--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ah vah etmeden!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
28

Cami cemaati, özgürlüğüne konser cemaati kadar sahip çıkabiliyor mu?. Ya da alimler, Hakkın yükselen sesi olan önderler değil, onlar siyaset ve sermayenin işbirlikçileri. Siyasiler halkın sesi değil, global güçlerin işgüderi, bürokratlar da onların emir eri. Yargıçlar sahibinin sesi. Sermaye global sistemin taşeronu, Media “parayı verenin çaldığı” bir düdük. Fareli köyün kavalcısı. STK mı, meslek örgütleri, sendikalar mı dediniz, biz onu bit pazarında sattık.

Umudumuz Allah’a! O’nun ipini, elini bırakmıştık, şimdi birilerimiz o eli arıyor tutmak için. Sadece bizden birileri değil, nasıl konser cemaati, Hakkın ve halkın görün gözü, işiten kulağı, tutan eli haykıran sesi olması gereken cami cemaatinden daha cesur çıktı ise ve onlar alemlere rahmet olarak gönderilen bir ahir zaman peygamberin ümmeti olarak aslında onlar ahir zaman fitnesine karşı insanlığın önderi olması gerekirken, Şeytan onları nasıl böylesine ansızın yakalayıp saflarını kırdı, The Economist’in kapağındaki resim gibi bulutlardan gelen bir el boyunlarına tasma takıp, tasmalı köpekleri onların eline verdi. Şimdi bizim sormamız gerekiyor: “Fe eyne tezhebun”. Ve bizim “kollarımızı makas gibi açarak” haykırmamız gerekiyor: “Durun kalabalıklar, bu sokak çıkmaz sokak!” ve kendi içimize dönüp aynı şekilde nefesimizin yettiğince bağırmamız gerekiyor: “Kum fe enzir!

80 yaşındaki Mescid-i Aksa imamı Şeyh İkrime Sabri’nin gözaltına alındığı gecede, tam da el ele eyleminin yıldönümünde o gün başörtüsü direnişi için sokaklarda olan annelerin çocukları eller havada konserlerle coşuyorlardı. Kudüs sevdalısı babalar İkrime’den habersiz, El ele’nin ne anlama geldiğini bilmeden, “Lale devri çocukları” “oyunda eğlencede”ydiler. Çünkü şimdi “kam alma zamanı”ydı dünyadan, “Mai tesnim içelim çeşme-i nevpayeden”! Bizim “Neo Osmanlıcılığımız” buraya kadar efendim!

Eskiden derlerdi ki “Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz” diye, birçok “eski Mücahid”in, Mescid-i Aksa imamı Şeyh İkrime Sabri’nin tutuklanmasından haberi bile olmadı. Çünkü kalplerimiz artık İsra’nın gerçekleştiği makama, ilk kıblemize ayarlı değil. Şimdi bu kez “saatleri kıyamete ayarlama” zamanı.

Akif boşuna haykırmış, “Tükürün maskeli vijdanına asrın tükürün” diye. Bizi de maskelediler efendim. Bizi “kadınlara maske takacaklar” diye eleştiriyorlardı, “CoVID Şeytanı” kadın-erkek, genç-yaşlı hepimizi maskeledi efendim! Starlinklerle göklerimiz işgal edildi, 5G’lerle topraklarımız, mRNA ile damarlarımız, Google ile Netflix’le zihinlerimiz, akıllı telefonlar, sistemlerle, şehirlerimiz, sokaklarımız, evlerimiz işgal ediliyor / edildi. “Orwell’in kehaneti” gerçekleşti. Büyük gözaltındayız. Kafamıza takacakları Chip’lerle “ruhumuzu kelepçelemek” istiyorlar! Bizi kurtaracak olan eli dışarıda aramayın, içinize bakın. Bir yed-i beyzanın sizinle buluşması için aklınızı, kalbinizi yeniden onların, ellerimizi, yüzünüzü, elbisenizi temizleyin. Yüzünüzü Hakka dönün, cüzdanlarımız ne kadar temiz, Haram paralarla alınmış her şey haramdır. Evleriniz, arabalarınız, telefonlarınız, bilgisayarlarınız, o ayet yazılı hadlarınız, koltuklarınız. Kirli ellerle uzattığımız elleri melekler tutmaz. O elleri gül suyu ile yıkamak da tek başına fayda sağlamaz. Hem necasetten, hem hades’ten tahir olmamız gerek. Pahalı parfümlerle yıkasanız da ellerinizi, meleklerin duyduğu koku daha farklıdır.

Şimdi bize Asiye’ler gerek! Bize Haacer’ler gerek!

Greenpeace’in kurucusu Patrick Moore verdiği röportajda, “insan merkezli küresel ısınma ve iklim değişikliği felaketi; insanların zihinlerini, cüzdanlarını ve diğer her şeyi kontrol altına almak için kullanılan bir korku kampanyasıdır..” demiş. Her yerde her tür insan var, Firavun sarayındaki Musa’lar, Harun’lar, Haacer’ler, Asiye’ler gibi. Peygamber evinde cahiller, zalimler olabileceği gibi. Green Peace’de, ya da YouTube’da, Microsoft’ta da birileri çıkıp, yaşanan gerçekleri gün yüzüne çıkarabilir. “Biz zalimlerden olduk” diyebilir. Unutmamak gerekir ki, cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir. Tek başına iyi niyet bizi kurtarmaz. Cahiller ve fasıklar insanları Allah’la aldatmaya çalışan Şeytanın tuzağına düşerken, nefislerinin heva ve heveslerinin tuzağına bu yolla düşerler.

Biz ahir zaman peygamberinin ümmetiyiz. Zor bir dönemden geçiyoruz. Fitne zamanıdır. Şeytan başa döndü ve Hz. Adem’e söylediği yalana sarıldı: Yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat vaad ediyor. Onun peşinden giden İnsin Şeytanları ise aynı yolun yolcusu. GreatReset’in en önemli hamlesi olan “TransHumanizm” ve “NeuraLink” ile canlıların fıtratlarına yönelik, zaten bir süredir devam eden saldırılarına son bir darbe ile son noktayı koymaya hazırlanıyorlar. Grip’19 ile başlayan süreç, iklim komplosu ile devam ediyor. İnsanlar uyanmaz ise, ahirleri berbat olacak! Kurtuluş için Allah’ın rızasından başka kurtuluş yolu yok. 

Selâm ve dua ile.

NOT: Geçen gün İsmet Uçma’yı da kaybettik. Benim yayıncılarımdan biri de oydu. “Bu din benim değil”, “Savaş Barış İktidar”, “Cumhuriyetin Şeref Kitabı”, “Rıza Nur’un hatıratı”nı o yayınladı. Muhammed Esed’in kitaplarını, mealini yayınladı. Birçok akademik yayın yaptı. “İslam” merkezli düşünce hayatına önemli katkılar sağladı. Mesela, İstiklal Mahkemesinde İskilipli Atıf’ın yargılandığı davanın zabıtlarını (ki o zabıtlar gizli idi ve ilk kez bu zabıtlar resmi olarak gün yüzüne çıkarılmıştı) o yayınladı. Son dönemde AK Parti’den milletvekili oldu. Kanserdi ve geçtiğimiz günlerde İstanbul’da vefat etti. Son olarak, Gazetemizin yayın kurulu üyesi, çizeri Yalçın Turgut da Hakk’ın rahmetine kavuştu. Yalçın Turgut’la, 1970’lerden tanışırız. Bu arada; Baykar’ın kurucusu Özdemir Bayraktar’ın ölüm haberi geldi. İnna lillah ve inna ileyhi raciun. Allah ölümüze, dirimize rahmet etsin.

 

Yorumlar

(28)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali rıza

19 Ekim 2021 23:49

Hocam yüce kitapta Allah CC , lihi sorar hiç düşünmezmisiniz diye , yine Al’i. İmran 190/191 nci ayette yerin ve göğün nasıl yaratıldığını tefekkür edin der , eğer biz verilen düşünme değerlendirme karar verme ve verilen kararı uygulama yetkisini kullanmıyorsak , başkasının aklıyla hareket ediyorsak ,kimi suçlayabiliriz , ? şeytanamı uyduk diyeceğiz yoksa kaderimiz buymuşmu diyeceğiz sayın hocam yani kendimizde zerre kadar suç aramayacağız öyle değilmi ? suçlu hep başkası ,

Deniz

19 Ekim 2021 17:05

ehliyet , LİYÂKAT sahibi aydın insanlar siyasetden uzak durursa , yönetim cahil ve ahlaksızlara kalır ..... o zaman kıyametinizi bekleyin , ya da beklemeyin zaten kopmuştur ...

TAMYOBAZSEMİH

19 Ekim 2021 16:50

uhauhauhauhau yobazlaaaaaa kaçıyolaaaaa kaçınnnnn 

Mahir

19 Ekim 2021 16:41

Bu kadar güvenme hiç kendine Kimse şah değil padişah değil  

Okur

19 Ekim 2021 16:31

Evet bende soruyorum feeyne tezhebuun'gidişat nereye'..Cami cmaatinin cesareti olmadığı gibi ahlakı da yok,haramlara duyarsız.

Şahika

19 Ekim 2021 14:47

Amin.! Sayın hocam, Hakk'ı haykırmaya devam, Allah yar ve yardımcınız olsun, sizi seviyor ve destekliyoruz, dualarımız sizinle, Rabbim ayaklarınıza taş gözlerinize yaş değdirmesin...

####

19 Ekim 2021 12:21

Doların köpekleri...beyaz tasmalı, kızıl tasmalı,yeşil tasmalı..kuyrukları birbirine düğümlü...ÜLKENİN EN ÇARPICI GERÇEĞİ..

4567

19 Ekim 2021 12:03

Eleştirilerin çok fena dokunuyor millete sayın yazar...cart diye batırma iğneyi...acıtıyor.

++++

19 Ekim 2021 11:52

PAGANİZM.....baba oğul kutsal ruh.....ALLAH başkan siyaset.....paganlık hortladı...GENE BAŞA DÖNDÜK....SİL BAŞTAN................

kenan kolsuz

19 Ekim 2021 11:49

Kayan yıldızlara bakıp dilek tutmak yerine.mücadelelerini örnek alıp gayretlerimizi çoğaltalım.Allah mekanlarını cennet eylesin.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle