mesleklerini ihatalı delillerle açıklıyor. O âyet-i kerîme de şudur: “Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki takvâya erişesiniz. O Rabbiniz ki, yeryüzünü size bir döşek, gökyüzünü bir kubbe yaptı. Gökten de size bir su indirip onunla türlü meyvelerden ve mahsullerden size rızık çıkardı. Öyleyse bile bile Allah’a eş ve ortak koşmayın.” Bakara 21-22
“Akâidî ve imanî hükümleri kavi ve sabit kılmakla meleke haline getiren, ancak ibadettir. Evet, Allah’ın emirlerini yapmaktan ve nehiylerinden sakınmaktan ibaret olan ibadetle vicdanî ve aklî olan imanî hükümler terbiye ve takviye edilmezse, eserleri ve tesirleri zayıf kalır.” diyerek bu ayeti izah etmeye çalışan Bediüzzaman.
Bu âyeti dikkatle inceleyenler göreceklerdir ki, buradaki İlâhî hitab önce Sâniin varlık ve birliğinin ispatıyla başlamaktadır.
“Birincisi: Tevhidin ispatı için kendi nefislerinden delil getirmiştir. Buna: Yani, ‘Sizi yaratan Rabbinize ibadet ediniz’ Bakara-21 cümlesiyle işaret etmiştir.
“İkincisi: Baba ve dedelerinin hallerini açıklayarak delil getirmiştir. Buna: Yâni, ‘Sizden öncekileri yaratan’ Bakara -21 cümlesiyle işaret etmiştir.
“Üçüncüsü: Bütün yeryüzünde yaşayanların hallerini açıklayarak delil getirmiştir. Buna: Yani, ‘O Rabbiniz ki, yeryüzünü size bir döşek yaptı’ Bakara -22 cümlesiyle işaret etmiştir.
“Dördüncüsü: Göklerde olanların hallerini açıklayarak delil getirmiştir. Buna: Yani, ‘Bakara -21’de tekraren işaret etmiştir.
“Beşincisi: Yer ile gökyüzü arasında cereyan eden halleri açıklayarak delil getirmiştir. Buna da: Bakara Sûresi, 22 yani, ‘Gökten de size bir su indirip onunla türlü meyvelerden ve mahsullerden size rızık çıkardı’ cümlesiyle işaret etmiştir. Gökyüzü bir baba, yeryüzü de bir anne gibi. Gökyüzünün sulbünden yeryüzünün ana rahmine yağmur iniyor ve oradan da-geçen alâmetlerde olduğu gibi-çeşitli şekillerde bitki ve yiyecek nevileri doğuyor.
Bediüzzaman, “Bu beş delili zikrettikten sonra, bu delillerin iktiza ettiği matlup olan neticeyi beyan ediyor ve diyor: (Bakara Sûresi, 22) Yâni, ‘Öyleyse bile bile Allah’a eş ve ortak koşmayın.”
Burada, Bediüzzaman’ın tevhid meselelerini delillendirmede izlediği yol Kur’an-ı Kerîm’de de izlenen yoldur! Zira Risale-i Nur, Kur’ân’nın bir burhanı ve onun feyzinden çıkmış mânevî bir tercümesidir.
RİSALE-İ NUR DELİLLERİNİ;
VAHYE DAYANDIRIR!
Risale-i Nur aksine, fıtrat ve tevhide dayalı geniş imânî kültürü ihtivâ eden Sözler, Şualar, Mektubat ve İşârâtü’l-İ’câz gibi eserler, insanın duygularını ve fıtrî yapısını uyandıran tam bir fikir inkılâbı; ifrat, tefrit ve şatahat içinde, nefis ve hevâya tabi olan mezhep ve cereyanların da ilzam edici en güzel cevabıdır. Evet, bu risalelerin her biri gücünü İlâhî vahiyden alan birer nur hükmündedir!
RİSALE-İ NUR TAKLİDİ İMANI; TAHKİK MERTEBESİNE ÇIKARIR!!!
Risale-i Nur Tevhid gerçeğini; imanı taklid mertebesinden yakîn (şüphesizlik) mertebesine çıkarmak; insan seciyesine güzel ahlâkı yerleştirmek ve gizli-açık her türlü hallerinde ona Cenab-ı Hakk’ın murakabesi altında olduğunu hissettirir!
Bediüzzaman, Risale-i Nur külliyatında iilmiyle insanlığı istifadeye medar kılmıştır!
Risale-i Nur Eserleri, hayatın çeşitli safahatında yaşayan insanların yollarını iman nuruyla aydınlatmaktadır.!
İnşaallah! Beş makaledir bu köşede dile getirdiğimiz asrımızın bu karanlığını aydınlığa kavuşturacak.
“T.C RİSALE-İ NUR ARAŞTIRMA ENSTİTÜLERİNİ’Nİ KURMALIDIR” fikrimizin hem Risale-i Nur külliyatının Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla baskılarını yapan Diyanet teşkilatı, hem üniversitelerimizde, hem Milli Eğitim Bakanlığındaki eğitim tedrisat programlarında hayata geçirilmesi ile bu, nesilden nesile kıyamete kadar böyle devam edip gidecek; insanlık bir daha Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına kesin kanaat getirebilecektir! İKİNCİ TÜRKİYE 100 YILINDA BU GİBİ ESERLERİ DAHA İYİ ANLAMAK İÇİN “OSMANLI TÜRKÇESİNİN YENİDEN DEVLETİN BÜTÜN KADEMELERİNDE VE OKULLARINDA BİR TEDRİS PROGRAMI ÇERÇEVESİNDE HAYATA GEÇİRİLMESİ” İLE TARİHİMİZİN BİLİNMEYEN GERÇEKLERİ DAHA AŞİKAR ORTAYA ÇIKACAKTIR!
Hâşâ “ben Allah’ım-yaratıcıyım..” diye konserlerin 100 binlerce izleyici bulduğu İstanbul’umuzu ve taklidi iman bataklığındaki nesillerimizi kurtaracak iman hakikatlerini hayata geçirenleri de gelecek nesillerimiz ve milletimiz hayırla yâd edecektir!
Vesselam!
WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0 530 200 00 96