• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN

yeniakit.com.tr’ye konuşan Prof. Dr. Ertuğrul Yaman: Feministlerin 'Kadın Hakları' bir tuzaktır!

‘Süresiz nafaka’, ‘sözde kadın STK’ları’ ve ‘üçüncü cinsiyet’ gibi sapkın zihniyetin Türkiye’deki aile yapımıza yönelik etkilerine ilişkin yeniakit.com.tr’ye konuşan akademisyen, yazar Prof. Dr. Ertuğrul Yaman, “Feminist kadın dernekleri, aile üzerinden elini eteğini çekmeli. ‘Üçüncü cinsiyet, cinsiyetsizleştirme’ yaratılışa ve fıtrata aykırıdır. Süresiz nafaka boşanmaları teşvik edici bir unsur haline geldi.” dedi

Yeniakit Publisher
2020-01-07 20:18:00 -

 

Mehmet Özmen  yeniakit.com.tr

Akademisyen, yazar Prof. Dr. Ertuğrul Yaman, aile yapımızı yerle bir etmeye yönelik hazırlanan projelere ilişkin yeniakit.com.tr’ye dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“Süresiz nafaka boşanmaları teşvik edici bir unsur haline geldi”

- Türkiye’de uzun süredir ‘süresiz nafaka’ tartışmaları devam ediyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Konuya ilişkin nasıl bir çözüm öneriniz olabilir?

Bu konu gerçekten çok güncel bir konu. Uzmanlar, hukukçular bu süresiz nafakanın doğru olmadığı yönünde görüş beyan ediyorlar. Daha da kötüsü süresi nafaka boşanmaları teşvik edici bir unsur haline geldi. Burada düşünülen şey sanıyorum, kadınların mağduriyetini önlemekti. Boşandığı zaman ‘kadınlar mağdur olmasın’ isteniliyordu… İyi niyetle çıkarılan bu yasa ya da düzenleme bir zaman sonra ters etki yapmaya başladı. Dolayısıyla meclisin gündemine gelme ihtiyacı hasıl oldu. Öyle tahmin ediyorum meclis bunu en güzel şekliyle tartışacak ve bir çözüm bulacaklardır.

“Ya yeniden düzenlenmeli ya da kökten kaldırılmalı”

- Çözüm öneriniz nedir?

Benim çözüm önerim şu; nafakayı herkes için sınırsız değil de araştırılıp gerçekten ihtiyacı olan zor durumda olan mağdur olan kadın- erkek fark etmeden uygulanması lazım. Erkeklerin de zor durumda olanı yok mu? Genellikle hanımlar korunuyor ki bu bizim inancımıza da kültürümüze de uygun ama burada aile bütünlüğünü esas almak lazım. Eğer bu aile bütünlüğüne zarar verici birşey ise ya yeniden düzenlenmeli ya da kökten kaldırılmalı.

“Feministlerin ‘kadın hakları’ diye ortaya attıkları bir tuzaktır”

- Dış güçlerin içimizdeki uzantıları ve aile yapımız üzerinde yapılmak istenenleri biraz konuşalım. Feminist sözde bazı kadın STK’larıyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Bizim inancımızda ve kültürümüzde her şeyden önce insan değerlidir. Çünkü insan eşrefi mahlukattır. Konuya önce böyle yaklaşmak lazım. Sonra hanımların bazı özelliklerinden dolayı onların daha fazla korunmaya, kollanmaya ihtiyacı olduğu açıktır. Bu tartışma götürecek bir şey değil. Erkekler de bunu yapmak zorunda Yeri gelir hanımlar erkekleri de koruyup, kollayabilir. Burada esas olan hanım ya da erkeği birbirinin çatışma tarafı olarak değil de birbirini bütünleyen iki taraf olarak görmek lazım. Feministlerin kendince özellikle kadın hakları diye ortaya atılan şey bana göre bir tuzak. Çünkü şimdi aile ortadadır. Ailenin içinde kadın, erkek, çocuklar, aile büyükleri ve ailenin diğer bireyleri var. Bunların bütünlüğü dururken siz sadece ailenin içinden bir ferdi çıkarıp koruduğunuzda bu aileyi korumak mıdır, parçalamak mıdır? Bu yönüyle bakmak lazım. Bizim inancımızda feminizm, maskülinizm yani erkekçilik, bayancılık diye bir şey yok, aile esastır. Allah birdir. Bir olanları sever. Kim birlikten yanaysa o dirlik bulur. O bakımdan burada kadın derneklerinin, feministlerin ben bu işten biraz elini eteğini çekmesi lazım. Gelip aileye sığınması lazım. Herkesin aileye ihtiyacı var. Ben erkek olarak da şundan eminim; ailem olmasa ben mutsuz ve huzursuzum. O bakımdan bugün sizi ‘haklarınızı arayın, feminist olun, kadınlara pozitif haklar isteyin’ diye teşvik ederler. Yarın ortada kaldığınızda kimse sizin yanınızda olmaz. Gerçekçi olmamız lazım. Bu mesele kadın- erkek meselesi değil, bir aile bütünlüğü meselesidir. Çünkü aynı zamanda aile sağlam toplum demektir. Kilit taşlarını kırmayalım, diyorum.

“Yaratılışa ve fıtrata aykırıdır”

- Dış güçler tarafından aile yapımıza dinamit konulmak isteniyor. Bunlardan biri de üçüncü cinsiyet meselesidir. LGBT denen bir kesim var. Bunlar sürekli çeşitli propagandalar yapıyorlar. Öyle ki mesela Rusya bu yapıyı yasakladı? Tüm bunlar hakkında neler söylersiniz?

Kadın, erkek ne kadar gerçekse üçüncü cinsin varlığını da biliyoruz. Bu yeni bir şey değil, vardı zaten. Ama bunun meşru hale getirilip bu kadar reklamının yapılması, öne çıkarılması, sanki bu da olması gereken bir şeymiş gibi ısrarla önde tutulması başka sakıncaları ortaya çıkarabilir. Daha da kötü bir gidişat var dünyada bu noktada. Bırakın üçüncü cinsi, cinsiyetsizleştirme akımı diye bir şey de var. Yani kadın erkek yok artık, insan var filan gibi. Bu yaratılışa ve fıtrata aykırıdır. İnsan bir kadın ve bir erkek olarak yaratılmıştır. Elbette bunun istisnası dediğimiz üçüncü cinsiyetler var. Ama bunların bu kadar moda edilip toplumun önüne serilmesi hiç aklımıza gelmeyen sakıncaları doğurabilir. Rusya yasakladıysa bunun bir anlamı vardır. Kaldı ki biz Müslüman ve Türk milletinin temsilcileri olan bir toplumuz. Bir yerlerde bunlar moda oluyor diye biz de buna uymak zorunda değiliz. Biz Allah’ın yarattığı şekil neyse, hilkat neyse ona uymamız lazım.

“Mutlu ve huzurlu aile olmak çok zor değil”

- Mutlu ve huzurlu bir aile ortamı olabilmesi için neler söylemek istersiniz?

Biz kötü emsali misal yapmamalıyız. Mutlu ve huzurlu bir aile nasıl olmalı, nasıl olabilir? Mutluluk ve huzur aslında çok uzakta değil. Her şeyden önce gençler evlenirken ruh ikizini, gönül dostunu, sohbet arkadaşını bulabilmesi lazım ileriye dönük olarak. Bu gayreti sergilemeden evlilik kurulursa o aile baştan sıkıntılı oluyor. Her şeye rağmen kurulmuş bir aile varsa ortada herkes birbirinin doğru iletişim dilini çözmesi lazım. Benim hoşlandığım şeyler nedir, karşımdakinin hoşlanıp hoşlanmadığı şeyler nedir diye düşünmemiz lazım. Birbirimizin hassasiyet noktalarını tespit edip ona basmayalım. Bence en önemli sır burada. Eşinizin dilini çözün, hassasiyetlerini öğrenin ve onun hoşlanmadığı şeylerden uzak durun, hoşlandıklarını da yapmaya çalışın. Çok zor değil. Allah sizi birbirinize yazdıysa ne mutlu. Bunun için şükredin, biraz da tahammül edin, sabredin ki sonunda kazanacaksınız.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mardinli hoca

Sayın hocamız tam manasiyle anlatmamış.Bu konu en güzel tahlil eden islam hukukudur.Kadın kocasının yanında olduğu müddetçe nafakası kocanın boyundadır boşandıktan nafakası eski kocasını boyunda bir hakkı kalmaz.Bir birine yabancıdırlar bir insan boynunda bir hakolmayan nafakası olmaz.Islama göre kadın evlene bilir hiç kimse onu men edemez.Boşanma olduktan bir birine hakları kalmaz bir birine varis olmaz.Devlete düşen toplumu ıslahı aile sorunu çözmek feministleri dinlerse toplum bozulur zaten küfür güçlerin hedefleri toplumu bozmaktır istanbul sözleşmesi kaldırılması omur boyu nafaka kaldırılması mazlumların en tabii haklardır.
  • Yanıtla

???

Tamamen Katılıyorum!
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23