Hiper İlüzyon Çağı: Bir Rüya Dünyayı Nasıl Değiştiriyor?
Bazen inanmak istemediklerinizle yüzleşir ve inandıklarınızı hunharca sorgularsınız. Hayatın bir cilvesidir, zayıf yerinizden vurur ki güçlenmeniz için önce o bölgeyi geliştirmenizi ister. O halde neden yakınır insan? Çünkü kimse geleceğin ne getireceğini bilmiyor. Bazen gerçek hayatla düş dünyası birbirine o kadar geçiyor ki hangisinin hakikat olduğunu şaşırıveriyorsunuz. Gazetede bir haber okuyorsunuz: “Eski bir çizgi romanının kehaneti panik yarattı! Japonya tetikte, tarih yaklaştıkça korku artıyor. Japon sanatçı Ryo Tatsuki'nin yazdığı çizgi romanındaki kehanet Japon halkını panikletti. Turistler bile tek tek rezervasyonlarını iptal ettiriyor.” Tuhaf geldi değil mi size de? Evet, ama dünya artık gerçekle sanalın birbirine girdiği bir hiper ilüzyon çağına geçti. Kurşuni kehanetlerle büyük kitleler harekete geçiyor. Sebebi Japon bir manga sanatçısının rüyasında tsunami görmesi. O rüyanın gerçekleşmesinden korkup bavullarını toplayan insanlar, uçuşlarını ve otel rezervasyonlarını iptal edenler size de gerçekdışı gibi gelmiyor mu? Evet, eskiden keskin kılıçların, büyük kumandanların, topların ve tüfeklerin yaptığını şimdi bir çizgi roman yazarının rüyası yapıyor. Dünya bir rüyanın etkisiyle rotasını değiştiyor. Demek ki, insan zihni insanın ete kemiğe bürünmüş halinden bile daha güçlü olabiliyor.
1999 yılında çizdiği manga, 2025 yılının Temmuz ayında olası facia korkusuyla Japonları korkutabiliyor. Daha önce de kitabındaki bazı kehanetlerin gerçekleşmiş olması, tıpkı Baba Vanga gibi bu yazarın da ciddiye(!) alınması gerektiğini gösteriyor. Anadolu'nun bir köyünde yaşlı bir amcaya bu olayı anlatsanız “De get laaa!” diyerek aklınızı yediğinizi sanabilir. Gerçekle hayal, geçmişle gelecek arasındaki o ince çizgi bulanıklaşıyor bey amca… “De get laaa!” haklısın galiba amca, biz bellek mutasyonuna uğradığımızın farkında değiliz.
Tatsuki’nin popülaritesi 2011 Japonya depremine dair önceden çizdiği mangalardan geliyor. Sonra Japonlar artık onun her söylediğini kutsal bir kitabın metni gibi okumaya ve inanmaya başladı. Hep böyle başlar değil mi yalanların hakikate dönüşme yolculuğu…
Şimdi onun çizdiği “elmas” şekilli tsunami resminin kopyaları Japonya'da mistik tarafı yüksek insanlar tarafından çoğaltılıp dağıtılıyor. İnanç, korkuyu yenerse ne olur siz düşünün. Tüm dünyaya modern metrolarınızla, dünyanın teknoloji devi olarak ün salmış bir ülke olacaksınız ama bir kehanet Japon borsası dahil her şeyi yerle bir edecek. İşte bu muazzam bir yaratıcı muhayyilenin varlığına işarettir. Gerçeklerden sıkılan insanlığın artık baştan çıkarıcı bir kehanete ihtiyacı vardı. Ve zaman onun da icabına baktı. Baktım, bilim adamları ne diyor? Hiçbir belirti yok. Ama insan bir kere inandıysa… Körü körüne inanç, bilim dünyasının katı gerçeklik(!) algısından daha güçlüdür. Çünkü insan inanmak ister, birçok defa kandırsa da… Anlatılanlar rakamlardan ve istatistiklerden ibaret değilse fantastiktir ve heyecan verir. Belki de gerçekler, heyecan verici oldukları nispetle inandırıcı olabiliyor. Çünkü olacak olandan çok, beklenenin tedirginliği hüküm sürüyor bugünlerde Japonya’da… Beklemek asıl felaket, işte bu. Acıyı dindirmediği gibi üzerine tuz basıyor.
Japon sanatçı Ryo Tatsuki yaşıyor, 70 yaşında… Siz 70’li yaşlarda hangi kehanetin izini süreceksiniz? Şimdiden düşünmeye başlamak gerekiyor çünkü zaman artık bizim algımızın çok ötesinde işliyor.
Bu çağ, gerçekle kurgu, bilgiyle inanç arasındaki sınırların silikleştiği hüzünlü yol kavşağı. Gaza yüklendiğinizde virajı alamayacağınızı unutmayın!
İnsanlar zihinsel olarak hakikatten çok, hissettikleri şeylere inanmayı seçiyor.
Artık olan biteni değil, olmasını beklediğimiz şeyleri yaşıyoruz. Çünkü zihinlerimiz, gerçekle yarışan şizoit hayal makinelerine dönüştü.