Milli aile ve gençlere, ‘sporla’ yapılabilecek operasyonlar…
Milli aile ve gençlere, ‘sporla’ yapılabilecek operasyonlar…
Geçtiğimiz hafta ‘Milli Aile Haftası’ ve Etnospor Kültür festivali vardı.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan "Kimliğin, kültürün yaşatıldığı, milli ve manevi değerlerin muhafaza altına alındığı bir okul hükmünde olan aile müessesesinin korunması, özellikle de gelecek nesillere aktarılması ülkemiz ve milletimiz için büyük önem arz etmektedir.
Güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum şiarıyla ailenin korunmasına ve güçlenmesine yönelik çabalarımızı bundan sonra da kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullanırken, Aile ve Sosyal Hizmetleri Bakanı Göktaş’ın “’Çocuklar Güvende’ ekiplerinin 9 bin 781 çocuğa sanat, spor ve sosyal faaliyetlere yönlendi.’ derken, çocukların hangi spor branşı ve nasıl bir ortama, hangi eğitmenlerce eğitildiğine dikkat kesilmesi, önem taşması gereken bir durum…
SPORDA MERCEK ALTINA ALINMASI GEREKEN GERÇEKLER
Aile yapısının yıpratılması hususunda, spor aracılığıyla yapılan operasyon oldukça önem taşımaktadır. Spor içerisinde İslam inancıyla bağdaşmayan özellikler yaygınlaşmaya başladı.
Ayet ve Hadislerden uzaklaşmaya neden olan böyle durumlar, çocuk ve gençler başta olmak üzere, toplumların manevi çöküşünü tetikliyor-yaygınlaştırıyor.
İşte ana başlıkta topladığımız ve her birinin, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal İşler Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi ilgili kurum ve kuruluşları tarafından mercek altına alınması gereken, önem hususlar:
1-Kıyafet, 2-Karma Eğitim, 3- Şans Oyunları, 4-Spora Ayrılan Vakit, 5-Vücuda Aşırı Yüklenme, 6-Dövme, 7-Ritüeller (Sporcunun İstavroz Çıkarması-Selamlamalar), 8-Kötüsöz (Küfür), 9-Spor Vasıtasıyla Misyonerlik, 10-Sporculara Verilen Ödül 11-Diğerleri…
BATIL SPOR’UN ŞERRİNDEN GENÇLERİ KOL-KANAT OLMAK
Yeni Akit Gazetemizin bize ayrılan bu köşede, toplumun dini ve kültürel değerlerinin spor aracılıyla nasıl yıkıma uğratılabileceğini her fırsatta dillendirmeye çalışıyoruz. Sporun özellikle çocuk ve gençler üzerinde etkisini dikkate aldığımızda, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’nın AK Parti İstanbul 7. Olağan İl Kongresinde yaptığı konuşmasını hatırladık.
Bu konuşmada bir hedef, bir istikamet var;
"Gençler 'Yaş önemli değil' demeyin, Fatih'in yaşı kaçtı ona bakacaksın. Fatih, unutmayın gençler 21 yaşında bir çağı kapadı, bir çağı açtı. Yaş da gençti, ruh da. İşte şimdi aynısını bizler de gençlerimizle beraber inşallah bütün ülkeye değil, dünyaya haykırıyoruz ve dünyada da bunun uygulamasını yapacağız." sözlerini hatırladık…
PERFORMANS SPORUNUN YIKIM GÜCÜ
Batılı-Emperyalist güçlerin sporun çocuk ve gençlere yönelik, İslam’la bağdaşmayan, Müslüman’ın rehberi olan Kur’an ve Peygamber Efendimizin sünneti oluşturduğu değerlerden uzak olması, felaketin habercisi olmakta. Bununla ilgili o kadar çok örnek var ki. En önemli proje, 1996 Yunanistan’da bir tapınakta (Olimpia-Hera) yakılan ateşin, sözde olimpiyat meşalesinin ‘Olimpiyat Oyunları’ adı altında tüm Dünya’ya dalga dalga yayılması.
ABD, Yunanistan, Almanya, İngiltere, Fransa’ya gibi ülkelere birden çok verilen bu organizasyonun, İstanbul dahil hiçbir Müslüman ülkeye verilmeyişinin, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) ve benzeri komitelerin (FIFA, UEFA, FIBA v.b.) kim-kimler, hangi anlayış tarafından yönetildiğini anlamak güç değil. Ya, ülkemizdeki uzantıları! Dikkat edin, bu kuruluşlar aynı zamanda, İsrail’in Filistin’de yaptığı soykırıma-katliama seyirci kalmakla anılıyor.
Yine aynı anlayış, olimpik spor adı altında koyduğu ve İslam’la bağdaşmayan (yukarıda saydığımız-Kıyafet, karma eğitim, şans oyunları, dövme v.b) spor branşlarını yaygınlaşmasında gösterilen çabaya figüran-piyonların tespit etmek güç değil. Spora teşvikle, performans sporu (yarışmacı) adı altında kimlik kazandırılan çocuk veya gençlerimiz, sportif başarı yolunda ‘Her yol mübah’ anlayış-tehlike-yıkıma sürükleniyor. Önce aile ikna ediliyor, sonrasında çocuklar, spor ortamında yaşadıkları gibi inanmaya başlıyorlar. Bu da, performans-yarışmacı kimliğe sokulan ‘sporun’ yıkım gücü oluyor!..
Cuma gününün hikmet ve bereketiyle, rabbim yaşadıklarımız, şahit olduklarımızdan ders alanlar ve İslam’ı gerçek manada yaşayanlar eylesin.Amin.