Türkiye’nin Kırmızı Çizgileri
Türkiye’nin Kırmızı Çizgileri
ABDULLAH ŞANLIDAĞ
Ortadoğu, uzun yıllardır küresel güçlerin hesaplaşma sahası olmaya devam ediyor. İsrail-İran gerilimi her geçen gün yeni bir boyut kazanırken, bölgedeki etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden yürütülen senaryolar da yeniden tartışılıyor. Anlaşılan, kısa vadede bölgede huzur ve istikrar gözükmüyor.
Son dönemde uluslararası basında ve İsrail siyasetinde yer alan bazı değerlendirmeler, İran içinde faaliyet gösteren Kürt grupların yeni bir cephe olarak kullanılmasının gündeme geldiği yönünde yorumlara neden oldu. Ancak bu iddiaların resmi makamlar tarafından doğrulanmadığını da özellikle belirtmek gerekir. Namuslu ve şerefli bir gazeteci, hiçbir zaman asparagas haber peşinde olmadığı gibi, algı operasyonu da yapmaz. Lakin içimizdeki İsrail severler olduğu müddetçe bunun pratikteki yansıması hayli zor oluyor. Kalemini satan veya kan damlatan, sözde gazeteciler…
Türkiye açısından ise mesele nettir. Ankara, sınır güvenliğini tehdit edecek, terör örgütlerine alan açacak veya bölgeyi daha da istikrarsızlaştıracak hiçbir girişime sıcak bakmadığını yıllardır açık biçimde ortaya koymaktadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde izlenen güvenlik politikalarının temelinde de bu anlayış yer almaktadır.
Türkiye, Suriye’nin kuzeyinden Irak’ın kuzeyine kadar yürüttüğü operasyonlarla terör koridoruna izin vermeyeceğini defalarca göstermiştir. Aynı kararlı duruşun, İran sınırını da etkileyecek olası senaryolar konusunda diplomatik temaslarda dile getirildiği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.
İsrail muhalefetinden gelen bazı açıklamalarda da Türkiye›nin bölgesel etkisine dikkat çekilmiş, Ankara’nın göz ardı edilmesinin stratejik hata olduğu yönünde eleştiriler dile getirilmiştir. Ancak bu açıklamalar, tek başına belirli bir operasyonun Türkiye tarafından engellendiğini kanıtlamamaktadır.
Bugün gelinen noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Gazze’deki insani dramın sona ermesi için uluslararası platformlarda yoğun diplomasi yürütürken, diğer yandan Türkiye’nin güvenlik çıkarlarını önceleyen dış politika çizgisini sürdürmektedir. Ankara, bölgenin yeni çatışma alanlarına sürüklenmesini istemediğini her fırsatta vurgulamakta; terör örgütlerinin vekil güç olarak kullanılmasına karşı olduğunu açık şekilde ifade etmektedir.
Ortadoğu’da kalıcı barışın yolu, etnik grupları birbirine karşı kullanmaktan değil; uluslararası hukuk, diplomasi ve devletlerin egemenlik haklarına saygıdan geçmektedir. Türkiye’nin son yıllarda ortaya koyduğu politika da, kendi güvenliğini korumanın yanı sıra bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.
Önümüzdeki süreçte de Ankara’nın hem diplomatik girişimlerini hem de güvenlik hassasiyetlerini aynı kararlılıkla sürdürmesi beklenmektedir. Bölgedeki gelişmeler ne yönde ilerlerse ilerlesin, Türkiye’nin “terör koridoruna izin vermeme” ve “milli güvenliği önceleme” politikası dış politikanın temel unsurlarından biri olmayı sürdürecektir.
Özetle; Ortadoğu’daki gelişmeler birçok aktörün kararlarına bağlıdır. Ancak mevcut tabloya bakıldığında birkaç olası senaryo öne çıkıyor:
Türkiye, sınırlarında yeni bir silahlı yapılanma veya terör örgütlerinin güç kazanmasına izin vermemek için diplomatik ve gerektiğinde askeri tedbirlerini sürdürmeye çalışacaktır.
İsrail ve İran arasındaki rekabet tamamen sona ermiş değil. Doğrudan çatışmalar azalsa bile istihbarat faaliyetleri, siber saldırılar ve vekil güçler üzerinden rekabetin devam etmesi olası görülüyor. ABD, bölgede hem İsrail’i desteklerken hem de daha geniş çaplı bir bölgesel savaşın önüne geçmeye çalışabilir. Bu iki hedef zaman zaman birbiriyle çelişebiliyor. Kürt silahlı grupları konusunda ise her ülkenin farklı politikası bulunuyor. Türkiye, PKK ve bağlantılı gördüğü yapılara karşı tavrını sürdürürken, diğer aktörlerin yaklaşımları çıkarlarına göre değişebiliyor.
Türkiye açısından bakıldığında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son yıllardaki açıklamaları ve uyguladığı politika, sınır güvenliği, terörle mücadele ve bölgesel istikrarı öncelik haline getirdiğini gösteriyor. Bu çizginin kısa vadede değişmesi beklenmiyor.