Moloz yığınında bulunan Filistinli futbolcunun ayağı(1)
Moloz yığınında bulunan Filistinli futbolcunun ayağı(1)
Ahmet Gülümseyen
Bir çocuğun Arş’a yükselen feryadı duyuluyor; “Siyonistlerin hayallerimizi çalmasına izin vermeyeceğiz.” Ve devam ediyor, dünya, kalbimin sıcak yerinde hep yaşayacak… Ben ise hayatta kalacağım, başaracağım ve hayallerimi gerçekleştireceğim, diyor 14 yaşındaki Ahmet Şebat… Şehit olan Heyâ’nın “Biz ölüm kelimesini sözlüğümüzden çıkardık… Onun yerine şehadet/şehitlik kelimesini koyduk…” sözleri, tüm Filistinli çocukların duygularının yansıması. Mısırlı romancı ve hekim İbrahim Şelebi “İnfazı Ertelenen Çocuklar/Gazze’de çocuk olmak isimli, İnkılab Yayınlarından çıkan kitapta yer alan, soykırımcı Siyonist İsrailli Yahudilerin vahşice katlettikleri on binlerce çocuktan biriydi Ahmet Şebat. Prof. Dr. Adem Yerinde’nin yayına hazırladığı kitapta, “Filistin’de lügatinde çocukluk kelimesi silindi” diyor, Müslüman topraklarında Cihad, Mu’tez, İyad, Heya, Avni, Lina, Yunus, Usamelerin ibretlik hikâyeleri anlatılıyor bizlere. Gündemde yer alan Filistin’deki barış rüzgârları, katil Siyonist İsrail soykırımı asla ve asla gölgede bırakmaya müsaade edilmemeli. Allah (cc) bizleri yaşadığımız/yaşayacağımız olaylardan ders alanlardan eylesin, inşallah…
SİYONİST FÜZELERİNİN HEDEFİ OLMAK
“Ben Âsaf… On bir yaşındayım… Futbol benim hayatım… Gün aşırı Birlik Akademisi Kulübü’ne idmanlarına giderdim… Geri kalan günlerde evin önünde oynardım… Saldırılar başladığından beri kulübe gidemedim… Annemin sokakta arkadaşlarımla birkaç dakika da olsa oynamama izin vermesini isterdim. O da ısrarıma dayanamaz, izin verirdi… Jet seslerini ya da bombardıman seslerini duyar duymaz hemen evlerimize kaçardık. Futbol heyecanın zirvesindeydim… Gazze Futbol Ligi’nin 2023-2024 sezonu karşılaşmalarını büyük heyecanla takip ediyordum… Şu ana kadar altı karşılaşma izledim. Yedinci turun başlaması planlanan gün, Gazze’de bundan sonra futbol asla eskisi gibi olmayacak… Zira büyüleyici yuvarlak meşin Gazze’de birçok yıldızını kaybetti… İki gözüm iki çeşme o şehitlerin isimlerini sayıyorum. Onların ruhen semaya yükselmeleri, taraftarlarının ve hayranlarının kalplerini kırdı: Şabâb-ı Zevayide (Zevayide Gençleri) kaptanı Muhammed Hassûne, Beyt-i Hanun el-Ehlî kaptanı Reşid Debbür ve diğerleri… Kaleciydim… ve bir çift eldivenim vardı. Ona bakar hayallere dalardım… Favorim ve en büyük hayalim dünyaca ünlü oyuncu ve Fas Milli Takım kalecisi Yasin Bûnû gibi, bir gün kendimi de dünyaca ünlü bir kaleci olarak hayal ederdim…
“MOLOZ YIĞINLARI İÇERİSİNDE
BULUNAN BACAĞIM”
“Filistinli çocukların hayallerini yok etme alışkanlığındaki Siyonistler, her zamanki gibi bir gün benim de hayallerimi yıktı. Evin önünde top oynamaya çıkmıştım…Oyunculardan biri uzun bir vuruşla topa vurdu ve top kalenin üzerinden geçip çitlerle çevrili bir alana düştü.. Topu almaya gittiğimde, bir İsrail jeti de yan yana duran bir evi füzelerle vuruyordu… Şiddetli bir patlama sesi duydum. Peşinden parçalanan taşların etrafa saçıldığını ve büyük bir dumanın yükseldiğini gördüm. Bunların etkisiyle yere düştüm, savrulan taşların altında kaldım. Ancak annemin çığlıkları ve adımı çağıran seslerle kendime gelebildim. Beni bulup titrek ellerle üzerimdeki taşları kaldırdılar… Sağ bacağımın üzerinde büyük bir taş vardı… Birkaç genç birbirlerine destek vererek üzerimden taşı kaldırmaya çalıştılar. Beklenmediği şekilde bacağım en üstten kopmuştu. Kopan parçasını bulmadılar. Belli ki patlama onu savurmuştu. Ertesi gün arkadaşlarımdan biri yaralandığım yerin metrelerce uzağında bir moloz yığının içinde bacağımın kopan parçasını buldu. Ambulans beni Avde Hastanesi’ne ulaştırdı… Oradaki diğer hasta ve yaralıları rahatsız etmemek için ahlarımı, inlemelerimi gizlemeye çalışıyordu. Ünlü bir kaleci olma hayalimin yıkılmasının verdiği üzüntü, en büyük ağrılarımdan daha şiddetliydi… (Devam Edecek)