--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Koç, kuş, karınca ve çekirge

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
47

Birileri Kurban Bayramı’nda  “#KurbanCinayettir” diye tag açtılar. “Yaratıcı’nın verdiği akılla O’nun hükümlerini beğenmemek Allah’ın verdiği merhametle O’nun merhametini sorgulamak kendini Yaratıcısından daha akıllı ve merhametli zannetmek kibir değil midir?” Bir kardeşimizin bunlara cevabı “Nefsinizi acilen kurban edin” şeklindeydi.

Hz. Adem zamanından beri kurban var. Hz. İbrahim’de de var, Hz. Musa’da da ve bizde de!

Başka inançlarda insan kurban etme geleneği de vardı ve Hz. İbrahim’le o batıl gelenek de kaldırıldı. Habil-Kabil olayı, kurban yerine başka bir hayrın ikame edilemeyeceğini gösteren bir örnek aslında.

Şimdi “Hayvan hakları yasası” diye yeni yasa çalışması var. Yönetimi başka bir mayınlı alana çekmeye çalışıyorlar.

Bakın, Neml suresinde ne anlatılıyor: Hazret-i Süleyman (a.s.), bir vadiden geçerken karıncaların reisi, Hazret-i Süleyman ve ordusunu görünce şöyle dedi: “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin! Hazret-i Süleyman’ın saltanatı, çok büyük bir saltanattır; çiğnenirsiniz! Yuvalarınıza çekilin!” dedi. Cenâb-ı Hakkʼın lûtfuyla hayvanâtın lisânını da bilen Hazret-i Süleyman (a.s.) bu sözleri duydu ve şöyle dedi: “Hayır, benim saltanatım geçicidir! Bir kelime-i tevhîdin getireceği saâdet ve saltanat ise ebedîdir!..” Neml 17. Ve sonra da   karıncalar yuvalarına çekildiler ve Süleyman aleyhisselam da yolunu ona göre tayin etti.. Bu merhametin zirvesi ve bizim için ölçüdür. Güçlü bir sultan ve onun güçlü ordusu, karıncaları ezmemek için bekler ve yolunu değiştirir. En güçlü komutan ve asker, nefsini, heva, heves ve ihtiraslarını yenen komutan ve askerdir. İslam budur.

Bir yandan bu, öbür yandan kurban! Kuş avlamaktan söz etsem, “ama olur mu” dersiniz. Balık avlamaya nedense o kadar tepki yok. Balık hayvan değil mi? Gökte ne varsa denizde de benzerleri var. Kur’an’da “Bıldırcın kebabı”ndan söz edilir. Hüdhüd var, güvercin var, ebabil var, arı var!

Mesela, bit, pire ya da akreb, çekirge hayvan değil mi? Avcılık niye yasaklansın isteniyor. Orada sadece mülkiyet sorunu var. Orman için av hayvanları çiftliği kurmakla, devlet üretme çiftliği ya da et balık kurumu arasında ne fark var. Konu sadece vicdanla açıklanamaz.

İlginç değil mi, Allah’ın adını anmadan kestiğiniz her hayvan murdar olur ve yılda bir kez kurban kesmek, kesilen kurbana şahidlik etmek gerekiyor. Hem de kestiğiniz hayvanı evladınızla “İsmailinizle” özdeşleştirerek. Orada hem İbrahim olmak, hem Haacer olmak ve İsmail olmak var! Ölümle yüzleşmek var. Yediğiniz kebabın arkasında bir can olduğunu bilmek var.

Kestiğiniz hayvanın etini yemek için, canına kasdettiğiniz hayvanı Allah’ın izni ile ve ancak O’nun rızasına uygun şekilde, o kural ve ölçüye uyarak yiyebilirsiniz. Yoksa, haram hayvanlar domuz, leş, kan gibi birkaç kural. İşte burada “Allah’ın adını anmak”, aynı zamanda “Allah’ın rızasını gözetmek”, O’nun muhkem ayetleri yanında, müteşabih ayetlerindeki hikmete ram olarak o kuralların idrakinde olarak karar vermek gerekiyor. Onun için mesela pislik yiyen ve etindeki özellikler itibarı ile insan sağlığına uygun olmayan  gıdaların tüketilmesinin meşru olmayacağı sonucuna varılacaktır. 

Özellikle Çin’de her şey yenirken, mesela Hindistan’da vejeteryan ve veganlar, hayvansal ürün tüketmezler. İneğe ve fareye tapan da var. Vücudundaki bit ve pireleri öldürmeyen de. Ama mesela bu hayvanseverler, tarımdaki “zararlı” kabul edilen hayvanlarla mücadele konusu ile ilgilenmezler. Sivrisinekten hazetmezler, örümcekten korkarlar. Akrebi öldürürler. Hele bir çekirge afeti yaşasınlar, görürler günlerini. Zirai ilaçlar ve fenni gübrelerle solucanlar öldürülürken kimse sesini çıkarmadı. Anız ya da Kenevir yakılırken yakılarak öldürülen canlılara kimse acımadı. Gündem bile olmuyor.

Bizde ölçü belli, “Allah’ın adını anarak ve O’nun rızasını gözeterek”, ihtiyacın kadar ve zarar verdiği ölçüde. Domuzu bile bu kural dışında öldüremezsiniz. Onun da bir yaratılış hikmeti var.

Hz. Ömer Kudüs’e giderken, yorgun devesine, kölesi ile birlikte binmiyordu. Bir süre kendisi bir süre kölesi biniyor, sonra da bir süre deve süvarisiz yürüyordu. Osmanlıda çalışma saati dolan yük hayvanının sahibi evine giderken, hayvanına binemezdi. Ya da eve binili gitmek istiyorsa, işi erken bırakmak zorundaydı. Hasta hayvanına bakmak zorundaydı ve hayvanını dövemezdi, 

Tecavüz ve hukuk dışı eğlence, oyun olsun diye şiddet suçtur. Peki boğa güreşi, horoz döğüşü ne oluyor. Boks ne oluyor. İnsan insanın kafasına, gözüne vuruyor. Bizim Gurabhane-i Laklakanlarımız vardı. Bahçemizde kuş evlerimiz vardı. Kuş da avlardık.

Deri çanta, ayakkabı, kemer, kasapta / lokantada et ye, sonra kurbana vahşet de. Karıncaya tahammül etme. İslam geleneğinde ev içinde köpek besleme hoş görülmezken, köpekçilik yap!

Batıda hayvan genelevi bile açtılar. Böyle olunca çağdaşlık mı oluyor?

Bakın bu konular yasayla düzenlenecek konular değil. Her zaman, zulüm, fahşa, vahşet suç olmalı. Hayvan hakları değil, tabiata, fıtrata karşı suçlar gibi çok genel bir çerçevede suç sebeb olduğu maddi ve manevi zarara uygun ceza miktarı ve şekli içtihada bırakılmalı.

Sahi, birilerinin hayvan dediği şeyin bir milimetresi, hacmi, ağırlığı var mı? O kadar çok hayvan var ki! Sinek de hamam böceği de hayvan, yılan da.. Bu konuda o birileri ne düşünüyorlar aceba? 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(47)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hafız.

23 Ağustos 2020 20:30

Neml suresi 17'nin meali yanlış yazılmış

BYT

23 Ağustos 2020 01:26

COVİD VİRÜSÜ ? : üzerine zehir yüklenmiş bilinen basit virüsler. BİTKİLERDE MANTARLARI BÖCEKLERİ TÜMDEN ÖLDÜRMEYE ÇALIŞTILAR. virüsler : kendisini öldürecek olan zehir ile bileşik yaptı. 100 kat güçlendi. sentetik İNSEKTİSİT FUNGİSİT TÜMDEN DÜNYADAN KALDIRILMALIDIR. sentetik şeyler metabolizm olmuyor. değişmiyor ölmüyor.

MAH Hastaoğlu

22 Ağustos 2020 22:02

Selamun aleykum. Virüs te, hastalık üreten bakteriler de canlı. Öyleyse onlara da merhametli davranıp öldürmesinler.  

YEMTİHA YA AK YURTTAŞ

22 Ağustos 2020 21:53

Dün yorumunu geç okudum.Böyle saflarda var deyip geçecektimde konuyu reise baglamış birde H.Ömerden bahsetmişsin .Sakince anlatayım.Norveç belalı bir cografyada degil.Norveç 40 yıldır terörle ugraşmıyor milyar dolarları teröre harcamıyor.Norveçi ele geçirmeye çalışan haçlı uşagı fetösüde yok.Bütün ülkelerin sarayı var.Biz afrika ülkesi degiliz.Reis sarayı kendine degil devlet başkanları için külliyeyi yaptı.O kuş beynin anlamazda adalet saraylarıda 5 yıldızlı ögrenci yurtlarıda yaptı.Türkiyede binlerce insan reisten daha iyi evlerde yaşıyor 10 kat daha fazla kazanıyor..Ne istiyorsunuz hint fakirleri gibi yaşamamızı istiyorsunuz..fetö alçagıda Amerikada malikanede yaşıyor müridleride milyon dolarlarla yurt dışında keyf yapıyor..YA SEN ???

Adalet F (.. devamı)

22 Ağustos 2020 19:50

Hayvanların "kulaklarını yaranlar" hakkında inen ayetler: Nisa (118-119). Sokak kedilerini yakalayıp kısırlaştırıp kulaklarını yarıp tekrar sokağa salanlar tekrar tekrar okusunlar.

Osman buyrucu

22 Ağustos 2020 18:25

Sayın hocam bahsettiğiniz imansızların derdi hayvan hakları filân değil onların derdi herkesin bildiği gibi müslümanlık kendilerine bir yol bulsalarda tabuta girince cami önüne getirilip müslüman gibi muamele görmeyide kabul etmeseler dürüst olsalar daha iyi olmaz mı.

METİN TÜRK

22 Ağustos 2020 18:21

Sayın Dilipak, İlk defa tüm yazdıklarınıza katılıyorum.

Tarihçi

22 Ağustos 2020 18:04

Genelevlerinde ve kadınların cinsel açıdan çalıştırıldıkları yerlerde, kadına şiddet yok mu? Kadına şiddete karşı olduğunu söyleyenler, İstanbul sözleşesini savunanlar, neden buralardaki kadınlara uygulanan şiddete karşı çıkmıyorlar? Neden genelevlerinin kapatılmasını istemiyorlar?

İnsanoğlı

22 Ağustos 2020 17:46

Avrupada yunusları ergenlik adına katlediyorlar, Avrupada sesini çıkaranı kilise anında aforoz eder, ölürse gömmek için bile KİLİSE hizmet vermez, TR de herşey serbest......kurbana karşı çıkan zaten ne olduğu bellidir.

Mustafa

22 Ağustos 2020 17:05

Avrupalı olmak için nelerden vaz geciliyor. Batılı olmak için can atanlar izleyin . Akıbet gittiğin güzergaha göre kaderin yazılıyor,son cıkışa girmeden cık . "Ne kadar az şükrediyorsunuz "ayetini iyi anlayalım.  

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle