• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mezarın açılacağını duyan Süleymancılar, Karacaahmet’e akın etti

Yeniakit Publisher
IHA Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et

Süleymancılar cemaatinin lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un kabrinin ölüm nedeninin belirlenmesi için yarın sabah açılacağının öğrenilmesi üzerine çok sayıda cemaat üyesi İstanbul Karacaahmet Mezarlığı'na akın etti. Cemaat üyeleri Denizolgun’un mezarını ziyaret ederek dualar okudu.

2016 yılında hayatını kaybeden mimar, eski milletvekili, eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancılar cemaatinin lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün, yıllar sonra yeniden soruşturma gündemine taşınması ve mezarının yarın sabah açılmasına karar verilmesi üzerine cemaat mensupları kabir başına akın etti.


Gün boyu süren ziyaretlerde kabri çevreleyen çok sayıda cemaat üyesi dualar etti. Yarın sabah saatlerinde gerçekleştirilecek mezar açma işlemi öncesinde kabir çevresinde büyük bir insan yoğunluğu oluşurken, cemaat mensuplarının duaları eşliğinde ziyaretlerini sürdürdükleri görüldü.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Bazen acıtan, bazen de gözümüzü açan gerçekler; hayatı, insanları ve kendimizi daha net görmemizi sağlar. Kabrin kapısına yığılan kalabalıklar, aslında bir ölünün naaşını değil, kendi inançlarının ve dünyevi güç odaklarının sırlarını korumaya çalışıyor. Modern dünya rasyonalizm üzerine kuruludur deriz ama bu manzara bize bambaşka bir gerçeği fısıldıyor: Bazı yapılar için sadakat, hukukun ve devletin "ölüm nedenini bulma" arayışından çok daha ağır basıyor. Mezarın açılması (fethi kabir) gibi tamamen tıbbi ve hukuki bir prosedürün, bir anda adeta kozmik bir savunma hattına dönüşmesi son derece düşündürücü. Sanki o toprak kazıldığında sadece bir beden değil; cemaat içi dengeler, devredilen miraslar ve gizemli ayrılıklar da gün yüzüne çıkacakmış gibi bir panik havası var. Karacaahmet’teki bu nöbet, insanoğlunun ölümden sonrasına duyduğu saygıdan ziyade, yaşayanların dünyasındaki taht ve sır kavgalarının toprağın altına bile huzur vermediğinin en çarpıcı kanıtıdır. Ölümün bile siyasetin, gücün ve cemaat reflekslerinin gölgesinde kaldığı, toprağın sessizliğinin yaşayanların gürültüsüyle boğulduğu distopik bir an yaşıyoruz. Burada öyle bir paradoks var ki, insan düşünmeden edemiyor: Hayatı boyunca dünyevi bağlardan kopmayı ve ahiret gerçeğini savunan bir yapının, liderlerinin mezarı başında adeta etten bir duvar örmesi... Bu kalabalık, aslında toprağın altına teslim edilmiş bir bedeni değil, yaşayanların dünyasındaki o görünmez güç imparatorluğunu korumaya çalışıyor. Nihayetinde o mezar açılacak, tıp ve hukuk son sözünü söyleyecek; fakat Karacaahmet'teki o sessiz ve gergin bekleyiş, insanoğlunun güç, sır ve bağlılık uğruna ölümün o mutlak sükunetini bile nasıl bir mücadele alanına çevirebileceğinin hafızalardan silinmeyecek bir vesikası olarak kalacak.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23