• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Motoru yaktılar, kafayı sıyırdılar. Özgür Özel: Kitap toplatıldı

29 Ağustos 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Motoru yaktılar, kafayı sıyırdılar. Özgür Özel: Kitap toplatıldı
ALİ KARAHASANOĞLU 

Ben demiyorum, fonlanan internet sitesi bu yalanı yazıyor.

Adı muhabir olan adam, imzasını koyduğu haberi hiç sorgulamıyor.

Ya bu ülkede, dine küfreden, İslam ile alay eden, Cumhurbaşkanı’nı tahkir eden kitaplar yayınlanıyor da..

“Savunma içerikli bir kitap nasıl yayınlanamaz, basılmada toplatılır, bu işte bir yanlışlık olmasın. Özgür Özel akşamdan kalma bir kafa ile bu konuşmayı yapmış olmasın” diye sorgulamıyor..

Eeee. Fonlanırsanız.. Fonlanmış haber sitesi iseniz..

Siz de motoru yakarsınız. Kafayı sıyırırsınız.. 


Özgür Özel’in cümlesini, kendisine yandaş internet sitesinden birebir aktarayım:

“Özgür Özel açıkladı: İmamoğlu’nun İBB davasında yapamadığı savunmasının kitabı basılmadan toplatıldı!”

Nerede toplatma kararı?

Nerede, “Bu savunma kitap haline getirilemez. Buna izin vermiyoruz” kararı?


Başka haber ajanslarından da araştırdım.

Gerçekten de, Özgür Özel Kocaeli’de açılış töreninde yaptığı konuşmada, tam olarak şu cümleyi kurmuş: “Ekrem İmamoğlu, yaptırılmayan savunmasını kitap olarak bastırıp, millete derdini anlatmak istiyor. Ama o kitabı toplatma kararı aldılar. Basımını durdurma kararı aldılar.”

Böyle bir şey yalan da.

Teorik olarak varsayalım, doğru.

Ben o kitabı yayınlamaya gönüllüyüm..

Tek şartım var, Sarıyer’deki villaları nasıl aldığınızı açıklayacaksınız.


Sarıyer’deki iki villa karşılığında, Ali Nuhoğlu’na Eyüp’teki konut yapım işini, % 50 pahalı fiyattan yaptırdığınız iddiasını açıklayacaksınız.

Yyanlış anlaşılmasın.

Devletin hiçbir yetkilisi, “sizin kitabınızda şu konu yok. Dolayısı ile kitabınızın baskısını engelliyoruz” dememiştir.

Orası yalan.

O yalanı tescilliyorum.


Ekrem İmamoğlu için onlarca eleştirel yazı kaleme almış bir gazeteci olarak, ben dahi, sizin kitabınızı yayınlayabilirim diyor, şartımı söylüyorum.

Yoksa, onlar isterlerse “Ekrem İmamoğlu’nun mahkemede yaptırılmayan savunması” diye başlık atar, içinde Galatasaray-Fenerbahçe maçını anlatırlar. İsterlerse Kıbrıs’ta Makarios’un kardeşlik türküleri adı altında, bize Yunan seviciliği pazarlayabilirler.

İstediklerini yapabilirler..

Gerçekten savunmanızı geniş kitlelere yaymak istiyorsanız..

Hodri medan diyorum.

İddialara cevap verin, ben kendi köşemden, sizin savunmanızı yayınlayayım.

Daha ne istiyorsunuz.

Canlı yayın yapılmasından yana imişler gibi algı oluşturuyorlar..

Nasıl olsa, böyle bir değişiklik için, kanun çıkarılması gerektiğini, TBMM’nin ise tatilde olduğunu biliyorlar..

“Bir günlük beylik, beyliktir” felsefesi ile, işkembeden sallıyorlar.. 

Sanki canlı yayın taraftarı imişler gibi, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e cevap yetiştirmeye kalkıyorlar..

Yanında onlarca hukukçu vardır.

Hani şu “Başörtü laikliğe aykırıdır. Yasaklanması greekir” diyen sözde hukukçular.

Adamların hukuktan haberleri yok.

Bir kitap, basılmadan nasıl toplatılır.

Hukuki açıdan da söylemeyelim..

Fiziki olarak söyleyelim.

Bir kitap toplatılabilmesi için, önce kitap haline gelmesi lazım.

Kitap haline gelmemiş bir ürün, fiili olarak, nasıl toplatılabilir?

Özgür Özel bu açıklamasını, neye dayandırıyor?

Toplatma nerede yapılmış?

Hangi mahkeme karar vermiş?

Haydi buyrun açıklayın..

Muhtemeldir, kafalarına göre bir şey basmak istemişlerdir. Matbaa da, “Bandrol almanız lazım. Burası dingonun ahırı değil. Sadece siz değil, Türkiye’de kitap basmak isteyen herkes, bandrol alıyor” demiştir..

Bunlar da kendi kendilerine, “Basılmadan kitaba toplatma” diye rakı masasında bir muhabbet yapmışlardır.

Ertesi günü de bunu, ciddi ciddi halkın huzurunda dillendirmiş, onlarca fonlanmış internet sitesinde de saf okurlara aktarılmıştır..


Öyle uyduruk anlatımlar yapıyorlar ki..

Alın size, Özgür Özel’in, bilmemneresinden uydurduğu ikinci bir yalan..

“Herkesi dinledi Ekrem Başkan. ‘Savunman en son gün, en sonda sende’ dediler. ‘Savunma hakkı kısıtlanmaz’ dediler. Sonra bir tarih koydular, ‘9 Temmuz’da bitireceğiz’ deyip ‘Altı saatte sen ve bütün avukatların savunmanı yap ve bitir’ dediler.”

Hodri meydan..

Böyle bir şey nerede söylendi, buyrun gösterin.

Kaldı ki, söylenmiş olduğunu varsayalım.

Siz başlayın savunmanıza..

6. saatte Sarıyer’deki iki villanın yarısını anlatmış olun.

Ben geleyim, sizin avuktalığınızı yapıp, “Sayın mahkeme başkanı. Sarıyer’deki villaları nasıl sahiplendiğini anlatıyor. tam da rüşvet iddiasının cevabını veriyor. Dinleyelim” der, Ekrem İmamoğlu’nu savunurum.

Ama böyle bir şey yok.

Adam izah edemeyeceğini biliyor.

Sorulara cevap veremeyeceğini biliyor.

“Bana ne kadar süre verdiniz” diye başlıyor geyik muhabbetine..

Mahkeme başkanı buyrun savunmanıza başlayın” dese de.

O pazarlığa soyunuyor.

Kendi kendisine planlar yapıyor, kendi kendisine mahkemenin sınır koyduğu varsayımı ile anlatmaya başlıyor: “Bana iki gün yetmez. İki gün dediğiniz, zaten mesai saatleri ile bir gün. Bir gün de, zaten salona alındıydık, avukatlar geldiydi. Yarıya iner, 9 saat.. Ben 9 saatte savunmamı bitiremem.”

Şovmene bakın. Tiyatro oyununa bakın.

Kimsenin ona, “savunmanı 9 saatte yap” dediği yok.

Günler önce, avukatlar mahkeme başkanına sormuşlar, “Adli tatile yaklaşıyoruz. Bizim de tatil planlarımız var. Ne zaman duruşmalara ara vermeyi planlıyorsunuz.”

Mahkeme de, 9 Temmuz’a kadar toparlamayı, bir ara vermeyi, sonra ağustos yarısından itibaren tekrar duruşmalara başlayacaklarını söylemiş.

Bir karar verilmemiş.


“Kararımızın üstüne bir karar tanımıyoruz. 9 Temmuz saat 17.00’de bizim uçaklarımız kalkacak. Bir dakika bile geç kalamayız” denilmemiş..

Bir tahmini hesap söylenmiş, O da avukatların talebi üzerine söylenmiş.

Şimdi onun üzerinden çıkarılan kavga ile, Özgür Özel uyduruyor da uyduruyor.

Kaldı ki, bu sorgu dediğimiz ilk aşama.

Sanığın esas savunması, savcının esas hakkındaki mütalaasından sonra, “son söz sanığındır” ilkesi gereği yapılacak savunmadır.. Şu an o aşamaya henüz gelinmiş değil..

Henüz sanıkların ilk aşamadaki sorguları bile yapılmadı..

Ama algı böyle.. 

Kamuoyunu yanıltmak için, uydurdukları senaryolar eşliğinde, kendileri uyduruyor, kendileri de belki inanıyor.. 

Özel devam ediyor:

“Ekrem Başkan’a ‘Savunmanı ya birkaç saat içerisinde yap, bitir. Sözünü keserim, mikrofonunu açmam’ deyip söz vermediler.”

Haydi buyrun.. Duruşmayı izleyen bir kişi, bu cümlenin sarfedildiğini ispat etsin..

Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını yaparken, Mahkeme başkanının, “birkaç saat içerisinde yap, bitir” dediğini ispat etsin..

Ben de kalemimi kırayım.. 

Size saatlerce süre verilmiş, her sanığın sorgusunda soru yöneltiyorsunuz. Saatlerce konuşuyorsunuz..

Sonra da kalkmışlar, daha hiç başlamadıkları savunmanın, kaç saatte bitirileceğinin pazarlığını hakimle yapmaya kalkıyorlar.. 

Yalan söylüyorlar..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Emine Karasu

Güzel yazı ama sizden bugün bir HAMAG yazısı beklerdim
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23