Filistinli otizmli genç, 2 Nisan Dünya otizm farkındalık gününde İsrail kurşunlarıyla öldürüldü
Filistinli otizmli genç, 2 Nisan Dünya otizm farkındalık gününde İsrail kurşunlarıyla öldürüldü
Ahmet Gülümseyen
Dünya Otizm farkındalık günü 2 Nisan tarihine denk geliyor. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2008 yılında alınan kararla tek güne sığdırılan bu özel günde, otizmli bireyler hatırlanacak, düzenlenen aktivitelerle özel günlerin içerisinde yerini alacak. Sonrası ne olacak? Mutlaka cevabı bulunması gereken bir soru! Bu sorunun cevabı bulunmazsa özel kardeşlerimizi, özel günleri olan 2 Nisan’da hatırlanır sonrasında ise yoğun gündemin içinde unutulur giderler. Özel gereksinimli (engelli) bireyler için hatırlamak/hatırlatmak güzel, unutulmamak ise ondan daha anlamlı. Bu da neyle olur, nasıl olur? Bizim çalışma alanımız olan hareket ve egzersizle baktığımızda, kapı aralanır ve faaliyetlerin devamına bağlı olarak daha kaliteli bir yaşam tarzı yakalanır…
OTİZMLİ BİREYLERE HAREKET EĞİTİMİ….
Otizm spektrum bozukluğu tıp dilinde, doğuştan ve yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nöro-gelişimsel farklılığı olarak tanımlanmakta. Ve beyindeki işleyişi etkileyen bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı şeklinde yorumlanmaktadır. Yorum ve tanımlarla ortaya koyulan bir durumu, kazanıma nasıl dönüştürülebileceği en önemli yol hiç şüphe yok ki eğitimden geçmektedir.
Hareket ve egzersiz de bu eğitimin en önemli aşaması. Özel çocuklar olarak tanımlanan otizmli bireylerin spor eğitimiyle birlikte ne tür kazanımlar elde edildiğini, birçok bilimsel araştırmalar kadar, elde edilen sportif başarılardan görmek mümkün! Bazı örneklerini, daha önce yine bu satırlarda paylaşmıştık. Katıldıkları sportif etkinliklerde, kendilerini tanıma ve ispatlamalarının yanı sıra, farklı sosyal ortamlarda yer almakla iletişimlerini de güçlendirmektedir…
BAKIN, ÖZDEMİR ASAF NE DİYOR?...
Müsaadenizle, daha önce yine bu satırlarda kaleme aldığımız düşünceleri paylaşmak istiyoruz ‘Dün ile bugün arasında ne değişti?’ diye düşünmek istiyoruz; “Özel bireylerin başarılarından bahsederken, şair Özdemir Asaf’ın ‘Dün sabaha karşı’ başlıklı şiirinin sözleri geldi aklımıza; ‘Dün sabaha karşı, kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı, onu vurmaya gittim, kendimle vuruştum.
’ Hareket ve egzersiz (spor) bağımsızlık ve engellini yenerek kişinin başarı zirvesinde yer almasını sağlıyor. Bireysel ‘istek’ yetmez, bulduğu imkân’, o da yetmez, çalışmak. Başarı reçetesinde yer alan önemli ilaçlar. Arayan bulurmuş, eyvallah. Bizlerin de bir başka kişinin mutlaka bir şeyler ‘kaybetmesini’ beklemememiz gerek. İnanç ve kararlılıkla, “Vira bismillah’ deyip, yola koyulmak, başlangıç ve yeterli…”
SÖZÜN BİTİP, HAREKETİN BAŞLADIĞI YERDEYİZ…
Dünün dünle gitti bir zaman diliminde, yarının kazanımı bugün ne yapacaklarımızla mümkün. Madem bilgi çağında, dokunduğumuz bir tuş ile karmaşık duyguları ‘tuş’ edebiliyoruz, öyleyse sanal âlemden çıkıp, gerçek hayatla barışık, yapmamız gerekeni hayatımıza uyarlamamız gerekiyor. Peygamber Efendimiz Hadis-şerif de buyuruyor ki “Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.” İbadet ve hayırlı işleri bıkmadan ve kararlılıkla sürdürülmesi, Allah (cc) katında daha makbul olacağı sonucu çıkmaktadır.
Birleşmiş Milletler (BM) otizmli bireylerin haklarına dikkat çekmek amacıyla 2 Nisan gününü Otizm Farkındalık Günü’ olarak kutluyor. Madem böyle bir gün var ve yılda bir günü kutlanan bu özel günü yılın 365 gününe yaymak, hareket eğitimi ve spor gibi, otizmli bireylerin ruhsal ve bedensel gelişiminde büyük öneme sahip (örnekleri oldukça fazla) aktivitelerin gerçekleşmesi, yapılması gereken en önemli adım/kazanım olacaktır…
NEREDEN, NASIL BAŞLANMALI TAKINTISI!
“Bugün tarih yaprakları 5 Nisan’ı gösteriyor. Bileşmiş Milletler’e göre Otizm Farkındalık Günü olan 2 Nisan’ın üzerinden üç gün geçmiş, bugünkü yazımız adeta ‘mazi’ olmuş” şeklinde başlıyor ve devam ediyor; “Böyle bir anlayış olabilir mi? Öyle ise, BM’nin değil insanlığımızın gerekliliğini yapmamız, otizmli bireylerin de toplumun önemli bir parçası olduğu, her zaman hatırlamamız gerektiğini unutmamamız gerekmektedir. Onun için ise harekete geçmek önem taşıyor. Öz bakım, Yaşam Becerileri, Sosyal İletişim Becerileri, Temel Spor Becerileri, Sportif Faaliyetler, Özel Eğitim Destek Programları, Sosyalleşme Çalışmaları gibi birçok alanda eğitimlerin hangi özel veya resmi, kurum veya kuruluş, kişi veya kişiler tarafından gerçekleşecek(!)?
Tüm bu söylenen ve yapılması gerekenler, konunun önemini algılayamayanlar için baş döndürücü olabilir. Ama gerçekler hiç de öyle söylemiyor. Otizmli çocuklar olmak üzere, engelli bireyler konusunda o kadar değerli çalışma var ki. Bu çalışmaları görebilmek ve harekete geçmemiz için, niyetimizde samimi, otizmli bireyleri yakinen tanımamız yeterli olacaktır…” Şimdi akla ‘Bu söylediklerimizden kaç kişi ne anlayacak, hayata uyarlayacak…’ Tüm bunları dillendirirken ‘Elçiye zeval olmaz.’ sözü geldi aklımıza. Sorumluluğumuz belki sözün yaptırımında sınırlı olabilir ama takibini yapmak, yine bize düşmektedir. ‘Hayrı yapan da yaptıran kadar sevap kazanır.’ ifadesinin kökünü oluşturan “Kim bir hayra vesile olursa, ona o hayrı işleyenin ecri kadar sevap yazılır.” Hadisi Şerifi’ne dayanan sözü paylaştığımız için, hayır kapısını açık tutmuş oluruz, inşallah…
İSTANBUL’DA OTİZM ÇALIŞTAYI
İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonuna, Otizm farkındalık günü kapsamında ‘İstanbul Otizm Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Katılımcılar, 2 Nisan gününün anlam ve önemi hakkında görüşlerini açıklarken, o görüşler arasında otizmli piyanist (yanlış okumadınız otizmli piyanist – acaba kaçımız piyano gibi bir müzik aleti çalabiliyoruz?) Koral Erdeniz’in babası Seyhan Erdeniz’in Anadolu Ajansı muhabiri yaptığı açıklamada Koral’ın televizyonda dinlediği bazı sesleri taklit etmeye ve çalmaya başladığını fark ettiklerini söyledi. Erdeniz, sözleri alınması gereken önemli mesaj/dersler içeriyor; “2019 yılında Afyon Devlet Konservatuvarında sınava girdikten sonra kabul edildi.
4 yıllık eğitim sonrasında da piyano bölüm birincisi ve okul ikincisi olarak mezun oldu. Koral, Azerbaycan’da, Bakü’de iki defa konser verdi. Orada çok daha fazla tanınıyor… Otizmli çocuk sahibi ailelerin çocuklarından vazgeçmemeleri gerekiyor. Çünkü her çocukta olduğu gibi otizmli çocuklarda da bir yetenek vardır, müzik, spor, başka bir şey olabilir. Yeter ki o yeteneklerini keşfetsinler ve o konuda bir destek versinler. Destek verdikleri zaman zaten çocuğun kendi gelişimi ve motivasyonu artmış oluyor. Kendini topluma kabul ettirmek adına bir amaç ediniyor ve başarılı olmaya başlıyor.”
2 NİSAN GÜNÜ ŞEHİT EDİLEN OTİZMLİ FİLİSTİNLİ
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2008 yılında alınan kararla hayata geçirilen Dünya Otizm Farkındalık Günü’n de İsrail’in, Filistin başta olmak üzere İran ve Lübnan gibi Müslüman ülkelerdeki soykırım/katliamı devam etti. İsrail katil sürülenin gerçekleştirdiği vahşete müdahale etmek yerine, bugüne kadar sadece açıklama/kınama yapmakla yetinen Birleşmiş Milletleri ‘Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde İsrail katil sürüleri tarafından, Gazze Şeridi’nde otizmli bir genç, gerçek mermiyle başından vurularak hayatını kaybetti. Anadolu Ajansı muhabirine konuşan hayatını kaybeden otizmli Muhammed Musa Rizk el-Ferra’nın kardeşi Münira el-Ferra, “İsrail ordusu en küçük ayrıntıdan en büyüğüne kadar her şeyi biliyor.
Onun, otizmli olduğunu da biliyordu. Aranmıyordu, eve gider gelirdi, bir sıkıntı yoktu.” dedi. Hatim, kardeşinin ölüm haberini aldıklarında şok olduklarını kaydetti. Otizmli Filistinli Muhammed Musa’nın haberini okuduğumuzda, Birleşmiş Milletlerin (BM) katliamı sonlandırmak için İsrail’e müdahale etmek yerine, ‘Gazze’de saldırılar sivil can kayıplarına, yerinden edilmelere ve yıkıma yol açmaya devam ediyor…’ şeklinde, benzer açıklamaları sürekli yaparken, diğer yandan, 2 Nisan’ı da otizmli günü olarak belirlediği, kutladığı bir günde, İsrail katil sürüleri o gün (2 Nisan) otizmli Filistinli kardeşimizi gerçek mermiyle başından vurarak şehit edebiliyor! Lanet edilmesi gereken bu vahşet, sonu gelmeyen siyonist caniliği. İnsan düşünmüyor değil, bugüne kadar Amerika destekli İsrail bombardımanı/saldırısı altında on binlerce Filisitinli kardeşimiz hayatını kaybedip, yüzbinlerce yaralananlar arasında ne kadar, çocuk, kadın, engelli masum insan var! Ortaya çıkan bu tablo siyonist-haçlı, batı emperyalist cinayet şebekesinin çirkin yüzü. Allah’ın laneti üzerlerine olsun. Rabbim bizleri ders alanlardan eylesin. Âmin.