Sadece İstanbul’u kaybettirmiyor, İslam’a da saldırıyorlar!..
Sadece İstanbul’u kaybettirmiyor, İslam’a da saldırıyorlar!..
AHMET GÜLÜMSEYEN
İstanbul, Ekrem İmamoğlu ve ekibinin yönettiği ‘haksızlık’ ve ‘rezalete’ mazhar olmaya devam ediyor. Ankara’da Mansur Yavaş, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu CHP ideolojisinin günümüz temsilcileri. Güçlerini makamlarından alan ve toplumumuzun değerleriyle bağdaşmayan/ters düşen icraatlarıyla, her defasında İslam düşmanlığından geri kalmadıklarını görmekteyiz. Bunun son örneği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın dindarlara küfrettiği için TSK’dan ihraç edilen 4 subayı işe alması; Ekrem İmamoğlu’nun ise domuza başörtüsü karikatürü çizme alçaklığı gösteren, başörtüsü düşmanı Turhan Selçuk’un, İBB’nin yapacağı Kültür evine isminin verildiğini açıklaması.
Ülkemizin en büyük iki şehri olan İstanbul ve Ankara’yı bu anlayış yönetiyor, ayyuka çıkan bu rezaletlerin dışında neler yaşandığı/yaşatılacağını, varın siz düşünün…
İBB’NİN EN ÖNEMLİ İCRAATI ZAM ÜSTÜNE ZAM
CHP anlayışının hüküm sürdüğü Büyükşehir Belediyesinde eğitim, kültür, sanat ve diğer kategorilerinde olduğu gibi sporda da ‘rezaletler’ ardı arkası kesilmiyor. Ekrem İmamoğlu yönetimi, İBB’de vatandaşın spor yapmaması için ne gerekiyorsa o yapılmaya çalışıyor. Bırakın yeni bir spor tesisinin temellerinin atılması, tamamlanamayan spor tesisleri, kullanılan spor tesislerinde yaşatılan ve üyelere şok yaşatan uygulamalar. İBB tesislerinden yararlanan sporseverler, yeni güne ‘zam’ haberiyle uyandılar. Bu zam ne TEFE-TÜFE, ne de enflasyon farkıyla açıklanmayacak, normalin kat kat üstünde bir fiyat artışı. İBB’ye bağlı spor salonları, halı sahalar, yüzme havuzları, tenis kortları, buz pisti gibi tesislerin kiralama ve kullanmaya 3 ayda 2 kez fahiş zam yapılması, İBB’nin ‘sağlıklı yaşam için spor’ sloganını sadece sözden öteye geçmeyeceğini sözler önüne serdiğini görmekteyiz. Ekrem İmamoğlu’nun niçin ‘İstanbul nimet nimet’ dediğini, bugün daha iyi anlaşılıyor…
Ekrem İmamoğlu başkanlığındaki İBB’nin mevcut yöneticilerin amacı, vatandaşa yararına icraatlar ortaya koymak yerine, İslam düşmanlığını tetikleyecek ‘ideolojik’ icraatlar ortaya koymak. Tesislerdeki spor seanslarının karma (bayan-erkek) seanslar, çocuk karma seanslarının yaş sınırının artırılması gibi toplumun değerleriyle çelişen uygulamaları görmekteyiz.
Ali İhsan Abinin önceki günkü yazısında belirtiği gibi “Başörtü gibi, en temel bir hak olan örtünmeyi, üniversite öğrencilerine çok gören domuz kafa, sırf dindar insanları tahkir etmek için, bir domuza, başörtü taktırmıştı…”ve Ekrem İmamoğlu isimli şahıs da, İslam düşmanı Turhan Selçuk’un ismini, açacakları İBB tesisine veriyor ise (www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ali-karahasanoglu/domuz-yiyip-domuza-basortu-cizen-domuza-kultur-evi-47641.html ), İBB’nin spor tesislerindeki uygulamaların mahiyetini de anlamakta güçlük çekmeyiz, sanırım...
‘YUVAMIZ İSTANBUL’ KİMİN YUVASI?
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2019 seçimleri öncesi en önemli hayali İstanbul’a 150 kreş açmaktı. O tarihten bugüne tam altı yılı aşkın süre geçti. Kendi açıklamalarına göre açtıkları kreş sayı sadece 111. Bu demek oluyor ki, öncelikli tuttukları projelerini bile hayata geçiremeyecek kadar da beceriksizler. Yuvamız İstanbul adıyla faaliyete giren çocuk etkinlik merkezleri, isimleri LGBT’ye karışan şahıslarla da anılıyor. İstanbullu vatandaşların okul öncesi çocuklarını gönderdiği, bu sayının yetkililer tarafından 10 bin 749 çocuğun yer alması gerçeğini göz önünde bulunduğumuzda, hangi müfredatın uygulandığını doğrusu merak etmiyor değiliz!. Dileriz Milli Eğitimin ilgili görevlileri bu gerçeği gözden kaçırmazlar. Çünkü ülke olarak, geleceğimiz olan çocuklarımızın beyinlerinin ‘ideolojik’ anlayışa kurban edilme tahammülümüz yoktur…