Toplumun mihenk taşını sporla nasıl parçalıyorlar?
Toplumun mihenk taşını sporla nasıl parçalıyorlar?
AHMET GÜLÜMSEYEN
İnsanın yaradılış gayesini Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor, “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât 51/5). Dünya hayatında Rabbimize karşı sorumluluklarımız var. Yapmamız gereken vazifelerimizin en önemli kaynağı Allah’ı tanımak ve Resulüne itaat etmek. Allah (cc) buyuruyor, “İnkârcılar, ‘Ona rabbinden bir mucize indirilse ya!’ diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın; her topluluk da bir kılavuz vardır.” (Ra’d 13/7). “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın.” (Âl-i İmran 3/103). Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) veda hutbesinde buyuyor, “Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzdan şaşırmasınız. Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim ve Peygamberinin sünnetidir.”
Dünyada varoluş gayemiz Allah’a ibadet.. Akıp giden ömür de bu denli sınırlıyken, bu geçici hayatı neden kalıcı ahiret hayatına tercih edebiliyoruz? Bunun en önemli nedeni, günlük nefsin sınırsız isteklerine ‘dur’ diyemeyişimiz. Allah (cc) buyuruyor, “Bilin ki dünya hayatı, bir oyun, bir eğlence, bir gösteriş, aranızda bir övünme, mal ve evlattan bir çokluk yarışından ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibi ki bitirdikleri çiftçileri imrendirir, sonra kurumaya yüz tutar, bir de bakmışsın ki sararmıştır, ardından da çerçöp haline gelmiştir. Ahirette ise ya çetin bir azap yahut Allah’ın bağışlaması ve hoşnutluğu vardır. Dünya hayatı sadece aldatıcı bir yararlanmadan başka bir şey değildir..” (Hadîd Suresi-20. Ayet)
Allah (cc) buyuyor; “İçinizde açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi ondan hesaba çeker” (Bakara-284). Bugün hayat akışımıza baktığımızda, insanoğlunun imtihanının, her geçen gün daha çetin hale dönüştüğüne şahitlik etmekteyiz Çocuk ve gençler başta olmak üzere toplumun ilgi alanına giren spor faaliyetleri her alanda yaygınlaşmakta, adata ‘toplumun mihenk taşı’ haline dönüştürülmeye çalışılıyor. Elbette ki hareket eğitimi ve egzersiz, insanoğlu için sağlık ve savunma amacıyla yapılan ve spor olarak tanımlanan bu akıma sözümüz olamaz. Spor adı altında söz konusu akım/faaliyetler Kur’an ve Sünnet’ten uzak kural ve kaidelere büründürülüyorsa, işte orada ‘dur’ denilip, tedbir alınması gerekiyor. Aksi takdirde toplumun dini, kültürü, geleneği, örf, adet, gelenek ve diğer temel unsurları/dinamikleri yerle bir edilmesi şeklinde karşılık bulur. Gazetemiz Yeni Akit ailesiyle 29. yılı geride kalırken, bu süre boyunca her defasında, sporun amacından uzaklaştırıp, toplumun milli ve manevi değerlerinin altına nasıl dinamit koyup yok edilmeye çalışıldığını, aklımız ve gücümüz yettiği kadar yazmaya çalıştık. Hiçbir zaman ‘birilerini’ rahatsız eden yazılarımıza sansür uygulamayan gazetemiz Yeni Akit’in değerli yöneticilerine bir kez daha teşekkür ederiz…
Toplumun mihenk taşını sporla nasıl parçalıyorlar, sorusunun tam karşılığı, sporun ‘batılaşma/modernleşmesine’ zemin hazırlanması. Sporda kural koyucuları konumunda, sporun çatı kuruluşları olarak isimlendirilen IOC, FIFA, UEFA, FIBA’nın üst yöneticileri (karar ve imza yetkisi bulunanlar) sahip oldukları haçlı ve siyonist ortak akılla, bu süreci istedikleri gibi yöneterek. Sporcunun aldığı ödülle teşvik edilen, giydiği kıyafet ve yapıldığı ortama kadar Kur’an ve Sünnet ile bağdaşmayan, İslami değerlere ters düşen bir hale dönüşmesi. Sporun kuruluşlarına sempati duyan anlayışın ülkemizdeki ‘uzantıları/piyonları’, toplumumuzun ‘mihenk taşı’, ortak değerleri olan çocuk ve gençlerimizi kadın güreşi, kadın voleybolu, kadın futbolu kısacası spor adı altında nasıl bir ‘kaos/yıkım’ içersine sürüklendiğini, ilgili ve yetkililerin ise böylesine bir sürece seyirci kalmaya devam ettiklerine şahit olmaktayız, maalesef!..