Yolsuzluk, fuhuş, uyuşturucu, ne ararsan var! Aile boyu rezillik
İstanbul’u talan eden, İBB ve 30 iştirakinin içini boşaltan vurgun çetesinin başı Ekrem İmamoğlu’nun ardından, ailesinin de skandalları bitmek bilmiyor. Edremit’te tarihi sabun fabrikasına çöken babası Hasan İmamoğlu’nun, yurt dışına para kaçıran oğlu Selim İmamoğlu’nun ardından karısı Dilek İmamoğlu’nun ailesi de adeta suç makinesi gibi çıktı.
BUĞRA KARDAN İSTANBUL
İstanbul’u talan eden, İBB ve 30 iştirakinin içini boşaltan vurgun çetesinin başı Ekrem İmamoğlu’nun ardından ailesinin de skandalları bitmek bilmiyor. Yolsuzlukları bir bir ortaya dökülen İmamoğlu’nun, Edremit’te tarihi sabun fabrikasına çöken babası Hasan İmamoğlu’nun, yurt dışına para kaçıran oğlu Selim İmamoğlu’nun ardından karısı Dilek İmamoğlu’nun ailesi de adeta suç makinesi gibi çıktı. Nisan 2025’te, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturmasında tutuklanan Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Cevat Kaya’nın ardından dün de Ekrem’in küçük kayınbiraderi Ali Kaya tutuklandı. Kocasının ve diğer aile bireylerin karıştığı rezaletleri konuşmak yerine müfredatı eleştiren Dilek Kaya İmamoğlu’nun kardeşi Ali Kaya’nın, “Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması” kapsamında gözaltına alınması “aile boyu rezalet” eleştirilerine sebep olurken, akıllara adeta kriminal bir yapı haline gelen Ekrem İmamoğlu ve ailesinin geçmiş skandallarını hatırlattı.
AİLEDE SUÇA BULAŞMAYAN YOK GİBİ
İmamoğlu ve ailesinin belleklere kazınan ve yargılaması devam eden şaibeli eylemlerinden bazıları şöyle:
İmamoğlu, İBB Başkanı olduğu dönemde müteahhitleri ve AVM patronlarını rüşvete bağlamıştı.
Belediyenin İmamoğlu’nun oluruyla 200’ü aşkın usulsüz ihale yaptığı belirlenmişti.
Metro ihalelerinden İmamoğlu’na yüzde 7 pay gittiği öğrenilmişti.
Evinde 40 milyon lirayla kaçarken yakalanan müteahhit Ali Nuhoğlu’nun rayiç bedeli 1.5 milyar lira olan 3 villayı Ekrem İmamoğlu ve babasının ortağı olduğu İmamoğlu İnşaat’a 15 milyon liradan verdiği saptanmıştı.
Ekrem İmamoğlu’nun yüzde 60, babasının yüzde 40 ortağı olduğu İmamoğlu İnşaat AŞ’nin 2020-2023 döneminde 117 taşınmaz edindiği ortaya çıkmıştı.
Kameroğlu İnşaat Başkanı Adem Kameroğlu, Pelican Hill Ihlamur Evleri projesine ruhsat almak için İmamoğlu’na bir villa verdiğini ikrar etmişti. 210 milyon lira olan rüşvet villasında İmamoğlu’nun oğlu Selim’in kaldığı malumatı edinilmişti.
Beyaz İnşaat’ın yöneticilerinden Muzaffer Beyaz, West Side projesi iskânı için Hasan İmamoğlu’na 3 daire verdiğini belirtmişti.
Edremit’te tarihi sabun fabrikasının CHP’li belediyece ihalesiz İmamoğlu İnşaat AŞ adına Hasan İmamoğlu’na 250 liraya peşkeş çekildiği ifşa olmuştu.
Selim İmamoğlu, Hırvatistan’a yolladığı yüz binlerce euroyu annesinden ve dedesinden aldığını açıklamıştı. İmamoğlu, paranın nereden temin edildiğini bilmediğini ifade etmişti.
Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Cevat Kaya, Nisan 2025’te, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı.
Son olarak Dilek İmamoğlu’nun kardeşi Ali Kaya’nın da uyuşturucu, fuhuştan yakayı ele vermesi tüm bunlara tuz biber ekti. Kamuoyunda İmamoğlu ve ailesinin pisliğe gömüldüğü görüşü hakim oldu.
“BABA OĞULA, OĞUL BABAYA GÖZ YUMMUŞ”
Araştırmacılar da İmamoğlu ailesinin suç makinesini andırdığını vurguladılar. Bu duruma “Dur” denmesi, tüm ailenin yargılanmasının gereklilik olduğunun altını çizdiler.
Akit’e konuşan araştırmacı-yazar Cengiz Alçayır, şunları söyledi:
“Devam eden soruşturmadan anlıyoruz ki suçlara tek karışan Ekrem İmamoğlu değil. Aile üyelerinden de suçlara ortak olanlar çıkıyor. İşte İmamoğlu’nun babasıyla ilgili itirafları görüyor, duyuyoruz, eylemlerde yer alıyor. Baba yapmış, oğul göz yummuş. Oğul yapmış, babası göz yummuş. Durum bu. İmamoğlu’nun oğlu da şüpheli. Yani dedenin, torunun, babanın işin içinde olması gösteriyor ki aile suça yakın. Olaylar Dallas gibi. Kimin eli kimin cebinde belli değil. En son Dilek İmamoğlu’nun kardeşinin uyuşturucudan, fuhuştan yakalandığı haberi geldi. Hakikaten ibretlik vaka. Hâl harap. Tabii başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere herkes yargıya ateş açarak zor hâlden kurtulmaya çalışıyor ancak bunun faydasız olduğunu bilmiyor.
Nihayetinde yargı, delillerle ilerler. Savcılığın İmamoğlu ve ailesine garezi yok ki. Hülâsa Ekrem İmamoğlu hakkında pek çok itham var. Nitelikli dolandırıcılık, evrakta sahtecilik, yolsuzluk, rüşvet, irtikâp bunlardan birkaçı. Mızrak artık çuvala sığmıyor. Soruşturmalar, operasyonlar için ‘Siyasi’ nitelemesinde bulunularak işin içinden sıyrılmak mümkün değil. Ne yazık ki ithamlarla ilgili mantıklı savunma yapmak yerine suçları örtbas etme yoluna gidiliyor. Bunun için CHP’lilerin kullanılması, siyasete baskı yapılmaya girişilmesi yanlış. Nihayetinde halk, her şeyi görüyor ve biliyor. ‘Üstüme alınmam’ tavrıyla, ‘Cambaza bak cambaza’ taktiğiyle bir yere varılmayacağı muhakkak. Ne yazık ki İmamoğlu’nun adının geçtiği skandallar yerel idarecilerin güvenilirliklerini sarstı. Bu da toplum için hüsran.”