--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Her insan Melekle buluşmuş, Şeytanla konuşmuştur

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
33

Bakmayın, bizim birbirimizden kolayca vazgeçmemize. Mesela Şeytan kendisinin içinde olmadığı bir cennete kimsenin girmesini istemez. Ama biz herkesi cehenneme sokmak isteriz sanki. Eğer cehennemin ne olduğunun farkında olsak, tek bir kişinin bile orada olmasını istemezdik. İstememek değil, onu oradan kurtarmak isterdik. 

Depremde enkaz altında kalan birini kurtarmaya çalışırken onun kimliğini sorguluyor musunuz! Günahkar biri olsa bile, belki bu felaket onun aklını başına getirmiştir diye düşünürüz. Peki insanların aklının başına gelmesi için ne yapıyoruz!? Tebliğde bulunuyor muyuz mesela. Taife giden Peygamber gibi olmalıyız!? Evet evet, ayağımıza taş atsalar, yolumuza diken dökseler, arkamızdan küfretseler de. Peygamber Ebu Cehil’e inkardan vazgeçmesi için kaç elçi gönderdi.

Merhametimiz gazabımızdan, sevgimiz nefretimizden büyük olmalı bizim. Demiyor muyuz, “Bizi öldürmeye gelenler bizde dirilsinler”. Elbette zalimler için yaşasın cehennem. Eğer bizim temel haklarımıza, hukukumuza açık ve kaba bir saldırı varsa, bir yüzümüze vurana, öbür yüzümüzü dönecek değiliz. Ama eğer, vazgeçerler, tevbe ederlerse, “Vahşi” ya da “Halid b. Velid” de olsa o kişi; dönüş yolları açıktır. Hatta Halid nasıl “İslam’ın kılıcı” oldu ise, İslam ordularına komuta da edebilir. Ve adil Ömer, gün gelip, “başımızda Halid olduktan sonra bizi kim yenebilir” diyenlere karşı, “Zaferi nerede ise Allah’tan değil de Halid’den olduğunu sanacaklardı” diye Kahraman Namağlub Halid’i görevden alır ve neden böyle yaptığını soranlara, “Zaferin Halid’den değil, Allah’tan olduğunu göstermek için” der.

Kimse haşa Allah’ın yetmeyecek gücüne güç, yetmeyen aklına akıl yetirecek değildir. Allah kimseye muhtaç değildir. O, bizi, başımızda peygamberler de olsa, mallarımız, canlarımız ve sevdiklerimizle, kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecektir.

Şeytansa hep peşimizde olacak. Bakmayın biz birbirimizden hemen, kolayca vazgeçebiliyoruz, ama Şeytan, Hz. İbrahim’den, Hz. İsmail’den, Hz. Haacer’den bile vazgeçmedi. Adem oğullarından hiç vazgeçmedi. Hz. İshak’dan, Hz. Yakub’dan vazgeçmedi.

Her insan 7 cevherden oluşur. Ruh, akıl, nefs, can ve bizimle birlikte olan Melek, Şeytan ve Cinlerle birlikte yaşarız. Ruh ilahi bir cevherdir ve Meleklerin dostudur. Nefs Şeytanın dostudur. Cinlerden hayra hizmet edenler de vardır, Hannas gibi Şeytana hizmet edenler de vardır. Bunlardan bizim yönettiğimiz tek akıl var. Aklımız Meleğin dostu olursa ekmeli mahlukat, eşrefi mahlukat oluruz. Nefsimizle birleşirse aklımız “Belhum adal” olur, “esfeli safilin”lerden oluruz. Akıl ruha dokunup, cana dokunursa sağlıklı yaşarsınız, eğer nefse dokunup cana dokunursa her anlamda sağlığınızı ve saadetinizi kaybedersiniz. Aklınız zarar görür ve Şeytanın, Hannas’ın hile ve vesveseleri ile hayatınız kararır.

Her insan hayatında birçok kez Şeytanla karşılaşmıştır. Dikkat edin bazan Şeytan Melek kılığında gelir, Münafık karakterlidir. Onun için kitap bizi uyarır: Şeytan sizi Allah’la aldatmasın der! İnsan ve Cinin de Şeytanlaşmış olanları vardır ve bunlar Şeytandan daha tehlikeli de olabilirler. Şeytanın doğrudan fiziki etki gücü yok, ama İnsanların Şeytanları üzerinden, siyaset, bürokrasi, sermaye ve mafya, media üzerinden insanları fiilen ve fiziken baskılayabilirler. Bu anlamda İnsin Şeytanları, Şeytanı kıskandırır. Evet o damarlarımızda dolaşan, nefsimizi gıdıklayan, artırılmış gerçeklik yalanları ile bizi saptırmaya çalışan asıl Şeytan ve onun zihniyet ikizi, işbirlikçisi İnsin ve Cinin Şeytanları her yerde var. Şeytanın dostları, Şeytanın postası ya da ajanıdır. CIA, MOSSAD, DSÖ, FDA’yı, Bill Gates, Elon Musk’u gözünüze çok yaklaştırırsanız, arkasında Şeytanı göremezsiniz. Şeytanın zamanı ve mekanı yok, her yerde. Ama bilin ki, Şeytan ve onun işbirlikçileri, Allah’ın izni dışında, “Allah’ın muttaki kullarına bir zarar veremez”. Eğer bir zararları söz konusu ise, onlar bu zulmü, günahı işlemeden nasıl cehennemi hakkedeceklerdi! Biz nasıl onlara karşı direnip cennete gidecektik! Şairin dediği gibi “Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın / Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın”. Her şey zıddı ile kaimdir. Allah onları başımıza musallat etmişse, bizim ellerimizle onları cezalandırmak ve mazlumlara yardım etmek istemektedir. Bizim Allah’ın rızasının tecellisinin vesilesi olmak gibi bir yaratılış gayemiz var.

Bütün bu yaratılış içinde aslında hepimizin bir kaderi, rızgı ve eceli var. Kişi, topluluk, örgütler, devlet, canlı ve cansız o her ne ise “ol” emrinin sırrı içindedir.. Ve biz bir imtihan gereği olarak, zaman ve mekan boyutu içinde hareket ediyoruz. Kaderimiz belli, başka bir kaderimiz yok. Ecelimiz belli, kimse ondan ne bir saniye önce ölecek, ne bir saniye sonra. Azrail randevusuna geç kalmaz. Ve korkmayın, kişi ya da ülke olarak kimse rızgından az ya da çok yemeyecektir. Bütün bu hercümerç içinde insan irade ve şahidlik olarak nerede duruyor. Ne düşünüyor, nasıl davranıyor, fikri, zikri ne? Kimin yanında ve kime karşı! İmtihan orada gizli. Her insanın etrafında koruyucu ve yazıcı Melekler ve nefislere oturan Şeytanlar vardır.

Hiçbir şey Allah’ın iradesi dışında değildir. “Ve bil gaderi hayrihi ve şerrihi, minellahu teala”. Biz Allah’ın rızasına talibiz. Yaratılan her irade sahibi canlı bu imtihanın parçasıdır ve herkes her yaptığından mes’uldür.

Bizi gören, duyan, bilen, kadere, rızga ve ecele hükmeden bir Allah var. Ve o bizim ellerimizle zalimleri cezalandırmak ve mazlumlara yardım etmek istemektedir. Biz yalnız ve çaresiz değiliz. Kuyudaki Yusuf’u Mısır’a sultan eden Allah (cc), bizi yeryüzünün varisi kılmak , yeryüzünü bize mescid kılmak istemektedir. Umudsuzluk yok. Çaresiz değilsiniz, çünkü çare sizin kalbinizdeki imandır. “Allah”ın nuru” ile bakarsak, kurgusal gerçekliğin perdelerinden sıyrılıp hakikati görürüz inşallah. Birilerin aklı, nefsi, yönlendirmesi ile vahyi anlamak değil, vahyin ve risaletin penceresinden kendi nefsimizi, lider ve örgütlerimizi sorgularsak, hakikate ulaşabiliriz. Yoksa bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. Biz bilmeyiz, Allah bilir. Günde 40 defa, Fatiha’da söylediğimiz gibi: Ya Rab bize Hakkı Hak, batılı batıl göster, Hak’da toplanmamızı nasib et. Bizi nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanların değil. Selâm ve dua ile.

Not: Bu işin DUA boyutunu anlatan “Bir Başka Aşıdan DUA” kitabım Kayıt Yayınlarında çıktı.

 

Yorumlar

(33)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Serhat tevhid

23 Eylül 2021 03:15

Melekler yüce Allaha itaat ederler ve emirlerine karşı çıkmaları mümkün değildir. Melekler nurdan, iblis ise ateşten yaratılmıştır. O açıdan iblisin melek olması mümkün değildir. Ayetleri kelime kelime okursak ayağımız katar Allah korusun, bütüncül yaklaşırsan yüce Allah'ın ipine sımsıkı sarılmış oluruz. O ayette iblisin melek olduğu anlamı çıkması yanlış şöyleki: diyelim ki bir koyun sürüsü ve onlarla birlikte bir çoban köpeği var. Çoban sürüyü getirdi fakat köpeği göremedi, şöyle diyecektir; tüm koyunlar geldi fakat köpek hariç, onu göremedim. Ne yani şimdi köpekte koyunlardan mı sayılmış olacak?! Kaldıki ateşten yaratılması ve yüce Allahın emrine isyan etmesi melek olmadığının kanıtı için yeterde artar bile. Selametle

Ferhat' dan Haydar Önal 'a

23 Eylül 2021 01:22

Devletin temeli adalettir adaletin temelide Tevhid dir. Bu hususta muslimlerin yegane örnek alması gereken sistemde asri saadet dönemindeki resul Allah efendimizin ahid kapsaminda uygulamay koyduğu siyasettir. Zira ahid sözleşmesi kapsaminda yahudiler ve diğer gayri müslimler islam devleti şemsiyesi altinda huzur içerisinde yaşiyarak dinlerini ve geleneklerini özgürce yaşama imkani bulabilmişlerdir. Kisacasi gayri müslimler hem din hürriyite kapsaminda dinlerini özgürce yaşayilme imkani bulabilmişlerdir, hemde can ve mallati korunmasi güvence altina alinmiştir. Dolayisiyla resul Allah efendimizin rehberliği ile gerçeklenmiştir. Bu hususta saltanat sistemlerini örnek örnek göstermek Kuran a ve sünette muhalefet etmek anlamina gelir. Saygilarimla

Ylz.

22 Eylül 2021 22:14

Kitaba ve hikmete yönelelim. Öncekilerin çektiklerini çekmeden cennete gireceğimizi düşünüyoruz!.  

haydar önal

22 Eylül 2021 22:09

Sayın Ferhat şöyle düşün: Fatih Sultan Mehmet Devletin Dini Adalettir.Bu adaleti nasıl sağlayacağız. 

kul

22 Eylül 2021 21:55

dilipak ....Mediadaki tüm yazar çizer yorumcu köşe yazarlarını toplayacaksın bir adam yapacaksın emin olun bir dilipak etmezler.soylemesi gerekipte soylemeyenlerden olmuyor.doğru bildiğini egilmeden bukulmeden söylüyor. hakkı haykiriyor.tv lerden hiç eksik edilmeyen bir zafer bakın bir de dilipaka. ne demek istediğimi anlarsınız.

birisi

22 Eylül 2021 19:08

çok masum inancı sağlam gibi görünen bazıları aslında çok tehlikeli olabiliyorlar.  

davinci:özgürlük anıtının eli neden havada

22 Eylül 2021 17:35

yahudilerde asurların yaşadığı yerler hakkında bazı inanışlar var tevratta o coğrafya için elim senin için havada denilmiştir.Bu amerikanın siyaseti yahudilerin elinde. 

GERÇEK

22 Eylül 2021 16:20

İBRAHİM SURESİ 22﴿ Allah’ın hükmü yerine getirilince şeytan şöyle der: “Şüphesiz Allah size gerçek bir vaadde bulunmuştu; ben de size bir söz verdim ama yalancı çıktım. Aslında benim sizi zorlayacak gücüm yoktu; benim yaptığım size çağrıda bulunmaktan ibaretti; siz de benim çağrıma uydunuz. O halde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Ben daha önce, beni Allah’a ortak koşmanızı kabul etmemiştim.” Doğrusu zalimler için elem verici bir azap vardır.

sedat GÜMÜŞ

22 Eylül 2021 15:54

Abdurrahman abi.. Neden çizgini degiştirdin.Seni ortaokul yillarından beri yazılarınızla büyüdüm ama artık eski Abdurrahman yok artık

Mesut

22 Eylül 2021 15:28

Ayetlerin hepsine katılırım ama ben sunumu gördüm ıslami yazarların birçoğu nefis le şeytani aynı görüyor Nefis:insanın istek ve arzuları veya insanın kendisi canidir Şeytan:ınsanı cehenneme sokmak için insana vesvese veren telkinde bulunan doğru yoldan saptırmaya çalışır. 

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle